Sanmar’dan yine bir ilk: Dünyanın ilk metanollü römorkörünü Sanmar inşa edecek

Yeşim Yeliz Egeli

Sanmar, dünyanın ilk metanol ile çalışacak römorkörü için Hollanda devi KOTUG International B.V ile yeni bir işbirliğine imza attı. Projenin detaylarını Sanmar Denizcilik Başkan Vekili ve Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cem Seven ilk kez MarineDeal News’e verdiği röportajda açıkladı

Metanol ile çalışacak ve dünyada ilk defa inşa edilecek bu römorkör projesi hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Bu uzun zamandır bizim “bidder” olduğumuz yani ihaleye katılma şartlarını yerine getirmiş bir firma statüsünde bulunduğumuz bir projeydi. İhaleye katılabilen firmalardan bir sonraki nihai seçim için kısa aday listesi oluştu. Bu listede hem yurtdışından hem de Türkiye’den önemli rakipler vardı. Bu Hollandalıların konsept proje olarak Vancouver’daki Kanadalı dizaynırcımız Robert Allan ile uzun süredir istişare ettiği bir projeydi. Bu projeyi onlar dünyanın ilk metanollü römorkörü olarak lanse etmişlerdi. Dolayısıyla bununla ilgili firma seçimlerine devam ediyorlardı. Sonra bu projeyi Robert Allan ve KOTUG firması kendi iç departmanlarıyla detaylı olmayan proje üzerinde çalışmaya başlayarak geliştirdiler. KOTUG Hollanda’nın en köklü römorkör firmalarından olup dünyanın birçok yerinde römorkör işletmeciliği hizmeti vermektedir. Dolayısıyla bu onların Robert Allan ile geliştirdiği bir projeydi ve ihaleye çıktılar. İhale sürecinde teklifleri topladılar. Metanol ile çalışacak bu römorkörler, ABC ana makinaları olan ASD sistemine sahip, 44 metre boyunda, 115 ton çekme gücünde olacak ve 2 adet inşa edilecek. Metanol ile çalışacak bu iki römorkör Kanada’da kullanılacak. Metanol yakıt dendiğinde esasen ilk başlarda herkes bilinmeyen sularda yüzüyordu. “Alternatif yakıt” dediğiniz zaman henüz somut örnek olmadığı için “yakın gelecekte acaba LNG yakıtlı mı, elektirikli römorkörler mi; yakıt tarafında metanol mü, hidrojen mi dominant olacak” gibi karbon emisyonunu sıfırlama yönünde dünya genelinde herkes fikrini söylüyordu ama geleceğe matuf tam netleşen bir yakıt türü henüz yok zaten, bugün (21 Haziran) ABS’in düzenlediği seminerde de gördük. Örneğin ABS metanolün diğer yakıtlardan daha ön plana çıktığını söylüyor. Dolayısıyla böyle bir belirsizlik bulutu içinde Hollandalı firma bir atılım yaparak metanolü kullanmak arzusunda olduğunu ilk kez söyledi ve buna karar kıldı. Bu da bize geleceğe yönelik olarak ufak ufak metanolün sanki bir adım daha önde olduğunu gösteriyor. Keza bununla ilgili ana makinalar da işlenmeye başlandı. Neticede biz böyle bir projenin Türkiye’ye gelmiş olmasından ötürü çok mutluyuz.

Sanmar hep ilkleri yapıyor…

Evet, Sanmar ilkleri yapıyor. 2014- 2015 yıllarında Norveç’in Statoil, Buksér og Berging Firması’na dünyanın ilk LNG ile çalışan römorkörünü teslim etmiştik. Dünyanın LNG yakıtı ile çalışan ilk 2 römorkörünü inşa ettik. Şimdiki projemiz de metanol ile çalışan dünyanın ilk römorkörü olacak.

Elektrikli römorkörü de ihraç eden ilk firmasınız…

Evet, elektrikli römorkörümüz şu an Vancouver yolunda. Bir Gaz Konferansı gerçekleşecek. Konferans’a yetişirse bunu sergileme imkânına sahip olacağız.

Liman içi hizmet veren römorkörlerde hangi sistem en uygun?

Liman içinde çalışan römorkörler için en iyi işletim türünün elektrik olduğunu düşünüyoruz. Çünkü çok çabuk sürede baterilerinizi doldurabiliyorsunuz. Biraz da akü hacminiz fazlaysa çok fazla şarj etme prosesine tabi olmadan römorkörleri liman içinde kullanabiliyorsunuz. Dolayısıyla biz hâlâ liman içinde elektrikli römorkör kullanılması fikrindeyiz. Burada şu istisna var. Elektrikli römorkörün dezavantajı şu: Eğer üstünde bir jenaratör yoksa, jenaratör aküleri şarj etmiyorsa bir kurtarma yardım faaliyetine gittiğiniz zaman veya çok uzun bir kanalda yedekleme, çeki veya kılavuzluk hizmeti vermeyi düşündüğünüzde o akülerin ömrü yetmeyebilir. Kanadalılar da aynı şeyi düşünerek sadece akü kullanmamaya, jenaratör de kullanmaya karar verdiler. Aküler bittiği zaman ‘emergency case’ de jenaratörü devreye alıp aküleri şarj ediyorlar. Dolayısıyla bir römorkör yangın söndürmeye gidecekse, eskortluk yapacaksa, çok uzun seyahat edecekse sadece üzerinde bateri olması çok uygun değil. Bizim yakın geleceğe yönelik görüşümüz liman römorkörleri için böyle ama onun ötesinde liman römorköründe hidrojen de kullanılabilir. Bugün Belçika’da dünyanın ilk hidrojenli römorkörü çalışıyor.

Ana makine üreticileri şu an için hidrojenden uzak duruyor. Daha çok metanole yakınlar, peki niye?

Hidrojenin volüm sıkıntısı var. Mazot yaktığınız zaman römorkördeki yakıt kapasitenizle hidrojenin kapasitesi arasında çok büyük bir fark var. Çok büyük hidrojen tankları kullanmanız gerekiyor. Onu da römorköre oturtmak çok zor. Volüm az olduğu için sık sık hidrojen yüklemesi yapmanız gerekiyor. Elektrikli römorkörden daha fazla ikmâl yapmanız gerekiyor.

Sürdürülebilir değil denebilir mi?

Değil. Konferansta da metanol ile ilgili handikaplardan bahsedilmişti. Metanolün diğer yakıt teknolojilerine göre deniz araçlarında kapladığı hacim dezavantaj yaratıyor. Dolayısıyla bunların hepsi ileriye yönelik hangi teknolojinin daha iyi olduğu konusunda soru işaretleri yaratıyor. Aslında hepimiz “arama” konferanslarındayız. “Hangisi olacak?” Buradan çıkıp da kimse “Bu geleceğin yakıtıdır” diye şimdilik kesin bir şey diyemiyor.


Biri liderlik edecek, deneyecek ve eksiklerini görüp paylaşacak?

Römorkörde kısa vadeli gelecek, elektrikli ve LNG ile çalışan römorkörlerde. Bunlarda bir problem yok ama uzun vadede gördüğünüz gibi arama konferansları devam ediyor.

Metanol ile çalışacak römorkörün inşa sürecinde farklılıklar var mı veya armatörün farklı talepleri oluyor mu?

Yok aslında olmuyor. İlk defa inşa ettirecek tersane için problem olabilir ama bizler gibi çok çeşitli teknolojilerle römorkör inşa eden ihracatçı firmalarda yüksek mühendislik mevcut.

Projenin devamı gelecek mi?

Olabilir. Çok fazla iç dinamikleri açıklamadıkları için bilemiyoruz.

Daha önce Hollanda pazarında var mıydınız?

Aslında biz Hollanda’ya römorkör ihraç ettik. İhraç ettiğimiz römorkörler, Amsterdam’da çalışıyor. Açıkçası Hollanda’da Damen Tersanesi’nin dominantlığı olduğu için genelde Hollandalı firmalar Damen Tersanesi ile anlaşıyor.

Sizi tercih etmelerini neye borçlusunuz peki?

Sadece Sanmar değil, tüm Türk Tersaneleri de rüştünü ispatlamış durumda. Geniş pencereden bakacak olursak diğer firmaların imâl ettiği römorkörler de kaliteli. Bunda hiçbir problem yok. İhracatçılar tarafından da örnek vereyim; Türkiye römorkör inşasında 10’uncu, 12’nci sıralardayken 2021’de dünya ikincisi oldu. 2022 yılında da dünya ikincisi oldu. Büyük bir zıplama var esasında. Biliyorsunuz ihracat kategorisinde iki sene üst üste dünya şampiyonu olan sadece balıkçı gemileri. Şimdi önce Hindistan’ın, sonra Çin’in arkasında yer alarak ikinci olduk ve birinci ile ikinci arasında 1-2 milyon dolar fark var. Bu kadar yakınız. Türkiye, yüksek mühendislik, müşteri memnuniyeti, kaliteli üretim, “finishing” dediğimiz Türk işçiliğinde detaylara gösterilen özen, zamanında teslim ve tabii ki rekâbetçi fiyatlarla bunu gerçekleştirebiliyorlar.

Türkiye’nin şu an içinde bulunduğu ekonomik durum, dövizin durumu sizi nasıl etkiliyor?

Rekâbetçiliğimizi kötü etkiliyor. Yüksek enflasyonun olduğu, kur baskısının uygulandığı ekonomik politikalar bizim için dezavantaj oluşturdu. Çünkü bütün maliyetleriniz TL, yurtiçinden alışlarınız TL ama Euro kur hep 19’da sabit, enflasyon yüzde 70’lerde, 80’lerde, ödediğiniz maaşlar yüksek seviyede. Hep kuru 19’dan bozduruyordunuz. Doğal olarak maliyetleriniz artıyordu. Şimdi devalüasyonla bunu biraz dengeler gibi olduk ama eğer bu devalüasyon, enflasyonu tekrar yukarı çekerse dezavantajlar devam edecek. Türkiye’de ‘geçirgenlik’ gerçeği var. “Kurlardaki artış enflasyonu ne kadar tetikliyor? “Ne kadar geçirgen?” diye baktığınızda çalışmalar şunu gösteriyor: On birimlik kurdaki artış, enflasyonu altı birim artırıyor. Yüzde 60 çok yüksek bir rakam. Bu zaten bilindiği için, enflasyonun daha fazla zıplamaması için dövizin baskılanması gerekiyor. Şimdi bu muhtemelen enflasyonda artış meydana getirecek. Biz ihracatçılar, enflasyondaki artış kadar kurlarda artış istiyoruz. Demem o ki, kurların çok devalüe edilmesi genel inancın tersine ihracatı artırmıyor. O, dinamikleri daha da tetikliyor, daha da kötü duruma getiriyor. Dolayısıyla biz eğer enflasyon yüzde 50 arttı ise kurların da yüzde 50 artmasını istiyoruz. Türkiye’nin dinamiklerinin bozulmaması için bunun da ötesinde bir talebimiz yok.

Bu söylediğiniz gerçekleşirse enflasyon da olmaz. Peki değerli TL, olmalı mı?

İhracatçı için değerli TL olmamalı. Çünkü bizim sektörde ve diğer sektörlerde özellikle tekstil sektöründe siparişlerin bir kısmı Uzak Doğu’ya ve başka ülkelere gitti. Gemi inşada da bazı sözleşmeler imzalanamadı. Mevcut sözleşmelerde de kur baskısı olduğu ve enflasyon yukarı çıktığı için tersanelerin maliyeti arttı ve maliyetin altında satış fiyatları da gördük.

Tekrar anlaşmaya geri dönersek, projenin yetenek olarak Türkiye için herhangi bir kazanımı olacak mı?

Kanada olayında Türkiye büyük bir sükse yaptı. Dünyanın ilk elektrikli römorkörü çalışmaya başlayacak. “Learning Curve” diye bir kavram var. Öğrendikçe üstüne koyuyorsunuz. Öğrendikçe o eğri yukarı doğru çıkıyor. Metanol projesi de elektrikli, LNG yakıtlı römorkör projeleri gibi bize “knowhow” getirecek. Bizim yüksek mühendisliğimiz var. Onları uygulayabiliyoruz ama bir yandan da sürekli öğreniyoruz. Öğrenme Türk Tersaneleri için çok önemli. TCG Anadolu gibi çok önemli bir eser çıktı, biliyorsunuz. Eğer biz bu ihracatları yapmamış olsaydık, öğrenmemiş olsaydık sektörde çalışan mühendis arkadaşlarımız ve çalışanlarımız belki bu kadar büyüklükteki gemileri inşa edemeyebilirdi. Bunlar hep öğrenerek öğrenmenin sonucunda sahaya yansıtılarak olan işler. Zaten savunma sanayi ihracatı da artıyor. Yurtdışına savaş gemisi ihraç ediyoruz. Eskiden böyle değildi. İthal ediyorduk genelde. Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği Başkanı olarak sektörümüzün tecrübesinin ve öğrendiklerinin askerî tarafa da yansıdığını düşünüyorum.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

Bunu Paylaşın