Ana sayfa Yazarlar Prof. Dr. Oral Erdoğan Dolar kaç olacak?

Dolar kaç olacak?

0
Bayram ziyaretlerinde, dost sohbetlerinde bir kişi doktor ise; kendisine hemen diğerleri, “Doktor, “şuramda bir sancı var, bazen nefesim zorlaşıyor” yakınmalarını aktarır. Adı üstünde sohbetlerde, konu otomatikman sağlık olur. Benzer şekilde benim de bulunduğum ortamlarda “Hoca, Dolar kaç olacak, borsa nereye kadar çıkacak, ne alalım…” vazgeçilmez sorular olur. Bu yazıda, 2014’e yönelik ilgili finansal beklentileri kısaca değerlendiren bir sohbet yazısı yazmak istedim.
2013 yılının son ayındaki gelişmeler özellikle Türkiye için oldukça karamsar geçti. Öyle ki, daha 2 ay kadar önce ekonomide kabaca denge sağlanacak inancındaki Merkez Bankası Başkanı Sayın Başçı, sene sonunda ABD Doları’nın 1.92 TL olacağını çok net ifadeler ile paylaştı. Gel gelelim senenin son Cuma günü 2,18 TL’yi gördüğümüzde Sayın Başçı’nın %13,5 kadar yanıldığını teyit ettik. Aslında kendisi de yanılgıda olduğunu erken konuşmamak iyi olurdu şeklinde ifade etmeye başlamıştı. İyi de bu tahmini bir akademisyen olarak ben yapmıyorum; TCMB’nin Başkanı yapıyor.  İş böyle olunca; yatırımcıların güveni sarsılmaya başlayabilir. Düşünün 2 ay önce dolar 1,92 olacak diye siz elinizdeki dolarları sattıysanız, ya da döviz ile borca girdiyseniz şimdi ne diyeceksiniz? Özetle; kritik görevlerdeki kişilerin geleceğe yönelik değerlendirmelerde bulunurken işin nerelere uzandığını kimlerin gelir gider düzeylerini etkileyebileceğini çok iyi bir şekilde düşünmesi gerekir.
Ben bir akademisyen olarak özellikle de finans konularına yönelik tecrübeme istinaden gerek dolar, gerekse diğer fiyatlamalar ve beklentiler konusunda tahminlerde bulunabilirim. Ancak, bu tahminlerin kimse için bir bağlayıcılığı olmaz. Tahmine ister riayet eder ister etmezsiniz. Ayrıca, bazı tahminleri bazı koşullara dayalı konuşuruz ki; tahminlerin tutup tutmaması da bu koşullar çerçevesinde dikkate alınmalıdır.
Peki, ABD doları kaç olabilir? En basit yaklaşım ile; yazıyı hazırladığım an itibariyle 2.17 TL olan ABD Doları reel kur/parite ilişkisi bağlamında  1 yıl içinde 2,24 seviyesini görebilecektir. Sadece faiz/kur yaklaşımına göre 2,37 TL seviyesi; sadece mal fiyatları/kur ilişkisine göre ise 2,31’i görebilecektir. Şimdi bu yelpaze içinde, TCMB’nin hamlelerinin yani Ocak ayı sonuna kadar 6 milyar dolarlık satış yapmasını etkili olacak diye bekler ise; 2,17’nin belki de en yüksek seviyeler olarak zorlandığını olsa olsa 2.24 görebileceğini ama esas yönün Ocak sonuna kadar 2,02’ye doğru dönüş olabileceği düşünülebilir. Ancak, Merkez’in etkili olmadığı ister dış konjonktür, ister iç siyasi olumsuz gelişmelerin daha etkili olup, Merkez’in yangına kovayla gitmiş olduğunu üzülerek teyit edersek ne yazık ki az önce bahsedilen daha yüksek kur seviyelerini görebiliriz (daha üstü olur mu sorusunu ayrıca değerlendirmek ve tartışmak lazım).
Kur tahmini konusunda bir yaklaşım da Merkez Bankasının reel kur endeksi anlayışına ilişkindir. Zira Merkez, endeksin 110’un altına gitmesini TL’nin aşırı değersizleştiği ve müdahaleyi gerektirdiğini belirtiyordu. Yani TÜFE bazlı enflasyona göre (diğer ülkelere kıyasla), TL değer kaybediyor ise reel kur endeksi düşmüş oluyor. Fazla düşmesi Türkiye için cazip değil diyen Merkez, Türkiye ekonomisinde enflasyon tehditinden ve net döviz açık pozisyonunun yüksekliğinden kaygı duymuş oluyor. Yani açıkta olduğumuz doların değeri çok artarsa zarar etmiş oluyoruz. Bir yansıması da, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’da oluyor. Dolar bazlı milli gelirimiz hem makro hem de kişi başına olmak üzere olumsuz etkilenmiş olacak.  Olaya ters açıdan bakarsak; TL’nin değerinin görece düşmesi ihracatı özendiren daha rekabetçi bir Türkiye ekonomisi imkanı da olabilecek. Fakat bu noktada eleştiri, döviz çok değerlenirse yatırım için gerekli ithalat yapılamaz hale gelir, ihracatta zora girer görüşüdür. Oysa ki, Türkiye ekonomisinin yapısal olarak katma değerli ürünlere yönelmesi ve doğrudan ihracatta rekabet üstünlüğü olan alanlara yönlendirilmesi gerekirdi.
Son söz olarak; bumerang gibi ekonomi dönüp dolaşıp siaysi risklere endeksli hale geldi. Temennimiz 2014 yılının Türkiye ekonomisi için başarılı olmasıdır. Tüm okurlarımızın yeni yılını kutlar, sağlık ve mutluk dilerim.