Ana sayfa Yazarlar Emin Yaşacan P&I Kulüplerinin IMO 2020 uygulamalarına göre evrimi

P&I Kulüplerinin IMO 2020 uygulamalarına göre evrimi

0
Emin Yaşacan
Eleştirilerin odağında olsalar da P&I Kulüpleri deniz taşımacılığında önemli bir unsur olmaya devam ediyor. Dünya filosunun yüzde 90’ı hâlâ havuz sisteminde teminat altına alınmaya ve diğer sistemlerdeki kulüp sigortacılarına da yol gösterici olmaya devam ediyor.
Birleşik Krallık armatörlerinin tekne makina sigortalarında teminat dışı bırakılan çatma-çatışma mesuliyetlerini kendi aralarında teminat altına almak isteyen bir avuç armatörle başlayan sistem, evrilerek, milyarlarca dolarlık rizikolara teminat veren, dünyanın en büyük resürans sistemine dönüştü ve günümüzde yeni rizikolar çıktıkça şemsiyeleri altına alınmaya devam ediyor.
Bundan 20 sene önce, ‘daha ne tip rizikolar ortaya çıkabilir?’ ve hatta otomasyon sayesinde, ‘artık rizikolar azalır, bize de iş kalmaz’ derken, şimdi de ballast suyu idaresi ve düşük sülfür kullanımında karşılaşılabilecek rizikolar ortaya çıktı.
Burada en önemli unsur çevre kirliliği cezalarının teminat altına alınması ile ilgili olan kısımdır. Bilindiği gibi çevre kirliliği ancak kazara veya personel kusuru olursa teminat altına alınabilmektedir. Mesela tank yıkama sularının kurallara uygun bir şekilde denize tahliyesinde çevre kirliliği cezası İdarelerce uygulanırsa teminat kapsamı sıkıntıya düşer ve dosya kurula çıkar. Her ne kadar burada armatör masum taraf olsa da tahliye bilerek yapıldığından ötürü otomatik teminat sağlananamaktadır. Buna benzer Fransa’da yaşanan bir olayın dosyasında P&I Kulüp kurulu armatörün lehine karar verse de geminin aylar süren beklemelerinin ve kira kayıplarının kapsamaya alınması sağlanamamış, sadece ceza miktarı teminat altına alınabilmiştir.
Buna benzer şekilde yakıt tedarikçisinden alınan düşük sülfürlü yakıt, analizde düşük çıksa da gemi tanklarından alınan numune aynı çıkmayabilir ve heyecanlı liman görevlileri ciddi miktarlarda cezalar yazabilirler ve gemiye seferden men kararı uygulatabilirler. Burada tanklarda kalan bir önceki yakıttan da problem olabilir, ölçüm cihazının kalibresinden de şüphe duyulabilir. Bu durumda armatör yakıt tedarikçisine gidemeyeceğinden, nihayetinde düzgün yakıt sağladığını iddia edecektir. P&I kapsamı da otomatik sağlanamayacağından armatörümüz ciddi zaman ve maddi kayıplarla başbaşa kalabilir. Otomatik kapsam sağlansa, bu sefer sistem suistimal edilebileceğinden P&I Kulüp masrafları kalemlerinde ciddi rakamlara ulaşılır, bu da otomatikman prim artışlarına sebebiyet verebilir. Elbette her dosya kendi içinde değerlendirilecektir ama bu da zaman ve para kaybının önüne geçilemeyeceğini göstermektedir.
Aynı şekilde ballast suyunda da bu problemlerle karşılaşılabilir. Bir armatör dostumun hiç akla gelmeyen bir uyarısı oldu; personel intibakı. Balast suyu idaresinde kullanılacak ekipmanın personelin aşinalığı sağlanması noktasında ciddi güçlükler yaşanabilir. Zaten birçok denetleme geçiren personelin yorgunluğuna bir de bu uygulamaların ekleneceğini dikkate almak gerekir.