Ana sayfa Yazarlar Emin Yaşacan Knock for knock (Alman usulü)

Knock for knock (Alman usulü)

0
Emin Yaşacan
Emin Yaşacan
Bu sayıdaki yazıda biraz ordan biraz burdan bahsetmek istedim. Güncel karşılaştığımız yaşanmış sigorta hadiselerinden bahsetmek de en iyisi sanırım. Bu yazımızda başlığı az bilinen ve sıklıkla unutulan, armatörlerimizi sigortacılarına bildirim yapmadıklarında büyük sıkıntıya sokacak bir konudan seçtik. Kullanım alanı offshore ve römorkör liman hizmetlerinde olup çeki anlaşmalarının vazgeçilmez maddelerindendir. Kısacası her iki tarafın kendi zararına katlanması (sigortacılarının ödemesi ve rücuya yer bırakmaması) olarak niteyelebileceğimiz bu anlaşma maddesine göre bir römorkör, cer hizmetini ifa ederken herhangi bir nedenle çekilen vasıtayı terketmek zorunda olsa bile sorumlu tutulamayacağı açık olarak yazılır. Armatörlerimiz cer hizmeti alırken, sigortacılarına özellikle P&I Kulüplerine çekinin hangi şartlarda ve ne zaman başlayacağını özellikle bildirmek durumundadır. Aksi taktirde herhangi bir enkaz oluşması durumunda sigorta şirketlerinden herhangi bir tazminat alamayacağı gibi malından olmanın üstüne bir de külfeti çok büyük enkaz kaldırma sorumluluğu ile karşı karşıya gelebilir.
Bilinen bir örnektir: Cer hizmeti başlıyor ama römorkör kaptanı aradan günler geçmesine rağmen okyanus akıntısını yenemiyor ve günlerce, ancak 1-2 knot hızla seferine devam edebiliyor. Yakıtı bitince de koca platformu bıraktığı gibi kendi malının ve canının derdine düşüyor. Platform okyanusta kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde bulunuyor.  Açılan ve yıllar süren davada platform sahipleri romörkör firmasının ‘due diligence’ uygulamadığı, beyan edilen güçte ve kapasite de olmadığı ve dolayısıyla denize elverişli olmadığı iddialarına rağmen; römorkör firması bu anlaşma maddesine göre mesul tutulmadı. Evet kusurlu olabilir dendi; ama mesul tutulmadı!
Kılavuz kaptanlarımızın mesuliyeti sınırlı olduğu gibi, görüldüğü üzere römorkör firmalarınınki de sınırlı. Bir kılavuz kaptan arkadaşımın sıkıştığında, cevap veremediğinde şakayla karışık sürekli dediği gibi: Ben pilotum abi!
Tekne makina sigortaları. Evet, Koster filomuz yaşlı olduğu için düzgün ve sürekli sigorta firması onlar için zor. Yaşanılan en büyük kaygılardan biri; sigorta, makina hasarımı karşılar mı? Burada genel olarak 3 tip sigortalama mevcut. Tam ziya (kısmî), makina tamiratı hariç diğer kısmî ziyalar (yangın, infilak, karaya oturma, vs.), ve makina tamiratları dahil tam kapsam. Burada makina tamiratı deyimi aslında sorunun cevabını veriyor. Eski de olsa yeni de olsa bir geminin, poliçede aksi belirtilmedikçe (hasar oluş sebebi makinadan kaynaklı da olsa) makina tamiratı masrafı gemi sigortalı değerini aşıyorsa, police tam ziya poliçesi de olsa sigorta firmasınca ödeme yapılır. Karışık gibi görünse de mekanizma oldukça basit; geminin sigorta bedeli, eksi (bulunduğu yerdeki hurda satış bedeli) olduğu yerdeki hurda değeri. Tamir masrafının geminin değerini aşacağı ispat zorunluluğu var elbet. Üstüne tenzili muafiyet de uygulanamaz! İkinci tip poliçede hasarın oluş sebebi makina kaynaklı olsa da (yangın, infilak, oturma vs) sigorta firması sadece makina tamiratını karşılamaz, diğer bütün gövde hasarlarını karşılar. Üçüncü tip poliçede ise, bazı poliçeler gizli kusurun yanında normal aşınma, yıpranmayı da kapsama altına alabiliyor.
Son günlerde ülkemize canlı hayvan sevkiyatında büyük hareketlilikler var. Canlı hayvan yük sigortalarında çevreyi ve dolayısıyla bizleri doğrudan ilgilendiren de bir husus var. Bu gemilerin P&I Sigortacıları yük ile ilgili herhangi bir tazminat talebini karşılamıyor. Bazı P&I Kulüpleri ise bunun yanında çevre kirliliğinden kaynaklanan mesuliyetleri de kapsamıyor. Genelde ithalatçılar yolda sattıkları için yükleri, yük sigortası olarak gümrüğe göstermek için Tam ziya sigortası alıyorlar. Burada devlet memurlarımızın gemiler limana gelmeden önce titizlik göstererek, bu rizikoları karşılayacak ithalatçıları ve firmaları limanlara sokmalıdırlar. Son yıllarda devlet memurlarımızda sigortalar konusunda titizlik başladı, umarım bu husus da göz önüne alınıyordur.
Selametle kalın.