Ana sayfa Haberler Deniz Savunma Hafif Sınıf Milli Torpido ‘ORKA Projesi’ ve kazanımlar

Hafif Sınıf Milli Torpido ‘ORKA Projesi’ ve kazanımlar

0
milli torpido
Tuğamiral (E) Ali Çekiç

Tuğamiral (E) Ali Çekiç: Güçlü ve sürdürülebilir bir Donanma için milli ve yerli gemi, silah ve sistemlere sahip olunması ana hedef ve öncelik olmalıdır.

“……Hudutlarının mühim ve büyük aksamı deniz olan Türk Devleti’nin Donanması da mühim ve büyük olmak gerektir. O zaman Türkiye Cumhuriyeti daha müsterih ve emin olacaktır. Mükemmel ve kaadir bir Türk Donanmasına malik olmak gayedir……”

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
(Hamidiye Kruvazörü Hatıra Defteri, 20 Eylül 1924)

 

Türkiye; sahip olduğu bilgi birikimi, imkân kabiliyetleri ve bunu kullanacak mühendisleri düşünüldüğünde büyük bir ülkedir. Türk Deniz Kuvvetleri’nin yapısının geliştirilmesine ve büyütülmesine yönelik gayretler; “millî güce dayalı etkin bir deniz gücüne sahip olmak, bu kuvveti dünya denizlerinde Türkiye’nin alaka ve menfaatlerine uygun olacak şekilde kullanmak” vizyonu çerçevesinde sürdürülmekte ve sürekli güncel tutulmaktadır. Bu kapsamda; yakın zamanda Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) öncülüğünde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın hafif sınıf torpido (Lightweigt Torpedo) ihtiyacını karşılamak için “324 mm Torpido Geliştirilmesi (ORKA) Projesi” başlatılmıştır. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyaçları göz önüne alınarak geliştirilecek ve suüstü gemileri ile deniz hava unsurlarından (helikopter/deniz karakol uçaklarından) atılabilecek hafif sınıf torpido (ORKA) denizaltılara karşı kullanılacaktır.

Her tip sualtı silahında olduğu gibi, hafif sınıf torpidoların da ülkemizde geliştirilecek olması taktik, teknik ve stratejik bir güç çarpanıdır. Hafif torpidolar fırkateyn, korvet, muhrip gibi suüstü gemileri ile deniz hava unsurlarının denizaltılara karşı en önemli kozlarıdır. Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak harekât alanlarında karşı karşıya gelebileceği ülkelerin bahse konu harekât sahalarında bulundurabileceği denizaltı sayısı azımsanmayacak sayıdadır.

Sadece, Akdeniz harekât alanında mevcut ülkelerin denizaltı sayısının 50’nin üzerinde olduğu, buna bir de küresel güçlerin bölgede bulunduracağı denizaltılar da eklendiğinde ortaya inanılmaz bir manzara çıkacaktır. Bir deniz harekâtında suüstü unsurlarının varlığına en ciddi tehdidi denizaltılar oluşturur. Bu nedenle bahse konu kuvvetin denizaltı tehdidine karşı korunması oldukça önemlidir. Özellikle deniz yetki alanlarımızın korunması ve üzerinde icra edeceğimiz haklı faaliyetlerin devamlılığı için oluşturulacak deniz gücündeki unsurların denizaltı tehdidine karşı korunması öncelikli olacaktır. Hafif sınıf torpidolar Denizaltı Savunma Harbi (DSH)’nin yegâne silahıdır. Bu nedenle bu silahta dışarıya bağımlılık DSH’nın başarısına ve devamlılığına direkt etki edecektir. Herhangi bir savaşta tespit edilen denizaltılara karşı, taktik ve teknik özellikleri tamamıyla üretici ülkeye ait bir torpidoyu kullanabilmek, doğal olarak Deniz Kuvvetleri’nin savaş yeteneklerini de artıracaktır.

Günümüzde ABD’nin yanı sıra İngiltere, Rusya, Fransa-İtalya, Çin, Güney Kore, İsveç, Hindistan gibi ülkelerde hafif sınıf torpidoların geliştirilmesi ve üretimine devam edilmektedir. Ülkemizde de ROKETSAN tarafından AKYA ağır sınıf torpido (Heavyweigt Torpedo) ve ASELSAN tarafından TORK (Torpidoya Karşı Torpido Savunma Sistemi) torpidosu çalışmaları uzun süredir devam etmektedir.

AKYA, denizaltıdan suüstü unsurlarına/denizaltılara atılabilecek bir torpido olup milli imkân kabiliyetlerle geliştirilmesinde son aşamaya gelinmiş, yakın zamanda seri üretime geçilmesi beklenmektedir. Öncelikle yeni envantere girecek Reis Sınıfı denizaltılara müteakiben envanterde mevcut diğer denizaltılara da entegre edilmesi planlanan AKYA projesi ile oldukça pahalı ve stratejik bir silahta daha yurtdışına bağımlılığımızın sona ereceği değerlendirilmektedir. Bu kapsamda; güçlü ve sürdürülebilir bir donanma için milli ve yerli gemi, silah ve sistemlere sahip olunması ana hedef ve öncelik olmalıdır. Böylelikle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, ‘Mavi Vatan’ımızın savunmasını çok daha etkili bir şekilde ve yerli imkânlarla üretilen bu silahlarla sağlayabilecektir.

TORK projesiyle ise düşman denizaltı tehdidinin en tehlikeli silahı olan torpido angajmanlarında deniz platformlarımızın güvenliği bir kat daha artırılacaktır. Hâlihazırda ASELSAN aldatıcı ve karıştırıcıları (Zoka) ile fonksiyonel imha (softkill) yeteneklerimize yine ASELSAN TORK ile fiziksel imha (hardkill) yeteneği de eklenerek torpidolara karşı en gelişmiş koruma sistemi sağlanmış olacaktır.

ORKA projesinde güçlerin birleştirilerek, uzun bir süredir çalışmaları devam eden AKYA ve TORK projelerinden elde edilecek tecrübelerden faydalanılması esas teşkil etmelidir. Torpido geliştirme sürecinde ihtiyaç duyulacak taktik ve teknik bilgi birikimi ve altyapının aynı üreticide birleşmesinin mevcut yeteneklerin diğerine de adaptesini oldukça kolaylaştıracaktır.

Günümüz harplerinde kısmen gözlemlenen ve gelecekte daha yoğun olarak görülecek olan, insanlı sistemleri insansız sistemlerle entegre ederek daha etkin ve daha ekonomik muharebe edebilme yeteneği ülkemizin de gündeminde olup, gelişen yeteneklerimizden biridir. Bu kapsamda üretilecek hafif sınıf torpidolarımızın insansız hava ve deniz araçlarından atılabilecek şekilde geliştirilmesi, DSH harbindeki etkinliğimizi, dolayısıyla başarı oranımızı da artıracaktır. Milli olması sayesinde tüm yetenekleri değiştirilip geliştirilebilir olacağından, sadece hâlihazırda mevcut hafif sınıf torpido atabilen platformlardan değil, istenilen herhangi bir platformdan da atılabilmesi sağlanabilecek, milli sistemlere rahatlıkla entegre edilerek kullanılabilecektir.

Düşmanın karşı tedbir yetenekleri de düşünüldüğünde tüm hafif ve ağır sınıf torpidolarda, gelişmiş akustik arama ve yönelim özelliği ile aldatma/karıştırmaya bağışıklık olması sahip olması gereken özelliklerin başında gelmektedir. Yine her çağdaş (state of the art) torpidoda, düşmanın artan sürat ve manevra yeteneğini aşabilecek hız ve hareket yeteneği olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır. Akustik başlığından güdüm algoritmalarına kadar AKYA ve TORK projelerinden elde edilen yeteneklerin kullanılması durumunda ORKA projesindeki bu tip riskler kolaylıkla yönetilebilir olacaktır.

Ülkemizde yürütülen benzer projelerdeki güçlerin birleştirilmesi ve elde edilen bilginin paylaşılması bu nedenle çok önemlidir. AKYA projesi oldukça başarılı bir şekilde yürütülmektedir. ORKA projesinde de aynı rüzgârı yakalamak hayati önemi haizdir. Bu yüzden ilgili firmalar tarafından bugüne kadar yapılmış çalışmalar ve başarılmış olan yetenekleri kullanmak yerine yeniden geliştirmeye çalışmanın hem zaman hem de ekonomik açıdan büyük bir hata olacağı değerlendirilmektedir.

Milli hafif sınıf torpido geliştirilmesi sürecinde edinilecek tecrübeler ile sonrasında silahın kullanımından edinilecek tecrübeler orta vadede daha etkin bir silah geliştirilmesine imkân verirken, Deniz Kuvvetleri personeline de tek tip ve ulusal ihtiyaç ve taktiklere uygun geliştirilen bir torpido ile daha etkin DSH icra etme imkânı tanıyacaktır. Günümüz denizaltıları sessizlik ve karşı tedbir yetenekleri ile hem tespit edilmeye hem de torpidoya karşı savunmada daha etkindir. Bu kapsamda; ORKA’nın sahip olacağı tespit ve karşı tedbir yetenekleri modern denizaltılara karşı da etkinliğimizi artıracaktır.

Sonuç olarak; ORKA projesinin, hâlihazırda denizaltı tehdidine karşı sahip olduğumuz yegâne silah olan hafif torpidoda ABD’ye olan bağımlılığımıza son verebileceği, envanterimizde mevcut öncelikle Mk44 ve Mk46 torpidolarının, müteakiben de Mk54 torpidosunun yerini daha gelişmiş yeteneklerle alacağı değerlendirilmektedir. Bununla birlikte başlangıçta ORKA’nın, suüstü gemilerinde NATO standardı ölçülerinde olan kovanlardan atılabilmesi için mevcut kovanlara uyumlu bir yapıda geliştirilmesinin uygun olacağı, müteakiben elde edilecek tecrübeler ışığında ORKA’nın farklı türevleri için kovan geliştirilmesinin de gündeme getirilebileceği kıymetlendirilmektedir.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.