Ana sayfa Görüş BRICS Zirvesi’nde çok taraflılık vurgusu

BRICS Zirvesi’nde çok taraflılık vurgusu

0
Dz. Kurmay Albay (E) Serter Tuçaltan

14’üncü BRICS Zirvesi 23 Haziran 2022 tarihinde yapıldı. Zirve Sonuç Bildirgesi aynı tarihte yayımlandı.1 Bildirge;

  • Önsöz
  • Küresel Yönetimin Güçlendirilmesi ve Reformu
  • Covid-19 ile Mücadelede Dayanışma İçinde Çalışma
  • Barış ve Güvenliğin Korunması
  • Ekonomik İyileşmenin Geliştirilmesi
  • Sürdürülebilir Kalkınma için 2030 Gündeminin Uygulanmasını Hızlandırmak
  • Kişiler Arasındaki İlişkilerin Geliştirilmesi
  • Kurumsal Gelişim
  • ana başlıkları altında 7 ana bölüm ve 75 maddeden oluşuyor.

G7 ve NATO Zirveleri ile yaklaşık olarak aynı dönemde yapılan BRICS Zirvesi Sonuç Bildirgesi içerik ve söylem olarak Rusya’yı tehdit, Çin’i sistemik rakip olarak tanımlayan, “kurallara dayalı uluslararası düzeni” vurgusu yapan G7 ve NATO Liderler Zirvelerine göre oldukça farklı hususları kapsıyor.

Zirve hakkında bir değerlendirme yapmadan önce Sonuç Bildirgesi’nin içeriğinin anlaşılması önem arz ediyor.

Önsöz
BRICS ülkeleri arasındaki stratejik işbirliğinin daha da geliştirilmesinin önemini ifade ederek başlayan (Madde 2) bildirge; BM’yi, BM Şartı’nı ve “uluslararası hukuku” uluslararası sistemin merkezine yerleştirirken uluslararası sistemde “çok taraflılık” vurgusu yapıyor. (Madde 5),

“Çok taraflı sistem”in güçlendirilmesinin ve bu sistemdeki reform faaliyetlerinin yürütülmesi kapsamında;

  • Çok taraflı örgütlerin bağımsızlığa, eşitliğe, karşılıklı meşru çıkarlara ve kaygılara saygı gösterirken herkesin yararına olacak biçimde istişare ve işbirliğine dayalı şekilde çalışması gerektiğini,
  • Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin, küresel karar alma süreçlerine ve yapılarına daha fazla ve daha anlamlı katılımını kolaylaştırmak ve çağdaş gerçeklere daha iyi uyum sağlamak için küresel yönetişim araçlarının daha kapsayıcı ve katılımcı hale getirilmesine ihtiyaç olduğunu,
  • Terörizm, kara para aklama, siber alan, bilişim ve sahte haberlerden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere yeni ve ortaya çıkan, geleneksel ve geleneksel olmayan zorluklara daha iyi yanıt verebilmek için devletlerin ve uluslararası kuruluşların kapasitelerinin güçlendirilmesine ihtiyaç olduğunu,
  • Uluslararası ve bölgesel barış ve güvenliğin, sosyal ve ekonomik kalkınmanın teşvik edilmesi gerektiğini, insan merkezli uluslararası işbirliği ile doğanın dengesinin korunması gerektiğini belirtiyor. (Madde 6)

Küresel Yönetimin Güçlendirilmesi ve Reformu
Küresel yönetimin güçlendirilmesi ve reformu kapsamında, BM Genel Kurulu’nun 75/1 sayılı kararını2 hatırlatarak BM’nin başlıca organlarında reform yapılması çağrısını yineliyor. BM Güvenlik Konseyi reformuna ilişkin tartışmalara yeni bir soluk getirmeyi ve BM Genel Kurulu’nu canlandırmayı ve Ekonomik ve Sosyal Konsey’i güçlendirme çalışmalarını sürdürmeyi taahhüt ediyor. (Madde 7)

Yükselen Piyasaların ve Gelişmekte Olan Ülkelerin (Emerging Markets and Developing Countries-EMDC) uluslararası ekonomik karar alma ve norm belirleme süreçlerine katılımının genişletilmesini ve güçlendirilmesini desteklediğini ifade ediyor. G20’nin küresel ekonomik yönetimdeki lider rolüne atıfta bulunuyor. (Madde 10)

Dünya ekonomisini krizden çıkarmak ve salgın sonrası güçlü, sürdürülebilir, dengeli ve kapsayıcı bir ekonomik toparlanmayı şekillendirmek için makro-politika koordinasyonunu güçlendirmenin zorunlu olduğunun altını çizerek uluslararası toplumu ortaklıkları güçlendirmeye çağırıyor. (Madde 10)

Gelişmiş ülkelerden ekonomik politikalarını uygulamaları esnasında gelişmekte olan ülke ekonomileri üzerinde ciddi etkiler yaratmayacak biçimde, sorumlu şekilde davranmalarını istiyor. (Madde 10)

BRICS’in ayrımcı olmayan ve kurallara dayalı çok taraflı bir ticaret sistemine olan desteğini teyit ediyor. Bu kapsamda Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ-WTO)’nün lider rolüne ve bu örgüt içinde de reform yapılması ihtiyacına atıfta bulunuyor. Tüm DTÖ üyelerini DTÖ ruhuna ve kurallarına aykırı olan tek taraflı ve korumacı önlemlerden kaçınmaya çağırıyor. (Madde 11)

Merkezinde kota bazlı ve yeterli kaynaklara sahip IMF’nin yer aldığı, güçlü ve etkili bir Küresel Finansal Emniyet (Safety) Ağı’nın sürdürülmesi taahhüdünü yineliyor. (Madde 12)

Çok taraflı finansal kurumları ve uluslararası kuruluşları, ekonomik politikalar üzerinde küresel konsensüs oluşturmada ve sistemik ekonomik bozulma ve finansal parçalanma risklerini önlemede yapıcı bir rol oynamaya teşvik ediyor. (Madde 13)

Barış ve Güvenliğin Korunması
BRICS üyelerinin Ukrayna konusunda Rusya ve Ukrayna arasındaki görüşmeleri desteklediklerini bildiriyor. (Madde 22)

Afganistan’ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü, bağımsızlığını ve içişlerine karışılmamasını güçlü şekilde desteklerken, Afganistan topraklarının herhangi bir ülkeyi tehdit etmek veya herhangi bir ülkeye saldırmak, teröristleri barındırmak veya eğitmek veya terör eylemlerini finanse etmeyi planlamak için kullanılamayacağını vurguluyor. (Madde 23)

İran nükleer meselesinin (nuclear issue) uluslararası hukuka uygun olarak barışçıl ve diplomatik yollarla çözülmesi gereğini ve JCPOA’nın korunmasının önemini vurguluyor. (Madde 24)

Kore Yarımadası’nın tamamen nükleer silahlardan arındırılması ve Kuzeydoğu Asya’da barış ve istikrarın korunması da dâhil olmak üzere, Kore Yarımadası ile ilgili tüm sorunları çözmek için ikili ve çok taraflı formatlarda müzakereleri desteklediğini ifade ediyor. Bu konuda kapsamlı, barışçıl, diplomatik ve siyasi bir çözüm istiyor. (Madde 25),

Barışçıl ve müreffeh bir Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya olan bağlılığını yineliyor. Bölgedeki kalkınma ve güvenlik sorunlarının ele alınmasının önemini vurguluyor. Uluslararası toplumu bölgede istikrar ve barışa yönelik çabaları desteklemeye çağırıyor. (Madde 26),

Afrika ülkelerinin, Afrika Birliği’nin ve alt-bölgesel örgütlerin barış ve güvenliğin korunması, çatışma sonrası yeniden yapılanma ve kalkınma çabaları dâhil olmak üzere bölgesel sorunları ele alma çabalarını takdir ettiğini belirtirken uluslararası toplum tarafından bunlara sürekli destek verilmesi çağrısında bulunuyor. BM Şartı uyarınca Afrika Birliği ve BM’nin işbirliğine atıfta bulunuyor. (Madde 27)

Ne zaman, nerede ve kim tarafından işlenirse işlensin, terörün tüm biçim ve tezahürlerini kınıyor. Terörün herhangi bir din, milliyet, medeniyet veya etnik grupla ilişkilendirilmemesi gerektiğini yineliyor. Uluslararası hukuka, özellikle BM Şartı’na ve insan haklarına saygı temelinde, terörizm tehdidini önleme ve bunlara karşı koymaya yönelik küresel çabalara daha fazla katkıda bulunma konusundaki taahhüdünü yinelerken ve devletlerin birincil derecede sorumluluğu olduğunu vurguluyor. (Madde 33),

Ekonomik İyileşmenin Geliştirilmesi
“BRICS Dijital Ekonomi Ortaklığı Çerçevesi”, “Sürdürülebilir Kalkınma için Ticaret ve Yatırım üzerine BRICS Girişimi” ve “Tedarik Zincirlerinde İşbirliğini Geliştirmeye İlişkin BRICS Girişimi”ni onaylıyor. Dijital ekonominin önemine vurgu yaparak “Dijital Ekonomi Çalışma Grubu”nu kuruyor. Tedarik zincirlerinin birbirine bağlanmasını geliştirmek ve ticaret ve yatırım akışlarını teşvik etmek için BRICS ülkeleri arasında işbirliğini teşvik ediyor. (Madde 38)

BRICS ülkeleri tarafından kurulan bir uluslararası kalkınma bankası olan “Yeni Kalkınma Bankası”nın (New Development Bank-NDB) uluslararası etkisini ve “Gelişmekte Olan Ülkeler ve Yükselen Piyasalar”ın küresel yönetimdeki etkisini artırmak için coğrafya ve gelişmişlik düzeyi bakımından denge yaratacak bir üyelik genişlemesini beklediklerini ifade ediyor. (Madde 39)

“Gelişmekte Olan Ülkeler ve Yükselen Piyasalar” ile BRICS ülkelerine finansal ve bütçesel konularda düşünsel destek sağlamak üzere oluşturulan “BRICS Düşünce Kuruluşu Ağı”nı kuruyor. (Madde 40)

Altyapı yatırımlarının sürdürülebilir kalkınmayı kolaylaştırmada oynayabileceği kilit rolün önemini vurguluyor. (Madde 41)

İmzacı ülkelerin kısa vadeli likidite baskılarını önlemelerine, karşılıklı destek sağlamalarına ve finansal istikrarı daha da güçlendirmelerine yardımcı olacak bir mekanizma olan ve “Küresel Finansal Güvenlik Ağı”nın güçlendirilmesine katkıda bulunarak mevcut uluslararası parasal ve finansal düzenlemeleri tamamlayan Koşullu Rezerv Düzenlemesi (CRA) mekanizmasının güçlendirilmesinin önemini kabul ediyor. (Madde 42)

BRICS Ülkeleri arasında gümrük uygulama işbirliğini güçlendirmek için çalışacağını ifade ediyor. (Madde 47)

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmada enerji güvenliğinin temel rolünü vurguluyor. (Madde 48)

Sürdürülebilir Kalkınma için 2030 Gündeminin Uygulanmasını Hızlandırmak
Gelişmiş ülkelerin küresel iklim değişikliği konusunda sorumlulukları olduğunu bu kapsamda gelişmekte olan ülkelere finans, teknoloji ve kapasite geliştirme konularında desteği artırmaları gerektiğinin altını çiziyor.(Madde 53)

Yeşil ticaret engellerine karşı çıktığını, iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybıyla mücadele için alınan tüm önlemlerin DTÖ anlaşmalarına uygun şekilde yürütülmesi gerektiğini, uluslararası ticarette keyfi veya haksız ayrımcılık veya örtülü bir kısıtlama oluşturmaması gerektiğini söylüyor. (Madde 54)

Dünya gıda üretiminin yaklaşık 1/3’ünü üreten BRICS ülkelerinin tarımsal işbirliğini ilerletme ve sürdürülebilir tarımsal ve kırsal kalkınmayı teşvik etme niyetine atıfta bulunuyor.

Değerlendirme
BRICS Zirvesi Sonuç Bildirgesi uluslararası ilişkiler sistematiği kapsamında çok önemli hususlara vurgu yapıyor.

Öncelikle çok kutuplu bir uluslararası sistemi işaret ediyor.

Bu sistemi destekleyecek siyasi ve ekonomik örgütlenmenin esaslarını ortaya koyuyor. Bu suretle uluslararası ilişkilerde ekonomik ve siyasi süreçlerin yönetiminde az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin daha fazla söz sahibi olabileceği bir yapıyı tarif ediyor.

BM mekanizmalarındaki, Dünya Ticaret Örgütündeki reform çağrıları ile bu tarifini somutlaştırıyor.

Uluslararası siyasi ve ekonomik ilişkilerde daha katılımcı bir süreci teşvik ediyor.

Koordinasyon ve birlikte çalışmanın önemini vurguluyor. Bağımsızlık, eşitlik, karşılıklı meşru çıkarlara ve kaygılara saygı, herkesin yararına olacak biçimde istişare ve işbirliğine dayalı çalışma vurgusu ile çerçeveyi belirliyor.

Gelişmiş ülkeleri daha fazla sorumluluk almaya davet ediyor.

Bu bakış açısı ile özel şirketler yerine “devlet” ve “kurumları” önceliyor.

Çevresel duyarlılıkta insan odağını öne çıkarıyor. Doğanın korunması kisvesi altında ticari ayrımcılık yapılmasını önleyecek tedbirlerin alınması ihtiyacına vurgu yapıyor.

Ekonomik kırılganlıkların önlenmesi için tedbir alınması çağrısında bulunurken bu maksatla somut adımlar atıyor.

Sıklıkla telaffuz edilen “kurallara dayalı dünya düzeni”nin merkezindeki Birleşmiş Milletler, Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası Para Fonu gibi örgütlerin, çok taraflılık anlayışına uyacak şekilde reform sürecine tabi tutulması ile yine uluslararası politikanın merkezinde yer alacağını söylüyor.

Askerî veya siyasi olarak herhangi bir tehdit veya rakip tanımı yapmıyor. Bu yönü ile ekonomik kalkınmayı ve insan odağını siyasi tartışmaların önünde tutan bir görünüm sergiliyor.

Genişlemeye, daha fazla ülkeyi içine almaya çalışacağını açıklıyor.

BRICS Zirvesi Sonuç Bildirgesi çok kutuplu uluslararası ilişkiler sistematiğine geçişin hızlanacağını gösteriyor.

1https://www.fmprc.gov.cn/eng/zxxx_662805/202206/t20220623_10709037.html

2BM Genel Kurulunun 21 Eylül 2020 tarih ve A/75/1 sayılı bildirisinde şu hususa yer verilmiştir.:

“We will upgrade the United Nations. The world of today is very different from what it was when the United Nations was created 75 years ago. There are more countries, more people, more challenges but also more solutions. Our working methods need to keep pace and adapt. We support the ongoing reforms by the Secretary-General. They are creating a more agile, effective and accountable organization that can deliver better in the field and adapt to global challenges. We reiterate our call for reforms of three of the principal organs of the United Nations. We commit to instil new life in the discussions on the reform of the Security Council and continue the work to revitalize the General Assembly and strengthen the Economic and Social Council. The review of the peacebuilding architecture has our full support.”

3https://brill.com/view/journals/jwit/19/3/article-p570_9.xml

Koşullu Rezerv Düzenlemesi (CRA) BRICS ülkelerinin, BRICS’in Uluslararası Para Fonu’nda (IMF) vaat edilen ancak ABD tarafından engellenen reformların gerçekleştirilememesi konusundaki hayal kırıklığını telafi etmek için kurdukları mekanizmadır.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.