Olumlu haberler…

Gökhan Esin
Son birkaç yıl ekonomistler, “Keşke, para akışının sıcak olduğu o güneşli günlerde evin tadilatlarını tamamlasaydık; bütçe fazlası ve düşük borçlanma sağlayacak reform paketleri açılsaydı” diyordu. Çünkü para akışının duracağı görülmüştü. FED’in 2014’te başlattığı faiz artış senaryosu 2020 yılına kadar devam edecekti, hatta bilanço küçülterek piyasadaki parayı da sterilize edecekti. Dolar endeksi yükselecekti! Ama FED bu planından vazgeçti

2014’den itibaren FED’in faiz artış rüzgârı ile değerlenen dolar, Ağustos ayında ani bir kur şokuna dönüştü. Takip eden aylarda kur şoku, güven şokuna döndü! Çünkü kur şoku esnasında Merkez Bankası’nın sessiz kalması piyasada müthiş bir gerginlik yaratmıştı. Önceleri hem yerli hem de yabancı yatırımcıda oluşan güven kaybı, ilerleyen aylarda sadece yerlilerde devam etti. Haliyle döviz mevduat hesapları rekor seviyelere yükseldi. Rüzgâr, kasırgaya dönmüştü.

2019’un Mayıs ayında bir
kur şoku daha
yaşadık ama…

Haziran 2019’un ortasına geldiğimizde vatandaşın döviz mevduatında azalma olmamasına rağmen dolar değer kaybetmeye başladı. Sebep basitti; yabancı yatırımcı TL’deki yüksek faizi sevmeye başladı. İtici güçse, Haziran toplantısında FED’in faiz düşürmeye yeşil ışık yakacağına yönelik beklentiydi. Beklentiler gerçekleşti, AMB’nin ardından FED de faiz indirim sinyalini verdi. Önümüzdeki 12 ay içinde faiz indirimi, takip eden yıl da sabitlemesi bekleniyor.

Peki, bu sinyaller piyasa
için ne anlama geliyor?

Para, borç verenin aldığı riske göre ilerler. Eğer bir ülkede para fazlası varsa, faizleri düşüktür ve bu ülkenin parası daha yüksek faiz arar. Örneğin, ABD ekonomisi… Tasarruf oranı düşük, paraya ihtiyacı olan ülkeler ise yüksek faiz ile ülkelerine para çekmeye çalışır. Kısacası, bir ülke parasını iterken, diğeri de parayı çekmeye çabalar.
FED’in bu hamlesi parayı itmektir. Türkiye’de çekmek için yüksek faiz verdiği için ilk aşamada TL değer kazanmaya başladı. Aslında bunu yazmamıza bile gerek olmaması lazım ama son dönemde küresel piyasalardaki olumlu havaya rağmen TL’nin negatif tepki vermesi âdetten oldu. FED’in son açıklaması ile bu çarpıklık da düzelmiştir umarız. Zira kendi sıkletimizde en yüksek faiz olanağı sunduğumuzu da unutmamak lazım! Uluslararası itekleme ile de olsa TL’nin değer kazanabileceği bu dönem, reformlar için müthiş bir saha yarattı. Bu olumlu bir haber!

Diğer olumlu haberler…
TL’nin değer kazanması kur geçişkenliği denilen meseleden dolayı enflasyonu düşürecektir. Bu olumlu bir haber! Dolar endeksinin düşmesi, doların euro karşısında değersizleşmesi ihracatının yarısından fazlasını euro bölgesine yapan ülkemiz için diğer bir olumlu haber!
Şubat’ta 186 milyar dolar olan kısa vadeli dış borç stoku Nisan’da 175 milyar dolara geriledi. Cari açıkta da gerileme var. Demek ki, dış finansman ihtiyacı azalıyor. Dış borç çevirme oranı (6 aylık birikimli) Mart 2013’te zirve yaparak yüzde 128’e çıktı. Ocak 2019’da yüzde 80 düştü, Nisan 2019’da ise hafif yükselişle yüzde 93’e yükseldi. Dış borç azalırken, çevirme oranının yükselmesi de olumlu haber! FED ve AMB’nin kararlarının yarattığı olumlu hava ile bu yükümlülüklerin hem daha kolay hem de daha ucuza yenilenebilecek olması daha da olumlu bir haber!
Gelelim iç piyasadaki adımlara… Piyasalar, seçim sonrasında kabine değişikliği ile reform paketi bekleyişinde. Bu beklentileri bir tarafta bırakırsak; TL’nin FED kararına olumlu tepki vermesi, gelişmiş ekonomilerde faizlerin tekrar yönünü aşağı çevirmesi, Türkiye’deki enflasyonun tepe noktayı görmüş olması gibi etkenlerden dolayı Temmuz toplantısında Merkez Bankası’nın faiz indirimine gitmesi mümkündür. Bu da büyüme için olumlu bir haber!

Olumsuz haberler
olabilir mi?

İyi de kardeşim, AMB ve FED’in attığı bu adımların hiç mi yan etkisi olmayacak? AB’nin büyüme sorunu ihracat hacmimizi düşürebilir. Bu olumsuz haber! Bir de olumsuzluk yaratabilecek senaryoları hatırlatalım; FED önümüzdeki 12 ay içinde tekrar bir “U” dönüşü yaparak faiz politikasının yönünü değiştirebilir ya da ülkemiz bu fırsat penceresini iyi kullanamayabilir. Diğer kötümser olasılıklar, ticaret savaşları, petrol fiyatları ve dış politikamız olabilir.
Burada yazılanlar yatırım tavsiyesi değildir.

Bunu Paylaşın
gokhanesin@marinedealnews.com