Ana sayfa Haberler Deniz Savunma MEDUSA 10 Tatbikatı

MEDUSA 10 Tatbikatı

0
Koramiral (E) Can Erenoğlu
Koramiral (E) Can Erenoğlu, Medusa Tatbikatı’nı yorumladı.

Geleneksel olarak Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Mısır arasında düzenlenen, 30 Kasım’da başlayan ve 06 Aralık 2020 tarihine kadar sürecek olan MEDUSA 10 Tatbikatı’nın öncekilerden farkı, bu tatbikata Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin ilk kez katılmasıdır.

MEDUSA-9 Tatbikatı’nda, tatbikat sahasının Girit’e kadar uzatıldığı, Mora Yarımadası’nın güneyini de kapsadığı dikkate alındığında Türkiye’yi tahrik etme amacıyla MEDUSA-10 tatbikatının da geniş bir sahada icra edilmesinin söz konusu olabileceği düşünülebilir.

Türkiye daima emperyalistlerin tarihten gelen dinmez bir husumetinin hedefi olmuştur ve halen de olmaktadır. Emperyalistler ve onların tetikçisi Yunanistan, Türkiye’yi önce Anadolu’ya hapsetmek sonra da Orta Asya’ya göndermek gibi çılgın bir fikrin peşindedir. Buna ne hukuk ne de Türkiye izin verir. Bu tetikçilere Mısır ve Birleşik Arap Emirliği de katılmıştır. MEDUSA ve benzeri tatbikatlar bu değerlendirmeyi güçlendirmektedir.

MEDUSA, Yunan mitolojisinde gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan yılan saçlı, keskin dişli, dişi bir canavar ve kardeşlerinin içinde tek ölümlü olanıdır. İki çocuğunun da babasının “Deniz Tanrısı Poseidon” olduğu efsanesi vardır.

Yunanistan’ın güç kullanmasına müsaade etmeyecek caydırıcı tedbirleri almalı, savaşa yol açacak tahriklere kapılmamalı, kontrolü elden kaybetmemek için caydırıcılığı artıran tedbirlerden geri adım atmamalı, aksine Akdeniz’den kopartılamayacağımızı, denizlerdeki hak ve çıkarlarımızı her türlü bedeli ödemeye hazır olarak koruyacağımızı gösterecek kararlı adımlar atmalıyız. Bu arada ülkemizin deniz hak ve menfaatlerini korumak amacıyla 9 aydır bölgemizde ve açık denizlerde büyük bir özveri ile geniş bir yelpazede, tahriklere kapılmadan faaliyet gösteren Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelimize de şükranlarımı sunuyorum.

Yunanistan ve GKRY güç kullanırsa bu kez, İzmir’in yarısını ve Kuzey Kıbrıs’ta terk ettikleri yerleri yakarak kaçtıkları gibi olmayacağı, içine düşecekleri cehennemden onları Zeus, Poseidon ve Hades’in bile kurtaramayacağı hatırlatılmalıdır.

Yunanistan geçmişinden ders almalı hem de aklını başına almalı, Batılılar tarafından uydurulan tarihlerine ve emperyalist güçlere güvenerek onların tetikçisi olmaktan vazgeçmelidir.

En önemli konulardan biri de “hukuken haklı olduğumuz için görüşmelerden çekinmeyiz” söylemi Doğu Akdeniz için geçerli olmamalıdır. Çünkü biz Doğu Akdeniz’de Kıta Sahanlığı koordinatlarımızı 29 Kasım 2019’da Birleşmiş Milletler’e deklare ettik. Yunanistan’ın burada hiçbir egemenlik hakkı yoktur. Doğu Akdeniz’i tartışmaya açmak kabul edilemez. Aksi durum egemenlik haklarımızdan zımnen de olsa taviz anlamına gelir.

Diplomasi öncelikli politika izlemeli ve bu kapsamda hakkaniyete ve uluslararası hukuka uygun çözüm için liyakâtli, bilgili, deneyimli, becerili ve saygın diplomatlarımızın görüşlerine başvurulmalıyız.

Türkiye Cumhuriyeti’nin hayati menfaatlerinin korunması açısından Ege ve Doğu Akdeniz’de tamamı Yunanistan’dan kaynaklanan sorunların asıl tartışılacağı yer Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) olmalıdır. “Yurtta sulh, cihanda sulh” politikası rehberliğinde seviyeli ve seciyeli bir şekilde tartışıldığı ve gerektiğinde gizli oturum yapıldığı sürece bundan kimseye zarar gelmez, aksine yarar gelir.

Türkiye’nin güvenliği ve refahı, vazgeçilmez bir şekilde çevrelendiği denizlerle iç içedir. Bulunduğu yarımada coğrafyası ile Türkiye deniz ülkesidir. Bu coğrafyada refah ve güven içinde yaşamak için denizlere yönelmek ve denizci devlet olmak gerekir. Yüce Önder Atatürk’ün Hamidiye Kruvazörü ile Karadeniz seyrinde subaylara dediği gibi; “Donanmasız Anadolu olmaz. Donanmadan yana kuvvetli olmak Türkiye’nin savunması için şarttır. Donanmamız izlediğimiz politikanın da en kuvvetli desteği olacaktır.”

Türkiye’nin gelecek nesilleri tükenmez bir servet ve kuvvet membaı olan Mavi Vatan’a bugünkünden daha fazla ihtiyaç duyacak ve bağımlı olacaktır.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.