Ana sayfa Gündem Sen doğduğun günden beri…

Sen doğduğun günden beri…

0

Sen doğduğun günden beri, Ay, gezegenimizin etrafında tam 150 tur attı. Haziran ayı, senin yüzellinci sayın MarineDeal News. Doğumunun üzerinden 12 yıl ve 6 ay geçmiş.

Annen, ilk sayını çıkardığı 1 Ocak 2008 tarihinde, bir avuç Türk denizcisinin ferasetine güveniyordu ve inanıyordu ki o bir avuç Türk denizcisi, seni çıktığın bu yolda yalnız bırakmayacaklardı.
Öyle de oldu.
Elbette, her çocuk gibi doğumun sancılı idi.
Doğumundan önce, dijitalleşme yavaş yavaş yaşamlarımızda yerini alıyordu. Baskılı işlerin biteceği, insanların gazete ve kitapları bilgisayardan okuyacağı söyleniyor ve basılı medyada gelecek görünmüyordu.
Tüm bunlara rağmen, Annenin inatçılığı ile dünyaya geldin.
Doğduğun gün çok da iddialı idin. Başkaydın… Alışılmışın dışında. Adınla, kâğıdınla, fotoğraflarınla… Sıcak ve sempatik.
Aylık denizcilik dergilerinden farklıydın gerek Türkçe gerek İngilizce yazım dilinle, sayfa mizanpajınla, tabloid boyutunla ve kendine has renk kâğıdınla…
Her ne kadar Annen sen daha doğmadan, nasıl bir görüntün, kimliğin ve geleceğin olacağını bize anlatırken, “Şimdilik aylık, ancak belki de haftalık olmalı” dese de senin isminin peşi sıra “Gazete” demeyi ihmâl etmiyor, “Dergi mi, gazete mi?” tartışmasını bu minvalde sürdürmeye bu amacı uğruna inat ediyordu. Artık hem basılı kopyanla olacağı/olması gerekeni belirleyen haberlerinle aylık hem anlık gelişmelerle internette haber portalı oldun.

Kitap kâğıdında bir baskı
Denizcileri çok iyi tahlil etmiş Annen; çok kitap okuduklarını bilmek ve seni eline aldıklarında kitap kokusunu hissetmelerini sağlamak. Biz kitap ve gazete okurları için onca hassas detayı ciddiyetle düşünmüş. Doğrusunu istersen MDN, doğumun sancılı olsa da her daim bütünü kucaklayan, ezber bozan, alanında iddialı bir markamız oldun. Tabloid boyut, kitap kâğıdına baskın ve düşündüren yazıların ile…
Hâlâ aynı baskı kalitesi, tabloid boyut, kitap kâğıdı ile günümüze gelmeyi başardın.

Ülkemiz için büyük başarı
Hiç şımarma ama bu ülkemiz için büyük bir başarı.
Başarı, elbette senin olduğu kadar, sana inanmış Türk deniz ve denizcilik gücü emekçilerinin.
Annenin, Kastamonu, ‘İstiklal Yolu’ndan gelmesi, tam bir Cumhuriyet Kadını olması, Kuvâ-yı Milliye ruhuna haiz yılmaz bir Türk olması senin zihinsel temelini oluşturdu.
Annen, ilkelerini köşe yazılarında anlattı. Telaşlı telaşlı “Denizcilerin düşüncelerine, birikimlerine ve tarihimize saygı duymalı, sahip çıkıp onlara can suyu olmalıyız” diyordu.
Birçok konuda öncü ve örnek oldu. Basın etiği, eşitlik ilkesi savunucusu oldu. Daha da önemlisi hiçbir kurum ya da kuruluşun dümen suyunda gitmemeye özen gösterdi. Aynı, “Tek Kahramanım” deyip fikirlerine sıkı sıkı sarıldığı, “Bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Büyük Önderimiz gibi… Annen hırsa kapılmadı MDN ve seni bu günlere hazmede hazmede büyük bir sabırla getirdi… Girişimci bir işinsanı olarak senin için hep “Amiral gemimiz” dedi.
Aylık bir denizcilik dergisinde olması gerekenden fazlasını içeriyorsun. Tamamın dolu dolu bilgi içeriyor ama önemli bir farkla: Cesursun MDN… Denizcilik haberlerin, Annenin “Başarılı Türk denizcilerini yaşarken onurlandırmalıyız” dediği belgesel tadındaki “Portre” köşen. Aylarca öncesinden gündem belirleyen dosya başlıkların, deniz jeopolitiği analizlerin, bilimsel içerikte makalelerin aylar sonra hep bir ağızdan ulusal medyada dilleniyor.
Görüşler, röportajlar, ekonomi, kurallar, çevre, piyasalar, deniz hukuku, sigorta, enerji, savunma sanayi, kültür, sanat, edebiyat, yaşam ve derginin tam ortasında ülkemizdeki gelişmeleri dış kamuoyuna duyurmak için İngilizce denizcilik haberlerin…
Seni öyle güzel tasarlamış ki, sektörü o kadar iyi analiz etmiş ki, bazen ön kapaktan itibaren İngilizce, göbek kısmın ise Türkçe oluyor, anlıyoruz ki uzak yola sefere çıkacaksın bayrağımızı dalgalandırmak için.

Hepsi bu kadar mı?
Hayır.
Yıllara sâri amatör denizci yazarlar çıkardın. Annenin usul usul yazmaya ikna ettiği ve onlara severek yazabilmeyi armağan ettiği denizciler, bu satırların yazarı gibi… Annen “bilgimizi aktarmanın ülkemize bir borç olduğunu” söyler hep. Ona göre, “Gelecek nesli yetiştirmek, bilgiyi geleceğe aktarmak için” yazmalıydık. Onca genç denizci seni okudu, senden beslendi. (Laf aramızda, annen web sitesini genele açmış sırf gençler seni oradan okumayı seviyor diye…)
Doğduğun aydan bu yana seninle yolculuğa çıkan nice isimler istikrarlı denizcilik yazarı oldular… Örneğin, Aret Taşcıyan. Türk armatörünce nam-ı diğer Pandi Aret, “Gazete yazarlığımın yanında sigortacılık yapıyorum” diyordu espriyle. Gökhan Esin, ekonomi yazarın, bakış açısıyla hep farklıyı sundu. Meltem Süloğlu, piyasaların nabzını tutup kendine özgü diliyle aralıksız yazdı ki ne kadar yoğun olduğunu biliriz. Mühendis Yaşar Canca, ismi gibi değerli, böylesine bilgili bir araştırmacı yazarımız olduğunu biz denizciler bilmiyorduk, senin vesilenle ondan da çok şey öğreniyoruz. Ve ben… Bu heyecanlı serüvenime seninle başladım. İnan. Hepimizi annen keşfetti ve yazmaya teşvik etti…

Bitmedi…
Son yıllarda yazarların olarak çoğaldık. Annen bizleri şaşırtmayı başarıyor, sürekli bir yenilik peşinde olduğundan, seni durmadan en taze fikirlerle besliyor. Her anne gibi güçlenmeni sağlıyor. Sivil bahriye mensuplarının “Sen iyice savunma sanayiye kaydın, hayırdır, ailende bir asker mi var?” tepkilerine, “Bizdeki üniforma görünmez cins. Türk kadını tek başına bir ordudur…” lafını esirgemediğine şahit olmakla birlikte, “Lütfen azıcık sabredin, var bir bildiğim” deyip amacını sevecen diliyle soluk almadan anlatıyordu; “Tüm denizciler MarineDeal News’te buluşmalı” inadı ne derece kararlı ve haklı olduğunu gösterdi. Deniz Mehmet Irak, Emin Yaşacan, Serter Tuçaltan kalemi kuvvetli, işine hâkim Askeri bahriye kökenli isimler. MDN ikinci on yılında bu güzide isimleri ve nicelerini bu geniş ailemize annen kattı. Sen doğduğundan beri Yüce Yöney’in sıkı bir okuyucusu olduğumu söylemeliyim. Bu değerli araştırmacı-yazarı biz denizciler seninle tanıdık. Haber merkezinde daha nice isimsiz kahraman var. Eminim…
Çoğumuz seninle yol aldık ve gerçek birer köşe yazarı olduk. Bilgi üretmek, bu ürettiğin bilgiyi karşı tarafa geçirmek gerçekten zor bir işmiş ve ne zaman yazacak olsam şiddetli bir sancı, günler öncesinden beni hâlâ tutar. Bu sanırım o amatör heyecandan. İşte tam da senin doğumuna şahit onca denizci gibi 150’inci sayında yer alacak bu yazım Annene bir sürpriz olacak aslında o benden teknik bir yazı istemişti.

Atatürk ilkelerinden asla taviz vermedin
Her sayında yeni bir kavramı, bir yeniliği cesurca ele aldın.
“Türkiye nasıl denizcileşir?” diye defalarca sorguladın. Örneğin; Amiral Cem Gürdeniz. Kimselerin cesaret edemediği bir dönemde onunla ilk röportajı Annen yaptı. Bunun şahidiyim. “MİLGEM’den MİLDEN’e” başlığını ilk sen attın ve uzun ufuk sahibi onlarca ismin sözcükleriyle bunu sürekli işledin. Benim de yönetiminde olduğum KÜDENFOR’un onlarca etkinliğine sayfa açtın, yeni fikirleri tüm Türkiye’ye duyurdun. İnsanlara bu ülkenin yazılı basınında çok nadir yer alan “Mavi Vatan” gerçeğini ilk sen yazdın, bıkmadan usanmadan sayfa sayfa, evire çevire her zaviyeden işleyip önce sen anlattın.
“Doğu Akdeniz” meselelerini, “Liyâkatliliğin” önemini ve daha nicelerini ilk senden okuduk. Çok değerli bahriye mensubu emekli askerlerimizin, akademisyenlerimizin görüşlerine yer verdin. Nicelerini ve bilgi dolu dünyalarını seninle tanıdık.
Seni okuyanlar artık biliyorlar ki, ülkemizin 450 bin kilometrekare deniz yetki alanı var ve emperyalistler sözde “Seville Haritası”nı kullanarak 150 bin kilometrekare deniz yetki alanımızı hukuksuz çalmaya çalışıyorlar. Ancak seninle tarihe not düşelim; bunu asla başaramayacaklar.
Kimseler yazmazken sadece sen 21’inci Yüzyıl Deniz Jeopolitiğimizi ele aldın, üstüne bir de kitap olarak iki ürün çıkarıp okuyucularına armağan ettin. Biri ticari bahriyeye ilişkin makalelerimden oluşan “Bana bir masal anlat Baba” kitabı idi, diğeri ise stratejik bakmamıza etki eden jeopolitik köşenden derlediğin “Basit sorular, Zor cevaplar/Stratejik öngörü konsepti” kitabın.
Düşünmek, bu fikirleri ortaya atıp hayata geçirmek hiç kolay değil. Senin Annen iyi ve doğru bilgiyi yaymayı gönülden istiyor. Mahmut Esat Bozkurt’un “Atatürk İhtilâli” kitabını okuyup köşesinde ilk o yazdı. Sen baskıdan çıkmadan bulabildiği kadar iyi kopyasını toplamış. Okumak isteyip de bulamazsak diye yine ince düşünmüş… Yanılmadı. Evet istedik. Bizlere hediye etti.

MDN…
Varlığınla ülkene prestij kattın, katıyorsun ancak en kıymetlisi ne biliyor musun: Atatürk ilkelerinden asla taviz vermedin.
Sen farklı alanlarda faaliyette bulunan, nitelikli bilgiye düşkün denizciler için saygın bir buluşma noktası, bir köprü oldun…
150 sayı, daha doğrusu “150 başarılı sayı” ile ülkemizin önde gelen denizcilik yayını: MarineDeal News…
Şimdi her yerde varsın tüm dijital mecralarda. Ancak ben postayla gelişini beklemeyi, her ay seni, sayfalarına dokunup, o kağıdının kokusunu duya duya, satırlarının altını çize çize okumayı seviyorum. Seni sayı sayı biriktirmeyi önemsiyorum.
Bir Türk denizcisi olarak, önce doğumunu sağlayan Annene, sende emeği olan tüm çalışanlara, ülkemizin tüm yürekli denizcilerine ve denizci gazetecilerine senin nezdinde teşekkür etmek istiyorum.

İyi ki varsın…

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.