Ana sayfa Haberler Deniz Savunma Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal: MİLDEN’in elbirliği ile gerçekleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal: MİLDEN’in elbirliği ile gerçekleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz

0
Türkiye savunma dünyasında sahip olduğu tüm unsurlarla etkin ve ciddi bir güç. Savunma sanayinde atılan adımların yanı sıra yerli üretimin de öncelenmesi bu gücün gelişimi için ortaya koyulan kararlılığın ciddi bir göstergesi. Özel dosya konularımızda çok boyutlu incelediğimiz Milli Denizaltı Projesi ile Yeni Tip Denizaltı Tedarik Projesi’ne ilişkin merak ettiklerimizi MarineDeal News okuyucularına özel Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal’a yönelttik. Oramiral Özbal, ülkemizin içinde olduğu çok boyutlu yoğun gündeminde röportaj talebimizi kırmayıp sorularımızı yanıtladılar

Yeni tip gemilerimizin ülkemiz savunmasında; Donanmamız ve Deniz Kuvvetleri personelimiz başta olmak üzere kazandıracağı bütüncül yetenekleri lütfen belirtebilir misiniz? 22 Aralık 2019 tarihinde ilk denizaltı PİRİREİS’in havuza çekiliş töreninde yaşadığınız duygu ve düşüncelerinizi projenin tarihçesine ve teknik kapsamına kısaca değinerek okuyucularımızla paylaşabilir misiniz?

Yeni Tip Denizaltı Tedarik Projesi sözleşmesi, Savunma Sanayi Başkanlığı ile Alman Thyssenkrupp Marine Systems ortak girişimi arasında 2 Temmuz 2009 tarihinde imzalanmış ve 22 Haziran 2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Thyssenkrupp Marine Systems ana yükleniciliğinde gerçekleştirilen projede yerli altyüklenici olarak STM, ASELSAN, HAVELSAN, AYESAŞ, MilSOFT, KOÇ Bilgi Sistemleri ve TÜBİTAK görev aldılar. Yeni tip denizaltı projesinin ilk gemisi olan PİRİREİS’in inşasına 28 Eylül 2015 tarihinde Gölcük Tersanesi’nde başlandı. Toplam 6 gemiden oluşan pakette 1’inci denizaltının Şubat 2022, son denizaltının ise 2027’ye kadar hizmete girmesi planlanıyor.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Havadan Bağımsız Tahrik Sistemli (HBT) Denizaltı Projesinin hayata geçirilmesiyle birlikte sualtında şnorkele bağımlı olmadan uzun süre denizaltı harekâtı icra edebilme imkân ve kabiliyetine sahip olacaktır. HBT’li Denizaltı gemileri doğası gereği Türk Deniz Kuvvetleri’nin sahip olduğu en etkin platformlardan biri olacaktır. HBT’li denizaltılardan güdümlü mermi, modern torpido ve mayın silahları kullanılabilecektir. Ayrıca, bu denizaltılardan SAT harekâtına destek sağlanabilecek, uydu muhabere, erken-ihbar, keşif, gözetleme ve istihbarat yeteneklerine de sahip olacaktır. Bir denizaltının sualtındaki gözleri ve kulağı olarak tanımlayabileceğimiz sonar sistemleri birbirine entegre yapıda olacak. Link yeteneği ise bütünleşik olarak kazandırılacaktır. Yerli ve milli sistemlerin de katkısıyla Reis Sınıfı Denizaltılar hizmete girmeleriyle birlikte Mavi Vatanda önemli bir kuvvet çarpanı olarak donanmadaki yerini alacaktır.

Deniz Kuvvetlerimizin bu yeni tip denizaltılarımızın inşasında kazanacakları teknik yetenekler açısından da belirtmemiz gerekirse; Kuvvet’in gemi inşa personeli, proje yönetim ve tüm sistem mühendisliğindeki teknoloji transferi açısından hem teoride hem pratikte nasıl bir alt yapı tesis ediliyor? Bu açıdan bu projenin üretimindeki önemi detaylı belirtebilir misiniz?

Projenin başlamasını müteakip Haziran 2012 tarihinden itibaren 2 yıl süresince 6 aylık dönemler halinde hem Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mühendis subay personeli, hem de STM’nin mühendis personeli yüklenici tesislerindeki dizayn faaliyetlerine katılım sağlamıştır. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mühendis subay personelinin özellikle yüklenici nezdinde gerçekleştirilen tasarım iyileştirmelerine büyük katkısı olmuştur.

Diğer yandan denizaltının konfigürasyonunda bulunan savaş yönetim sisteminin Alman altyüklenicisi Atlas Elektronik firmasının tesislerinde Araştırma Merkezi Komutanlığımızda görevli mühendis subay personel teknoloji transferi kapsamında sensör, torpido, sistem entegrasyonu, iz yönetimi gibi 27 farklı konu başlığında eğitim gördü. Alınan eğitimlerin sualtı savaş yönetim sistemi mimarisinin tasarım altyapısını oluşturmaya katkısı büyüktür.

TCG DOĞANAY ve TCG DOLUNAY denizaltılarımızda MÜREN-AY Atış Kontrol Sistemi Projesi ile bahse konu tasarım alt yapımızı azami ölçüde kullandık, 2021 yılında tamamlamayı hedeflediğimiz PREVEZE sınıfı denizaltılara yönelik MÜREN-PREVEZE Savaş Yönetim Sistemi Projesinde de geliştirerek kullanmaya devam edeceğiz.

Gemimizin yetenekleri sahip olduğu yeni teknolojiler açısından; denizaltı personeli harp ve komuta kontrol yetenekleri ile ileriye dönük MİLDEN projemizin inşası ve komutasına olumlu yansımalarının neler olacağını paylaşabilir misiniz?

Yeni tip denizaltının Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza sağlayacağı uzun süreli sualtında kalma, sualtı taarruz harekâtı, denizaltılarımızın konfigürasyonunda ilk defa bulunacak yüzer anten, uydu muhabere, çekili dizin sonarı ve modern torpido ile karaya atılabilen güdümlü mermiler gibi yetenekler milli denizaltı tasarımının şekillenmesinde asgari öncül gereklilikler olarak yer alacaktır. Bu kapsamda 2030’lu yıllardan itibaren Deniz Kuvvetlerimizin hizmetine girmesi planlanan milli denizaltının tasarımında milli gemi projesinde olduğu gibi Deniz Kuvvetleri mühendis subay personelin görev alacak olmasının, harekât ihtiyaçlarının ve isterlerinin eksiksiz olarak tasarıma yansıtılmasına olumlu katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

MİLGEM projemizde olduğu gibi Türk Deniz Kuvvetlerimizin referansıyla; inşa edilecek Milli Denizaltı gemi dizaynı, inşası ve komutasında kazanılacak yeteneklerin ileriye dönük diğer ülkelere ihracatı için bugünden belirlenen hedef ve beklentileriniz nelerdir?

Denizaltı inşası savunma sanayindeki en karmaşık ve yüksek teknolojinin en yoğun kullanıldığı projelerdir. Uzay araçları inşasından sonra teknolojik olarak en zor ve karmaşık mühendislik yapısına sahip denizaltı inşası, bir anlamda ülkenin savunma sanayinde geldiği üstün noktanın göstergesidir. MİLGEM Projesinde olduğu gibi Milli Denizaltı Projesinin de ana amaçlarından biri, yerli savunma sanayine denizaltı inşa kabiliyeti kazandırmak ve bunun yanı sıra denizaltıların yurtdışına ihraç edilerek ülkemiz ekonomisine katma değer sağlanmasına katkıda bulunmaktır.

MİLGEM’de olduğu gibi kazanılan yeteneklerin yine Deniz Kuvvetleri personelinin nezdinde özel sektör gemi inşa ve gemi yan sanayi ile entegre edilmesine yönelik beklenti ve hedefleriniz nelerdir?

Yeni Tip Denizaltı Tedarik Projesinde yerli altyüklenici olarak STM, ASELSAN, HAVELSAN, AYESAŞ, MİLSOFT, KOÇ Bilgi Sistemleri ve TÜBİTAK görev almaktadır. Özellikle STM’nin altyüklenicileri GÜRDESAN ve Sirena Marin firmalarının tekne imalatında kazandıkları altyapı ve tecrübe dikkat çekicidir. Ay Sınıfı Sistem Cihaz Yenileme Projesi ile Yeni Tip Denizaltı Projesinde özel sektörümüzün elde ettiği tecrübenin yansımalarını PREVEZE Yarı Ömür Modernizasyon Projesinde de görmekten memnuniyet duyuyoruz. Milli Denizaltı Projesinin tüm savunma sektörünün topyekûn elbirliği ile gerçekleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. MİLDEN Projesinde; MİLGEM benzeri bir proje modelinin uygulanması halinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığının bilgi ve tecrübe birikiminden azami istifadenin de sağlanabileceğini değerlendirmekteyiz.