Ana sayfa Görüş Medeni Kanun’un 96’ncı yılı kutlu olsun

Medeni Kanun’un 96’ncı yılı kutlu olsun

0
Medeni Kanun'un 96'ncı yılı kutlu olsun

Dr. Cihangir Dumanlı

Tuğgeneral (E) Dr. Cihangir Dumanlı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Medeni Kanun’a geçişinin öncesini ve sonrasını değerlendirdi

17 Şubat 1926’da yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu çağdaş uygarlığı hedef edinmiş genç Türkiye Cumhuriyeti’nde aile yapısının sağlam temellere dayatılması, kadın, erkek eşitliği ve laiklik açılarından devrimci yenilikler getirmiştir.

Medeni Kanun’dan önce kişilik hukuku, aile hukuku, miras hukuku, borçlar hukuku konularında 1868-1876 yılları arasında dinsel hukuka (fıkıh) göre hazırlanmış Mecelle yürürlükte idi. Mecelle, dini esaslara göre hazırlanmış olduğundan toplumun değişen ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde değiştirilememiş, toplumun gerisinde kalmış idi.

1926 yılına gelindiğinde 1851 maddeli Mecelle’nin ancak 300 maddesi geçerli kalmıştı.

Mecelle’de kadın erkek eşitliği gözetilmemiş, erkeğe kadın üzerinde hâkimiyet getirilmişti. Kadının boşanmayı isteme hakkı olmadığı hâlde erkeğin “boş ol” demesi ile aile birliği sona eriyordu. Kadının mirasta ve çocuklar üzerindeki velayet hakkı erkekten daha azdı. Dini nikâh yeterli idi. Nikâhı kılan imam ve iki şahit öldüğünde evliliği kanıtlayacak resmi bir kayıt bulunmuyordu.  Kocasının izini olmadan kadın ev dışında çalışamazdı. Evlilik yaşı yasa ile belirlenmediğinden çocuk gelinler yaygındı.

Bu durum yeni kurulan ve çağdaş uygarlığa erişmeyi amaçlayan Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışmıyordu.

Kurucu önder büyük devrimci Atatürk’ün yönlendirilmesi ile Cumhuriyet’in hukuk düzeni yeniden kurgulandı. Bu kapsamda medeni hukuk alanında İsviçre Medeni Kanunu’nun uyarlanması yolu ile Türk Medeni Kanunu yürürlüğe girdi.

Medeni Kanun ile ailenin kadın erkek eşitliği üzerinde kurulmasını sağlayan resmi nikâh zorunlu, dini nikâh isteğe bağlı kılındı. Evlenme yaşı çiftin fiziki ve psikolojik gelişimine uygun olacak şekilde yasa ile belirlendi.  Kadına dışarıda çalışma hakkı, çocuklar üzerindeki velayet ve mirasta erkek ile eşit haklar tanındı. Kadına boşanmayı isteme hakkı verildi ve boşanmanın hâkim kararı ile olması sağlandı.

Bu sayede toplumun temeli olan aile, bireylerin dinsel inançlarından bağımsız, kadının erkekle eşit haklara sahip olduğu sağlam temellere oturtulmuş oldu.

Bu nedenle her 17 Şubat’ta Medeni Kanun hatırlanmalı ve kutlanmalıdır.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.