Ana sayfa Yazarlar Emin Yaşacan Winter is Coming

Winter is Coming

0
Emin Yaşacan

Önceki yazımda bahsetmeye çalıştığım konularla ilgili birkaç tenkit aldım, dolayısı ile sanırım konuyu biraz daha açmam gerekiyor. Özellikle koster filomuz için tehlike çanları çalıyor, sigorta konularında bile…
Kısaca değinmek istediğim: Her ne kadar bayrağımız beyaz listede olsa da sigortacılık açısından performansımız maalesef çok iç açıcı değil. Sigortacılar nezdinde artık maalesef beyaz listede değiliz. Ve böyle giderse yakın zamanda değil sadece prim artışları, sigortacı bulma konusunda bile ciddi zorluklarla karşılacağız.
Özellikle tekne makina sigortalarında yaşanılan olumsuzluklar biraz da sigortacıların arasında yaşanan rekabetten dolayı prim hasar dengesinde olumsuz yönde makas açılmasına neden oldu ve ne yazık ki bu eğilim son 3 senedir artarak devam etmekte. Sadece yerel sigortacılarımız değil, reasürans firmaları da ülkemiz pazarına sıcak bakamıyorlar. Bunların yanı sıra; sektörden çıkan bazı dev reasürans kuruluşlarının yeri henüz doldurulamadı ve mevcut reasürans firmaları ise fiyatlarını ciddi derecede artırma yoluna gidiyorlar.
P&I kulüpleri açısından bakacak olursak da; yaşanılan tecrübelerden dolayı ya ülkemizden çıkmayı ya da faaliyetlerini dondurmayı tercih edenler oldu. Kalanlar ise teminatlarda daraltmaya veya hasarlarda ciddi araştırmaya gideceklerini belirtiyorlar. Maalesef mesele primlerin azlığı veya çokluğu değil. Her ne kadar yıllardır primler aynı seviyelerde devam etse de hasarların oluş şekilleri, ciddi önlemler alınması gerektiği yönünde sinyaller veriyorlar.
Elbette bu görünür duruma geçilmesinin bir sebebi de teknolojinin gelişmesi ile verilere çok kolay erişilmesi ve kolaylıkla analiz yapılabilmesidir.
Dünyamızda sudaki bütün gemilerin ve onların hareketlerinin takip edildiği, depolandığı ve ticari amaçla üçüncü taraflara satıldığı uygulama hizmetleri mevcut. Sadece gemilerin değil armatörlerin ve işletme firmalarının da izlendiğini elbette biliyoruz. Bu sistemler belli algoritmalarla bilgi depoladıkları gibi, öğreniyorlar ve kendi kendilerini geliştiriyorlar.
Riziko analizine tabi konular genel olarak; gemilerin durdukları süreler (tersane mi, değil mi?), hızları, rotaları, limanları, hareket sayıları, kazalar, olaylar, fikstürler, ambargo durumları, kredibilite, tarihi, klas değişimleri gibi 20’ye yakın kriter gözönünde bulundurulup puanlama yapılıyor ve diğer aynı tip gemilerle karşılaştırılıyor. Maalesef bizim durumumuz yine parlak değil. Ve acilen önlem alınmalı. Yoksa ne doğru dürüst sigortacı bulacağız ne de bulduğumuzda şimdiki gibi düzgün primler ödeyeceğiz.
Nasılsa sigortamız var diye rahat davranmayalım. Gemilerimiz yaşlı olabilir ama bakım tutumla gayet güzel devam edebiliriz. Personel alımında en azından İngilizce seviyelerini test edelim. Gemimiz kabotajda çalışıyor nasılsa diye rahat davranmayalım, yabancı mürettebatla telsiz muhaberatında bulunmak zorunda sonuçta. En önemlisi de sektör liderlerimiz koster filo yenilenmesi finansmanı için daha yaratıcı tedbirler almalı. Yoksa çok değil, 10 seneye hakkında konuşacağımız koster filosu bile kalmayacak.
Nihayetinde diyeceğim odur ki (sektörümüzün bütün bireylerine); sektör beyaz bayrak çekmeden önce acil önlemler almamız şart.