Ana sayfa Gündem Kazakistan, Putin’in Ukrayna planlarını değiştirir mi?

Kazakistan, Putin’in Ukrayna planlarını değiştirir mi?

0
kazakistan ukrayna rusya

ABD’nin eski Ukrayna ve Özbekistan Büyükelçisi, Atlantik Konseyi Avrasya Merkezi Kıdemli Direktörü John Herbst, Kazakistan’da halkın LPG zamlarını protesto etmesini, bu protestolara Rusya’nın müdahil olmasını Rusya’nın jeopolitik planları üzerindeki olası etkilerini değerlendirdiği bir yazı paylaştı

Sovyetler Birliği’nin büyük oranda kansız bir biçimde çöküşünün üzerinden 30 yıl geçti ancak son yıllarda yaşanan gelişmeler bu durumun geçici olduğunu ortaya koyuyor. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta şimdiye kadar 14 bin Ukraynalı hayatını kaybederken Rusya’nın bölgeye 100 bin kişilik bir işgal gücü göndermesi halinde bu sayının katlanacak olması bunun en büyük kanıtı. Bunun yanı sıra 2008 yılında Gürcistan ile yaşanan kısa süreli çatışmada da yüzlerce Gürcü hayatını kaybetti.

Maalesef, Kazakistan’daki huzursuzluk da bu duruma ek bir kanıt olarak sunulabilir. Perşembe günü protestocular ve polis arasında yoğunlaşan çatışmalar sonrası düzinelerce kişinin öldüğü bildirildi.

Orta Asya’daki Sovyetler Birliği’nden ayrılan bölgelerde yaşanan kriz, Moskova’nın Batı’yı sindirme ve Çin ile yakın ilişkilere giren Ukrayna’ya boyun eğdirme çabalarıyla kaynaşıyor ve bunun sonuçları çok büyük olabilir. Bu bölgenin 90’ların sonundaki Tacik iç savaşının sona ermesinden bu yana büyük ölçüde istikrarlı kalması güzel bir sürpriz olarak görülebilir. Bölgedeki büyük oyuncular Rusya, Çin ve Hindistan’ın yanı sıra Pakistan ve İran gibi daha az etkili ama yine de önemli güçler birer tampon olduklarını kanıtladılar. Kazakistan’daki istikrarsızlık ise bu devletlere Orta Asya’daki konumlarını güçlendirme fırsatı sunuyor ve bu da onları cezbediyor.

İlginizi çekebilir:    Rusya-Ukrayna Gerginliği

Protestocular tarafından kuşatılan Kazak Devlet Başkanı Kasım Cömert Tokayev, Rusya liderliğindeki Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (CSTO)’nden düzenin yeniden sağlanmasına yardım etmesini istedi. Bunun üzerine Örgüt’ün dönem başkanı Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, bölgeye asker göndereceklerini açıkladı. Bu iki nedenden dolayı oldukça önemli. Birincisi, Rusya Devlet Başkanı Putin’in Sovyet sonrası dönemde Rusya’nın etkisini yeniden kurma hedefine Ukrayna, Gürcistan ve Moldova’yla sınırlı değil; Tokayev’in daveti Rusya’ya Orta Asya’nın en zengin ülkesine tam da bunu gerçekleştirme imkanı sağlıyor. İkincisi ise Tokayev’in diğer seçeneği olan ve Rusya’nın da üyesi olmasına rağmen Çin’in liderliğinde bulunan Şanghay İşbirliği Örgütü (SCO)’nü tercih etmemesi. Moskova ve Pekin arasında küresel olarak ABD politikalarına karşı oluşan işbirliği giderek gelişse de iki ülke Orta Asya’da rakip olmaya devam ediyor.

Seliger Gölü’nde 2014 yılında bir konuşma gerçekleştiren Putin, Kazakistan’ın, ilk Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev tarafından yaratılan suni bir ülke olduğunu ve halkının Rusya ile yakın ilişkilerin önemini anladığını iddia etmişti. Ruslar etnik olarak ülke nüfusunun yüzde 18’ini oluştururken, Kazakistan’ın hidrokarbon kaynaklarının yüzde 60’ından fazlasının bulunduğu ve Rusya’ya oldukça yakın olan kuzey bölgesinde yoğunlaşmış durumdalar. Putin’in açıklamasından bu yana Moskova müttefikleri Kazakistan’ın kuzeyinin Rusya’ya tekrar bağlanması çağrılarında bulunuyor. Bunun yanı sıra Çin’in de ülke toprakları üzerinde hak iddiaları mevcut.

CSTO kararının aslında Putin’in kararı olduğunu varsaymak doğru bir yaklaşım. Bu, Moskova’nın Kazakistan’daki konumuna Çin ile olan ilişkilerinden daha fazla önem verdiğini ortaya koyuyor. Yaşananların Rusya ile Çin arasındaki ilişki üzerinde hemen ve görünür bir etkisinin olması pek muhtemel görünmese de sonuç olarak Moskova’nın Pekin ile arasındaki birliktelikte küçük ortak statüsünü kabul etmesinin bir sınırı olduğu mesajını veriyor. Bu durum zamanla iki ülke arasındaki ilişkiyi şekillendirecektir.

Gelinen süreç bizi Moskova’nın Ukrayna sınırına ve yakınlarına yığdığı 100 bin askere götürüyor. Bu durum Rusya’nın büyük bir konvansiyonel saldırı tehdidiyle birlikte ABD, NATO, Avrupa Birliği ve Ukrayna’dan tavizler alma çabasını ortaya koyuyor. Bu işgal tehdidinin sebebiyse 8 yıldır devam eden hibrit savaşın Ukrayna’nın Batı’ya yönelmesini engellemede başarısız olması. Ancak Putin’in Ukrayna üzerindeki odağı ülkesinin Orta Asya’daki jeopolitik hedeflerini yok sayması anlamına gelmiyor. Hedef, eski Sovyetler Birliği ülkeleri üzerinde tekrar Kremlin etkisini mümkün olduğunda kurmak. Hatta Kırım ve Kuzey Kazakistan gibi bazı toprakların Moskova tarafından ele geçirildiği görülebilir.

Kazakistan’da yaşanan huzursuzluk Putin’e bir soru soruyor. Gözdağı verme politikasını batı kanadında mı, güneydeki tehlikelere karşı mı kullanmalı? Yoksa bunu iki tarafa birden yapabilir mi? Putin’in şu andaki hedefi pastadaki payını yemek. Belki de CSTO birlikleri Rusya’nın Ukrayna’daki birliklerini önemli ölçüde azaltmasına gerek kalmadan Tokayev hükümeti için düzeni sağlayabilir ve ülkeyi eski haline getirebilir. Bu kesinlikle Kremlin’in tercihi olur çünkü Ukrayna üzerinde uzun süredir devam eden askeri yığılma ve tehdit politikası ABD, NATO ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı ile NATO’nun genişlemesinin ve İttifak’ın faaliyetlerinin sınırlandırılması gibi konularda bazı tavizler sağlayabilecek görüşmelere yol açmış durumda. Doğru Avrupa’daki faaliyetler veya Moskova’nın Ukrayna’nın Donbas bölgesindeki savaşı sonu erdirmesi üzerine Minsk’te görüşmeler yürütülüyor. Kremlin bu durumda bölgedeki baskıyı devam etmeyi kesinlikle tercih ederdi.

Yine de ilk CSTO kuşatması sonuçsuz kalırsa Putin bir ikilemle karşı karşıya kalabilir. Moskova’nın Ukrayna’daki yerleşiminden önceki durumu bir çıkmazdı. Kazakistan’daki halk isyanı reform odaklı bir hükümetin gelmesiyle sonuçlanırsa veya Tokayev iktidarda kalmak için Çin’e ve ŞİÖ’ye yardım çağrısında bulunursa Rusya’nın Orta Asya’daki konumu zarar görecektir. O zaman soru şu hale geliyor: Putin, Kazakistan’daki belirsizliği gidermek adına Orta Asya’daki konumunu güçlendirmek için Ukrayna’dan asker çeker mi? Bunu yapmak kesinlikle Ukrayna’da konvansiyonel bir askeri saldırı başlatmaktan daha az risk barındırıyor. Putin doğuda yeni bir kazanım elde edebilmek için batıda geçici olarak durduğunu açıklayabilir. Ayrıca bu durum Ukrayna’ya Rusya tarafından yapılacak üçüncü bir askeri yığılmaya da engel olmaz.

Putin için riskler hem Kazakistan’da hem de Ukrayna’da büyük. Baş oportünist için her ikisine de aynı anda başarılı bir şekilde müdahalede bulunmak zor olabilir.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.