Ana sayfa Haberler Deniz Savunma Deniz topçuluğu hâlen geçerli mi?

Deniz topçuluğu hâlen geçerli mi?

0
Deniz topçuluğu

Deniz Kurmay Kıdemli Albay (E) M. Haluk Baybaş deniz kuvvetlerinde topçuluğun geleceği ve önemini MarineDeal News okuyucuları için değerlendirdi

Yazılarımda hep ifade ettiğim üzere taktik sahada başarıya zemin hazırlayan unsur ateş gücü ve manevradır. Bir diğer deyişle yeterli tahrip gücünün (ki bu muhasımla olan bir mücadelenin sonucu olarak en uç noktalara çıkar) istenen yer ve zamanda bulundurulması esastır. Bu itibarla, top silahı da tarih boyunca menzil, vuruş hassasiyeti ve ateş gücündeki artış çerçevesinde günümüze kadar gelişmiş ve geliştirilmeye devam etmektedir.

Deniz topçuluğunun tarihi 14’üncü yüzyıla kadar dayanmaktadır. 16’ncı yüzyıldan günümüze kadar hızlı bir gelişim göstermiştir. Portekizliler orta çağda savaş gemilerini, göğüs göğse çarpışan silahlı adamları taşıyan platformlar olmaktan çıkarıp, sadece top silahı ile deniz savaşını kazanabilecek yüzer topçu unsurları haline getirmişlerdir. Daha sonraları sanayi devrimi ile top ve atış idare sistemleri sürekli geliştirilerek suüstü gemilerinin temel silahı olmayı sürdürmüştür. Top silahı, küçük çaplardan devasa boyutlardaki 46 santimlik (18,1 inç (pus)) büyüklüklere kadar üretildiler. Başlarda sadece düşman gemilerine karşı kullanılırken zamanla uçaklara karşı ve kara bombardımanında da kullanılmaya başlandı. Ateş gücünü ve etkiyi artırmak için aynı tarette çoklu namlulu toplar geliştirildi.

İkinci Dünya Savaşı sırasında gemilere karşı daha etkili silahlar olarak deniz toplarının yerini uçaklar almaya başladı, 1950’lerden sonra güdümlü füzelerin gelişmesi ile deniz topları eski önemini yitirdi. Güdümlü füzeler, çok uzun menzilleri, vuruş hassasiyetleri ve yüksek tahrip güçleri sayesinde top sistemlerini ikinci plana itti.  5,1 pustan (130 mm) daha büyük çaplı deniz topları İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yeni gemilere takılmadı. Hatta 1970’lerde bazı tip gemilerde hiç top kullanılmamaya başlandı. Gemiler eski büyük kalibreli topları bir süre daha sadece deniz topçu ateş desteği için kullanmaya devam etti. 16 pusluk büyük toplara sahip son aktif gemi olan USS Missouri, 1996’da hizmet dışına çıkarıldı. Diğer taraftan hiç top takılmamasının sebep olduğu zafiyetlerin ortaya çıkması da uzun sürmedi ve tekrar top sistemleri geliştirilmeye başlandı.

Top, başlarda birkaç yüz metre menzilden günümüzde gelişmiş mühimmatlarla 100 kilometreye erişen bir silah şekline geldi. Teknolojinin gelişmesi ile İkinci Dünya Savaşı’nın toplarından çok daha hassas, vuruş isabeti ve patlayıcı tesiri yüksek, atım hızları ve menzilleri katbekat fazla top ve atış kontrol sistemleri geliştirildi ve halen geliştirilmekte. Daha 1980’lerde top evlerinin içinde 20 civarında personel görev yaparken, günümüzde top evinde kimsenin olmadığı tam otomatik olarak çalışan top sistemleri geliştirildi. Bu arada atış kontrol sistemlerindeki gelişmeleri de vurgulamakta fayda var ancak konu geniş olduğu için başka bir çalışmada ele alacağız.

Günümüzde muhrip ve fırkateynler genellikle bir veya iki adet 76 mm ila 130 mm (3 ila 5,1 pus) arasındaki topları ana batarya olarak taşımaktalar. Daha küçük gemilerde ise 76 mm (3 pus) ve küçük çaplı toplar kullanılmaktadır. Ayrıca 12.7, 20, 25, 30, 35, 40, 57 mm gibi küçük kalibreli silahlar, güdümlü füzeler tarafından etki altına alınamayan genellikle de hava hedeflerine ve asimetrik tehditlere karşı kullanılmaya başlandı.

Top sistemleri sınıflandırılırken esas olarak iki rakam dikkat çekmektedir. İlki namlunun çapı, ikincisi namlunun boyudur. ABD ve İngiltere’de çap, inç cinsinden, Avrupa’da milimetre olarak ölçülmektedir. İnç, ülkemizdeki deniz topçuluğunda pus olarak ifade edilir. Namlunun boyu çap ile bağlantılı olan “kalibre” olarak tanımlanır. Örneğin 5/54 topun çapı 5 pus, namlu boyu ise 54 kalibre yani 54 defa çaptır (54×5). Günümüzde farklı çap ve kalibrelerde çeşitli top sistemleri kullanılmaktadır. 

155 mm (6,1 pus) top
155 mm’lik çap, menzil ve tahrip gücü uyumu çerçevesinde modern zamanlar kara topçusunun en elverişli standart silahı olarak kullanılmaktadır. ABD’nin yaklaşık 16.000 ton deplasmanındaki Zumvalt sınıfı yeni muhripleri haricinde günümüzde deniz kuvvetlerinde kullanım yeri bulunmamaktadır. Bir dönem İngiliz Bahriyesi, halen kullanımda olan 114 mm (4,5 pus) deniz toplarının hem ateş gücü ve menzilini artırmak hem de lojistik kolaylık kapsamında kara kuvvetleri ile standardı sağlamak için 155 mm topları donanmada denediler. Ancak görüldü ki 114 mm deniz topunun standart mermisi, 155 mm top ile aynı menzilde ve 155 mm’lik standart merminin iki katı patlayıcı taşımaktaydı. Sadece roket destekli mermiler (RAP) kullanılarak 155 mm’lik top, 114 mm deniz topuyla karşılaştırılabilir bir menzil üstünlüğüne sahip olmakta ancak bu durumda da patlayıcı miktarında bir azalma görülmekteydi. Bunun nedeni, deniz toplarının karada konuşlu kundağı motorlu obüs toplarından çok daha mukavim olarak inşa edilebilmesi ve çapına göre çok daha uzun namlulara sahip olmasıdır. Bu olayda, 4,5 pus Mark 8 topunun namlu uzunluğu 55 kalibredir, İngiliz standart AS90 155 mm topunun namlu uzunluğu ise 39 kalibredir. Bu husus deniz toplarının çapına kıyasla daha ağır mermileri ateşlemesine ve mermi ağırlığına göre daha büyük itici hartuçlarını kullanmasına, buna ilaveten uzun namlu boyu ile daha yüksek mermi hızlarına erişilmesine imkân vermektedir. Daha yüksek mermi hızı daha uzun menzil anlamına gelmektedir. Ayrıca, deniz topları, otomatik doldurucu sistemleri ve yüklenmeye hazır cephaneleri sayesinde sahra toplarına kıyasla daha üstün bir sürekli atış hızına sahiptirler.

ABD’de bazı çevreler, deniz topçu ateş desteği sağlamak için alternatif bir yöntem kullanılıncaya kadar ‘muharebe kruvazörlerinin’ hizmet dışı bırakılmaması gerektiğini savunurken, diğerleri füzeler ve uçaklar çağında bu tür bir desteğe artık ihtiyaç olmadığını dile getirmiştir. Bu tartışmalar bağlamında ABD deniz piyadelerinin deniz topçu ateş desteği kapsamında karadaki uzun menzilli hedefler için, Zumvalt sınıfı muhrip ve Gelişmiş Top Sistemi (Advanced Gun System-AGS) tasarlanmıştır. AGS, 155 mm’lik bir top ve roket destekli mermiler düşüncesine dayanmaktadır. Ancak, abartılı 180 km menzil talebi, sadece AGS için özel bir mühimmat geliştirme süreci, başlangıçta 32 adet olan Zumvalt sınıfı muhriplerin 3 adet ile sınırlı kalması, buna bağlı olarak AGS sisteminin de sadece 6 adet üretilmesi (her gemide 2 top bulunmaktadır) ve abartılı bir maliyetle bir milyon dolara varan mermi fiyatı sonucunda program iptal edilmiş, akabinde ABD Deniz Kuvvetleri teknolojinin olgunlaşmasını ve fiyatın düşmesini bekleme kararı almıştır. Netice olarak, ABD’nin 3 adet Zumvalt sınıfı muhribi hariç günümüzde gemilerinde 155 mm top kullanan başka bir donanma mevcut değildir.  Ancak yine de bu kalibre büyük gemiler için bir gelişme potansiyeli barındırmaktadır ve özellikle deniz topçu ateş desteği için büyük donanmalar tarafından benimsenebileceğini söyleyebiliriz. Uzun menzil ve yüksek tahrip gücü dikkate alındığında belli bir noktaya kadar seyir füzelerinin yerini alabilecek yegâne büyüklükteki bir top sistemi olarak görülmektedir.

100 / 114 / 127 / 130 mm
Yaygın olarak kullanılan büyük çaplı toplardır. Top ailesi içinde en yüksek miktarda patlayıcı taşıyabilen mermileri ve uzun menzilleri ile etkili tam otomatik silah sistemleridir. Suüstü, hava savunma harbi ve kara bombardımanında kullanılırlar. Hatta atış kontrol sistemi yeterince hassas ise tespit edildiğinde denizaltı şnorkel direkleri veya periskobu dahi vurulabilir. Son dönemde üretilenlerin top evleri radar görünmezlik teknolojisine göre tasarlanmıştır.

100 mm daha ziyade Rusya ve Fransa tarafından üretilip kullanılmıştır. Fransız 100 mm’si dakikada 78 atım, Rus AK-100 topu dakikada 60 atım ile yeterli seviyede süratli toplardır. Her iki top sistemi korvet ve daha büyük gemilerde kullanılabilmektedir.

114 mm ya da 4,5 pusluk top, sadece İngiliz muhrip ve fırkateynlerinde kullanılan dakikada 25 atım sağlayabilen çok maksatlı bir toptur. Falkland Savaşı’nda amfibi harekâtı desteklemek için kara bombardımanında binlerce mermi bu toplardan atılmıştır. Tip-45 muhripleri dâhil birçok İngiliz gemisinde kullanımdadır. İngiltere’de katılmış olduğum Savaş Harekât Subayı kursunda Plymouth şehrindeki eğitim merkezinde sahile konuşlu 4,5 pus toplar ile atış eğitimleri yapmıştık.

127 mm ya da 5 pus, atım sürati, menzil ve tahrip gücü bağlamında en uygun deniz topu olarak yaygın bir kullanıma sahiptir. ABD ve bazı batı Donanmaları ile Avustralya, Yeni Zelenda, Japonya, Güney Kore, Tayvan, Tayland, Arjantin, Nijerya, Peru ve Venezuela Donanmalarında suüstü, hava savunma harbi ve kara bombardımanında etkinlikle kullanılmaktadır. İngiliz BAE firmasının Mark-45, İtalya’nın önceleri Otobreda 127/54 ve günümüzde Leonardo OTO 127/64 ana model olma konumundadır. BAE Mk-45 topu dakikada 16-20 atım yapabilen, suüstü azami menzili 24 km olan bir toptur. Yavuz ve Barbaros sınıfı fırkateynlerde 5 pus 54 kalibre (5/54) ana batarya olarak geminin baş tarafında yer almaktadır.

Son dönemde kara bombardımanını sahilden uzakta ve daha derinlere yapabilmek, ayrıca hafif suüstü gemilerine daha uzun mesafelerden angaje olabilmek için menzil artırım ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda çalışma yapan firmalardan Leonardo, OTO 127/64 LW – Vulcano sistemini geliştirmiştir. Bu sistem, 127 mm 64 kalibrelik top, otomatik mühimmat kullanma sistemi, deniz atış kontrol desteği ünitesi ve OTO VULCANO mühimmat ailesinden oluşmaktadır. Sistem dakikada 32 atım yapabilen, süzülüş safhasında atalet ve GPS güdümü kullanan, terminal safhada kızılötesi veya yarı-aktif lazer güdüm ile talep edilen uzun menzillerde başarı sağlamıştır. Suüstü gemilerine karşı kızılötesi terminal güdüm ile 80 km menzil, kara bombardımanında yarı-aktif lazer güdüm ile 100 km’ye kadar angajman yapılabilmektedir.  Dolayısıyla, alışılmışın çok ötesindeki menzillerden kara harekâtına deniz topçu ateş desteği ile stratejik bir katkı sağlanabilmektedir. Suüstü hedeflerine karşı adeta kısa menzilli güdümlü füze etkisi yaratılarak eldeki güdümlü füzeler daha uzak mesafelerdeki hedefler için saklanabilecektir. Uçuş yolunda GPS, terminal safhada kızılötesi ve lazer güdüm sistemleri sayesinde yüksek isabet oranı sağladığından daha az mühimmat sarf edilerek hedef etkisiz hale getirilebilmektedir.

Başlangıçta Rus muhriplerinde kullanılan 130 mm’lik topun daha sonra geliştirilen modelleri Çin’in Tip-52D muhriplerinde ve Rusya’nın Amiral Gorşkov sınıfı fırkateynlerinde kullanılmaya başlanmıştır. Sovyet döneminden itibaren kullanılmakta olan AK‑130 mm top, çift namlusu, 90 atım/dk’ya varan yüksek atış hızı, otomatik doldurucusu ve 23 km azami menzili ile çok maksatlı güçlü bir top olmaya devam etmektedir.

76 mm (3 pus)
76 mm, menzil, ateş gücü, atış hızı dengesi ve hafif oluşu sayesinde en yaygın orta kalibreli bir top olarak karşımıza çıkmaktadır. İtalyan Leonardo firmasının OTO Melara topu bu kategoride neredeyse hiç rakibi olmadan hüküm sürmektedir. 76 mm topun en iyi tarafı, hücumbot ve küçük korvetlerde de kolaylıkla kullanılabilmesi ve önemli miktarda ateş gücü sağlamasıdır. OTO 76/62 Super Rapid (SR) tarafından sağlanan 120 atım/dk’lık yüksek atış hızı, standart mühimmat ile suüstünde 16 km’lik menzili sayesinde suüstü, hava hedefleri ve güdümlü füzelere karşı çok maksatlı etkili bir silahtır. Özellikle STRALES versiyonu, top evine entegre atış kontrollü aydınlatma radarı ve radar ışını üzerinde hareket eden gelişmiş mikrodalga programlanabilir DART güdümlü mühimmatıyla yalnızca birkaç mermi kullanarak başta güdümlü füzeler olmak üzere hızlı hareket eden hava hedeflerine karşı hassas bir şekilde angajman sağlamaktadır. Müsademe, yakınlık ve geciktirme tapalarına sahiptir. (Topçulukta bir diğer önemli unsur olan tapa sistemleri ayrı bir inceleme konusudur.)

Türk Deniz Kuvvetleri’nde Gabya sınıfı fırkateynlerde, MİLGEM korvetlerinde ve hücumbotlarda 76 mm top kullanılmaktadır. Makina ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi (MKE AŞ) tarafından milli imkânlarla 76/62 mm deniz topu geliştirilmiş ve IDEF 2021 Fuarı’nda gösterime çıkarılmıştır. Dakikada 80 atım hızı ve 16 km menzile sahip olduğu belirtilmiştir.

35 / 40 / 57 mm
35 mm top, 1950’lerden günümüze kadar daha ziyade kara kuvvelerinin uçak savar sistemi olarak kullandığı ve İsviçre firması Oerlikon Contraves (1999 yılında Alman Rheinmetall firması tarafından satın alınmıştır) tarafından geliştirilmiş çift namlulu bir silah sistemidir. Günümüzde kara topundan geliştirilen deniz modeli, hava hedeflerine karşı yakın savunma silah sistemi olarak kullanılmaktadır.

Rheinmetall firması tarafından geliştirilmiş olan Oerlikon Millennium yakın savunma silah sistemini buna örnek olarak verebiliriz. Temel amacı gemi-savar füzelerini etkisiz hale getirmek olmakla beraber hafif suüstü unsurlarına karşı da etkilidir. AHEAD olarak tabir edilen ve her bir merminin içinde 152 adet tungsten parçacık bulunan bir mühimmat kullanmaktadır. Mermi hedefe nazaran daha önce belirlenen bir mesafede patlayarak konik bir şekilde dağılan parçacıklarla isabetler sağlar. Dakikada 1000 mermi atış hızına ve 5 km menzile kadar kullanılabilmektedir.

35 mm’nin Türkiye’deki karşılığı, Aselsan’ın geliştirmiş olduğu Korkut kara tipi, Gökdeniz deniz tipi toptur. Dakikada 1100 mermi atım sürati ve yaklaşık 4 km menzile sahiptir. Esas görevi gemi-savar füzeleri, hassas güdümlü mühimmatlar ve insansız hava araçları olan Gökdeniz, uçak, helikopter ile asimetrik tehdit oluşturabilecek hafif suüstü unsurlarına karşı da kullanılabilecek şekilde tasarlanmıştır. ATOM adı verilen ve içinde yüzlerce tungsten parçacık bulunan mermiler kullanmaktadır. Gökdeniz’de de tungsten parçacıklar bir koni oluşturacak şekilde hedefe çarpmaktadır. Amaç, özellikle gemi-savar füzelerinin güdüm başlığı, kontrol kanatçıkları ve gövdesinde hasar oluşturarak füzeyi düşürmektir. Hafif suüstü hedefleri için ise yangın çıkarıcı HE-I (High Explosive Incendiary) mermiler kullanmaktadır. Gökdeniz dronlara yapılan deneme atışlarında başarılı olmuştur. Türkiye’de ilk olarak, inşa edilmekte olan İstanbul fırkateynine, ayrıca Pakistan MİLGEM’leri ile Türkmenistan korvetine monte edilecektir. Söz konusu topların gelişmiş atış kontrol algoritma ve sistemleri ile “sürü saldırısı” yapabilecek hedeflere karşı da etkinlikle kullanılabileceğini değerlendirmekteyim.   

40 mm, İkinci Dünya Savaşı sırasında uçak savar olarak kullanılan oldukça yaygın bir top sistemiydi, ancak jet motorlu uçaklara karşı zayıf kaldığından ve “yaklaşma” (proximity) tapasının 40 mm mühimmatın içine sığmamasından dolayı kullanımı giderek azaldı. Bu çapın önde gelen üreticisi İsveç Bofors firmasıydı. Günümüzde hücumbotların kıç tarafında hava savunma maksatlı ve bazı yardımcı sınıf gemilerde çok maksatlı olarak kullanılmaktadır.

57 mm, deniz topçuluğunda daha az kullanılan bir kalibre olmuştur. Özellikle İsveç’in Bofors firması tarafından 1940’lardan itibaren geliştirilmiş çift maksatlı bir top sistemidir. Daha ziyade küçük sahil botlarında kullanılan bir silah sistemi olmuştur. İsveç Donanması’ndaki birçok gemide ve en son olarak Visby sınıfı korvetlerinde ana batarya olarak kullanılmaktadır. Dakikada 220 atım sürati ve 17 km’lik bir menzile sahiptir. Ayrıca, ABD tarafından Kıyı Muharebe Gemilerinde (LCS) ve bazı sahil güvenlik gemilerinde ana batarya olarak kullanılmaktadır. Topun yüksek atım hızı ve makûl kabul edilebilir büyüklükteki mermisi ile küçük gemilerde suüstü ve hava hedefleri için uygun bir çözüm olarak görülmektedir.

20 / 25 / 30 mm
Tehdit algısı daha büyük topları ve seyir füzelerini gerekli kıldığı için anılan küçük kalibrelerdeki silahlar 1970’lerden itibaren büyük ölçüde ihmâl edilmişti. Ancak 1982’deki Falkland Savaşı’nda güdümlü füzelere karşı hava savunma silahlarının etkisiz kalması, ayrıca daha sonraları asimetrik tehdit yaratan hafif suüstü unsurlarına karşı uygun silahların bulunmaması küçük kalibreli topların tekrar gündeme alınmasına neden olmuştur. Çap azaldıkça atım sürati arttığından 20 mm’lik toplar hava savunma için tercih edilmiş, yine aynı maksat için 25 ve 30 mm’lik toplar da hava savunma amaçlı olarak kullanılmaya başlanmıştır. 20 mm top özellikle gatling olarak adlandırılan dönerli çok namlulu top sisteminde yaygın olarak kullanılmaktadır. ABD’nin 20 mm’lik 6 namlulu Phalanx yakın savunma silah sisteminin gelişmiş modelleri dakikada 4500 mermi atım hızı, yaklaşık 3,5 km’lik menzili ve üzerine bütünleşik arama ve takip radar sistemi ile etkili bir savunma silahıdır. Önceleri sadece güdümlü füzelere karşı kullanılırken daha sonra asimetrik tehditlere karşı da kullanılacak şekilde yenilenmiştir. Donanmadaki Gabya sınıfı ABD yapımı fırkateynlerin kıç tarafında bir adet bulunmaktadır. 

MKE A.Ş. tarafından gemiler için 20 mm gatling topu geliştirme çalışmaları devam etmektedir. IDEF 2021 Fuarı’nda ilk gösterimi yapılan topun 2022 yılı sonunda tamamlanacağı ve geminin atış kontrol sistemine entegre olarak kullanılabileceği ifade edilmektedir.

25 mm top, dünya donanmalarında daha ziyade tek namlulu olarak asimetrik tehdit kapsamındaki suüstü hedeflerine karşı kullanılmaktadır. Aselsan STOP sistemi 25 mm, MUHAFIZ sistemi 30 mm top kullanan, gece ve olumsuz görüş şartlarında çıplak gözle görülemeyen hedeflerin tespit edilmesini, hedeflerin otomatik olarak tanınmasını, takip edilmesini ve hedeflere atış yapılabilmesini sağlamaktadır. Geminin Savaş Harekât Merkezi’nden otomatik olarak kontrol edilebilen STOP dakikada 600 atım, MUHAFIZ 200 atım yapabilmektedir. 

Bunun haricinde, İsviçre’nin Oerlikon Contraves firmasına ait 25 mm’lik Sea Zenith topları yakın savunma silahı olarak Yavuz ve Barbaros sınıfı fırkateynlerde bulunmaktadır. 4 sabit namlu ile dakikada toplam 3200 mermi atım süratinde 2 km etkili menzile sahiptirler. Tepeden gelen tehditlere karşı etkili olmak için topun üst tarafı hafif geriye doğru yatık olarak tasarlanmıştır. Dolayısıyla +127 dereceye kadar namlu irtifa alabilmektedir. Her gemide 3 adet bulunan söz konusu toplar gemiye 360 derece koruma sağlamaktadır. Kendine ait Seaguard atış kontrol sistemi yanında geminin diğer atış kontrol radarları ile de bütünleşik olarak kullanılabilmektedir. Esas amacı gemi-savar güdümlü füzelerini etkisiz hale getirmek olan sistem, HE-I (High Explosive-Incendiary / Yüksek Patlayıcı-Yakıcı) mühimmatla suüstü hedeflerine karşı da etkilidir.

30 mm çapta ise Rusya’nın, 6 namlulu gatling tipi AK-630 top sistemi bulunmaktadır. Bu gruptaki diğer toplara nazaran çapın daha büyük olması menzil avantajı ve yüksek durdurma enerjisi sağlamaktadır. Dakikada 5000 atım ile suüstüne 6 km, hava hedeflerine 5 km menzile sahiptir.

Topçulukta ana prensipler
Topçulukta unutulmaması gereken husus geleneksel mühimmatlar ile özellikle suüstü ve kara bombardımanında her bir atılan merminin isabet etmeyeceği gerçeğidir. Özellikle ilk atılan mermilerde isabeti bulma ihtimâli çok düşüktür. Bunun sebebi, atışa tesir eden birçok iç ve dış balistik faktörün bulunmasıdır. Dünyanın dönüşünden kaynaklı coriolis etkisi, merminin devir yönüne doğru kayması, sevk barutu (hartuç) sıcaklığı, geminin hareketi, akıntı, sıcaklık, basınç, rüzgâr yönü ve şiddeti, vb. birçok faktör devreye girer. Top ve atış kontrol sisteminin muvazatının iyi olması, personelin iyi eğitimli ve sistemin karakteristiklerini çok iyi tanıyor olması, hava ve deniz şartları, mermilerin kalitesi vb. hususlar atışın başarısına tesir eder.  Taktik sahada başarı için topçulukta prensip, “ilk vur, kuvvetli vur ve devamlı vur”dur. Özellikle ilk vurmak muharebede önemli bir üstünlük sağlar.

Top sistemlerinin üstünlükleri
Top sistemleri gemilerde güdümlü füzeleri tamamlayacak şekilde kullanılmaktadır. Bunun nedenlerini inceleyelim. Öncelikle 5 pus gibi büyük çaplı topların klasik mühimmat maliyeti güdümlü füzelerle mukayese edildiğinde yaklaşık binde bir oranında daha düşüktür. Son dönemde geliştirilen sofistike mühimmatların maliyeti ise 20’de biri civarındadır ki bu rakamın üretim arttıkça düşebileceği söylenebilir. Ayrıca, güdümlü füzeler gemide özel lançerlerde onlu rakamlarla taşınabilirken top cephanesi alt güvertelerdeki cephaneliklerde yüzler hatta küçük kalibrelilerde binler mertebesinde istif edilebilmektedir. Bu da yüksek bir ateş gücü sağlamaktadır. Hâl böyle olunca güdümlü füzelerle daha değerli, daha büyük ve daha uzaktaki hedefler etki altına alınırken, toplarla daha yumuşak, daha küçük ve yakındaki hedefler tesir altına alınma yoluna gidilmektedir. Küçük bir karakol botu için gemi-savar güdümlü füze kullanılması esasen pahalı bir füzenin küçük bir hedef için harcanması anlamına gelmektedir.

Topların, GPS, lazer vb. yardımcı sistemlerle isabet oranı ve 100 km’ye varan artırılmış menzilleri ile etkinlikleri idame edilmiştir. Bazı yanlış algıların aksine, hassas atış kontrol sistemleri ve “yaklaşma” tapalar sayesinde büyük kalibreli toplar da hava savunma angajmanlarında çok hassas vuruş kabiliyeti ile kullanılabilmektedir. Bu nedenle, büyük kalibreli topların hava savunmada etkisiz olacağı düşüncesi doğru değildir.

Güdümlü füzeler, hava savunma füze ve yakın savunma silah sistemleri ile havada etkisiz hale getirilebilmektedir. Ancak arka arkaya atılan süpersonik hızla uçan top mermilerinin engellenmesi neredeyse imkânsızdır. Ayrıca, güdümlü füzelere elektronik karıştırma yapılabilirken geleneksel top mühimmatlarının karıştırma yapılabilecek bir sensörü bulunmamaktadır. Modern top mühimmatlarında ise tespit edilmelerinin zor oluşu, son anda edilebilse dahi kısıtlı zamanda birkaç mermiye aynı anda etkili bir karıştırma yapabilme imkânı mümkün görülmemektedir.

Güdümlü füzelerin asgari menzili çeşitli nedenlerle 5-10 km’den başlarken top angajmanları birkaç yüz metreden başlayan çok kısa mesafedeki hedeflere yapılabilmektedir.

Kriz dönemlerinde top sistemleri ile hasmın önüne veya yakınına hedef alınarak uyarı atışı yapılabilir, ancak güdümlü füzelerin böyle bir kullanım şekli yoktur.

Sonuç
Menzil artışları, vuruş hassasiyetindeki gelişmeler, çok maksatlı farklı kullanım yöntemleri top sistemlerini önümüzdeki dönemlerde de vazgeçilmez kılmakta, güdümlü füzelerle bir iş bölümü yaparcasına birlikte kullanım imkânı sağlamaktadır. Güdümlü füzeler ve top sistemleri birbirlerini tamamlamakta, birbirlerinin zafiyet alanlarını kapatmaktadır. Özellikle GPS, atalet, lazer ve kızılötesi güdümleme teknikleri ile uzun menzillerde yüksek başarı oranları sağlayan top sistemleri geleceği şekillendirme yolundadır. Büyük çap ve kalibre, uzun menzil ve yüksek tahrip gücü sağlayacağından gemilerde ana batarya olarak mümkün olan en büyük sistemin kullanılması hedeflenmelidir. Bazı karşı argümanlar küçük çaplı topların yüksek atım hızı ile aradaki tahrip gücü farkını gidereceğini iddia etmekteyse de şu husus unutulmamalıdır; ne kadar hassas sistemlere sahip olunsa da suüstü harbi ve kara bombardımanında ilk merminin vuruş noktasına diğer mermileri de isabet ettirmek imkânsıza yakındır. Topçuluk prensiplerinden olan “kuvvetli vurmak” burada anlamını bulmaktadır. İsabet ettirdiğiniz yerde olabildiğince yüksek etki sağlamak önem kazanmaktadır. 

Topun en önemli avantajı olan maliyet-etkinlik gözetilerek geliştirilebilecek büyük kalibreli toplar avantajını sürdürecektir. Özellikle kara bombardımanı için büyük çaplı toplar geliştirilmeye devam edecektir. Teknolojide gelinen seviye neticesinde atış kontrol radar ve sistemlerinde erişilen hassasiyet, büyük kalibreli topları uçaktan çok daha küçük eğitim dronlarını vuracak mükemmelliğe getirmiş durumdadır. Daha az mermi atımı ile istenen etki sağlanabilmektedir. Gemilerimizde özellikle 76 ve 127 mm için gelişmiş mühimmat kullanımına yönelik Ar-Ge ve modernizasyon faaliyetlerine hız verilmeli, böylelikle başta söylediğimiz gemilerin ateş gücü etkinliği artırılmalıdır.

Kaynakça
Analysis : Importance of Naval Guns on a Modern Warship. (2016, May 2). Defencyclopedia: https://defencyclopedia.com/2016/05/02/analysis-importance-of-naval-guns-on-a-modern-warship/ adresinden alındı

Naval artillery. (2021, August 28). 2021 tarihinde Wikipedia: https://en.wikipedia.org/wiki/Naval_artillery adresinden alındı

Donanmada pus olarak ifade edilir. İngiliz uzunluk ölçüsü birimi olan futun on ikide biri; yaklaşık 2,54 santimetre.

https://www.leonardocompany.com/en/products/vulcano-127mm?f=/sea/weapon-systems/ordnance-ammunitions

https://www.defenceturkey.com/en/content/a-look-at-pn-milgem-jinnah-program-4338

https://www.janes.com/defence-news/news-detail/turkmenistan-navy-commissions-new-corvette

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.