Ana sayfa Haberler Çevre 2050 yolunda dünyadaki LNG ve alternatif yakıt gelişmeleri

2050 yolunda dünyadaki LNG ve alternatif yakıt gelişmeleri

0
2050 LNG

İklim değişikliğinin küresel etkisine yüzde 2’lik bir katkısı bulunan denizcilik sektörü, Uluslararası Denizcilik Örgütü (International Maritime Organization-IMO)’nün 2020 yılında getirdiği regülasyonlarla birlikte 2050 yılına kadar karbon salınımlarını yarı yarıya indirmek zorunda.

Son iki senedir yüksek sülfürlü yakıtları (HLSFO) filtreleme sistemi olan scrubber’lar olmadan kullanamayan ya da maliyeti yüksek ama düşük sülfürlü yakıtlar (VLSFO) kullanmak zorunda kalan denizciler yüzlerini tamamen alternatif yakıtlara döndü.

Uzmanlar hidrojen, amonyak ve menatol gibi karbon salınımı yapmayan yeşil yakıtların ana tahrik kaynağı olmak için henüz yeterli olmadığı görüşünde olsa da bu yakıtlara yönelik çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Ancak önümüzdeki 10 yıllık süreç içerisinde sektörün yatırımlarının çoğunu hâlihazırdaki alternatifler içerisindeki en düşük karbon salınımına sahip yakıt olan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üzerine yapacağı söylenebilir.

MarineDeal News olarak okuyucularımız için sektörün IMO 2020 regülasyonları doğrultusunda yaptığı çalışmaları ve yeşil yakıtlar hakkında son dönemde öne çıkan gelişmeleri derledik. 2050

IMO tankerlerinde amonyak yakıt kullanımına yönelik araştırmalarına ağırlık veriyor
Japonya merkezli Mitsubishi Heavy Industries (MHI) Group’un bünyesinde yer alan tersane Mitsubishi Shipbuilding, geçiş döneminde LPG ile çalışacak ana yakıt hedefi olarak da kullanıma uygunluk çalışmaları tamamlandığında amonyak kullanılması planlanan çok büyük gaz tankerinin (VLGC) kavramsal tasarımını tamamladı. Tersane ayrıca tasarım için yine bir Japon klas kuruluşu olan ClassNK’den AIP onayı aldı.

Mitsubishi Shipbuilding’in VLGC’leri hâlihazırda yük olarak amonyak taşıyabiliyorlar. Şirket bu nedenle IMO’nun 2050 hedeflerine ulaşmak adına tankerlerinde amonyak yakıt kullanımına yönelik araştırmalarına ağırlık veriyor. 2050

MOL biyoyakıt denemelerine başladı
Mitsui OSK Lines (MOL) ise bir Panamax dökme yük gemisinde biyoyakıt denemelerine başladı. Şirket Chugoku Sougyo’dan kiraladığı Panamax dökme yük gemisinde, yaklaşık 500 ton Uluslararası Sürdürülebilirlik Karbon Sertifikası (ISCC) ile sertifikalı biyoyakıt depolayacak. 2050

Kumiai Navigation NH3 sipariş etti
Bir başka Japonya merkezli şirket olan armatörlük kuruluşu Kumiai Navigation ise Kawasaki Heavy Industries (KHI)’den LPG tahrikli LPG ve sıvılaştırılmış amonyak gazı (NH3) taşıyıcısı sipariş etti. 2050

Geminin kapasitesi 86.700 cbm olarak açıklanırken üzerinde aynı anda LPG ve amonyak taşımak üzere tasarlanmış iki ayrı kargo tankı bulunacak.

Bu girişimle birlikte Kumiai ilk LPG/amonyak taşıyıcısına sahip olacak.

Gemi, Kawasaki tarafından inşa edilecek 77’inci LPG taşıyıcı, 14’üncü LPG yakıtlı LPG taşıyıcı ve yedinci LPG/amonyak taşıyıcısı oldu. Sakaide Works’teki gemilerin inşasının 2025 yılında tamamlaması planlanıyor. 2050

Chevron Singapore şirketi tarafından sağlanan biyoyakıt, düşük sülfürlü yakıt (VLSFO) içerisine yüzde 20 ila yüzde 24 arasında kullanılmış yemeklik yağ metil ester karışımından oluşuyor. 2050

Denemede kullanılacak bu biyoyakıtın gemilerde motor performansını etkilemeden kullanılabileceği ve yaşam döngüsü analizine göre tüketilen karbonu yaklaşık yüzde 15 ila yüzde 20 oranında azaltacağı öngörülüyor.

İlginizi çekebilir:    Geleceğin Yakıtı: Amonyak

Wärtsilä, Stena ile anlaşma imzaladı
Kuzey tarafındaysa Wärtsilä teknoloji grubu ve Avrupa’nın en büyük feribot şirketi Stena RoRo arasında dünyanın en büyük hibrit gemilerinin inşası üzerine bir anlaşma imzalandı.

Buna göre, Stena RoRo’nun hâlihazırda inşa edilmiş üç yeni RoPax gemisi için hibrit tahrik sistemlerini Wärtsilä temin edecek. Feribotlardan ikisi 11,5 MWh pil kapasitesine sahip olacak ve bu da onları denizcilik endüstrisinin bugüne kadarki en büyük hibrit gemileri haline getirecek. Bahsi geçen pil kapasitesi şimdiye kadar hibrit tahrik için kullanılan en büyük kapasitenin yaklaşık iki katı olacak. 2050

Gemilerin tasarımını Stena RoRo ve Brittany Ferries üstlendi. Birleşik Krallık’taki Portsmouth ile Fransa’nın St Malo ve Caen limanları arasında operasyon için kullanılacak feribotlar Brittany Ferries’e uzun vadeli kiralanacak. Feribotlar ayrıca hem LNG yakıtı hem de batarya ile çalışabilecek. Feribotlarda yeni nesil Leclanché enerji depolama sistemi Navius ​​MRS-3 kullanılacak.

Hibrit gemilerin en önemli özelliği, pek çok gemi sisteminin entegre etme kabiliyetine sahip olmaları ve gemideki enerji sisteminin gerçek zamanlı optimizasyonunu gerçekleştirebilmeleri. Hibrit tahrik sisteminin faydaları arasında kıyı desteğiyle birleştirmenin geleneksel bir dizel mekanik tahrik sistemine göre yüzde 15’e varan karbon emisyon tasarrufu sağlayacağı belirtiliyor.

Enerji devi ExxonMobil QatarEnergy ile antlaşma sağladı
Enerji devi ExxonMobil ise QatarEnergy ile Katar’daki North Field East projesini genişletmek adına yeni bir anlaşma imzaladı. Büyütülen proje, Katar’daki LNG kapasitesini yıllık 77 milyon tondan (Yıllık ton kapasitesi-MTPA) 2027 yılına kadar 110 MTPA’ya çıkarmayı hedefliyor.

QatarEnergy bu projedeki dördüncü ortağı olan ExxonMobil’in haricinde Fransız Total Energies, İtalyan Eni ve ConocoPhillips ile ortaklık yaptığını duyurdu .

North Field East ile ExxonMobil’in Katar’daki LNG ortaklığının toplam kapasiteyi 52 MTPA’dan 60 MTPA’ya çıkarması bekleniyor. Anlaşmaya göre, taraflar yeni bir ortak girişim şirketinde (JV) ortak olacaklar. Bu ortak girişimde, QatarEnergy yüzde 75 hisseye ExxonMobil ise kalan yüzde 25 hisseye sahip olacak.

Ortak girişim, kapasitesi 32 MTPA olan dört LNG treninin de yer aldığı tüm North Field East projesinin yüzde 25’ine sahip olacak.

İlginizi çekebilir:    Yunanistan iki yeni LNG terminali kuruyor

SHI bir günde 14 LNG gemi siparişi aldı
LNG yatırımlarının artışına en net örneklerden birisine Güney Koreli gemi yapımcısı Samsung Heavy Industries (SHI)’in tek bir günde toplam 14 LNG gemi inşa siparişi alması gösterilebilir.

SHI, ismi açıklanmayan Bermuda merkezli bir armatörden 13 LNG taşıyıcısının inşası için bir sipariş aldığını duyurdu.

Borsa verilerine göre, siparişin değeri yaklaşık 2,5 milyar dolar. 174,000 metreküp kapasiteli gemiler, 2026 yılının Temmuz ayının ortasına kadar sahibine teslim edilecek.

SHI ayrıca aynı gün içerisinde Afrikalı bir armatörden de iki LNG taşıyıcısının inşası için bir sipariş daha aldığını duyurdu. Bu antlaşmanın değerinin ise 424 milyon dolar olması ve yeni inşa gemilerin 2024’ün sonuna kadar teslim edilmesi planlanıyor.

Son siparişlerin Katar LNG genişletme projesiyle bağlantılı olup olmadığı henüz belli değil ancak Katar, proje kapsamında 2020 yılında SHI’ın da dâhil olduğu 3 Kore merkezli tersane ile LNG taşıyıcı inşaat kapasitesinin artırılması üzerine yeni anlaşmalar imzaladı .

Son anlaşmayla birlikte SHI’ın 2022 sipariş defteri, yıllık sipariş hedefinin yüzde 72’sini yakaladı ve 33 gemiye yükseldi.

Dubai merkezli şirket Norveç hidrojen enerji projesine katıldı
Dubai merkezli Gulf Agency Company (GAC) Group’un bünyesinde yer alan nakliye ve lojistik şirketi GAC Norway, denizcilik endüstrisinde sürdürülebilirlik ve karbonsuzlaştırma çalışmalarını hızlandırma taahhüdünün bir parçası olarak Norveç hidrojen enerjisi projesi HyValue’ye katıldı.

Proje, Norveç’in en büyük bağımsız araştırma enstitülerinden biri olan NORCE tarafından yürütülüyor ve Norveç hükûmetinin Petrol ve Enerji Bakanlığı’ndan 2030 yılına kadar yılda 1,5 milyon dolar fon alacak.

HyValue, rekabetçi bir hidrojen enerjisi sektörü oluşturmak ve desteklemek adına hidrojen yakıt taşıyıcılarına bilgi, metodoloji ve yenilikçi çözümler geliştirmeyi amaçlıyor.

Araştırma ortakları arasında Fridtjof Nansen Enstitüsü (FNI), Ulaştırma Ekonomisi Enstitüsü (TØI), Norveç Ekonomi Okulu (NHH), Uygulamalı Araştırma Merkezi, Batı Norveç Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (HVL), Bergen Üniversitesi (UiB) gibi yerel kuruluşlar yer alıyor. Ayrıca Stavanger (UiS) ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) gibi uluslararası araştırma kuruluşları da ortaklar arasında.

GAC bu anlaşmaya katılarak denizcilik uygulamalarında hidrojenin depolanması, taşınması ve yakıt ikmali için stratejilerin geliştirilmesine yönelik HyValue girişimini desteklemek adına düşük karbonlu ve sürdürülebilir bunker yakıtları hakkındaki bilgilerini sunacak.

ABD ve İngiltere LNG için işbirliği yaptı
Ayrıca, denizcilik lojistiği ve tedarik zinciri mekanizmalarının geliştirilmesi, denizcilik için alternatif bir yakıt kaynağı olarak hidrojenin teşvik edilmesine yönelik düzenlemelerin ve mali teşvikler konusunda farkındalık yaratılmasına destek verecek.

LNG’nin 2050 hedeflerini ulaşmada kısa ve orta vadede en önemli yakıt olacağının örneklerinden birisi de İngiltere ve ABD arsındaki işbirliğiyle de kendini kanıtlıyor. Londra merkezli enerji şirketi INEOS, ABD’li LNG şirketi Sempra Infrastructure ile 20 yıl boyunca yılda 1,4 milyon MPTA potansiyelli LNG tedariki için bir antlaşma imzaladı .

Antlaşmayla birlikte ABD’den etan ihraç eden en büyük müşterilerden biri olan INEOS, küresel LNG pazarına da giriş yapmış oldu.

INEOS Energy Trading, LNG’yi küresel pazarlara pazarlayacak ve Avrupa’da kendi endüstriyel ihtiyaçlarını karşılayacak. Şirket, antlaşmanın enerji piyasaları için kritik bir zamanda yapıldığını ve bu sayede oldukça ihtiyaç duyulan arz güvenliğinin sağlanacağını açıkladı.

LNG’ler, ABD’de yürürlüğe giren Port Arthur LNG Faz 1 projesinden veya Cameron LNG Faz 2 projelerinden gemiler üzerinden ücretsiz olarak teslim edilecek.

Port Arthur LNG geliştirme projesi, Teksas, Jefferson County’de 13,5 MTPA’ya kadar işlem yapılmasına izin verilen bir tesis. Ayrıca Sempra Infrastructure, Hackberry, Louisiana’da önerilen 6,75 MTPA’lık Cameron LNG Faz 2 projesinin geliştirilmesi için Cameron LNG ortaklarıyla da bir HOA imzaladı.

INEOS ayrıca aynı enerji kaynaklarına erişmelerine yardımcı olmak için Avrupa’daki diğer endüstriyel enerji kullanıcıları ile ortaklıklar kurmayı planladığını da açıkladı.

Exmar yakıt ikmaline başlamak için hazırlıklarına devam ediyor
Avrupa’dan LNG yatırımı yapan bir diğer kuruluş da Belçika merkezli nakliye şirketi Exmar oldu. Şirket, FSRU S188’in Singapur’dan Hollanda’ya geldiğini ve Eemshaven’daki Gasunie şirketi tarafından işletilen Hollanda LNG terminalinde yakıt ikmaline başlamak için hazırlıklarının devam ettiğini açıkladı. FSRU şimdilik Rotterdam’daki Damen Tersanesi’nde demirli durumda.

Gasunie, FSRU  S188’i Hollanda, Groningen’deki Eemshaven’de  yüzen bir  LNG  ithalat terminali olarak kullanacak.

Ayrıca, Gasunie yan kuruluşu EemsEnergy Terminal BV, bu ikinci FSRU ile Eemshaven’daki yeni LNG terminalini genişletecek. FSRU ile birlikte terminalin kapasitesi sekiz milyar metreküp LNG’ye çıkacak.

Amerika ve Avrupa LNG için masada
ABD ve Avrupa arasındaki bir diğer LNG projesiyse Venture Global ve Alman enerji şirketi EnBW arasında gerçekleşti. İki şirket, yılda 1,5 MTPA LNG için iki uzun vadeli satış ve satın alma antlaşması imzaladı.

LNG, 2026’dan itibaren Venture Global’in Plaquemines ve CP2 tesislerinden gelecek. Antlaşmaya göre EnBW, 20 yıl boyunca Plaquemines LNG’den 0,75 MTPA ve CP2 LNG’den 0,75 MTPA LNG satın alacak.

Antlaşmayla birlikte PGNiG, BP, Shell, Repsol, Edison ve GALP ile hâlihazırda anlaşmalar açıklamış olan Venture Global’in bir sonraki Avrupalı ​​müşterisi ise EnBW oldu.

Calcasieu Pass LNG üretimine başladı
Venture Global’in ilk tesisi Calcasieu Pass, Ocak 2022’de LNG üretimine başladı. Şirket ayrıca Louisiana’da ilave 60 MTPA üretim kapasitesi geliştiriyor. Ayrıca LNG tesislerinin her birinde karbon yakalama ve arıtma (CCS) projeleri de yer alacak.

Şirketin yeni projesi CP2 LNG, Calcasieu Geçidi’nin bitişiğindeki Cameron Parish’te gerçekleşecek.

Venture Global ayrıca, Louisiana’nın Plaquemines LNG ihracat tesisinin ilk aşaması için mayıs ayında bir FID aldı. İlk faz 13,33 MTPA kapasiteye sahip.

Maliyeti düşürecek çözümler üretiliyor
LNG kullanımına yönelik yaşanan küresel yığılma beraberinde yakıtın maliyetini düşürecek çözümlerin de geliştirilmesini sağlıyor. POSCO ile 10 yıldan uzun bir süredir ortak çalışmalar yürüten DSME, küresel gemi inşa endüstrisinde bir ilki gerçekleştirdi ve LNG yakıt tanklarına yüksek manganlı çelik uyguladı.

LNG yakıt tankları, çevre dostu çift yakıtlı gemilerin temel ekipman olarak görülüyor. Yeni icadını duyuran DSME, çok büyük petrol tankerine (VLCC) yüksek manganlı çelik kullanan IMO Type-C LNG yakıt tanklarının kurulumu için de bir tören düzenledi.

Bugüne kadar, kriyojenik koşullarda(-163℃) sıvılaştırılmış doğal gaza dayanıklı kargo ambarları ve yakıt tankları için Invar, alüminyum ve paslanmaz çelik gibi malzemeler kullanılıyordu.

Ancak bu malzemelerin yüksek maliyeti, üretim aşamasının zor olması ve düşük mukavemet gibi dezavantajları vardı. Yeni geliştirilen yüksek manganlı çelik LNG yakıt deposunun bu eksikliklerin üstesinden gelmesi bekleniyor. Ayrıca, konvansiyonel malzemelerden daha düşük bir fiyatı bulunan malzemenin, yüksek mukavemet ve aşınma direncinin yanı sıra kriyojenik sıcaklıklarda iyi bir performansa sahip olduğu belirtiliyor.

Yüksek manganlı çelik endüstrinin dikkatini çekti
Tüm bu avantajları sayesinde yüksek manganlı çelik, LNG yakıt tankları için yeni nesil malzeme olarak endüstrinin dikkatini çekmiş durumda. Her iki şirket de yüksek manganlı çeliğin ön işleme sürecinden kaynak aşamasına ve nihayetinde LNG yakıt tankları olarak kullanımına kadar tüm süreçte tankla ilgili teknolojileri birlikte geliştiriyor.

Hedef 2050
IMO’nun 2050 hedefi Yunan armatörlerin de radarında. Haziran başında Atina’da düzenlenen denizcilik fuarı Posidonia’da yapılan bir toplantıda, MAN Energy Solutions ve Yunan armatörlerin önde gelen ticaret birliği olan Yunan Armatörler Birliği (UGS), denizciliği karbondan arındırma politikası kapsamında özellikle testler üzerine ağırlık verilmesi konusunda karşılıklı taahhütlerde bulundular. Ayrıca alternatif yakıtların ve daha genel olarak denizcilik değer zincirinin geliştirilmesi konusunda da görüş birliği oluşturuldu. Yapılan açıklamalarda, bu gelişimin de motor tasarımcılarının ve üreticilerinin üstleneceği sorumluluğun ve 2050 hedefi için birden fazla paydaşın katkısını gerektirdiği ifade edildi.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.