Ana sayfa Haberler Deniz Ticareti İhracatta, serbest bölgeler ve firmaların potansiyel hacmi arttı

İhracatta, serbest bölgeler ve firmaların potansiyel hacmi arttı

0
Farklı ticaret ve iş yasalarının bulunduğu özel ekonomik bölge statüsündeki Serbest Ticaret Bölgelerinde (STB) faaliyet gösteren işletmeler; kendilerini gümrük vergilerinden muaf tutan özel gümrük düzenlemeleri ile çalışıyorlar. Havalimanları, limanlar ve ulusal sınırlar gibi özel bölgelerin yakınlarında konuşlanmış bu serbest ticaret bölgeleri yaklaşık 67 bin kişiye istihdam sağlarken; 2017’de ortaya çıkardığı 19 milyar dolarlık ticaret hacmi ile ülke ekonomisine kazandırdığı döviz dikkat çekiyor. Serbest Ticaret Bölgelerinde ihracat gerçekleştirilen firmaların, mevzuat nedeniyle Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) başarı sıralamalarında olmamasıysa başka bir dikkat çekici nokta.
Antalya Serbest Ticaret Bölgesi
Serbest Bölgeler Kanunu’nun verdiği yetkiyle Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulan Antalya Serbest Ticaret Bölgesi, arazi ve altyapı finansmanı devletçe karşılanan, hisselerinin yüzde 34’ü kamuya, yüzde 66’sı özel sektöre ait bir yapıdan oluşuyor. Firmalar özelinde bakıldığında ise bölgede gemi ve yat alanında faaliyet gösteren şirketlerin ağırlıkta olduğu görülüyor. Özellikle bölgede, 2018 yaz döneminin ilk 8 ayında 10 yat tamamlanarak sahiplerine teslim edildi. Edinilen bilgiye göre, yatların toplam satış bedeli ise 63 milyon dolar, ortalama uzunlukları ise 23 metre. Diğer taraftan 2000 yılından 2018’e kadar bölgede 382 yat teslim edildi. Tamir bakım alanında ise 2008 yılından itibaren toplamda 110 teknenin bakım-onarımı yapıldı. Bakımı devam eden teknelerle birlikte bu alanda toplamda 23 milyon dolarlık gelir elde edildi. Mevcut rakamı artırmak adına bölgede yatırımlar devam ediyor.

Kocaeli Serbest Ticaret Bölgesi

KOSBAŞ Genel Müdürü Ertuğrul Işıksoy

Kocaeli Sanayi Odası’nın katkılarıyla 29 Ekim 2001 tarihinde kurulan Kocaeli Serbest Ticaret Bölgesi (KOSBAŞ), toplam 798 bin m2 alan içerisinde faaliyetlerine devam ediyor. Bölgede gerçekleştirilen gemi ve yat ihracatı ise 51 milyon dolardan fazla. 2018’de yaşanan ekonomik dalgalanmalara rağmen 114 milyon dolarlık bir ihracat hacmine ulaştıklarını anlatan KOSBAŞ Genel Müdürü Ertuğrul Işıksoy, “2018’de bölgeden Türkiye’ye yapılan ithalat ise 57 milyon dolar. Bu rakamlara göre Serbest Bölge ile Türkiye arasında 2018 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 100 seviyelerinde gerçekleşmiştir,” diye konuştu. Kocaeli Serbest Bölgesinin denizcilik sektöründeki iyileşmeye paralel olarak, daha fazla gelişeceğini dile getiren Işıksoy, “2019 yılından beklentimiz, ticaret hacmi ve istihdamda önemli bir artış sağlayacağımız yönündedir,” dedi. Diğer taraftan bölgenin istihdam durumuna ilişkin bilgi veren Işıksoy, “Bölgede bugün itibarıyla istihdam 2 bin kişiye ulaşmış bulunmaktadır, 2019 yılında istihdam hedefimiz 2 bin 500 kişidir. Bölge firmalarının siparişe dayalı üretim hacminin 2019 yılında artacağını ön görüyoruz. Bu durum, bölgenin ekonomiye sağlayacağı katma değeri de artıracak,” dedi.

Avrupa Serbest Bölgesi
Türkiye’nin en büyük özel sektör sanayi projelerinden biri olan Avrupa Serbest Bölgesi’nin (ASB) temeli, 8 Ağustos 1998 tarihinde atıldı. Bölgenin resmi açılışı ise 2003 yılında gerçekleştirildi. Tekirdağ-Çorlu’da 2 milyon m2 alan üzerine kurulan ASB’de şu an için 200 firma faaliyet gösteriyor. Ayrıca, bölgedeki istihdam ise 3 binin üzerinde. Özellikle gemi ve yat alanındaki ihracat hacmi ise Türkiye İhracatçılar Meclisi 2018 verilerine göre, toplamda 8 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ayrıca bölgede denizcilik alanında faaliyet gösteren bazı firmaların yatırımları da devam ediyor. Bölge Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, denizcilik alanında faaliyet gösteren firmaların yatırımlarını tamamlamasıyla bu alanda kayda değer bir ihracatın gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

“100 milyon dolarlık ciro hedefine ulaştık”

ARES Tersanesi Genel Müdürü Özgün Utku Alanç

ARES Tersanesi, toplam 40,000 m2’si kapalı üretim alanı olmak üzere, iklimlendirilmiş dört adet üretim tesisi, mobilya fabrikası, çekek yeri, metal, kompozit ve marangoz atölyeleri, boya fırınları ve eğitim derslikleri ile Antalya Serbest Bölgesinde üretim yapıyor. Tersanenin faaliyet alanları dahilinde dizayn ve inşa ettiği başlıca ürün sınıfları arasında karakol botları, muharip gemiler, lojistik destek gemileri, yolcu tekneleri, gezi tekneleri ve yatlar bulunuyor. Firma, bugüne kadar; Katar, Bahreyn, Umman, Nijerya, Gürcistan, Tanzanya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkmenistan başta olmak üzere önemli ihracatlar gerçekleştirdi. Serbest Bölge’de faaliyet göstermenin sağladığı başlıca avantaj olan kurumlar vergisi muafiyetinden yararlandıklarını dile getiren ARES Tersanesi Genel Müdürü Özgün Utku Alanç, “2018 yılı ciro beklentimiz 100 milyon dolar civarındaydı ve bu rakama ulaştığımızı mutlulukla ifade edebilirim. Tabi malumlarınızdır gemi inşa, üretim sektöründeki diğer alanlara kıyasla daha uzun soluklu takvimlerden oluşuyor. Bir sözleşmenin imzalanması ile fiilen inşanın başlaması ve bir nakit akışı sağlanması arasında geçen zaman bazı projelerde bir yılı dahi aşabiliyor. Dolayısıyla faaliyette olan milyar dolarlık bir/birkaç proje, seçilen bir yıllık bir zaman zarfında hiç nakit girişi yaratmayabilir. Elbette başarılı bir planlama ve üretim takvimi ile müteakip yıllar bunun tam aksine olumlu rakamlara işaret edecektir,” dedi.

“2023 için yeni bir askeri gemi ihracat rekoru kırmaya kararlıyız”
2019 yılı itibarıyla dördü ihracat biri Milli Savunma Sanayisi olmak üzere; toplam 132 parça gemi/bot içeren beş farklı projeye başladıklarını açıklayan Alanç, “Öte yandan üretim takvimleri gereği ana teslimatların büyük bir kısmının 2020 yılında başlayacak olması nedeniyle, 2019 sonunda ciro beklentimiz 100 milyon doların bir miktar altındadır. Ancak 2023 yılı itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni askeri gemi ihracat rekorunu kırmaya kararlıyız,” şeklinde hedeflerinin altını çizdi. Serbest Bölgelerin önemli bir ihracat potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Alanç, “Serbest Bölgelerin ihracat hacmi yadsınamayacak ölçüdedir. Zaten Serbest Bölgelerin kuruluş gayesi ve faaliyet amacının merkezinde ihracat prensibi vardır. Öte yandan Serbest Bölgelerde yapılan söz konusu ihracatın TİM sıralamasında olmamasına hiçbir itirazımız olamaz. Naçizane görüşümüz, TİM tarafından ilan edilen ihracatçı bilgileri ve ihracat sıralamalarının ülke çapına mâl edilmemesi, TİM çatısı altında bulunan firmalar arasında yapıldığının açıklanması yönündedir,’’ diye konuştu.

“Yeni pazarlara girişte devlet desteği önem arz ediyor”
Denizcilik alanında devlet desteği ve teşviklerin 90’lı yılların sonunda başladığını ve 2000’li yıllarda artarak devam ettiğini kaydeden Alanç, “Halihazırda gelinen nokta oldukça iyi bir seviyede ancak yeterli değil. Özel tersanelerin, özellikle dış pazarlarda, hele hele ilk kez giriş yapılması hedeflenen bir ülkede, yanında devlet himayesi ve desteği ile görücüye çıkması elzemdir. Bugün örneğin Avrupalı birçok tersane, kayıtlı bulunduğu ülkenin hükümetinin desteği ile dünyanın farklı kıtalarında boy gösteriyor. Hatta birçok durumda devletin himaye sağlamasının yanı sıra, tersanenin potansiyel müşterilerine devletlerarası finans desteği sağlamaya kadar varan fırsatlar sunulmaktadır. Bunun yanı sıra, özel tersanelerin de ülke ve son kullanıcı ayrımı gözetmeksizin, yüksek kaliteden hiç taviz vermeden, her girdikleri ülkede önce güven inşa ederek yollarına devam etmeleri gerekmektedir. Bu da özetle, tersanelerin uzun ufuklu, geniş vizyonlu planlar yapmaları ve asıl olanın gemi satmak değil, sürdürülebilir ihracat olduğunu özümsemeleri gerekliliklerini doğuruyor,” dedi.

“2018’de belirlenen hedeflere ulaştık”

OCC Yachting İdare
Müdürü Emrah Üstün

OCC Yachting İdare Müdürü Emrah Üstün, 2009 yılında Antalya’da faaliyete geçtiklerini belirterek, “Antalya Serbest Bölgesinde yer almamızın en büyük nedeni, Serbest Bölge koşullarında daha iyi standartlarda üretim yapabileceğimize inanmamızdır,” şeklinde konuştu. Firma olarak 2018’de belirlenen ciro hedeflerine ulaştıklarına değinen Üstün, “Üretim kısmında 1 adet OCC Cruiser 40.2 motor yatımızı ürettik. Teknemizin adı TAMAR, güzel bir tekne oldu,” dedi. Ayrıca son birkaç yılda bakım onarım faaliyetlerine ağırlık verdiklerine ve özellikle geçmiş dönemlerde inşa ettikleri bazı tekne ve yatların da tamir bakımını yaptıklarına işaret eden Üstün, “Son 3 yılda bakım onarıma daha fazla eğildik. Ortalamada yıllık bazda 8 adet teknenin bakım onarımını yaptık ve tekrar filomuza gönderdik. Tekneler bize ait olduğu için genelde kasım gibi tekneleri Serbest Bölgedeki hangarımıza getirtip, bakım onarımlarına başlıyoruz. Sonrasında ise mart, nisan, mayıs periyodundaki sezona hazır hale getirmek için çalışıyoruz. Ciro hedefimize o nedenle kendimize göre ulaşmış olduk,” bilgisini verdi.

“Serbest Bölgeler yabancı yatırımcılar için cazip yerler”
Serbest bölgelerin yabancı yatırımcıları çekmek adına cazip avantajlar sunduğunu da kaydeden Üstün, “Serbest bölge sistemi aslında yabancı yatırımcıları çekmeye yönelik bir sistem. Dolayısıyla mevzuattan dolayı burada faaliyet gösteren firmaların TİM kayıtlarında alınmamasını belki anlayabiliriz. Çünkü bu bölge sınırlarında yabancı yatırımcılara gelen hammaddelerin çoğu yabancı menşeli ve malum bazı kriterlerin yerine getirilmesi şartı ile de vergilerden muaf,” dedi.

Denizcilik sektöründe ön plana çıkan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üstün, “Denizcilik sektörü öyle bir çember içinde ki; birden fazla bakanlığın konusu içinde hareket etmeniz gerekiyor. O nedenle kurumların bazen birbirinden haberi olmuyor ya da bazı kuralları tam oturtamadığı için zorluk çekiyoruz. Çünkü Ulaştırma Bakanlığına bağlı liman başkanlıkları ile gerek Gümrük, gerekse Serbest Bölgeler Müdürlüğü derken bazen yapacağınız işlem işin içinden çıkılamaz haller alıyor,” değerlendirmesinde bulundu.