Ana sayfa Haberler Çevre KİD bağlamında denizcilik sektörü ve finansman

KİD bağlamında denizcilik sektörü ve finansman

0
KİD
KİD

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Bankacılık ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hatice Nur Germir küresel iklim değişikliği özelinde denizcilik sektöründe yaşanan değişimleri ve finansal gelişmeleri MarineDeal News okuyucuları için değerlendirdi

Ulusal ve uluslararası düzeyde ekonomik faaliyetlerin odağında bulunan dünyanın sürdürülebilirlik ihtiyacı giderek artış kaydetmektedir. Avrupa Birliği’nin bu amaçla hazırladığı “Yeşil Mutabakat” küresel ölçekte ekonomilerde ve ticarette etki yapacak olan tüm faaliyetleri tanımlar hâle gelmiş bulunmaktadır.

Ana amacı, iktisadi faaliyetleri sıfır karbon salınımı sağlar duruma getirmek olan Yeşil Mutabakat ile ortaya konulan düzenlemeler içinde, karbon vergisi uygulanması kamuoyunda öne çıkmaktadır. Bu esas hedefe ulaşılması ekonomilerde, sanayilerde ve firmalarda köklü değişikliklerin yapılmasını gerekli kılmaktadır. Köklü değişimler veya kalıcı dönüşümler önemli finansman ihtiyacını da beraberinde getirmektedir. Nitekim AB bu dönüşüm için şimdiden 750 milyar euro kapsamında bir destek ve finansman paketi açıklayarak Yeni Nesil olarak adlandırılan AB fonunun yüzde 30’unun yeşil, yüzde 20’sinin dijital dönüşüm için kullanılacağını bildirmiştir.

Küresel iklim değişikliği ve denizcilik sektörü
Küreselleşmeyle birlikte Türkiye’de olduğu gibi, dünyada da artış kaydeden uluslararası ticaretin yüzde 90’ı deniz taşımacılığı ile yapılmaktadır. Denizyolu ile yapılan taşıma hacminin son yarım yüzyılda 20 kat artış göstermesinin yanı sıra 2019’da tüm dünyada taşınan yüklerin hacmen yüzde 84 oranında denizyoluyla taşınmış olması da küresel denizyolu taşımacılığının önemine dair kayda değer göstergelerdir.

Denizcilik Sektör Raporu 2021’e göre; küresel deniz yolu ticaretinin 2021’de yüzde 4,2 oranı ile 12 milyar tona ulaşacağı ve deniz ticaretinin toplam 12,446 milyar ton olarak gerçekleşeceği beklenmektedir.

Türk Deniz Ticaret Filosu’nun ithal ve inşa durumları itibarıyla sayısal ve tonaj analiz tablosuna bakıldığında; 1000 GT ve üzeri 505 adet geminin 270’inin ithal ve 235’inin inşa yoluyla edinildiği, ithal gemilerin dwt’inin 5 milyon, inşa gemilerin ise 1,4 milyon olduğu, 505 adet toplam geminin yüzde 26,3’ünün kuru yük gemileri, yüzde 11,7’sinin kimyevi madde tankerleri, yüzde 9,3’ünün konteyner gemileri, yüzde 9,3’ünün hizmet gemileri ve yüzde 9,1’inin dökme yük gemileri, yüzde 34,3’ünün diğer grubundaki gemilerden oluştuğu görülmektedir. Marmara ve Batı Karadeniz’de yoğunlaşan Türk gemi inşa sanayisinin faal yerleri olan tersanelerin sayılarının ise 2002 yılında 37 adetten Mart 2021 itibarıyla 84’e ulaştığı, 10 tersanenin yatırım aşamasında olduğu ve 15 alanın da tersane alanı olarak belirlendiği bildirilmektedir.

Paris Anlaşması ve IMO
Uluslararası iklim rejiminde yeni bir dönemi başlatan Paris Anlaşması, 4 Kasım 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anlaşma kapsamındaki statüsünün belirsizliği nedeniyle Türkiye, Paris Anlaşması’nı imzalamış, ancak 6 Ekim 2021 itibarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylamıştır. Paris Anlaşması küresel ısınmayı sanayi öncesi seviyelere indirerek 1,5 santigrat derece ile sınırlandırmayı amaçlamaktadır. Uzun vadeli hedeflere ulaşabilmek için en kısa sürede sera gazı emisyonlarında sınırlandırmayı hedefleyen düzeyde bir ilk olan Paris Anlaşması, ekonomik ve sosyal düzeyde gereksinim duyan ülkelere mâli, teknik ve kapasite geliştirme desteği sunan, “gelişmiş ülke statüsünde yer alan” ülkelere de daha az donanıma sahip ve daha savunmasız ülkelere finansal yardım sağlama yoluyla iklim krizi ile mücadele etme ve etkilerine uyum sağlama görev ve sorumluluğunu da yüklemektedir.

Paris Anlaşması’nın gelişmekte olan bir ülke olan Türkiye’nin katkı beyanları çerçevesinde anlaşma ve mekanizmalarının ekonomik ve sosyal kalkınmamızı negatif etkilememesi koşuluyla TBMM’de onaylanması akabinde, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS)’nin Türkiye’nin “gelişmekte olan bir ülke” statüsüne geçme talebini onaylaması beklenmektedir. Böylece Türkiye, küresel sıcaklık artışının 1,5 derece ile sınırlandırılmasına ve 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarını sıfırlamak için taahhütlerini hayata geçirebilme fırsatına kavuşmuş olacaktır. 

2015 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) taraflarınca kabul edilerek 2016 yılında yürürlüğe giren Paris Anlaşması, iklim değişikliği tehdidine karşı küresel tepkiyi güçlendirmeyi temel prensip olarak belirlemiştir. İçinde bulunduğumuz yüzyılda küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 2 santigrat derecenin çok altında tutarak ve sıcaklık artışını 1,5 santigrat derece ile daha da sınırlamaya yönelik çabaları sürdürmeyi amaçlayan Paris Anlaşması uluslararası nakliyeyi içermemekle birlikte, endüstri için düzenleyici kurum olarak IMO uluslararası nakliyeden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını azaltmayı taahhüt etmektedir. IMO, BM İklim Değişikliği Konferanslarına katılarak, Uluslararası havacılık ve deniz taşımacılığı için kullanılan yakıttan kaynaklanan emisyonlara ilişkin 10’uncu gündem maddesi kapsamında Bilimsel ve Teknolojik Danışmanlık Yardımcı Organı (SBSTA)’na güncellemeler sağlamaktadır.

2023 yılına kadar revize edileceği bildirilen, 2018 İlk IMO Sera Gazı Stratejisi bir politika çerçevesi olarak lanse edilmiştir. Denizcilikten kaynaklanan sera gazı emisyonlarının azaltılmasında belirlenen kilit hedefler şunlardır;

1-Uluslararası denizcilikten kaynaklanan yıllık sera gazı emisyonlarını 2050 yılına kadar 2008’deki seviyelerine kıyasla en az yarı yarıya azaltmak ve bu yüzyılda denizcilikten kaynaklanan sera gazı emisyonlarını mümkün olan en kısa sürede tamamen ortadan kaldırmak için çalışmak,

2-İlk Sera Gazı Stratejisi, uluslararası deniz taşımacılığının karbon yoğunluğunda (nakliye işi başına CO2 emisyonlarını azaltmak için), uluslararası denizcilik genelinde ortalama olarak 2030 yılına kadar en az yüzde 40 oranında azaltmayı ve 2008 yılına kıyasla 2050 yılına kadar yüzde 70’e kadar olan çabaların sürdürülmesini öngörmektedir.

Deniz taşımacılığının karbondan arındırılması için bir rota oluşturmasının gerekliliği
Uluslararası ticareti kolaylaştırıp uluslararası ölçekte ekonomik kalkınmayı teşvik etme noktasında çok önemli bir rol oynayan küresel deniz taşımacılığı, küresel sera gazı (GHG) emisyonlarının yaklaşık yüzde 3’ünü üreterek yıllık bazda dünyanın başlıca hava kirleticilerinden bazılarının tahmini yüzde 15’ini yayarak küresel iklim değişikliğine ve yerel hava kirliliğine dair katkıda bulunmaktadır. Olumsuz çevresel etkileri nedeniyle artan bir baskı altına giren sektöre, 2018 yılında, Birleşmiş Milletler’in uluslararası deniz taşımacılığını düzenleyen özel bir kuruluşu olan Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), sektöre güçlü bir bildiride bulunduğu İlk Sera Gazı Stratejisi ile denizciliğin GHG emisyonlarının 2050 yılına kadar 2008 seviyelerinin en az yüzde 50 altına düşürülmesini ve bu yüzyılda mümkün olduğunca hızlı bir şekilde tamamen ortadan kaldırılmasını zorunlu kıldığını bildirmiştir. Büyük ölçüde tamamen fosil yakıtlara, özellikle de “katran”a benzeyen ve büyük miktarlarda karbon ve kükürt içeren, oldukça viskoz bir artık yakıt olan ağır fuel oil’e bağımlı olan bir sektör için büyük bir zorluk teşkil etmektedir.

UMAS uzmanlarının katkılarıyla Dünya Bankası tarafından hazırlanan bir dizi yeni rapor ile deniz taşımacılığının karbondan arındırılmasının, gelişmekte olan ve yükselen ekonomiler de dâhil olmak üzere ülkeler için benzersiz bir iş ve kalkınma fırsatı sunduğu vurgulanarak, büyük yenilenebilir enerji kaynaklarına sahip gelişmekte olan ülkeler için kendi yerel enerji ve endüstriyel altyapılarını modernize ederken yaklaşık 1 trilyon dolardan daha fazla düzeyde gelecekteki yakıt pazarından yararlanmak anlamına geldiği ifade edilmektedir.

Denizcilik sektörünün önde gelen müşterileri, gemi sahiplerinin ve IMO’nun önüne geçerek, denizcilik emisyonlarını raporlamak için bankalar tarafından takip edilmektedir. Şeffaf iklim raporlaması için yeni bir ölçüt belirleyip gemi seçimi sırasında karar vermede verimlilik ve emisyonları ön plana çıkaran Deniz Kargo Tüzüğü, iklimle uyumlu deniz taşımacılığını desteklemek için iklimle ilgili hususların kiralama kararlarına entegrasyonuna izin veren küresel bir çerçevedir. Deniz Kargo Tüzüğü deniz taşımacılığının karbon yoğunluğu etrafında şeffaflığa doğru büyük bir adım olup; tedarik zincirleri boyunca karar vericilerin ayrılmaz bir parçası olarak daha iyi performansın ödüllendirilmesine yol açacağı ve karbon yoğunluğu için gemilerin incelenmesinin güvenlik için yapılan incelemeler kadar yaygın hâle gelmesinin gerekliliği UMAS yetkililerince vurgulanmaktadır.

Denizcilik sektöründe yeşil dönüşümün ilk temsilcileri
Denizcilik sektöründe otonom operasyonlara ve sıfır emisyonlu nakliye yolculuğuna öncülük eden bir proje olarak değerlendirilip yeni tip emisyonsuz konteyner gemilerinin başlangıcı olarak kabul gören dünyanın ilk tamamen elektrikli ve kendinden tahrikli konteyner gemisi Yara Birkeland, Kongsberg ve Vard tarafından geliştirilerek Enova aracılığıyla Norveç Hükûmetinin 15,2 milyon dolarlık desteğiyle inşa edilmiştir.

Mineral gübre taşıyacak olan geminin Porsgrunn ve Brevik arasındaki ticari seferlerine 2022 yılından itibaren başlayacağı bildirilerek, bin ton CO2 emisyonunu keseceği ve karayolu taşımacılığını yılda 40 bin kamyon yüküne kadar azaltacağı belirtilmiştir.

Yalova-Altınova Tersaneler Bölgesi’nde bulunan Tersan Tersanesi tarafından LNG ve batarya ile yüksek enerji verimliliği sağlayan ve düşük emisyon gereksinimlerine uygun bir gemi olarak inşa edilen Havilla Capella üretilerek Norveçli Havila Kystruten firmasına teslim edilmiştir. Norveçli firmanın sipariş verdiği dört gemi serisinin ilki olan Havila Capella, 6,500 kWs batarya kapasitesine sahip olması ile tüm zamanların en büyük batarya kapasitesi sahibi gemi olarak kayıtlara geçmiştir. Yenilikçi güç üretim sistemi, enerji tasarruflu gövde tasarımı ile sıfır karbon emisyonuyla dört saat kesintisiz seyrü sefer yapabilen gemi, rıhtımda hidroelektrik gücüyle şarj edilebilmektedir.

İkinci gemi olan Havila Castor’un yakın zamanda teslim edileceği, üçüncü ve dördüncü kardeş gemiler olan Havila Pollux ve Havila Polaris’in inşa aşamasında olduğu ve 2022 yılı içinde teslim edileceği Tersan Tersanesi’nden yapılan açıklama ile bildirilmiştir.

Yeşil dönüşüm ve finansman
Dünya üzerindeki en büyük bütünleşmiş ekonomi ve ticaret bloku olan AB ilan ettiği Yeşil Mutabakat regülasyonları doğrultusunda 2050 yılına kadar “sıfır emisyon salınımı” olan, iklim nötr bir kıta hâline gelmeyi hedeflediğini bildirmiştir. Gümrük Birliği sürecinde ve AB’ye aday ülke konumunda olan Türkiye ihracatının yüzde 40’dan fazlasını AB ülkelerine yapmakta ve ithalatının da yüzde 30’dan fazlasını AB ülkelerinden gerçekleştirmektedir. Ticari ve ekonomik bağlamda karşılıklı etkileşim hâlinde olduğumuz AB’nin belirlediği Yeşil Mutabakat kapsamında belirlenen 11 öncelikli alan, “iklim değişikliği ile mücadele”, “temiz, erişilebilir ve güvenli enerji”, “temiz ve döngüsel ekonomi için sanayi”, “enerji ve kaynak verimliliği sağlanmış binalar”, “sürdürülebilir ve akıllı hareketlilik/ulaşım”, “tarladan sofraya tarım”, “ekosistem ve biyoçeşitlilik”, “sıfır kirlilik”, “toksinlerden arınmış çevre”, “araştırma altyapılarına destek için bilginin güçlendirilmesi”, “vatandaşların sürdürülebilir ve iklim değişikliğinden arındırılmış bir Avrupa’ya geçiş için bilgi ve beceri olarak hazırlanması ve uluslararası işbirliği” olarak belirlenmiştir.

IMO, getirdiği tedbirlerle karbon salınımının azaltılmasında içinde bulunduğumuz yüzyılın sonuna kadar olacak şekilde bir hedef koyarken AB, Avrupa Yeşil Mutabakatı (European Green Deal) ile 2030 yılına kadar karbon salınımını yüzde 50 azaltmayı, 2050 yılında sıfır karbon salınımını hedeflemektedir. AB, 1,1 trilyon euroluk bütçesinin yanı sıra 750 milyar euroluk Yeni Nesil Avrupa Fonu oluşturarak bu fonun yüzde 30’unu yeşil, yüzde 20’sini dijital dönüşüm için kullanmayı hedeflemektedir. AB 1,8 trilyon euroluk 2021-2027 ortak bütçesinin üçte birini yeşil dönüşüme ayırmayı planlamaktadır. Türkiye aday ülke sıfatıyla yararlanabildiği Katılım Öncesi Yardım Aracı  (IPA) fonlarından 2021-2022 dönemi için 1,3 milyar euro fon talebinde bulunmuştur. Yeşil dönüşüme yönelik proje üretilmesi ile IPA fonlarının yanı sıra yine aday ülke olarak AB programlarına da katılabilme, Ufuk Avrupa’nın, 2021-2027 döneminde 95,5 milyar euroluk bütçesinde kamu ve özel sektör olarak yeşil dönüşümü hızlandıracak doğru projelerle bu fonlardan da yararlanabilme imkânımız bulunmaktadır.

Avrupa İmar ve Yatırım Bankası (EBRD) 2009’dan bu yana Türkiye’ye yaklaşık 14 milyar euro finansman sağlayarak 168 yeşil projeye toplam 6,2 milyar euro kaynak ayırmıştır, EBRD’nin özellikle Green Shipping konusundaki desteklerinden yararlanmak üzere KOBİ’ler başvuruda bulunabilirler. 

Avrupa Yatırım Bankası (EİB) Green Shipping, deniz taşımacılığının GHG salınımının azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması ve yeşile dönüşümü sağlamayı Trans-Avrupa Ağı politikasının temel bir hedefi olarak benimsemektedir. 11 Mayıs 2016 tarihinde yayımladığı Spliethoff Nakliye Yenileme, Baı- Mont St-Mıchel II Finansmanı ve Eureka Denizcilik Finansmanı alt başlıklarındaki Yeşil Nakliye Garantisi (Green Shipping Guarantee-GSG) programını uygulamaktadırlar. Yeşil Nakliye Garantisi programının amacı, Avrupalı ​​denizcilik şirketleri tarafından daha yeşil teknolojilere yapılan yatırımların uygulanmasını hızlandırmak olup; program, gemi finansmanı konusunda uzmanlaşmış finans kuruluşları ile bir garanti çerçevesi olarak yapılandırılmaktadır. Konsepti geliştirmek ve göstermek için program, belirlenen pilot işlemleri olan seçilmiş ortak kurumlarla bir pilot aşama ile başlatılmaktadır. Garanti programı, İklim Eylemi girişimleri de dâhil olmak üzere sürdürülebilir ulaşım ve çevre korumayı teşvik eden yeni gemiler, gemilerin dönüştürülmesi ve güçlendirilmesi başta olmak üzere gemi inşa projelerini finanse etmeyi amaçlamaktadır. Her bir projenin kapsamının tam değerlendirmesi, ilgili değerlendirme sırasında yapılmakta olup, armatörlerin/yüklenicilerin, gemilerinin köklü ve deneyimli operatörleri olması ve ayrıca program kapsamında önerilen işleri üstlenmek için gerekli yetkinliğe sahip olmaları beklenmektedir. Ayrıca, bu tip gemilerin inşası için ilgili tüm çevre sertifikalarına sahip olmaları istenmektedir. Tedarik konuları, her bir proje değerlendirmesi sırasında değerlendirilecek olup, kamu veya özel her proje sahibinin tersane seçimi için AB tedarik prosedürlerinin tatmin edici bir şekilde uygulandığını bankaya göstermesi gerekmektedir. Banka, özellikle tersane seçimi ile ilgili olarak açık ve adil seçim ihalelerinin yapılıp yapılmadığını ve seçilen tersanelerin hiçbirinde devlet yardımı veya fikri mülkiyet hakkı sorununun olup olmadığını değerlendirecektir.

Uluslararası ticaretin gelişmesiyle birlikte 2018 yılından itibaren ivme kazanan küresel iklim değişikliği ile mücadele politikalarına entegre olabilmek, böylece tüm sektörlerde rekabetçiliği destekleyip güçlendirmek adına Ticaret Bakanlığı’nın öncülüğünde kamu ve özel sektör işbirliğiyle hazırlanan yol haritası 9 ana başlık, 32 hedef ve 81 eylemi içermektedir. Eylem Planı, Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerine entegrasyonunu ve ülkenin yeşil yatırımlar için bir cazibe merkezi olabilmesini sağlamayı amaçlayarak; sınırda karbon düzenlemeleri, yeşil ve döngüsel bir ekonomi, yeşil finansman, temiz, ekonomik ve güvenli enerji arzı, sürdürülebilir tarım, sürdürülebilir akıllı ulaşım, iklim değişikliği ile mücadele, diplomasi ve Avrupa Yeşil Mutabakatı bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetleri başlıklarını içermektedir. Eylem Planı içinde yer alan, “ulusal teşvik sisteminin yeşil dönüşüme göre gözden geçirilmesi; ulusal enerji verimliliği finansman mekanizmasının geliştirilmesi, Yeşil Tahvil ve Yeşil Kira Sertifikası Rehberi ile İslami Yeşil Finans ürünlerine yönelik Yeşil Sukuk Çalışma Raporu ile Ulusal Döngüsel Ekonomi Eylem Planı hazırlanması, denizcilik sektöründen kaynaklanan zararlı emisyonların azaltılması ve yeşil denizciliğin desteklenmesi; elektrikli araç ve şarj altyapısının geliştirilmesi sağlanacak” hususları, özellikle deniz ticaret filomuzun yenilenmesi için gerekli finansman modellerinin, alternatif çözümlerin üretilmesi açısından farkındalık olduğunu göstermektedir.

Akdeniz ve Karadeniz deniz taşımacılığında yaklaşık yüzde 35 pazar payına sahip olan Türk koster filosunun yenilenmesi adına başlatılan finansal çalışmaların, yaşlanan koster filosunun yenilenmesi amacıyla oluşturulan finans modelinin uygun vade ve maliyet yapısı ile yeniden gözden geçirilerek geliştirilmesine; böylece bölgedeki rekabet gücünün korunabilmesi, çevre ve emniyet açısından risk taşıyan filonun bir an önce yenilenmesi ihtiyacının giderilmesine çalışılmalıdır.

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), CO2 salınımının azaltılmasıyla ilgili bilinç oluşturmak üzere firmalara ücretsiz yerinde enerji verimliliği danışmanlığı desteği vereceklerini bildirerek,  her işletme için verimsiz motorların dönüşümü, ısı kayıplarının giderilmesi gibi konularda raporlar hazırlanacağını, döngüsel ekonomi ve emisyonların azaltılması noktasında devam eden özellikle elektrik motor dönüşümleriyle ilgili de çalışmalarının olduğu, KOSGEB destekli tüm destek mekanizmalarına çevreyi, yeşil kalkınmayı adapte edeceklerini, çalışma grubu yanı sıra yeşil dönüşümle ilgili çeşitli destek planlamaları  yapacaklarını, önceliğin sanayide emisyonların azaltılması olduğunu, emisyon azaltılmasıyla ilgili bilinç oluşturmak için firmalara ücretsiz yerinde ‘enerji verimliliği danışmanlığı’ desteği verileceğini, KOBİ’lerinin tamamının KOSGEB tarafından karşılanacak danışmanlık desteğinden faydalanacağını, her işletme için verimsiz motorların dönüşümü, ısı kayıplarının giderilmesi gibi konularda hazırlanacak raporların bütün masraflarının KOSGEB tarafından karşılanacağı, çıkan raporlar neticesinde ortaya çıkan sonuçlara göre işletmelere makina ekipmanı değiştirmek ve kendi proseslerini iyileştirmek için de ayrı bir destek paketi hazırlandığı kaydedilmiştir.

KOSGEB desteklerinden yararlanabilen denizcilik sektörü kapsamında gemi inşası ve denizyolu taşımacılığına dair birçok sektörel alt başlık bulunmaktadır. Bu alt başlıklar şöyle belirtilebilir; gemi ve tekne yapımı, gemilerin ve yüzen yapıların inşası, yolcu gemi ve tekneleri, feribotlar, tankerler, frigorifik gemiler, kuru yük gemileri, çekici ve itici römorkörler, tarak gemileri, açık deniz gemileri, hover kraftların ve diğer gemilerin inşası (spor ve eğlence amaçlı olanlar hariç), yüzen ve sualtında kalabilen sondaj platformlarının inşası faaliyetleri, savaş gemileri ve denizaltıların imalatı, balıkçı gemi ve tekneleri ile deniz ürünlerinin işlenmesine ve saklanmasına yönelik fabrika gemilerinin yapımı, yüzen rıhtımlar, dubalar, batardolar, koferdamlar, yüzen iskeleler, şamandıralar, yüzen tanklar, mavnalar, salapuryalar, yüzen vinçler, eğlence amaçlı olmayan şişme botlar vb. imalatı, gemiler ve yüzer yapılar için oturulacak yerlerin imalatı, gemiler ve yüzer yapılar için iç bölmelerin imalatı, gemilerin, yüzer platformların ve yüzer yapıların büyük çapta değiştirilmesi ve yeniden inşası, deniz ve kıyı sularında yolcu ve yük taşımacılığı, su taşımacılığını destekleyici diğer hizmetler, iç sularda yolcu ve yük taşımacılığı, uluslararası sularda yapılan diğer yük taşımacılığı, kabotaj hattında gazların tanker gemilerle taşınması (iç sular hariç), kabotaj hattında diğer sıvıların tanker gemilerle taşınması (ham petrolün, petrol ürünlerinin, gazların ve kimyasalların taşınması hariç) (iç sular hariç), kabotaj hattında çoklu taşıma türüne uygun konteynerlerin konteyner gemileriyle taşınması (iç sular hariç), Kabotaj hattında frigorifik gemilerle dondurulmuş veya soğutulmuş malların taşınması (iç sular hariç), Kabotaj hattında dökme kuru yük taşınması (kimyasalların taşınması hariç) (iç sular hariç), Kabotaj hattında ham petrolün, petrol ürünlerinin ve kimyasalların tanker gemilerle taşınması (gazlar hariç) (iç sular hariç), Uluslararası sularda gazların tanker gemilerle taşınması, Uluslararası sularda çoklu taşıma türüne uygun konteynerlerin konteyner gemileriyle taşınması sayılabilir.

KİD

Firmaların makine parklarında yenileme ile karbon salınımının azaltılması, karbon tutma kabiliyetini artırıcı yeni yatırımlar, yenilenebilir enerji kullanımı için güneş enerjisi yatırımları yanı sıra enerji kaynağı verimliliğinde artışı sağlayacak otomasyonel yatırımlar, sıfır atık ve atık çevrimi yatırımları ile lojistik faaliyetlerde elektrikli araçlara geçişin yeni yatırım ihtiyaçlarını ortaya koyduğu gerçeğinden hareketle, yatırımların finansmanı için özel finansman programlarının uygulanması ve AB ile diğer uluslararası kurumların finansman desteklerine de erişim sağlanarak, özel finansman programında; bankaların sürdürülebilirlik yatırımlarının finansmanı için yeşil tahviller ihraç edebilmesi ve ihraç koşullarının daha esnek olması sağlanmalıdır. Bankaların sürdürülebilirlik yatırımlarının finansmanı için özel kredi programlarını geliştirmeleri sağlanmalı, bu kredilerin tutarı kadar Merkez Bankası’ndaki serbest hesaplarında bulunan karşılıkların azaltılarak bankaların özendirilmesi veya karşılık hesaplarındaki meblağların faizlendirilerek nemalandırılması şeklinde ilave kaynaklar ile bankaların kredi verebilmeleri için gerekli olan net çalışma sermayelerinin artırılması sağlanmalıdır. Merkez Bankası, Türk Lirası yeşil kredilere re-finansman olanağı sağlamaya özendirilmeli, sürdürülebilirlik ile uyumlu yatırımların finansmanını sağlayacak yatırım kredileri yedi yıl ve üzeri vadeli, işletme kredileri ise üç yıl ve üzeri vadeli olmalıdır. Karbon piyasası kurularak karbon ticaretinde taraflar için KDV ve kurumlar vergisi istisnası sağlanması ve Kredi Garanti Fonu’nun özellikle gemi inşasındaki mevcut denizcilik sektörüne verdiği desteklerin geliştirilerek artırılması önemlidir.  IMO’nun açıkladığı takvimlerin yanı sıra AB’ye uyum müktesabatı kapsamında Yeşil Mutabakat’ın gereklerinin bir an evvel firmalarımız nezdinde uygulanabilirliğinin artırılabilmesi adına, özel yatırım teşvikleri ve finansman programlarının öncelikle kalkınma bankaları (Türk Eximbank A.Ş. başta olmak üzere) KOSGEB desteğiyle de ticari bankalar ve katılım bankaları nezdinde bir an evvel hayata geçirilmesi sağlanmalıdır.

Türkiye’de bulunan kurumsal nitelikteki büyük denizcilik şirketleri yeşil dönüşüm ve sera gazı salınımının azaltılması konusunda danışmanları ve uzmanları vasıtasıyla çalışmalar sürdürmekte ve dönüşüme adapte olmaya çalışmaktadırlar. Ancak denizcilik sektöründe özellikle kuru yük taşımacılığı yapan firmaların yüzde 60’dan fazlasının KOBİ niteliğinde olduğu dikkate alınarak, deniz ticaret odaları vasıtasıyla düzenlenecek farkındalık eğitimleriyle konunun önemine dikkatleri çekilerek, yenilenme ve dönüşüm için KOSGEB, kalkınma bankaları fonlarına yönlendirilmeleri gerçekleştirilmelidir.

Gemilerin verimliliğinin iyileştirilip sürdürülebilir kılınabilmesi için, üretilen yenilenebilir ve düşük karbonlu yakıtların kullanımının artırılarak sektörün ihtiyacına cevap verebilecek çalışmaların ölçeklerinin büyütülmesi ve bu yöndeki projelerin doğru politikalarla desteklenmesi, bankaların özellikle yeşil dönüşüm konusundaki projelere daha uzun vade ve daha düşük faizlerle kredi kullandırmalarının sağlanabilmesi ve bu doğrultuda karbon salınımının azaltılmasına yönelik sendikasyon kredileriyle fonlanmasının sağlanmasına önem verilmelidir.

Sonuç
Küreselleşmenin adımlarının daha hızlı ve sık hissedildiği özellikle 1980 senesinden bu yana ihracata yönelik sanayileşme stratejisini benimseyen Türkiye, 2023 yılı ihracat projeksiyonu doğrultusunda dünya ticaret hacminden yaklaşık yüzde 1,5 pay almayı hedeflemektedir. Dünyada ve Türkiye’de uluslararası ticaretin yaklaşık yüzde 90’ı deniz taşımacılığı yoluyla gerçekleştirilmektedir. Ekonomik kalkınmada yeni bir kaldıraç olarak değerlendirilebilecek olan yeşil ekonomi, bir kriz değil aksine bir fırsat olarak değerlendirilerek, küresel ekonomide etkin bir aktör olmayı hedefleyen Türkiye için “yeni bir ufka açılan yelkenli” misali denizcilik sektörünün renove edilerek yenilenmesi, enerji verimliliğinin artırılmasında bir fırsat penceresi olarak görülmelidir.

Kaynakça:
ekonomik-gostergeler-merceginden-yeni-iklim-rejimi_20Eylul-high.pdf

https://www.dogrulukpayi.com/bulten/turkiye-paris-anlasmasi-ni-onayladi

https://www.denizcilikdergisi.com/dunya-denizciligi-haberleri/ilk-sifir-emisyonlu-otonom-gemi-seferde/

https://www.kobi-efor.com.tr/dosya/denizcilik-sektoru-buyume-potansiyeliyle-goz-dolduruyor-h12277.html

https://greenvoyage2050.imo.org/  

https://www.imo.org/en/MediaCentre/PressBriefings/pages/39-GHG-SMART-.aspx   

https://www.imo.org/en/MediaCentre/Pages/WhatsNew-1579.aspx  

https://gmn.imo.org/ 

https://wwwcdn.imo.org/localresources/en/OurWork/Environment/Documents/London%20Protocol%20Climate%20Change%20Leaflet%202019%20_FINAL_online%20version.pdf

https://www.imo.org/en/MediaCentre/HotTopics/Pages/Cutting-GHG-emissions.aspx

https://www.ikv.org.tr/ikv.asp?ust_id=5007&id=5235

https://www.kosgeb.gov.tr/site/tr/genel/detay/8021/kosgeb-destek-mekanizmalarini-yesil-kalkinmaya-uyarlayacak

maritimedeal/2020-2023StratejikPlan.pdf

https://tim.org.tr/tr/kose-yazilari-can-fuat-gurlesel-yesil-mutabakat-dunya-ticareti-ve-ihracatim

https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/81-adimda-yesil-donusum-41855568

https://www.tobb.org.tr/Sayfalar/Detay.php?rid=10128&lst=Haberler

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-57837485

https://www.imsad.org

https://iklim.csb.gov.tr

https://ec.europa.eu/info/strategy/priorities-2019-2024/european-green-deal_en

https://www.eib.org/en/projects/pipelines/all/20150334

https://www.kobi-efor.com.tr/kapak/ekosistemi-korumak-icin-yeni-standart-ve-kurallaryesil-mutabakat-h12661.html

https://www.worldbank.org/en/news/feature/2021/04/15/charting-a-course-for-decarbonizing-maritime-transport

https://temizenerji.org/2021/08/04/karbon-emisyonu-vergilerinden-ilk-etkilenecek-sektorler-hangileri/

https://www.uab.gov.tr/uploads/pages/denizcilik/denizcilik.pdf

https://www.temizenerji.org/2021/11/12/sifir-emisyonla-4-saat-kesintisiz-yol-alan-gemi-yola-çikti/

https://www.u-mas.co.uk/

https://www.globalmaritimeforum.org/content/2020/01/Getting-to-Zero-Coalition_Insight-brief_Scale-of-investment.pdf

https://www.u-mas.co.uk/followed-by-banks-shippings-major-customers-sail-ahead-of-shipowners-and-the-imo-to-report-on-their-shipping-emissions/

https://www.marinetraffic.com/tr/ais/details/ships/shipid:6664684/mmsi:257753000/imo:9865570/vessel:HAVILA_CAPELLA

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.