Teklifin en çok eleştirilen 11’inci maddesi, elektrik üretimi amacıyla yürütülen madencilik faaliyetlerinin ‘doğayla uyumlu' şekilde zeytinlik alanlarda yapılabilmesine izin veriyor. Devlet ormanlarında madencilik faaliyetleri için bedelsiz izin verilmesi de bir başka tartışma konusu
Türkiye'nin enerji arzını karşılama amacı taşıdığı iddiasıyla AKP tarafından hazırlanan ve TBMM Genel Kurulu'na gelen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” kabul edilerek kanunlaştı.
Meclis'te yapılan oylamada 454 oy kullanıldı. Yasa teklifi, 255 kabul oyuyla kanunlaşırken, 199 ret oyu verildi. 21 maddeden oluşan teklif, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülürken 18 Temmuz gecesindeki oturumda gerginlikler yaşandı.
21 maddeden oluşan kanun, yenilenebilir enerji yatırımlarını teşvik etmeyi ve yerli kömür santrallerinin ham madde sorunlarını çözmeyi amaçlıyor. Ancak özellikle madencilik faaliyetlerine tanınan yeni ayrıcalıklar ve zeytinlik sahalarıyla ilgili düzenlemeler, çevre ve tarım alanında çalışan sivil toplum örgütlerinin sert tepkisine neden oldu.
Zeytinlik ve ormanlar madenciliğe açılabilecek
Teklifin en çok eleştirilen düzenlemesi olan 11. madde, elektrik üretimi amacıyla yürütülen madencilik faaliyetlerinin “doğayla uyumlu” şekilde zeytinlik alanlarda yapılabileceğini öngörüyor.
11. maddeye eklenen geçici bir madde, elektrik üretimi gerekçesiyle zeytinlik alanlarında madencilik faaliyetlerine izin vererek çevreye ciddi zararlar doğurma riski taşıyor. Teklif ile zeytin ağaçlarının taşınması ya da yerine yenilerinin dikilmesi öngörülse de ekosistemin bütünlüğü ve ağaçların verimliliği geri kazanılamayabilir.
Kanun, aynı zamanda taşınmazları kamulaştırılan yurttaşların zeytinlik alanlarının uygun bedelle madencilik firmaları tarafından kiralanmasının önünü açıyor.
Kanunla birlikte, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreçlerinde ilgili kamu kurumlarının üç ay içinde görüş bildirmemesi halinde onay vermiş sayılması da öngörülüyor.
Ormanlarda bedelsiz izin
Devlet ormanlarında madencilik faaliyetleri için bedelsiz izin verilecek olması da başka bir tartışma konusu. Bu izinler, yalnızca arama değil işletme aşamalarını da kapsıyor ve çevresel etki değerlendirme sürecinde “uygun görüş” olarak kabul ediliyor.
Bu maddeyi “Orman Kanunu’nun 169. maddesine açık olarak aykırı” diye nitelendiren CHP milletvekili Orhan Sarıbal, “İktidara geldiklerinde yıllık 12 milyon metreküp olan orman kesimi, bugün 25 milyona çıktı. Yangınlarda her yıl 38 bin hektar orman kül oluyor” ifadelerini kullandı.
İktidar ise, teklifin enerji ithalatını azaltmak ve arz güvenliğini sağlamak için hazırlandığını savunuyor. 2024’te Türkiye’nin elektrik üretiminin yüzde 14’ü yerli kömür santrallerinden karşılandı. Ancak bu santrallerin üretime devam edebilmesi için getirilen geçici düzenlemeler, iklim hedefleri açısından eleştiriliyor.
Muhalefetten Anayasa Mahkemesi sözü
Teklif, Anayasa'ya aykırılığı açısından da tartışılıyor. Bu teklif ile Anayasa'nın 45. maddesinde yer alan “Tarım arazileri ile çayır ve meraların korunması” ilkesine aykırılık iddialarına yol açabilecek şekilde tarımsal bütünlüğün zarar göreceği belirtiliyor.
TBMM’de görüşülen enerji arzı ve madencilik konularına ilişkin yasa teklifi, zeytinlikler ve ormanlarda madenciliğe izin vermesiyle tartışma yarattı. Muhalefet düzenlemeyi ‘vatana ihanet' olarak niteledi ve iptali için Anayasa Mahkemesi’ne gitme sözü verdi.
CHP milletvekili Orhan Sarıbal, 100 yaşındaki bir zeytin ağacının taşınamayacağını vurgulayarak, “Taşınan ağaç yaşamaz, verim vermez. Zeytini taşıyorum demek, kökünü kurutuyorum demektir. Zeytinlikler maden şirketlerine peşkeş çekiliyor. Bu bir ‘enerji’ meselesi değil, vatana ihanettir!” dedi.
Sarıbal, “Zeytin katliamı, mera kıyımı, orman yağmasıyla geleceğimizi yok edecekler. Giderayak ne var ne yok satacaklar, halkı yerinden yurdundan edecekler. Yok öyle yağma!” diyerek, sürecin yalnızca Meclis’te değil sahada da takipçisi olacaklarını söyledi.
STK’lar da tepkili
Öte yandan, zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerinin yapılmasının önünü açan kanun teklifini protesto eden bazı çevre örgütü üyeleri ve Türkiye'nin farklı kentlerinden Ankara'ya gelen köylü yurttaşlar yaklaşık iki haftadır eylem yapıyor.
TEMA Vakfı’nın paylaşımında, “Topraklarımız, suyumuz ve zeytinliklerimiz; yalnızca üretim değil, kültürümüz, sağlıklı yaşamımız ve gelecek nesillerin yaşam güvencesi açısından büyük önem taşımaktadır. Korunmaları hepimizin ortak sorumluluğudur” ifadeleriyle kanun eleştirildi.





