15 Ocak 2025 tarihinde Fransa’da yapılan Belharra sınıfı fırkateyn olan HS KIMON Yunanistan’a geldi. Dünya denizcilik tarihinde görülmemiş bir tören ile karşılandı. Yunan Deniz Harp Okulu’nun önünden seyrederken öğrenciler çimavira mevkilerinden selamladılar. Halk kıyılara döküldü. M.Ö.’den günümüze gemiler denize açıldılar. M.Ö. 5’inci yüzyıldaki Olympia triremesi (replika) 1910 yılında İtalya’da yapılan ve Balkan Savaşı’nda Gökçeada (İmroz) Deniz Muharebesi’nde Türk Donanması’na karşı savaşan Averof zırhlısı ile aynı karede resimlendi. Bu resimde tek millî gemileri M.Ö. 5’inci yüzyıldaki yelkenlisi. Başka yok ve hâlâ da yok.
Yunanistan gibi M.Ö.’sine dayanan bir 3 bin yıllık denizcilik kültürü olan bir devletin millî gemisi yok. Acınma politikası ile Türkiye’yi hep tehdit gören ve dolayısı ile Batı’nın yardımları ile savunmasını güçlendirmeye çalışan bir Yunanistan görmekteyiz. Karşılamaya gelen heyette Cumhurbaşkanı Tasaulas, Başbakan Mitsotakis, Savunma Bakanı Dendias neredeyse tüm bakan ve millet vekilleri, amiral ve generaller… Zannedersiniz bir savaş kazanan bir gemi karşılanıyor. Savunma Bakanı Dendias Yunan halkına bir moral vermekten öte gitmeyen bir konuşma yaptı ve “(…) Ege Denizi’nde, Yunan sularında seyrediyor. Her türlü saldırganlığı caydırmak ve Yunan halkının güvenliğini sağlamak ve güçlendirecek bir silâh sistemidir. Egemenlik haklarımızı korumaktır… Ama bir şey daha söylemek istiyorum. Bugün yeni bir döneme geçişe tanık oluyoruz… Yunan vatandaşları kendilerini daha güvende hissedebilirler” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de böyle bir konuşma yapılsa “Denizlerimizin hak ve menfaatlerinin korunmasında…” ifadesi kullanılır. Ama Dendias, “Ege Denizi’ni” özellikle vurguluyor ve esasen Ege Denizi’nin kendilerine ait olduğunu söylemeye getiriyor. Ayrıca alınan gemi için “caydırıcı özellikte” ve “yeni bir döneme geçiyoruz” derken de Türkiye’ye adeta aba altından sopa göstermek gayretinde olduğunu anlayabiliyoruz. Zavallı adam bilmiyor ki, Donanma varlığının tek gemi ile üstünlük sağladığı devirler bitti. Averof zırhlısı tek başına Donanmamıza karşı üstünlük sağladı ki bu bir gerçek, Yavuz muharebe gemisi de Yunanistan devletini ve Parlamentosu’nu tedirgin edici durumlara düşürdü. Ancak günümüz donanmaları öğle tek gemilik gösterilerle güçlü olmuyor.
Sormak gerekir. “Komşu sen kendi gemini, silâh sistemlerini, güdümlü mermi üretimini, elektronik cihazlarını yapabiliyor musun?” Bize bundan bahset ve ucuz gösteriler ile Yunan halkını aldatma. Güçlü donanma millî donanmadır, kendi ihtiyaçlarına cevap veren gemi ve silâh sistemleridir ve irade meselesidir. Biz bu noktaya Kıbrıs Barış Harekâtı’nda diyetler ödeyerek, TCG KOCATEPE gemimiz ile 54 şehit vererek, 50 yılda geldik. Komşu sen benle aşık atacağına ve yeni bir felaket yaşamadan gel, denizlerimizdeki menfaatleri biz paylaşalım, yine başkalarının oyuncağı olma…
Yunanistan’ın yeni fırkateyni çok üstün bir gemi değil, ancak MİLGEM projemiz kapsamında inşa edilen gemilerimizin üstünlüğü daha da artırılmalıdır çünkü Türkiye artık deniz sınırlarının ötesinde bir donanma gücüne sahiptir.
Kim bu Kimon?
Atinalı bir siyasetçi ve amiral. M.Ö. 519-450 yıllarında yaşamış. Yunan siyasetçilerinin ortak özelliği olan bir entrikacı. Ancak askerî başarıları yüksek. M.Ö. 478’de Pers Donanması’na karşı Atina Donanması’na komuta etti. Aritides’in yardımı ile Delos Donanma Birliği’ne komutan oldu. Trakya kıyılarını Perslerden geri aldı. En önemli başarısı Eurymedon Nehri yakınında Pers Donanması’nı ve ordusunu yenmesidir. Atina’da çok güçlendi. Aristokratların partisinden olan Kimon, meşhur Themistokles’in sürgüne gönderilmesine yardımcı oldu ve Aristides ölünce Atina’nın tek hâkimi oldu. Sparta’ya yardım için gittiğinde Atina’da bazı siyasî reformlar yapıldı. Buna karşı çıkan Kimon sürgüne gönderildi. Askerî ve siyasî kariyeri bitti. M.Ö. 457’de Peleponnesos Savaşı’na gönüllü katılmak istemesi bile reddedildi. M.Ö. 451’de sürgünden döndü. Burası önemli; Kıbrıs’a Perslere karşı savaşmak için gönderilen donanmaya komutan oldu. Pers Donanması’nı yendi. Barışı göremeden öldü ve Kıbrıs’a gömüldü. Naaşı daha sonra Atina’ya getirildi.
HS KIMON’un kısa hikâyesi. Bir amiral deniz savaşları kazanmış, Kıbrıs’ta ölmüş ama Kıbrıs, tarihin hiçbir evresinde Yunan adası olmadığı için naaşı Atina’ya getirilmiştir. Ayrıca Kimon, Persler yani doğu ile savaşarak ün kazanmıştır. HS KIMON fırkateyninin isminin bu şekilde daha iyi anlaşılacağını kendimce değerlendiriyorum.
Her Bahriyeli gibi HS KIMON’a da pruvasının neta olmasını ve denizlerde yanlışlıkla karşımıza çıkmamasını dilerim. Bizden söylemesi…
Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.






