Atlas Okyanusu'ndaki Ascension Adası, bir zamanlar aşırı avlanma nedeniyle yok olma noktasına gelen yeşil deniz kaplumbağalarının en büyük üreme alanlarından biri hâline geldi. Yaklaşık bin 200 millik göçün ardından doğdukları sahile dönen kaplumbağalar, başarılı koruma çalışmalarının simgesi olurken, iklim değişikliği ve deniz kirliliği tür için hâlâ ciddi tehdit oluşturuyor.
Bir zamanlar nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan yeşil deniz kaplumbağaları (Chelonia mydas), onlarca yıllık koruma çalışmaları sayesinde önemli ölçüde toparlandı. Güney Atlantik'teki İngiliz denizaşırı toprağı Ascension Adası, bugün Atlantik Okyanusu'nun en büyük yeşil deniz kaplumbağası üreme kolonisine ev sahipliği yapıyor.
Dişi yeşil deniz kaplumbağaları, Brezilya kıyılarından yaklaşık bin 200 millik (2 bin 250 kilometre) yolculuğun ardından altı hafta boyunca hiç beslenmeden doğdukları kumsallara ulaşıyor. Burada yaklaşık 150 yumurta bırakan kaplumbağalar, birkaç hafta sonra yeniden yumurtlamak üzere aynı sahile dönüyor.
Nesli tükenme tehlikesinden çıktı
Koruma çalışmalarının en önemli sonuçlarından biri, Uluslararası Doğayı Koruma Birliği'nin (IUCN) 2025 yılında yeşil deniz kaplumbağasını “nesli tehlikede” kategorisinden çıkararak “düşük risk” sınıfına alması oldu. Bu karar, türün 1970'lerden bu yana küresel popülasyonunda yüzde 28'in üzerinde artış yaşandığını ortaya koydu.
Ascension Adası Doğal Kıyı Rezervi'nin yöneticisi Laura Shearer, “Bu canlılar dinozorlar döneminden bu yana aynı yaşam döngüsünü sürdürüyor. Onları koruyabilmek büyük bir ayrıcalık” ifadelerini kullandı.
Dört yüzyıllık avcılık nüfusu çökertti
Portekizli denizcilerin 1501 yılında keşfettiği Ascension Adası, yüzyıllar boyunca yoğun kaplumbağa avcılığına sahne oldu. Yumurtlama sırasında savunmasız kalan dişi kaplumbağalar ters çevrilerek gemilere taşınıyor, haftalarca canlı tutulduktan sonra etleri tüketiliyor veya İngiltere'ye gönderiliyordu.
1829 yılında tek bir sezonda bin 500 kaplumbağa yakalanırken, aşırı avlanma nedeniyle bu sayı birkaç on yıl içinde yüzlerle ifade edilen seviyelere geriledi. Tür, 1944 yılında Ada’da resmî olarak tehlike altındaki türler arasına girdi.
Toparlanma onlarca yıl aldı
Yeşil deniz kaplumbağalarının yavaş büyüme döngüsü, koruma çalışmalarının sonuç vermesini de geciktirdi. Türün cinsel olgunluğa ulaşması 25 ila 30 yıl sürerken, her 10 bin yavrudan yalnızca biri ile 10'u yetişkinliğe ulaşabiliyor.
Ascension Adası'nda düzenli izleme çalışmaları 1977 yılında başladı. İlk yıllarda yılda ortalama 3 bin 752 yuva tespit edilirken, bugün bu sayı 25 binin üzerine çıkarak yaklaşık altı kat arttı.
Bilim insanları göçün sırrını hâlâ çözemedi
Araştırmacılar, kaplumbağaların Brezilya kıyılarından Atlantik'in ortasında yalnızca 11 kilometre genişliğindeki Ascension Adası'nı nasıl bulabildiğini tam olarak açıklayabilmiş değil.
Bilim insanları, yavru kaplumbağaların yumurtadan çıktıktan sonra denize ulaşırken geçtikleri kumların manyetik alanını adeta bir “harita” olarak hafızalarına kaydettiklerini ve onlarca yıl sonra aynı sahile bu sayede döndüklerini düşünüyor.
İklim değişikliği yeni tehdit oluşturuyor
Uzmanlara göre koruma başarısına rağmen tür üzerindeki riskler devam ediyor. İklim değişikliği nedeniyle kum sıcaklığının yükselmesi, yavruların cinsiyet dağılımını değiştiriyor. Kum sıcaklığı belirli bir seviyenin üzerine çıktığında neredeyse tüm yavrular dişi olarak dünyaya geliyor.
Bugün Ascension Adası'nda doğan yavruların yüzde 96'sından fazlasını dişiler oluşturuyor. Koruma ekipleri, yuvaları gölgelendirerek erkek yavru oranını artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor.
Bunun yanı sıra istilacı bitki türleri, terk edilmiş balık ağları ve deniz kirliliği de kaplumbağaların yaşamını tehdit etmeyi sürdürüyor.
Uzmanlar, yaklaşık 400 yıl süren yoğun avcılığın türü yok olmanın eşiğine getirdiğini, ancak 80 yılı aşkın koruma çalışmalarının yeşil deniz kaplumbağalarının yeniden toparlanmasını sağladığını belirtiyor. Buna karşın, bu başarının kalıcı olabilmesi için mevcut koruma önlemlerinin sürdürülmesi gerektiği vurgulanıyor.






