ABD'deki Minnesota Üniversitesi Duluth kampüsüne bağlı Blue Heron adlı araştırma gemisinin gövdesinden çıkan yapışkan madde, bilim insanlarını şaşkına çevirdi. Geminin dümen milinden sızan bu “gemi sümüğü”nden alınan örnekler üzerinde yapılan DNA dizileme çalışmaları sonucunda, daha önce bilinmeyen bir mikrobiyal tür keşfedildi ve bu yeni türe ShipGoo001 adı verildi.
Göl araştırmalarıyla bilinen Blue Heron, genellikle Büyük Göller'deki bilimsel projelerde kullanılıyor. Ancak bu sefer keşif, dış dünyadan değil, doğrudan geminin içinden geldi. Gemi yöneticisi Doug Ricketts, Eylül ayında örnekleri bir bardakta laboratuvara getirdi.
UMD Biyologu Cody Sheik, “En büyük sürpriz, bu yapışkan maddenin içinde yaşam bulunmasıydı. DNA'nın yok olduğunu ya da biyokütlenin çok az olacağını düşünüyorduk ama şaşırtıcı biçimde canlı izlerine rastladık,” dedi.
Yeni türün, oksijensiz ve ılık bir ortamda geliştiği belirlendi. Uzmanlar, bu mikroorganizmaların geminin dümen milinde biriken gres yağı içinde yaşadığını düşünüyor. UMD tarafından yapılan açıklamaya göre bu bölge, sıcaklık, oksijensizlik ve sabitlik gibi özel koşullarıyla benzersiz bir ekolojik özellik oluşturuyor.
Daha önce 2021'de yapılan incelemelerde bu maddeye rastlanmamıştı. Bu da organizmaların ya daha sonra ortaya çıktığını ya da uzun süre uykuda kaldığını gösteriyor. Araştırmacılar, söz konusu mikrobun metan ürettiğini de gözlemledi.

Her ne kadar ShipGoo001 tamamen yeni bir tür olsa da, ona eşlik eden bazı mikroorganizmaların dünya genelinde katran yatakları ve petrol kuyularında görüldüğü biliniyor. Bu benzersiz keşif üzerine bilim insanları, yaz sonunda türün ismini kamuoyunun önerileriyle belirlemeyi plânlıyor. Araştırma ekibi, keşifle ilgili hakemli bilimsel makaleler yayımlamayı ve organizmanın genomunu açık erişime sunmayı hedefliyor. Böylece diğer bilim insanları da bu ilginç canlı üzerinde çalışmalar yapabilecek.
Keşfin yapıldığı Blue Heron gemisi, 1985 yapımı 86 metrelik eski bir Atlantik balıkçı teknesiydi ve 2023 yılında Lake Erie’deki Great Lakes Tersanesi’nde onarıma alındığında gövdesinden katran benzeri bir madde sızdığı fark edilmişti.






