Dünya insandan insana yakın temas ve damlacık yoluyla bulaşan Koronavirüs (COVID-19) sonrası salgın hastalıklara karşı daha duyarlı hale geldi.
Koronavirüs’ün sosyal ve ekonomik alanda yarattığı depresyonun etkileri henüz geçmeden dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen salgın hastalık haberleri tedirginlik yaratmaya başladı. Daha önce mayıs ayı başında Hollanda merkezli MV Hondius adlı kruvaziyer gemisinde Hantavirüs sebebiyle 3 kişi yaşamını yitirmişti. Hantavirüse daha sonra dünyanın çeşitli bölgelerinde de rastlanmış ve endişe yaratan bir hastalık olarak gündeme gelmişti.
Salgın haberi Kongo'dan
Hantavirüs endişesi ve tehlikesi devam ederken bu seferde Afrika’dan, Kongo’dan Ebola salgını haberleri gelmeye başladı.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde devam eden Ebola salgını giderek etkisini artırmaya ve yayılmaya başladı. Ülkede Ebola kaynaklı ölümlerin sayısı şu ana kadar 130'u aştı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) salgının boyutu ve hızından dolayı ciddi endişe duyulduğunu açıkladı. DSÖ, hafta sonunda salgın nedeniyle “uluslararası önemde halk sağlığı acil durumu” ilan etti. Salgının merkez üssü, Uganda ve Güney Sudan sınırındaki Ituri eyaleti olarak belirtiliyor.
Kongo’da bugüne kadar virüs nedeniyle 131 kişinin yaşamını yitirdiğini ve toplam 513 şüpheli vaka bulunduğunu açıkladı. Endişe veren ise mevcut salgının, nadir görülen Bundibugyo varyantından kaynaklanmış olması. Bu varyanta karşı ne aşı ne de hedefe yönelik net bir tedavi yöntemi bulunduğu belirtildi.
Kongo ve Uganda'daki vaka sayılarının hızla arttığı, bölge genelinde yayılma riskinin yüksek olduğu ifade ediliyor. Ruanda bu nedenle Kongo'nun doğusuyla olan sınırını kapattı. Bu salgın, Kongo'da 1976'dan bu yana görülen 17'nci Ebola salgını. Bundibugyo varyantı ise üçüncü kez tespit edildi.
Ebola, vücut sıvılarıyla temas yoluyla bulaşan, son derece ölümcül bir enfeksiyon hastalığı. 2014–2015 yıllarında Batı Afrika'da 11 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti.






