İktidar için yeni anayasa öyle bir hâl almış durumdaki her şeyin önüne geçmiş gözüküyor.
Ekonominin, yoksulluğun, yolsuzluğun, yasak ve demokratik hakların yoksunluğunun, hukuksuzluğun, adaletsizliğin önüne geçmiş bir yeni anayasa aşkı almış başını gidiyor.
Öyle ki anayasa tutkusu aslında halktan da kopmuş bir şekilde “Türkiye Yüzyılının” (aslında önceki yüz yıl Türkiye Yüzyılı’dır. Bu yüzyıl Cumhuriyetin ikinci yüzyılıdır.) “Terörsüz Türkiye” sinde de devam ediyor.
Mevcut anayasayı yok sayanlar şimdi DEM ile bir anayasa hazırlığındalar.
Feodal düzenin günümüzdeki temsilcisi DEM kimi destekliyor? Kimin sözcüsü gibi hareket ediyor? Cevap açık; teröristbaşı Öcalan’ın ve bitmiş tükenmiş fakat AKP tarafından tekrar küllerinden ayaklandırılarak devletin karşısında masaya oturtulan PKK’nın.
Bu durumda yeni anayasanın taraflarının kimler olduğunu görüyor musunuz?
Daha önce Erdoğan’ın da bahsettiği gibi “milletin çeşitliliği” tabanlı bir anayasa taslağı olacağı artık ortada.
İlk 4 maddeye dokunmayıp etrafından dolaşarak 42 ve 66. maddeleri yok ederek buna ulaşmak amacı olduğu çok açık.
Ulus devlet ve üniter devlet yapısını yok sayan bir yaklaşımla hareket edileceği görülüyor. Ulus devlet anlayışı Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinin unsurlarındandır. Milleti bir arada tutan bir kimlik sahibi yapan birleştiren bir yapı taşıdır.
“Milletin çeşitliliği” Türkiye Cumhuriyeti’ni parçalanmaya götüren adımlardan biridir ve hatta büyük adımdır. Bu yeni anayasayı destekleyen DEM ve ortaklarından da anlaşılmaktadır. Arayıp da bulamadıklarıdır.
Yeni anayasa ülkeyi bölmeye yol açacak emperyalistlerin eli ile her yere döşenmiş mayın, patlayıcılar ile desteklenmiş tuzak, sinsice planlanmış bir baskındır.
Yeni anayasa taraftarları iki argüman kullanıyor; birincisi, 1982 Anayasası’nın darbe anayasası olduğu vurgusu, ikincisi, şimdi yapılmak istenen yeni anayasanın “barışçı ve eşit vatandaşlık” sağlayan bir anayasa olduğu.
Darbe anayasası olarak küçümsedikleri anayasa; ülkenin bir bütün hâlinde bulunmasını, bayrağını, başkentini, dilini, İstiklâl marşını ve yönetim şeklini güvence altına aldı. Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir diyerek hukuk sistemini ve inanç özgürlüğünü garanti altına aldı.
Bugün bölücülerin şiddetle itiraz ettiği 66’ncı maddesi ile “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür.” diyerek milleti bir çatı altında topladı ve etnik ayrımcılığı tek kalemde sildi attı. Yoksa yeni Anayasa ile amaç “Türk” ifadesini anayasadan mı çıkarmak?
Bu beğenmediğiniz Anayasa bu ülkenin bekasını bir gün dahi tartışılır hâle getirmedi. Herkese eşit yaklaşan bir anayasa olduğu için sınıf, etnik köken, mezhepçiliği reddeden bir anayasa oldu.
İstediğiniz maddeleri defalarca değiştirdiniz. Referandumlar ile çok köklü değişiklikler yaptınız.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’a göre;
“1982 Anayasası’nın 51 maddesinde esaslı değişiklik oldu. 23 madde ise tamamen yürürlükten kaldırıldı. Halihazırda 154 madde ile yürürlükte. 103 maddesi ise ilk kabul edildiğindeki temel yapılarını aynen koruyor.”
Böyle olduğunu farz edelim. Ve soralım… Hâlihazırda yüzde 42’sini değiştirdiğiniz Anayasa’da neyi değiştirmek istediniz de değiştiremediniz? Yoksa esas konu bir şeyleri değiştirmek değil de bir şeyleri eklemek mi?
Bu ülkenin vatandaşlarına yeten Anayasa sizin neyinize yetmiyor? Siz adaleti sağlayın, hukuku üstün kılın ülkede her şey normale döner.
Önce açık ve net bir şekilde milletin karşısına çıkın ve mevcut Anayasa’nın neresini değiştirmek istediğinizi izah edin. Hani milletten başka güç yoktu? Milletten kaçırarak, meclis’te ayak oyunlarıyla, milletin vekili olmayan vekilleri bulup transfer ederek yapmayın. Milletin önüne getirin.
İktidara geldiği günden beri her gün milletin iradesi vurgusu yapıp “milletin iradesinden daha güçlü hiçbir şey yoktur” diyerek bunu yüz binlerce kez tekrar etmiş olan iktidar herhâlde şimdi millet iradesini yok sayacak değildir.
Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.






