Yankı Bağcıoğlu gündemi Gaziantep’ten değerlendirdi

MDN İstanbul
  • |

Tümamiral (E) CHP’li Bağcıoğlu, gündemdeki konulara dair aylık bilgilendirme toplantısını CHP'nin Gaziantep İl Başkanlığı’nda gerçekleştirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi Millî Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu sözlerine Milli Gemi Projeleri başta olmak üzere birçok alanda adını Bahriye’nin tarihine yazdıran, Bahriye’nin altın çocuğu olarak tanınan Oramiral (E) Özden Örnek’i, Bahriyeliliği, vatanseverliği, denizcilik ve harekât bilgisi ile hepimizin örnek aldığı Albay (E) Murat Özenalp’i anarak başladı.

Bağcıoğlu, sosyal medyada milletvekillerine ve partililerine yönelik yürütülen organize iftira, itibar suikastı ve algı operasyonları; geçmişte FETÖ kumpaslarında kullanılan kirli yöntemlerin bugün farklı aktörlerle yeniden sahaya sürülmesi olarak nitelendirdi.

Rusya – Ukrayna Savaşı, Suriye ve İran'da gelişmeleri aktaran Bağcıoğlu, “Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuk temelinde münhasır haklarımız bulunan, ancak uzun süredir aktif olunmayan sahalarda araştırma ve sondaj faaliyetleri icra edilmesi; devlet uygulamasının sahada gösterilmesi, bayrak ve varlık ortaya konulması milli menfaatler açısından zorunludur.” dedi.

SAHA EXPO ve Milli savunma sanayisi

SAHA EXPO Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı; Türk Savunma Sanayii'nin geldiği aşamayı ve özellikle ulaşılan ihraç potansiyelini göstermesi açısından oldukça önemli bir etkinlik olduğunu vurgulayan Bağcıoğlu konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Ürünlerin çeşitliliğine yüksek ihracat potansiyelini görünce mutlu oluyoruz. İhracat için yapılan çalışmaları takdir etmekle beraber; öncelikle TSK’nın ihtiyacını daha iyi karşılayan ürünlerin olmasını her zaman istiyoruz ancak bu ürünlerin sahadaki ihtiyacı karşılama hedefinden daha çok hep yapılmayanı yapmayı hedeflediğini görüyoruz.

Bu zaman ve kaynak israfına dönüşmemeli. Savunma sanayiinde inovatif çözümler bulmak çok değerli. İyiye ulaşmak için buna desteğimiz hep var ve olacak ancak denge de önemli.

Bölgemizdeki gerilimler çatışma ve savaşlara dönüşmektedir. Riskler, ülkemizi de doğrudan hedef alarak artmaktadır. Böyle bir ortamda TSK’nın harbe hazırlık seviyesinin artırılması için kaynakların azami verimlilikte ve eşgüdümle kullanılması büyük önem arz etmektedir.

TSK büyük bir organizasyondur ve ancak tedarik planlarına uygun hareket ederek sürdürülebilir bir standarda sahip olur. Sektör ürettiği her ürüne en azından TSK’de bir yer bulunmasını bekliyor.

Oysa TSK’ya yarışır kalitede, tedarik planlarına uygun, doktrinde karşılığı olan ürünlere yer vermek ve lojistik destek karmaşası yaratmayan bir yöntem takip etmek gerekiyor. İhtiyaçların bilimsel, tutarlı ve makul sınırlar içinde bir yaklaşım ile belirlenmesi gerekiyor.

Burada vurgulanması gereken, tehdidin çok dinamik ve sürekli değişken olduğu, bu yüzden öncelik doğrudan bekamıza yönelik projelere verilmeli. Siyesi saiklerle projeler önceliklendirilmemeli.

Yaratıcı olmaya değer verdiğimizi söyledik. Bunu yapabiliyor olmak güzel ama daha da önemlisi seri üretim yapabiliyor olmak gerek. Prototip, laboratuvar şartlarında deneme üretimi demek. Oysa asıl mali külfet seri üretim aşamasında ortaya çıkıyor. Yenilikçi ürünlere, yeni sorunlara çözüm üreten prototiplere evet ama doğru noktayı bulup seri üretime geçmek gerek. Hem sektörü büyütecek hem ülkeyi kalkındıracak olan bu sanayii yatırımıdır.

Özetle prototip cenneti olmayalım, güçlü bir Türkiye ve güçlü bir TSK’ya sahip olalım.

En baştan beri denetlenebilir olmayı, projelerde harekât ihtiyaç makamlarının taleplerine göre öncelik sıralaması yapmayı, belirli şartlar hariç aynı ürün için değişik firmaların görevlendirilerek veya üzerinde çalışarak gayret israfı yapılmamasını kaynakların doğru yere aktarılmasını vurguladık.

Savunma Bakanlığı’nın YILDIRIMHAN füzesi ve Güçhan turbofan motorunu gördünüz, SAHA’da sergilendi. Sayın Bakan Güler’in basın mensuplarına ifadesi burada dikkatle dinlenmeli: Bakan Güler; “Millî Savunma Bakanlığı olarak sıvı yakıtlı roket motoru ve uçak motoru teknolojilerine yönelik çalışmalarımıza uzun yıllar önce başladık” diyor.

Bu ülkede Savunma Sanayii Başkanlığı var ve bütün projeler bu Başkanlığın kontrolünde yürütülüyor.

Bizim ifade ettiğimiz sorunları Millî Savunma Bakanlığı yaşıyor ama kamuoyuna aksetmiyor ki bu birim kurulmuş, bakanlık kendi sorununu kendi çözmeye çalışıyor.

Sektör bizim sektörümüz, ürünler bizim ürünlerimiz ama cephede savaşanlar da bizim evlatlarımız. Ürünlerimizle gurur duyuyoruz ama çocuklarımız, insanımız her şeyimiz. İşte bu nedenle biz yapılana milletimiz adına teşekkür ediyor ama savunma sanayiini bu iktidardan daha iyi yönetiriz diyoruz. 

Türkiye savunmada bu noktaya yetişmiş işgücü sayesinde geldi. Bu başarı Cumhuriyetin yetiştirdiği çocukların başarısıdır. Ama bu sektörün doğru yönetilmemesi bu iktidarın yarattığı bir sorundur. Sorunun adı da liyakattir. 

İktidara geldiğimize atacağımız her adım ilgili sorumlu kişilerin bilgisi, tecrübesi vizyonu ışığında atılacaktır. Aslında şu anda da onların engin katkısı ile çok kapsamlı bir metin oluşturduk ve bunu parti programına ekledik.

Böylece hem iktidara geldiğimizde her konuya hâkim şekilde işe koyulacağız ve ilk 100 günde iyileşme, gelişme yönünde çok önemli kararlara imza atacağız hem de uzun vadeli planları hayata geçireceğiz. 

Bizler, eser üretenleri sayan, o eserleri daha yukarılara taşımayı görev addeden bir anlayışın temsilcileriyiz.

Savunma sanayisinin siyasi baskılardan uzak, liyakat esaslı ve denetlenebilir bir yapıya kavuşturacağız. Stratejik kararların alınacağı ve koordinasyonun sağlanacağı etkin bir konsey yapısı kuracağız. İhale süreçlerinin ve kaynak aktarımlarını daha şeffaf denetlenebilir hale getireceğiz.

Mevcut başarılı projeleri devam ettireceğiz, aksayan alanlarda hızlı çözüm üreteceğiz. 
CHP, savunma sanayiini bir “beka meselesi” olarak görmekte, iddia edildiği gibi projeleri durdurmak değil daha kurumsal ve verimli hale getirmeyi hedeflemektedir.

CHP heyetinin SAHA EXPO’yu ziyaretinden rahatsız olanlar; rahatsız etmeye devam edeceğiz

Tekrar hatırlatıyorum Milli Savunma Sanayimiz, tüm Cumhuriyet Hükümetlerinin ve Türk milletinin ortak eseridir.

Siyaset dışıdır.”

27-30 Ağustos'ta yapılacak Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı yürütücülüğünde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan etkinliğinin, bu yıl 27-30 Ağustos'ta Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda yapılacağına değinen Bağcıoğlu, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve TSK Günü’nde İstanbul Boğazı’nda savaş gemilerimizin geçişi mutlaka planlanması gerektiğini belirtti.

Bağcıoğlu ayrıca ranta açılan askeri alanlara değindi. Ardından OYAK nema oranlarından ve askeri sağlık sisteminden bahsederek sözlerini bitirirken son olarak şehit aileleri ve gazilerimizin sosyal ve özlük haklarına ilişkin sorunlarını gündeme getirdi.

ETİKETLER:
Bunu Paylaşın