ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni Ulusal Güvenlik Başkanlık Memorandumu, ülkenin gemi inşa kapasitesini artırmak için yabancı yatırımların ve müttefik ülkelerle ortak üretimin önünü açmayı hedefliyor.
ABD’nin daha fazla savaş gemisi ve ticari gemiye ihtiyaç duyduğu ancak mevcut tersane kapasitesinin bu talebi karşılamakta yetersiz kaldığı belirtilen memoranduma göre, özellikle Güney Kore ve Finlandiya gibi ülkelerin gemi inşa sektöründeki deneyimlerinden yararlanılması planlanıyor.
Memorandumda, suüstü muharip gemileri, ikmal tankerleri ve ro-ro gemileri için “Finlandiya Modeli” olarak adlandırılan yeni bir üretim yaklaşımı öne çıkıyor. Buna göre yabancı bir tersane, bir gemi sınıfının ilk iki örneğini kendi ülkesinde inşa edebilecek. Bunun karşılığında ABD'de yeni bir tersane kurması, mevcut bir tesisi devralması veya bir tersanede çoğunluk hissesi edinmesi gerekecek.
Yabancı şirketlerin ayrıca ABD'li çalışanları eğitmesi, üretim teknolojilerini ülkeye aktarması ve yerli tedarik zinciri oluşturması öngörülüyor. Sonraki gemilerin ise ABD'de inşa edilmesi planlanıyor.
Güney Kore öne çıkıyor
ABD’nin bu kapsamda Güney Kore ile iş birliğini artırması bekleniyor. Dünyanın önde gelen gemi inşa şirketlerine sahip olan Güney Kore, seri üretim, büyük ve karmaşık gemilerin inşası ile ileri üretim teknolojilerinde önemli bir deneyime sahip.
Güney Kore ile ABD arasında yürütülen 350 milyar dolarlık yatırım anlaşmasının 150 milyar dolarlık bölümünü oluşturan “Make American Shipbuilding Great Again” (MASGA) girişiminin de ABD tersanelerine yatırım, iş gücü eğitimi ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir araç olması bekleniyor.
Koreli şirketler halihazırda ABD'de tersane yatırımları ve ortak üretim projeleri geliştiriyor. Hanwha'nın ABD'deki tersane altyapısına milyarlarca dolarlık yatırım planları bulunurken, HD Hyundai de ABD'li şirketlerle gemi inşa alanında çeşitli ortaklıklar yürütüyor.
Kapasite sorunu yalnızca tersanelerle sınırlı değil
ABD'nin gemi inşa sektöründeki sorunlarının yalnızca tersane kapasitesiyle sınırlı olmadığına dikkat çekiliyor. Nitelikli iş gücü eksikliği, tedarik zincirindeki sorunlar, geciken tasarımlar ve üretim sırasında yapılan değişiklikler de teslimat sürelerini uzatıyor.
ABD Donanması'nın yeni yaklaşımında bu nedenle standartlaştırılmış ve daha önce denenmiş tasarımların kullanılması önem taşıyor. Tasarımların üretim başladıktan sonra sürekli değiştirilmesinin maliyetleri artırdığı ve teslimatları geciktirdiği belirtiliyor.
ABD'nin yeni stratejisinin başarısı ise açıklanan yatırım miktarı veya verilen siparişlerden ziyade, gemilerin ihtiyaç duyulan hızda ve maliyetle hizmete alınmasıyla ölçülecek.
Müttefik ülkelerden gelecek yatırımların ABD'deki tersaneleri, tedarikçileri ve iş gücünü güçlendirmesi halinde Washington'ın uzun süredir yaşadığı gemi inşa kapasitesi sorununu aşmasında önemli bir rol oynayabileceği değerlendiriliyor.






