Ana sayfa Gündem Wall Street’in boğası yasta

Wall Street’in boğası yasta

0

Ajansların geçtiği 17 Kasım 2008 tarihli bir haberin başlığı pek manidardı: “Palyaçolar Wall Street’te.” Aslında magazinel bir içeriği vardı haberin. Big Apple şirketinin palyaçolarının çalışanlara moral vermek için New York Borsası’nın açılışını yapmaya geldiğini anlatıyordu. Ama içinde bulunduğumuz ekonomik kriz günlerinde bir bir batan dev şirketlerin, bankaların başındaki yöneticilerini düşününce aynı başlığı farklı okumak mümkün görünüyor doğrusu. İflasını açıklayarak krizin başladığını tescilleyen Lehman Brothers’ın yöneticilerinin şişkin bir ego ve ekonomik körlükle zamanında hükümetten kurtarılmayı talep etmemesini ya da mart ayında batan Wall Street bankalarından Bear Stearns’in eski yönetim kurulu üyelerinden birinin durumu “Her şirketin başına gelebilir” diyerek açıklaması gibi olayları hatırlayınca…
Tüm dünyayı etkisi altına alan küresel ekonomideki depremin merkez üssü ABD’de işler her yerde olduğundan daha kötü. ABD’de finans dünyasının kalbi sayılan Wall Street’te daima hâkim iki duygu olduğu söylenir: Umut ve korku. Ne var ki, sadece ikincisinin varlığı hissediliyor artık.
Ne ABD hükümetinin 700 milyar dolarlık kurtarma paketi yetti Wall Street’teki endişeyi dindirmeye ne de yeni başkan seçilmesi. Amerikan halkı bile her zaman övünüp durduğu Wall Street’e bu kez yüz çevirdi. Geçtiğimiz eylül ayında New York başta olmak üzere, Amerika’nın 41 eyaletinde 251 noktada düzenlenen gösterilerde, kurtarma paketine karşı çıkarak “Wall Street’i bizim ödediğimiz vergilerle kurtaramazsınız”, “Wall Street’i değil, bizi kurtarın” diye bağırmıştı ABD’liler.

Birkaç ay önce bir hamburgere 175 dolar veren çalışanları haber oluyordu, şimdi intihar eden bankacılarının hikâyeleri yayımlanıyor. Finans dünyasının merkezi Wall Street’in o meşhur boğası iktidarını yitirmiş bir damızlık gibi

Sadece New York Menkul Kıymetler Borsası’nın değil, Manhattan’ın güneyinde, birçok finans kuruluşunun bulunduğu bir caddenin, hatta çevresiyle bir mevkinin adı Wall Street. Dev bankaların dev binalarının bulunduğu, her sene trilyonların döndüğü finans merkezi… Yaşadığımız krize kadar, kimilerine göre ABD’nin gurur abidesi, alameti farikasıydı; kimilerine göre halkı sömüren mekanizmanın simgesi. Kimi ekonominin bel kemiği olarak görüyordu, kimi kestirmeden zengin olm anın yolu…
Kısa süre öncesine kadar Amerikan borsalarında işlem gören şirketlerin toplam piyasa değerlerinin 18 trilyon dolar civarında olduğunu ve ABD’nin çıkardığı tahvillerin değerinin 10 trilyon dolar olduğunu düşünürsek, her gün iki trilyonluk alım-satımın yapıldığı New York Borsası’nın ABD ve hatta dünyanın geri kalanı için ne demek olduğunu kavramak kolaylaşıyor. Öte yandan bir başka veri, Wall Street’e çöken kara bulutun niteliğini anlatıyor. ADP Employer Services’in rakamlarına göre, ABD’li şirketler sadece ekim ayında 157 bin kişiyi işten çıkarmış ve sene başından bu yana şirketlerin piyasa değerleri toplam 6 trilyon dolar azalmış.
Bugün isminin yanına kriz kelimesi konmadan anılmıyor Wall Street. Oysa yakın zamana kadar, paranın merkezinde çalışan sıradan bir bankacının bile kazancı, New York ortalamasının beş katına yaklaşıyordu. Gazetelerde haber olacak kadar lüks tüketimi körüklemişti Wall Street’in çalışanları. Onların rağbet gösterdiği emlakların fiyatları akıl almaz derecede artmış, Rolls Royce otomobilleri için bankacıların sıraya girdiklerini açıklamış, borsa binasına yakın bir restoranda 175 dolarlık hamburgerler satılmaya başlanmıştı. Para o kadar fazla akıyordu ki Wall Street’e, bu kadar lüks harcamanın kanalize edilmesi gerektiğini düşünen ve bundan prim yapmak isteyen ünlü gazeteler bu konuda ek vermeye başladılar. Financial Times “Nasıl Harcamalı”, Wall Street Journal da “Lüks Tüketim Önerileri” eki yayımladı.
Sonra para harcama çılgınlığı aniden bitiverdi. Yıllarca New York Borsası’nın önünde duran, Wall Street’in simgesi haline gelmiş, heykeltıraş Arturo di Modica’nın üç tonluk boğa heykeli o kadar da ihtişamlı gözükmemeye başladı. Gıptayla bahsedilen, finans dünyasında çalışan herkesin rüyası “şişman kediler”in (Wall Street’in paraya para demeyen bankerlerine bu ad veriliyor) avurtları çöktü. Adını, Hollandalı göçmenlerin İngilizlerin saldıracağı kaygısıyla yaptığı duvardan alan, finans dünyasının kalesi Wall Street, yıkılan duvarlarını onaracağı günü bekliyor.

Yüce Yöney

istanbul