Venezuela’da güç gösterisi: Egemenlik askeri operasyonla silindi

MDN MEDIA
  • |

3 Ocak’ta Venezuela saatiyle sabaha karşı Caracas’ta yaşanan geniş çaplı elektrik kesintisinin ardından, Batı Yarımküre’nin jeopolitik dengeleri sarsan bir gelişme yaşandı. Siber kaynaklı olduğu belirtilen kesinti sırasında ABD, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun yargısız biçimde yakalanıp ülkeden çıkarılmasıyla sonuçlanan ve “Absolute Resolve Operasyonu” adı verilen kapsamlı bir askeri müdahale başlattı.

Beyaz Saray operasyonu, “narko-terörist” olarak tanımlanan rejime karşı bir kanun uygulama hamlesi olarak nitelendirdi. ABD Başkanı Donald Trump, Maduro’nun New York’ta hapse atılmasının ardından Washington’un Venezuela’dan artık “sorumlu” olduğunu açıkladı. Ancak sürecin arka planında yalnızca güvenlik gerekçeleri değil, uzun süredir hazırlanan ekonomik ve ideolojik planların da bulunduğu öne sürülüyor.

Enerji hesapları ve ağ devleti planları

ABD fosil yakıt sektörünün son seçim döneminde Trump ve Kongre üzerindeki etkisini artırmak için yaklaşık 445 milyon dolar harcadığı, Trump’ın göreve başlama törenlerine ise 19 milyon dolar bağışladığı belirtiliyor. Amerikan kaya petrolü üretiminin önümüzdeki yıllarda zirveye ulaşıp düşüşe geçmesi beklentisi, Venezuela’nın devasa petrol rezervlerini Washington açısından daha cazip hale getirdi.

Kağıt üzerinde Venezuela petrolü, yaklaşan enerji krizini telafi edebilecek bir kaynak olarak görülse de uzmanlar bu rezervlerin büyük bölümünün Orinoco Kuşağı’ndaki ekstra ağır petrol olduğunu ve çıkarım maliyetlerinin son derece yüksek olduğunu vurguluyor. Stanford Üniversitesi ve Royal Society verilerine göre bu tür petrolün enerji yatırım getirisi, modern sanayi toplumunun ihtiyaç duyduğu seviyelerin oldukça altında.

Bu süreçte Peter Thiel, Balaji Srinivasan ve Marc Andreessen gibi Trump’a yakın Silikon Vadisi figürlerinin, Venezuela’yı “Ağ Devleti” ya da “özgürlük şehirleri” adı verilen özel, piyasa temelli yönetim deneyleri için bir laboratuvar olarak gördüğü iddia ediliyor. Charter Cities Institute kurucusu Mark Lutter’ın, Maduro sonrası bir senaryoda Venezuela’da özerk şehirler kurulmasına yönelik planları daha önce dile getirdiği biliniyor.

Yüksek maliyetli bir kazanım mı?

Rystad Energy’ye göre Venezuela’nın petrol üretimini yeniden günde 3 milyon varil seviyesine çıkarmak için 15 yıl boyunca yaklaşık 183 milyar dolarlık yatırım gerekiyor. Bu tutarın önemli bir bölümü yeni üretim artışı sağlamadan yalnızca mevcut altyapının ayakta tutulmasına harcanacak. Uzmanlar, düşük verimlilik, çökmüş altyapı ve beyin göçü nedeniyle gerçek maliyetin çok daha yüksek olabileceğini ifade ediyor.

ABD’nin askeri ve siyasi hamlesinin, düşük kaliteli ve yüksek maliyetli bir enerji kaynağı için büyük bir jeopolitik ve ekonomik risk aldığına dikkat çekiliyor. Analistler, bu müdahalenin kısa vadede stratejik bir kazanım gibi sunulsa da uzun vadede Washington için ağır bir yük oluşturabileceği görüşünde birleşiyor.

ABD’nin bu paradoksun sonuçlarıyla yüzleşmesinin ise yalnızca bir zaman meselesi olduğu değerlendiriliyor.

ETİKETLER: ,
Bunu Paylaşın