• TR
  • ENG
MarineDeal News
  • Haberler
  • Yazarlar
  • Piyasa
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Deniz Ticareti
  • Deniz Savunma
  • Jeopolitik
  • Analiz
  • Çevre
  • Video Arşiv
Aa
Bildirim
Son yayınlananlar
Trump Umman’ı tehdit etti
Dünya
Küresel deniz taşımacılığında maliyetler artırıyor
Ekonomi Deniz Güvenliği Deniz Ticareti Lojistik
17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yılında hayatını kaybedenler anıldı
Haberler
Netanyahu’dan “İslam Cumhuriyeti” çıkışı!
Dünya
MSC World Asia, Aralık 2026’da Akdeniz’e açılıyor
Haberler Turizm
Aa
MarineDeal NewsMarineDeal News
  • ANA SAYFA
  • HABERLER
  • YAZARLAR
  • PİYASA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • DENİZ TİCARETİ
  • DENİZ SAVUNMA
  • JEOPOLİTİK
  • ÇEVRE
  • ENGLISH
Search
  • TÜM HABERLER
    • Piyasa
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Deniz Ticareti
    • Deniz Savunma
    • Jeopolitik
    • Çevre
    • English
  • YAZARLAR
    • Yeşim Yeliz Egeli
    • Meltem Aydın Süloğlu
    • Gökhan Esin
    • Barışcan Yücel
    • Atilla Yeşilada
    • Bartu Soral
    • Gürcan Elbek
    • Yüce Yöney
    • Emin Yaşacan
    • Cihangir Dumanlı
    • Serter Tuçaltan
    • Levent Akson
    • Haluk Mustafa Baybaş
    • Özhan Bakkalbaşıoğlu
    • Yaşar Canca
Bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi takip edin
  • MarineDeal News

Umudumuz hamamböceği

Yüce Yöney
  • Yüce Yöney
  • Yükleme Tarihi: 05.08.2026 12:16 | Son Güncelleme: 05.08.2026 12:16
    yuceyoney@marinedealnews.com
Paylaş
Paylaş

İnsanlığın geldiği nokta ortada. Soykırımlar, savaşlar, ayrımcılık, ırkçılık, zorunlu göçler, şiddet dolu bir dünya düzeni. Dahası kuraklık, susuzluk, açlık da bizi bekliyor. Bu hâlimizle kurtuluş ümidimiz pek yok sanki. Tek çare dönüşmek gibi gözüküyor.

Yüce Yöney

Dünyada sadece ruhumuzu çökertecek, hayatımızı daraltacak gelişmeler olmuyor. Evet, mesela iklim değişikliği bizim yüzümüzden, insanların yanlışları yüzünden oldu ve canımıza okuyacak, pişeceğiz, susuz kalacağız, vs… gerçek bu. Gezegendeki medeniyetimizin yakın tarihi açıkça göstermesine rağmen, dünya yeniden aynı hataları tekrar ederek bir toplu yok oluş, savaş ve yıkım dönemine girdi, hukuk tanımazlık norm hâline geldi, ilkel çağların güce dayalı düzeni yeniden hâkim oldu; bunlar da gerçek ne yazık ki. Bu tip gerçeklerin varlığıyla yaşamakta zorlananlara başka yerlere bakmalarını önermek gerek. Umut, büyük ihtimalle beklemediğimiz, bakmadığımız yerlerde saklı.

Hamamböcekleri bir umut olabilir mi mesela?

Geçtiğimiz mayıs ayıydı. Hindistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Surya Kant bir açıklamasında “parazitlerin” ülkesindeki sisteme saldırdığını söyledi, işsiz gençlerin aktivistliğe yönelmesini eleştirdi ve bu gençleri hamamböceğine benzetti. “Bunların bir kısmı medya mensubu oluyor, bir kısmı sosyal medyada aktif, bazıları aktivist oluyor ve herkese saldırmaya başlıyor.” Cockroach Janta Party (CJP), Türkçeleştirirsek Hamamböceği Halk Partisi böyle ortaya çıktı.

O sırada basında çıkan bilgilere göre, partinin Instagram hesabı beş gün içinde 14,5 milyon takipçiye ulaştı, Hamamböceği Hareketi halktan inanılmaz bir destek kazandı. Takipçi sayılarına bakılırsa bu destek iktidardaki Hindistan Halk Partisi’nin (BJP) desteğinden fazlaydı. İktidar partisinin Instagram hesabını 8,8 milyon kişi takip ediyordu.

Hamamböceği Halk Partisi gerçek bir parti değil tabii, sosyal medyada ortaya çıkmış bir tepki hareketi. Harekete üye olma kriterleri hareketin kendisi gibi eleştirel mizaha yaslanıyor: İşsiz olmak, tembel olmak, sürekli internette zaman geçirmek, profesyonelce atıp tutma yeteneğine sahip olmak… Gençlerin oluşturduğu bu hareket mizahtan ibaret değil, hesap verebilir sistemden, medya reformundan, şeffaf seçimlerden, kadınların temsili meselesinden söz ediyor, bu konularda talepler geliştiriyor.

Hindistan’ın siyasi elitleri ne düşünüyor bilinmez ama hamamböceği bir rastlantı değil. Ne bir iktidar mensubu tarafından hoşlanmadığı kitleyi aşağılamak için seçilmesi rastlantı ne de gençlerin bu canlıyı kendileri için simgeleştirmesi rastlantı. Çekirge değil bu, bir sıçrasın iki sıçrasın üçüncü de… Hamamböceği en zor koşullarda hayatta kalabilen, her dönemde dünyayla uyumlu, kendini dünyanın sahibi sanan insanların düşmanlığına rağmen yeryüzündeki türlerin çoğundan daha uzun süre varlığını sürdüren bir canlı. Harekete de simgesine de şapka çıkarmak lâzım.

Mizahın gücü

“Eğer akıl gözlerini açmaz, galebe çalmazsa, biz de o zaman kahkahaya güvenmek zorunda kalabiliriz.”

Böyle diyordu Ian McEwan Hamamböceği adlı kısa romanının önsözünde. Brexit tartışmalarının yoğun olduğu dönemde yazılmış kitap. Mizah, Britanya edebiyatının keyifli yazarları arasında seçkin bir yeri olan McEwan’ın romanına güç katmış. Bir hamamböceği bir sabah uyanınca kendini dev bir yaratığa, bir insana dönüşmüş bulur, hamamböceği İngiltere başbakanının bedenindedir artık. “…en sonunda boru gibi bacaklarını halının üstüne doğru savurmayı başardı. Sonunda baş döndürücü bir yükseklikte, hafifçe iki yana sallanarak, solgun elleri alnına dayalı ve yine inleyerek ayakta durdu. Birkaç dakika sonra, banyoya doğru yol alırken yine o eller çabucak pijamalarını çıkarmaya başladı. (…) yüzünü lavabonun üstündeki aynaya döndüğünde yine keyfi kaçtı. Boyun niyetine kalın, pembe bir sap üzerinde zar zor duran, oval bir tekerleğe benzeyen yüz çok itici geldi ona. Düğme gibi ufacık gözler onu dehşete düşürdü. Bir dizi kirli beyaz dişi çevreleyen koyuca renkli et midesini bulandırdı…”

Slovenyalı düşünür Renata Salecl Kabalık Çağı adlı kitabında, ABD’li tarihçi Ernst Kantorowicz’in ortaya attığı “aslında liderlerin iki bedeni olduğu” fikrinden söz eder. “Bir yanda etten kemikten insan vardı, diğer yanda ise yerine getirdiği sembolik işlev.” Ian McEwan bu tezden ilham almış mıdır bilmiyorum. Ama hamamböceğini seçmesiyle ilgili bir açıklaması var. “Brexit’le beraber siyaset hayatımıza çirkin ve yabancı bir şeyler girdi ve canlılar arasında en hor görülen varlık olduğundan, bir hamamböceği yaratmak bana mantıklı geldi.”

Peki ama nereye?

İnsan ve böcek bedenlerinin dönüşümünden söz ederken Kafka’ya selam çakmamak olmaz. Zaten McEwan da usta yazarın eserinin hakkını veriyor, o başka. Hatırlanacağı gibi, Kafka’nın Dönüşüm adlı klasik öyküsünün kahramanı da sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş bulan bir karakterdir.

“Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerinden uyandığında kendini yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş buldu. Panzer gibi sert sırtının üzerinde yatıyordu ve başını biraz kaldırdığında tepesinde, yorganın neredeyse kaymak üzere olduğu kubbe gibi yuvarlak, kahverengi, yay biçiminde sert çizgilerle boğum boğum olmuş karnını gördü. Geniş gövdesine oranla pek cılız görünen bir sürü bacağı gözlerinin önünde çaresizce çırpınıyordu.”

Hamamböceğinin edebiyatımızdaki yeri gibi artık siyasetteki yeri de pek özel. Nerede, neyi simgelediği bir yana, “dönüşüm” bugünkü hâlimize bakarsak gelecekteki tek umudumuz belki de. Herhalde asıl mesele neye dönüşeceğimiz. Şu âna kadar böcekten daha iyi bir alternatif bulamamamız pek iyi haber değil. Denemeye devam.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

Aşağıdakiler de ilginizi çekebilir

Yasa, kocaman bir yara

Toplum teröristlere hazır mı?

Tanker piyasası yukarı yönlü yükselişini koruyor

Tarihi zaferlerin milletler için önemi: 30 Ağustos

NATO Ankara Zirvesi

Bunu Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp LinkedIn Linki kopyala Yazdır
Paylaş
Avatar photo
By Yüce Yöney
yuceyoney@marinedealnews.com
Web Banner

Yazara Ait Diğer Yazılar

Umudumuz hamamböceği
05/08/2026

Suretinde gördüm kendimi
05/07/2026

Yapayı gelince doğalı köreliyor
02/06/2026

Söylentiseverlerle dedikoduederlerin dünyası
10/05/2026

Savaşma, seviş; her durumda öpüş
04/04/2026

Arama

Kategoriler

Arşivler

Legal

  • Kişisel Verileri Koruma Kanunu
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası
  • KVKK Başvuru Formu

MarineDeal News Künye

İmtiyaz Sahibi: MDN Yayıncılık, Matbaa, Reklam, Organizasyon ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına Yeşim Yeliz Egeli
Kuruluş: 1 Ocak 2008
Genel Yayın Yönetmeni: Yeşim Yeliz Egeli yesimegeli@marinedealnews.com
Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu): İlyas Öztürk mdn@marinedealnews.com
Video Editör: Halis Kılıç
Haber Merkezi: Yüce Yöney, Barış Özgür, Barışcan Yücel
Reklam: reklam@marinedealnews.com
Abonelik: info@marinedealnews.com
E-posta: mdn@marinedealnews.com
Tel: +90 (212) 343 2005
Adres: Merkez Mah. Perihan Sk. No.118/5 34360 Şişli, İstanbul, Türkiye

Bizi sosyal medyada takip edin

Okuma listesinden çıkartıldı.

Geri al
Welcome Back!

Sign in to your account

Üye ol Şifremi Unuttum