Donald Trump, yeniden başkanlık koltuğuna oturduğunda “Amerika’yı yeniden büyük yapma” söyleminin merkezine müdahil olunan savaşlardan çekilmeyi yerleştirmişti. Ukrayna-Rusya savaşının başladığı dönemde, 100 gün içinde bu savaşı sonlandıracağı iddiasıyla özel temsilciler atamış, Suudi Arabistan ve İstanbul’da barış görüşmeleri organize etmişti. Ancak bu girişimler sonuçsuz kaldı. Trump, Ukrayna ile kıymetli madenler konusunda bir anlaşma sağladıktan sonra barış sürecine yönelik ilgisini büyük ölçüde kaybetti.
Sevkiyat durdu, risk büyüdü
Son olarak, ABD yönetimi Ukrayna’ya gönderilmekte olan bazı silah ve mühimmat sevkiyatlarını durdurduğunu açıkladı. Bu kararın, ABD’nin kendi askerî stoklarının tehlikeli düzeyde azalmış olmasından kaynaklandığı belirtildi. Pentagon yetkililerinin yaptığı incelemeler sonucu bu silah ve mühimmatların gönderimi askıya alındı. Bu gelişme, sahada Rusya karşısında zorluk yaşayan Ukrayna açısından ciddi bir zafiyet yaratabilir.
Beyaz Saray: Amerika’nın çıkarları önceliklidir
Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, alınan kararın Amerika’nın küresel öncelikleri çerçevesinde verildiğini söyledi. Kelly, “Bu karar, ulusumuzun dünya genelindeki diğer ülkelere askeri desteği ve yardımının gözden geçirilmesinin ardından Amerika'nın çıkarlarını ön planda tutmak için alındı,” ifadelerini kullandı. Kelly’nin “Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri'nin gücü sorgulanmaz. Bunu İran'a sorun,” sözleri ise doğrudan Orta Doğu’daki mevcut gerilime gönderme olarak değerlendirildi.
ABD Savunma Bakanlığı kaynakları, sevkiyatın hangi silah ve mühimmatları kapsadığı konusunda kamuoyuna ayrıntı vermekten kaçındı. Ancak bu kararın, Ukrayna’nın özellikle cephane, hava savunma sistemleri ve topçu mühimmatı alanında ciddi açıklar yaşadığı bir dönemde gelmesi dikkat çekti.
Sonuç
ABD’nin Ukrayna’ya yönelik silah sevkiyatını durdurma kararı, sadece bir tedarik meselesi değil, aynı zamanda küresel stratejik önceliklerin yeniden tanımlandığı bir dönemin işareti olabilir. İran-İsrail savaşı ihtimalinin giderek güçlendiği bir ortamda, ABD’nin dikkatini ve kaynaklarını Orta Doğu’ya kaydırması muhtemel görünüyor.
Ukrayna'nın, bu yeni dönemde Batı'nın öncelikli kriz alanı olmaktan çıkma riski, hem savaşın gidişatını hem de Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisini yeniden şekillendirebilir.
Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.





