Resmi verilerin ve kurumların önemli bir kısmı, Türkiye’de enflasyonun hızla düştüğünü söylese de Merkez Bankası ile OECD’nin son tahminleri, enflasyonun inme sürecinin de sancılı olacağını ortaya koyuyor
Merkez Bankası tarafından açıklana enflasyon verilerine göre; Temmuz 2026 için piyasa katılımcıları yüzde 23,39, reel sektör yüzde 39, hane halkı ise yüzde 54,53 enflasyon bekliyor.
Bu rakamlar; Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın tahminlerini doğrulamıyor. Bakan Mehmet Şimşek’e göre; yüzde 35’lerde bulunan yıllık artış bu yıl sonunda yüzde 24-29 bandına gerileyecek. 2026’da yüzde 12’lik oran yakalanacak, 2027’de ise tek hanelere inecekti.
İnan Mutlu’ya göre vatandaş inanmıyor
ODTÜ'lü Siyasal İktisatçı İnan Mutlu’ya göre de vatandaş enflasyonun hızla düşeceğine inanmıyor. Mutlu, sosyal medya paylaşımında, “Mehmet Şimşek programına güven hakikaten göz yaşartıcı(!) İki yılın sonunda geldiğimiz nokta: Hanelerin yüzde 73,36'sı enflasyonun düşeceğine inanmıyor. İmamoğlu'nun tutuklandığı mart ayında inanmayanların oranı yüzde 68,69'du” ifadelerini kullandı.
OECD verileri de yavaş düşüş diyor

OECD verilerine göre de 2026 yılında Türkiye’deki enflasyon, 2024’te yüzde 220 ile dünyanın en yüksek enflasyonuna sahip Arjantin’den bile yüksek olacak.
OECD’ye göre; dünyanın ikinci en büyük enflasyonist ülkesi Türkiye’de 2024’te yüzde 58,5 düzeyinde olan Türkiye’deki enflasyon, 2026’da yüzde 31,4’e gerileyecek. 2027’da ise yüzde 18,5 seviyesine inecek.
Arjantin’de bu yıl yüzde 36, seviyesine düşürülen enflasyon ise 2027 yılında yüzde 15’in altına inecek. Böylece Türkiye, resmi verilerle bile yüzde 18,5 enflasyonla dünyanın bir numarası olacak.
Yüksek enflasyon halkı yoksullaştırır
Silivri’de tutuklu bulunan İBB İPA Başkanı Doç. Dr. Buğra Gökce de sosyal medya paylaşımında bu duruma dikkat çekerek, yüksek enflasyon bir milletin başına gelebilecek en büyük felaket olduğunu yazdı.
Buğra Gökce, “Yüksek enflasyon geniş halk kesimlerini yoksullaştırır. Gelir dağılımını bozar. Sosyal adaletsizlik ve fırsat eşitsizliği artar. Alacak – borç ilişkilerini bozar. Üretim azalır, istihdam küçülür, işsizlik büyür. Toplumsal ahlak bozulur, yolsuzluk, israf ve çürüme artar. Sosyal barış bozulur, güven ortamı zedelenir, halkın geleceğe umudu azalır” ifadelerini kullandı.
Enflasyonla mücadele kamuda tasarrufla olur
“Enflasyonla mücadele esasında bir beka sorunuyla mücadele kadar önemlidir” diyen Gökce, enflasyonla mücadelenin 1 numaralı başlığı da kamuda tasarruftur. Kamuda tasarruf için hükümetin denetlenebilmesi gerekir. Bir hükümetin denetlenebilmesi için işleyen çoğulcu demokrasiye, hukuk devletine, özgürlüklerin kullanılabilmesine ihtiyaç var. İyi yaşamanın yolu demokrasi, özgürlük ve adalettir. 86 milyon insanımız bugün hava kadar su kadar hukuka muhtaç. Hep birlikte bu dönemi arkamızda bırakacak özgürlüğe kavuşacak, hukuksuzluktan da yüksek enflasyondan da kurtulacağız!” yorumunda bulundu.





