Ana sayfa Haberler Türkiye zorlu günleri geride bıraktı

Türkiye zorlu günleri geride bıraktı

0

Darbe girişiminin ardından piyasalar sallansa da, alınan ivedi ekonomik tedbirlerle rahatlama sağlandı. Ağustos ayı içerisinde uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ile ilgili açıklayacağı notlar piyasaların daha da yükselmesine katkı sağlayabilir

15 Temmuz’da kalkışılan darbe girişiminin başarıyla püskürtülmesinin ardından, bu vahim olayın ekonomiyi nasıl etkileyeceği de merak ediliyor. Beklenildiği üzere ilk günlerde finansal piyasalarda set dalgalanmalar yaşansa da hem tüm siyasi partilerin birlik mesajları hem de Türk iş dünyasının birlikteliği geleceğe iyimser bakmamızı sağlıyor. Hatırlanacağı gibi darbe girişimi sonrası 3.10 TL seviyelerine fırlayan dolar, gazetemiz basıma hazırlandığı sıralarda 3.03 TL’ye kadar gevşemişti. Borsa İstanbul’da ilk hafta yaşanan yüzde 15’lik düşüşün hemen ardından toparlandı. 

Bir günde yüzde 3.4’lük yükselişler gözlemlendi. İlk günlerde hızlı yükselen faizlerde de bir gerileme izlendi. Piyasalarda yaşanan bu toparlanmanın ardında hiç kuşkusuz Anayasa değişikliği hususunda AK Parti, CHP ve MHP arasında mutabakata varıldığı haberleri etkili oldu. Bu adımı küçümsemek lazım. Zira Türkiye yıllardır bu tarz bir mutabakatı sağlayamamıştı. Henüz içeriği tam bilmiyor olsak da, üç partinin üzerinde mutabık kalacağı bir metnin bugüne kadar yapılan eleştiriler ve tartışmalardan arındırılmış olma ihtimali de kuvvetli.

Kuşkusuz ekonomi cephesinde “tüm riskler geçti” demek için henüz çok erken. Zira, kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s darbe girişiminin ardından Türkiye’nin kredi notunu bir kademe düşürdü ve BB+’dan BB’ye indirdi. ‘Sıfırcı Hoca’ lakabı takılan kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’ye ilişkin daha önceden açıkladığı not güncelleme tarihi ise 5 Ağustos’ta. Bu tarih Türkiye ekonomisi için büyük önem taşıyor. Hatırlanacağı gibi Moody’s ayrıca olası bir not indirimi için Türkiye’yi negatif izlemeye de aldı. Bu kapsamda, piyasalar açısından, önümüzdeki ilk risk unsuru, Moody’s’in atacağı adım olacak. 25 Temmuz’da telekonferans düzenleyen kurum, Türkiye ile ilgili risklerin altını çizerek 1-3 ay içerisinde karar vereceğini beyan etti. 5 Ağustos tarihindeki olağan gözden geçirme için somut manada herhangi bir yorum yapmaktan imtina etse de, bankacılar bu tarihte “pas geçilme” ihtimalinin kuvvetli görüyor.

Böyle bir durumda, Moody’s’in kararının gecikecek olmasının Türkiye için olumlu olabileceği, zira sosyal ve siyasi tablonun normalleşmesi; makroekonomik göstergelerdeki bozulmanın sınırlı boyutta kalmış olmasının Moody’s’in notunu sabit bırakmasına dahi neden olabileceği varsayılıyor. Ama uzmanlar, şimdilik bu noktada olunmadığını olası bir not indiriminin yatırım yapılabilir ülke özelliğini kaybetme riskini barındırdığından ötürü piyasalar açısından önemli bir risk unsuru olduğunu belirtiyor.

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ise yaptığı açıklamada, yaşanan başarısız darbe girişimi gibi olayların ekonomiye, kredi notuna etkilerinin anlaşılabilmesi için yeterli zamanın geçmesi, yeterli verinin gözlenmesi gerektiğini ancak bunun henüz gerçekleşmediğini söyledi. Çetinkaya, yakın dönemde rating kuruluşunun (S&P’nin not indirmesi) aldığı kararı ise “aceleci” diye yorumladı. Çetinkaya, “Kredi notunda ağustos ayında TCMB olarak yeni bir karar veya değerlendirme beklemiyoruz” dedi. Merkez Bankası’nın bu yorumuna birçok banka genel müdürü de verdiği demeçlerle katılıyor. S&P’nin not indirimini anlamsız ve aceleci bulan bankacılar, asıl önemli olan Moody’s’in ise ağustosta not indirimi için acele etmeyeceğini düşünüyor. Türkiye’nin 80 milyonluk bir ülke olduğunun ve kendi iç dinamikleri ile de büyüyebildiğinin altını çizen bankacılar, notun düşmesi durumunda bile aşırı bir olumsuzluk yaşanmayacağını söylüyor. Bankacılar, bozulmaması durumunda ise, son dönemde tüm siyasi partilerde ve toplumda gözlenen uzlaşının orta ve uzun vadede Türkiye ekonomisini çok olumlu katkı yapacağı görüşünde.