• TR
  • ENG
MarineDeal News
  • Haberler
  • Yazarlar
  • Piyasa
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Deniz Ticareti
  • Deniz Savunma
  • Jeopolitik
  • Analiz
  • Çevre
  • Video Arşiv
Aa
Bildirim
Son yayınlananlar
Muğla ve Kuzey Ege’deki bazı deniz alanları “Deniz Milli Parkı” ilan edildi
Haberler
Trump’tan şok açıklama: “ABD toprağı ilan edeceğim”
Dünya
Rusya deniz taşımacılığında yönetimi merkezileştiriyor
Dünya
DEHUKAM’dan 13 ülkeden katılımcılara deniz hukuku eğitimi
Haberler
Erdoğan’dan AKP’nin 25’inci yılı mesajı
Haberler
Aa
MarineDeal NewsMarineDeal News
  • ANA SAYFA
  • HABERLER
  • YAZARLAR
  • PİYASA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • DENİZ TİCARETİ
  • DENİZ SAVUNMA
  • JEOPOLİTİK
  • ÇEVRE
  • ENGLISH
Search
  • TÜM HABERLER
    • Piyasa
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Deniz Ticareti
    • Deniz Savunma
    • Jeopolitik
    • Çevre
    • English
  • YAZARLAR
    • Yeşim Yeliz Egeli
    • Meltem Aydın Süloğlu
    • Gökhan Esin
    • Barışcan Yücel
    • Atilla Yeşilada
    • Bartu Soral
    • Gürcan Elbek
    • Yüce Yöney
    • Emin Yaşacan
    • Cihangir Dumanlı
    • Serter Tuçaltan
    • Levent Akson
    • Haluk Mustafa Baybaş
    • Özhan Bakkalbaşıoğlu
    • Yaşar Canca
Bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi takip edin
  • MarineDeal News

Türkiye siyasetini Suriye mi şekillendiriyor?

Murat Yıldız
  • Murat Yıldız
  • Yükleme Tarihi: 23.11.2025 09:52 | Son Güncelleme: 23.11.2025 09:57
    muratyildiz@marinedealnews.com
Paylaş
Paylaş


1944’te kurulmuş bir devlet 2025 yılında ABD emperyalizmini kabul etmek zorunda kaldı. Bu, kendisini İslâmcı olarak tanımlayan, şimdinin Ahmed eş-Şara’sı bir dönemin “hızlı cihatçı” teröristi Collani eliyle yapıldı.


Öncelikle şunu çatıya oturtmak isterim; ABD ve İsrail hiçbir zaman dinci ve bunun çeşitleri olan İslâmcı, siyasal İslâmcı, molla rejimi gibi yönetimlerden rahatsız olmaz. Anlı şanlı bazı gazeteci ve bazı emekli amiral/generallerin zannettiği gibi bu rejimleri yıkmak ve yerine demokratik rejimler kurmak, ABD ve Orta Doğu’daki eli İsrail’in işine gelmez. 


Çünkü bu rejimler düşmanca söylemler ve tavırlar sergilese dahi aslında ABD/İsrail’in yapmak istediklerini yaparlar. Bu ülkeler ancak bu rejimler ile çağ dışı kalabilir, bilimden uzaklaşabilir, ekonomik olarak sefalet ve yoksulluk içinde bulunabilir, adalet ve eğitimleri Orta Çağ anlayışında ancak bu şekilde kalabilir. Ki yönetilme ve yönlendirilmeleri kolay olsun. 


Örnek mi? İsrail-İran 12 Gün Savaşı. Çokbilmiş (e)amiral/generaller İran rejiminin hedef alındığını söylerken, bunun yanlış olduğunu, amacın İran’ın savaşma azim ve kararlılığını kırmak olduğunu yazmıştım. Savaşta İsrail bir tane molla öldürmezken İran’ın 8 önemli bilim adamı ile 2’si genelkurmay başkanı olmak üzere (art arda atanan) 10’un üzerinde üst düzey askerî yetkiliyi öldürdü. Bir molla dahi öldürmedi. Neden acaba?   


Trump geçen hafta içerisinde, Ocak 2012'de resmen ilan edilen El-Nusra'nın “genel emiri” Ahmed eş-Şara’yı Beyaz Saray’da kabul etti. Her zamanki klasik “gevşek” tavrıyla Şara’ya övgüler yağdırdı. Ona göre Şara; çok güçlü bir lider, sert/sıkı bir adam, vizyon sahibi ve ancak böyle bir lider Suriye’yi toparlayabilir. Övgülerini espriler ile süsledi, parfümler sıktı, “mutlaka bu parfümden eşine ve kendine al” dedi, kaç eşi olduğunu sordu, “bir” cevabını alınca “bilemezsin tabii” şeklinde seviyesiz bir espri yaptı.   


Bunlara karşılık ne aldı? 


Suriye’nin yeniden inşası ABD kontrolünde olacak, ABD Şam yakınlarında bir askerî üs kuracak, muhtemel bir liman kentine (Lazkiye olabilir) bir başka üs kuracak ve belki de bizim açımızdan en önemlisi Suriye ordusu İŞİD ile mücadele için kurulan ABD öncülüğündeki koalisyona katılacak. 


Peki İŞİD ile mücadele koalisyonunda kimler var? Suriye yönetimi ve Özbekistan ile 90 ülke var. Fakat sahada büyük güç olarak kim var? Fiilen bu koalisyon üyesi olmayan, ABD tarafından bu maksatla güçlendirildiği iddia edilen SDG (Suriye Demokratik Güçleri / YPG-PKK ağırlıklı güç) var. 


Düne kadar Şam ve YPG arasında entegrasyona dair bir anlaşma (10 Mart Mutabakatı) imzalanmıştı. Hatta terörist YPG lideri Mazlum Abdi, ABD askerî uçağı ile Şam’a götürülmüş ve hazırlanmış olan metni Şara ile karşılıklı olarak ABD’li CENTCOM Komutanı önünde imzalamışlardı. 


O metne göre YPG unsurları Şam ordusuna katılacaktı. Türkiye’de yandaş medya bunu coşkuyla kutladı. Tıpkı Esad rejiminin İsrail tarafından desteklenen HTŞ tarafından devrilmesini kutladıkları gibi…


O günden bugüne ne değişti? 


Hiçbir şey…


Yaklaşık 10 gün kadar önce YPG’li terörist Silan Semo problemin entegrasyon anlayışında olduğunu söylemişti. Semo, “Şam için entegrasyon kendini yok etmek ve başkasıyla birleşmek demek, bizim için ise kimliğini, varlığını ve iradeni korumak demek” dedi. Semo neden Şam yönetimine karşı olduklarını da söyledi ve “faşist, despot BAAS rejiminden kurtulduk, şimdi aynı şeye sakallı olan ekip tarafından mı maruz kalacağız” dedi.


Trump ise sanki Şam rejimini IŞİD’e karşı koalisyona dâhil ederek, YPG’yi Suriye yönetimine entegre edemeyen Şam yönetimini YPG’ye entegre edecek bir hâle getirdi. Yani Şam yönetimini İŞİD ile mücadele koalisyonuna ortak koşarak bir nevi YPG ile ortak bir paydada birleştirdi. 


Bu, Türkiye’nin YPG’yi teröristbaşı Öcalan vasıtasıyla kontrol etme ve yönlendirme çabalarının da ne kadar boşa bir gayret israfı olduğunu göstermesi bakımından da önemli. Türkiye’de bir süredir devam eden ve hükûmet tarafından “Terörsüz Türkiye Süreci” olarak tanımlanan sürecin de Esad sonrası oluşan durumdan kaynaklandığını söylemek çok da mantıksız olmamalı. Fakat gelişen durumlar şunu gösteriyor ki, ABD Suriye’de kontrolü tamamen almış durumda. Bu durumda bize kalacak olan 30 kaleşnikofun yakılması üzerinden iç siyaset yapmak oluyor. Umarım bu işin kazananı, bölücülük ve başta teröristbaşı, bebek katili ile diğer teröristler olmaz.    

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

Aşağıdakiler de ilginizi çekebilir

Yasa, kocaman bir yara

Hegemonya mücadelesinde coğrafya mahkûmu Doğu Asya ülkelerinin çifte açmazı – 2

Toplum teröristlere hazır mı?

Tanker piyasası yukarı yönlü yükselişini koruyor

Hegemonya mücadelesinde coğrafya mahkûmu Doğu Asya ülkelerinin çifte açmazı – 1

ETİKETLER: ABD, Suriye, Türkiye
Bunu Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp LinkedIn Linki kopyala Yazdır
Paylaş
Avatar photo
By Murat Yıldız
muratyildiz@marinedealnews.com
Web Banner

Yazara Ait Diğer Yazılar

Yasa, kocaman bir yara
12/08/2026

Toplum teröristlere hazır mı?
06/08/2026

Milletten saklanan süreç yasaları ve Gaziler
31/07/2026

İran nereye, ABD nereye saldırır? (Savaşın Dumanı Altında – 13)
24/07/2026

Süreçlerin ve butlanın varış noktası
16/07/2026

Arama

Kategoriler

Arşivler

Legal

  • Kişisel Verileri Koruma Kanunu
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası
  • KVKK Başvuru Formu

MarineDeal News Künye

İmtiyaz Sahibi: MDN Yayıncılık, Matbaa, Reklam, Organizasyon ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına Yeşim Yeliz Egeli
Kuruluş: 1 Ocak 2008
Genel Yayın Yönetmeni: Yeşim Yeliz Egeli yesimegeli@marinedealnews.com
Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu): İlyas Öztürk mdn@marinedealnews.com
Video Editör: Halis Kılıç
Haber Merkezi: Yüce Yöney, Barış Özgür, Barışcan Yücel
Reklam: reklam@marinedealnews.com
Abonelik: info@marinedealnews.com
E-posta: mdn@marinedealnews.com
Tel: +90 (212) 343 2005
Adres: Merkez Mah. Perihan Sk. No.118/5 34360 Şişli, İstanbul, Türkiye

Bizi sosyal medyada takip edin

Okuma listesinden çıkartıldı.

Geri al
Welcome Back!

Sign in to your account

Üye ol Şifremi Unuttum