İngiltere'nin önde gelen gazetelerinden The Telegraph dikkat çekici bir analiz yayınladı. Gazeteye göre Türkiye, artık Avrupa güvenlik mimarisinin en kritik ülkesi konumunda.
Türkiye'nin Ukrayna’ya sattığı ve Rus tanklarına karşı kritik rol oynayan insansız hava araçları (İHA/SİHA) ile başlayan sürecin, Ankara'yı savunma sanayisinde küresel bir devler ligine taşıdığını vurgulayan The Telegraph, NATO Zirvesi ve son yaşanan gelişmelerle ilgili bir analiz yayınladı. Gazeteye göre Ukrayna savaşından Suriye’deki rejim değişikliğine ve İran krizinin önlenmesine kadar küresel dengelerde kritik roller üstlenen Türkiye, bugün ev sahipliği yaptığı NATO zirvesinde askeri gücü ve savunma sanayisindeki dev adımlarıyla küresel bir aktör olarak öne çıkmış durumda.
Gazete, Türkiye'nin son yıllarda sadece askeri teknolojisiyle değil, diplomatik hamleleriyle de bölgedeki istikrarın teminatı olduğunu ve Ukrayna-Rusya barış görüşmelerinin ilk turlarına ev sahipliği yaparken Suriye’de de Esad rejiminin devrilmesinin ardından uluslararası toplum ile Şam’daki yeni hükümet arasında kritik bir diplomatik köprü vazifesi gördüğünü yazdı. Gazetenin yayınladığı analizde, Türkiye'nin bu yılın başlarında kapalı kapılar ardında yürüttüğü diplomasiyle büyük bir bölgesel felaketi önlediği ve İsrail'in, Irak merkezli İranlı muhalif grupları kullanarak İran’a yönelik planladığı ve bölgeyi tamamen kaosa sürükleyecek kara istilası planı, Türkiye’nin müdahalesiyle durdurulduğu öne sürüldü.
Savunma sanayindeki yerlilik ve ihracatlar dikkat çekiyor
Türkiye'nin askerî ihtiyaçlarının yüzde 80'ini yerli imkanlarla karşıladığını ve geçtiğimiz yıl 10 milyar doları aşan rekor bir savunma ihracatına imza attığını belirten gazete; Polonya, Estonya, Macaristan, Arnavutluk, Kosova ve Bosna-Hersek'in Türkiye'den silah ve teçhizat aldığını yazdı.
NATO zirvesinde Roketsan ve Aselsan gibi Türk savunma sanayisi devlerinin, NATO’nun büyük ölçekli taarruz yetenekleri ile hava ve füze savunma sistemleri geliştirme projelerinde yer alacağının açıklanmasına da dikkat çeken The Telegraph, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan'ın “Türkiye artık sadece kendi sınırlarını koruyan bir ülke değil. Kriz bölgelerinde istikrarı teşvik eden, güvenliği sağlayan ve barışı destekleyen küresel bir aktöre dönüşmüştür” sözlerine de yer verdi.
“Türkiye, bugün Avrupa güvenliğinin ana taşıyıcı sütunlarından biri”
Analizin devamı, konunun jeopolitik dengelerini, Trump-Erdoğan ilişkisini ve İsrail-İran cephesinden gelen tepkileri içeren son derece kritik diplomatik detaylar barındırıyor.
Türkiye'nin sadece bölgesel krizlerde değil, küresel diplomaside adeta bir “çimento” görevi üstlendiği, Rusya ile Ukrayna, İsrail ile İran arasında kurduğu dengenin yanı sıra Çin ile ilişkilerde de bir köprü işlevi gördüğü ve Suriye'nin yeni Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın, ABD Başkanı Donald Trump ile Ankara’da bir araya gelmesinin bu yeni diplomatik dönemin en somut göstergelerinden biri olduğunun vurgulandığı analizde ABD’nin güvenlik şemsiyesinin Trump döneminde ne kadar öngörülemez olduğunu gören Avrupa için, Türkiye’nin sahip olduğu bu diplomatik nüfuzun hayati bir güvenceye dönüştüğünün altı çizildi.
The Telegraph analizi ise şu şekilde bitiyor: “Kısa vadede Avrupa’nın Türkiye ile çalışmaktan başka seçeneği yok. Ancak uzun vadede bu karmaşık dengelerin, küresel istikrarsızlığı ve yeni cepheleşmeleri tetikleme potansiyeli oldukça yüksek görünüyor.”






