Tutuklanan emekli Amiral Türker Ertürk'ün müdafii Avukat Ayhan Yıldızel, müvekkilinin tutuklanmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yıldızel, tutuklama kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak soruşturma sürecine ilişkin çeşitli sorular yöneltti.
Yıldızel'in açıklamasına göre Ertürk, 20 Mart 2023'te katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamalar nedeniyle “halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık ve vücut dokunulmazlığına yönelik aleni tehdit” suçlamasıyla 17 Ağustos 2026'da Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandı.
“Suç unsuru çıkarılması zor”
Ertürk'ün müdafii, müvekkilinin sözlerinin siyasi değerlendirme kapsamında olduğunu belirterek, bu ifadelerden nasıl bir suç unsuru çıkarıldığının anlaşılmasının güç olduğunu savundu.
Açıklamada, “Bu tutuklama kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu açıktır” ifadelerine yer verilirken, söz konusu ifadelerin suç oluşturduğuna ilişkin gerekçenin kamuoyuna açıklanması gerektiği belirtildi.
“Soruşturma 8 saat içinde başlatıldı”
Yıldızel, soruşturmanın başlatılma süresine de dikkat çekti. Açıklamaya göre, bir X hesabından 17 Ağustos'ta saat 00.18'de, yaklaşık 3,5 yıl önce yayımlanan Ertürk'ün konuşmasının yeniden paylaşılmasının ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaklaşık 8 saat içinde resen soruşturma başlatıldı.
Avukat Yıldızel, bu sürecin Anayasa'nın 138. maddesinde yer alan yargı bağımsızlığı ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, sosyal medya paylaşımı ile soruşturmanın başlatılması arasındaki sürenin açıklanmasını istedi.
Açıklamada ayrıca, sıradan vatandaşların yaptığı suç duyurularının uzun süre bekletilebildiği öne sürülerek, söz konusu paylaşımın ardından soruşturmanın kısa sürede başlatılmasının “izaha muhtaç” olduğu ifade edildi.
“3,5 yıl sonra korku ve panik iddiası”
Ertürk'ün avukatı, tutuklamaya gerekçe gösterilen “halk arasında endişe ve korku yaratma” iddiasını da eleştirdi.
Açıklamada, Ertürk'ün konuşmasının yapıldığı dönemde herhangi bir infial veya paniğe yol açmadığı öne sürülerek, aradan 3,5 yıl geçtikten sonra aynı ifadelerin toplumda nasıl korku ve endişe yaratabileceğinin açıklanması gerektiği belirtildi.
“Konuşmayı yeniden paylaşan kişi neden soruşturmaya dahil edilmedi?”
Yıldızel'in açıklamasında, Ertürk'ün konuşmasını yıllar sonra yeniden gündeme getiren sosyal medya kullanıcısına yönelik herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı da sorgulandı.
Avukat, söz konusu ifadelerin suç oluşturduğu kabul ediliyorsa, konuşmayı yeniden yayımlayan kişinin neden soruşturma kapsamına alınmadığının açıklanması gerektiğini savundu.
Açıklamada, bu kişiye yönelik işlem yapılmamasının “hukukta eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı” ve “çifte standart” oluşturduğu öne sürüldü.
Avukat Ayhan Yıldızel'in yaptığı yazılı açıklamanın tam metni şu şekilde:
“KAMUOYU DUYURUSU
Müvekkilim Türker Ertürk, son genel seçimler öncesinde, 20 Mart 2023 tarihinde katıldığı bir televizyon programında sarf ettiği,
“Bakın artık iktidar değişecek, ama acılı ama acısız iktidar değişecek, onun için herkes aklını başına devşirmeli, yoksa ilerde müşkülat yaşarız ülkece diye düşünüyorum. Yarın bir gün eğer biz demokratik girişimlerle bu iktidarı düşüremezsek, Türk halkını da cezalandırabilecek uluslararası girişimler yapılacaktır.”
şeklindeki ifadeleri nedeniyle, “halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık ve vücut dokunulmazlığına yönelik aleni tehdit” suçlamasıyla bugün (17 Ağustos 2026) Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanmıştır.
Bu tutuklama kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu açıktır. Söz konusu ifadelerden nasıl bir suç unsuru çıkarıldığını hukuk fakültesi öğrencilerinin dahi anlamakta zorlanacağı kanaatindeyiz. Hukuki gerekçe yokluğu dışında, kamuoyunun bilgisine sunulmasında zaruret gördüğümüz şu hususları da paylaşmak isteriz.
1. Anayasa’nın 138. Maddesi ve 8 Saatte Tamamlanan Soruşturma
Anayasa’nın 138. maddesi, yargı yetkisinin kullanımında hiçbir organ, makam, merci veya kişinin mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceğini açıkça hüküm altına almıştır. Ancak süreç oldukça düşündürücüdür: Bir X hesabı kullanıcısı, 3,5 yıl önce yapılmış bu konuşmayı 17 Ağustos’ta gece yarısından hemen sonra (saat 00.18) yeniden yayınlayarak,
“Bakırköy ya da Ankara Başsavcısı eminim ki bu kahpe orsatramola (Türker Ertürk) ile ilgilenecektir, Ankara Kuriş ile uğraşıyor, Bakırköy daha uygun”
şeklinde bir paylaşımda bulunmuştur. Bu paylaşımdan yaklaşık 8 saat sonra ise, Türker Ertürk hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatıldığı tüm basın yayın organlarında haberleştirilmiştir. Sıradan vatandaşların suç duyuruları aylarca, hatta yıllarca işleme konulmazken, bu talimat niteliğindeki paylaşımın nasıl olup da çoğunluğu gece süresini kapsayan 8 saat içinde soruşturma başlatılmasına neden olduğu izaha muhtaçtır.
2. 3,5 Yıl Sonra Birden Ortaya Çıkan “Korku ve Panik” İddiası
Tutuklama gerekçesi olarak öne sürülen “halk arasında endişe ve korku yaratma” iddiası, mantık sınırlarını zorlamaktadır. Konuşmanın yapıldığı 3,5 yıl önceki siyasi ortamda herhangi bir infiale veya paniğe yol açmayan bu sözlerin içinde bulunduğumuz siyasi koşullarda, toplumda nasıl korku ve endişe yaratacağı tarafımızca anlaşılamamakta ve yetkili makamlarca da açıklığa kavuşturulmamaktadır. Bu durumun ne hukuki ne de mantıki hiçbir izahı yoktur.
3. Konuşmayı Yeniden Yayınlayan Kişi Neden Soruşturmaya Dâhil Edilmedi?
Son olarak, eğer bu sözler gerçekten isnat olunan suçu oluşturuyorsa, 3,5 yıl sonra bu konuşmayı bilinçli olarak yeniden gündeme getiren ve yayan kişinin neden soruşturma kapsamına alınmadığı sorusu da cevapsız kalmıştır. Aynı fiilin faili konumunda olan bu kullanıcı hakkında işlem yapılmaması, hukukta eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı gibi, açık bir çifte standart örneği teşkil etmektedir.
Kamuoyunun bilgisine sunarız.
Türker Ertürk
Müdafii
Av. Ayhan YILDIZEL”






