Ana sayfa Haberler Türk Tersaneleri, başarılarına yenilerini katmak istiyor

Türk Tersaneleri, başarılarına yenilerini katmak istiyor

0

Türk tersaneleri önümüzdeki dönemle ilgili yatırım, projeleri ve beklentilerini 14. Uluslararası Exposhipping Denizcilik Fuar ve Konferansı öncesinde düzenlenen gezide basınla paylaştı. Tuzla Tersaneler Bölgesine gerçekleştirilen basın gezisinde sırasıyla Sanmar, Gemak ve TK Tuzla tersaneleri ziyaret edildi. Ziyaret sırasında sektörün ana hedefleri arasında Türk savunma sanayi için yapılan üretimin yurt dışına pazarlanmasının yer aldığı belirtildi.
Gerçekleştirilen gezi kapsamında; Sanmar Denizcilik Yönetim Kurulu Üyesi Ali Gürün, Gemak Grup CEO’su Birol Üner,  TK Tuzla Tersanesi Genel Müdür Yardımcısı ve Pazarlama Müdürü Levent Zorer ile GİSBİR Yönetim Kurulu Üyesi Orkun Özek basın mensuplarına son dönemde yapılan faaliyetler ve Türk gemi inşa sanayinin geleceği hakkında bilgi verdiler.

“Türkiye, özel maksatlı gemi inşasında önemli bir merkez”
Yaptığı başarılı römorkör inşalarıyla adından övgüyle söz ettiren Sanmar Denizcilik, son yıllarda Türkiye’nin en çok ihracat yapan 3 tersanesinden biri haline geldi. Bugüne kadar dünya çapında 101 gemi ihraç ettiklerini belirten SANMAR A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ali Gürün, gemi inşa sektöründe başarılı olabilmek için iş sağlığı ve işçi güvenliğini en üst seviyede tutmak gerektiğinin altını çizdi.
Römorkör inşasında dünyanın en büyük 10 şirketi arasında yer alıyoruz. Yılda yaklaşık 120 milyon dolar ihracat rakamına ulaşıyoruz. Almanya, Danimarka, Norveç gibi denizcilikte etkili ülkelerde bugün bizim römorkörlerimiz kullanılmakta. Ayrıca çevreci bir yakıt olan LNG ile çalışan römorkörleri dünyada üreten ilk tersane olmak bizim için çok önemliydi. Son yıllarda, Türk tersaneleri özel maksatlı gemilerin yüksek kaliteyle üretildiği önemli bir merkez haline geldi.”

Türkiye Gemi Tamirinde Akdeniz’in lideri
Gemi tamir, bakım ve onarımında Türkiye’nin, Avrupa ve Akdeniz’in lideri olduğunu kaydeden GEMAK Grup CEO’su Birol Üner, sektörün bu konuda imkanlarının oldukça ilerlemiş olduğunu ve 2000 yılından bugüne kadar tersanelerinde 1720 gemi tamir ettiklerini vurguladı.
Türkiye’de bir Ro Ro gemisinin boyunu 30 metre uzatarak bir ilke de imza attıklarını ifade eden Üner, “Biz krizde büyümeyi sürdüren bir şirketiz. 2013 yılından itibaren devletimizin de desteği ile endüstriyel projelere yöneldik. Bugün Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün çelik tabliyelerini üreterek tersanelerin endüstriyel alanda da başarılı olabileceğini ispatladık.
Gemi inşa sektöründe Türkiye’nin ilk AR-GE merkezi olma ünvanına da sahibiz. Günümüzde tersanelerin sayısının arttıkça rekabetin daha da artacağını kaydederken sektör olarak gemi tamirinde Türk tersanelerinin Avrupa tersaneleri ile başa baş rekabet ediyoruz.”

Rusya’nın Devlet Filosu Müşterileri Arasında
Dünyanın en büyük 3. betonarme yüzer havuzuna sahip TK Tuzla Tersanesi Genel Müdür Yardımcısı ve Pazarlama Müdürü Levent Zorer, 350 metre uzunluğunda, 65 metre genişliğinde yüzer betonarme havuzları ile Avrupa’nın en büyüğü olduklarının altını çizdi. Sektörün en eski şirketlerinden olmaları sebebi ile dünyanın ünlü armatörlerinin yanı sıra Rusya devlet filosu gibi müşterileri olduğunu vurgulayan Zorer, yanı başımızda bulunan ve aynı sektörde iş gören Yunanistan’ın Türkiye’nin kapasitesini yakalayamayacağını belirtti.

Kalite Olarak Avrupa’da 1. Sıradayız
Gezinin ev sahiplerinden GİSBİR Yönetim Kurulu Üyesi Orkun Özek ise sektörün 2008’de başlayan denizcilik krizi ile aslında atağa geçtiğini, bunu da savunma sanayi ile yaptıklarını vurguladı. Türkiye’de sektörün en kuvvetli olduğu noktanın savunma sanayi olduğunu söyleyen Özek, “Kriz zamanında bizler için savunma sanayi can suyu oldu. Bu sayede mühendislik ve AR-GE çalışmalarımız arttı. Yine inşanın yanında bakım ve onarımda da şu an en iyi yerdeyiz” diyerek hedeflerinin Türk savunma sanayi için yaptıkları inşa işini yurt dışına pazarlamak olduğunu dile getirdi.
Kalite olarak Avrupa’da birinci sırada olduğumuzu da kaydeden Özek, Türkiye’nin bölgeyi domine ettiğini, bunun en önemli nedeninin ise Türkiye’de bulunan işçi sağlığı ve iş güvenliği, finansal ve çevre kriterlerinin en üst düzeyde olmasının etken olduğunu açıkladı.