Suriye ve Irak'ta tansiyonun bir türlü düşmemesi, İsrail’in Gazze’ye kara harekatı başlatması ve Ukrayna-Rusya gerginliğinin zirveye çıkması Türkiye’yi siyasi olduğu kadar ekonomik olarak da ateş çemberinin içine atıyor. Çünkü Türkiye, son yıllarda Avrupa Bölgesi’nin ihracattaki payını yüzde 37’lere kadar düşürmüş ve şu anda yangın yerine dönen Ortadoğu ülkelerine olan ihracatını da önemli oranda artırmıştı. Hatta 2009’daki ‘One Minute’ ve 2010 yılındaki ‘Mavi Marmara’ olayına rağmen İsrail ile ticaret hacmini de son beş yılda yüzde 50 artırarak 5 milyar doların üzerine taşımıştı.
Ancak şimdi, bir yandan Suriye ve Irak, diğer yandan İsrail ve Kafkaslar’da tırmanan tansiyon sonrası yaklaşık 60 milyar dolarlık ticaret büyük bir risk altında. Başta Türkiye İhracatçılar Meclisi Mehmet Büyükekşi olmak üzere tüm iş dünyası örgütleri ‘sağduyu’ çağrısında bulunurken, bir yandan ABD’nin Rusya’ya yaptırımlarını daha da artıracağına yönelik gelişmeler, bu ülkeden büyük ölçüde enerji ithal eden ve önemli derecede bir ihracat pazarı olan Türkiye’yi kara kara düşündürmeye başladı.
Rusya’ya yaptırım genişlerse herkesin işi etkilenir
Türkiye’nin 2013 rakamlarına bakıldığında sorunlu olan Ortadoğu ve Kafkas ülkelerine Türkiye’nin 60 milyar dolar dış ticareti buluyor. Bir başka ifade ile Türkiye’nin ihracatının yüzde 18’i, ithalatının da yüzde 13’ü bu bölgedeki ülkelere. Bölgede tansiyonun düşmemesi halinde ekonomik anlamda en büyük kaybı yaşayacak ülkelerden birinin de Türkiye olması kaçınılmaz.
Türk-Ukrayna İş Konseyi Başkanı Ruşen Çetin, ABD’nin Rusya’ya yaptırımları genişletmesi durumunda bu durumun ister istemez herkesin işini etkileyeceğini söyleyerek durumun ciddiyetini ortaya koyuyor.
Savaş çıkmazsa petrol 116 doları geçmez
Hem Ortadoğu hem de Kafkaslar’da tansiyonun yükselmesi piyasaları da tedirgin ediyor. Brent petrolün fiyatı yeniden 108 doları aşarken, ekonomistler savaş çıkmaması durumunda petrol fiyatlarının 113-115 dolardan geri döneceğini ancak silah seslerinin artması durumunda petrolün 115 dolar seviyesini çok hızlı aşabileceğini söylüyor. Güvenli liman olarak belirtilen altın fiyatları ise İsrail’in Gazze operasyonunu başlatmasıyla birlikte 1 saat içinde 24 dolar birden fırlayıp 1.320 dolarları aştı. Uzmanlar altında da 1.350 dolar seviyesinin kritik eşik olduğunu belirtiyor. Peki yaşanan bu tansiyon borsa ve para piyasalarına nasıl yansıyor?
S&P Capital IQ tarafından yapılan araştırmaya göre, bu tip askeri operasyonlarda, Wall Street son 73 yılda yaşanan 14 şok karşısında dayanıklı bir görüntü çizdi. Pearl Harbor baskını, Küba ile füze krizi, Kennedy suikastı ve 11 Eylül gibi olayları içeren 14 büyük şoku takiben S&P 500 endeksi ilk gün ortalama yüzde 2.4 düştü.
Borsalar 14 günde telafi ediyor
Wall Street'in barometresi olarak kabul edilen S&P 500 endeksi üzerinde bu tip şokların etkisi ortalama 8 gün sürdü ve ortalama kayıp yüzde 7,4'ü buldu. Piyasaların bu kaybı telafi etmesi ortalama 14 gün sürdü. Deutsche Bank ve S&P Capital IQ tarafından yapılan bir başka araştırma ise ABD'de piyasaların ordu harekete geçtiği andan itibaren belirsizlik nedeniyle aşağı yönlü hareket ettiğini, ancak atılan ilk füzeden sonra bu düşüşün uzun sürmediğini gösteriyor. ABD tarafından 1985'ten bu yana yapılan 12 hava saldırısı sonucunda S&P 500 endeksi saldırı öncesindeki 3 ayda gördüğü zirve noktadan ortalama yaklaşık yüzde 5,9'luk bir geri çekilme yaşadı. ABD'de yatırımcıların şoklara verdiği tepkiye bir başka örnek ise 1995'ten bu yana ABD'nin asker kullanmadan bombalama yoluyla yaptığı müdahalelerden ortalama 2 hafta öncesinde yatırımcıların temkinli olmaya başlaması. Yaklaşık 2 haftalık bu dönemlerde, S&P 500 endeksi ortalama yüzde 1 düştü.





