Türk denizciliği 99’uncu yılında dünyada söz sahibi

MDN MEDIA
  • |

Türk sahipli deniz ticaret filosu, Kabotaj Bayramı’nın 99. yılında tonaj olarak dünyada ilk 10’a girme eşiğine geldi. DTO Başkanı Tamer Kıran, “Türk denizciliği yüz yıllık bir çabanın ürünü olarak bugün uluslararası ligde söz sahibi oldu” dedi. Kıran krizler ve enflasyon nedeniyle yükselen maliyetlerin denizciliği olumsuz yönde etkilediğine de dikkat çekti

Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın 99’uncu yıldönümü Türk denizcilik sektörünün önemli başarılarıyla kutlanıyor. 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu, Türkiye’de denizciliğin millileştirilmesi açısından tarihi bir dönüm noktası oldu.

Kabotaj Bayramı kapsamında Ekonomi gazetesinin sorularını cevaplandıran İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Başkanı Tamer Kıran, geçen bir asırda Türk denizcilik sektörünün her alanda dünya çapında önemli bir noktaya geldiğini, Türk sahipli deniz ticaret filosunun tonaj olarak dünyada ilk 10’a girme eşiğinde olduğunu söyledi.

Tamer Kıran, “Türkiye ile 10. sıradaki Birleşik Arap Emirlikleri arasında sadece 100 bin DWT fark kaldı. Birkaç büyük gemi alımıyla ilk 10’un içine girecek noktadayız. Göreve geldiğimiz 2018 yılında Türk filosu dünya sıralamasında 15’inci sırada ve 28,5 milyon DWT civarındaydı. Son 7-8 yılda önemli mesafeler kat edildi” diye konuştu.

Türk ticaret filosu 53 milyon DWT’ye yükseldi

Türk denizciliğinin yüz yıllık bir çabanın ürünü olarak bugün uluslararası ligde söz sahibi konuma yükseldiğini vurgulayan Tamer Kıran, deniz ticaret filomuzun Haziran 2025 itibarıyla yaklaşık 53 milyon DWT seviyesine geldiğini, Ocak’ta 2.092 adet olan filodaki gemi sayısının ise 2.150'ye çıktığını kaydetti.

Böylece son 6 ayda gemi sayısının 58, toplam tonajın ise yaklaşık yüzde 2 arttığına dikkat çeken Kıran, “Küresel çapta yaşanan yüksek enflasyona paralel artan maliyetlerin hem mevcut filoyu idame ettirmek hem büyütmek önemli bir mücadele gerektiriyor. Sektöre yeni oyuncuların girmesi filomuzdaki bu büyümede etkili oldu” dedi.

Maliyet artışları denizciliği etkiliyor

Küresel ticaretin son yıllarda ardı ardına gelen krizlerle sarsıldığını, pandeminin ardından ticaret savaşlarının, yükselen enflasyonun ve son olarak fiziki çatışmaların denizciliğe önemli etkileri olduğunu dile getiren Kıran, şöyle konuştu:

“Bu yaşananlar hem insani boyutta hem de ekonomik olarak piyasaları ve denizciliği ciddi şekilde etkiliyor. Sigorta primleri ve navlun maliyetleri artıyor, bu da nihai tüketiciye olumsuz yansıyor. Savaşın gündemde kalması denizcilik adına ciddi bir sıkıntı kaynağı. Pandemide de çok zor bir dönem geçirdik ama o dönemin zorlukları farklıydı. Liman sıkışıklıkları vardı fakat buna rağmen denizcilik sektörü 1,5 yıl enerji ve gıda tedariğini sağlamak için oldukça özverili ve verimli bir süreç yaşadı. Ancak 2022 sonundan bu yana piyasa koşulları gerçekten çok zor. Verimli bir dönem değil denizcilik için.”

En büyük sorunlardan birinin artan maliyetler olduğunu ifade eden Kıran, “Küresel enflasyonla birlikte maliyetler geri dönülmez bir şekilde yükseldi. Navlunlar aşağı gelmesine rağmen maliyetler olduğu yerde kaldı. Bu yüzden kârlılıklar düştü. Maliyet artışlarıyla başlayan, ticaret savaşlarıyla devam eden ve son olarak fiziki savaşla zirve yapan bir süreçten geçiyoruz. Talep daralıyor, yatırımlar beklemeye alınıyor” ifadelerini kullandı.

Küresel deniz ticaretinde küçülme bekleniyor

2025 yılında küresel deniz ticaretinde yüzde 0,5 küçülme öngörüldüğünü, buna karşın dünya filosunun yüzde 3 büyüme beklendiğini belirten Kıran, bu durumun arz-talep dengesini olumsuz etkilediğini söyledi.

Kıran, “Arzın arttığı, talebin düştüğü bu tabloyu bir daralma olarak değerlendirmek gerekir. Ayrıca liman sıkışıklıkları da yeniden gündeme geliyor, gemiler limanda daha uzun kalıyor. İki yıldır yok denecek kadar azalan hurdaya çıkışın önümüzdeki dönemde pozitif bir etkiye dönüşmesi söz konusu olabilir. 2021 yılında 761 adet gemi geri dönüştürülmüşken 2022’den itibaren bu sayı hemen hemen yarı yarıya azalmış 2024 yılında 369’a düşmüştür. Bu sayının yeniden artması sektör için bir denge unsuru olabilir. Bu durum navlunlar üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Ancak 2026 için de çok umut artırıcı bir tablo görünmüyor. İçinde bulunduğumuz bölgede savaşların son bulması, savaş yaşanan ülkelerin yeniden inşası gündeme gelirse daha iyimser bir tablo oluşabilir” şeklinde konuştu.

Denizcilik cari açığa pozitif katkı sunuyor

Denizcilik sektörünün hem döviz kazandırıcı etkisi hem de Türkiye’nin uluslararası görünürlüğüne katkısı açısından stratejik önemde olduğunu vurgulayan Kıran, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türk denizciliği olarak kostercilikten başlayıp Akdeniz’e, Kuzey Avrupa’ya, Amerika kıtasına, Afrika’ya, Uzakdoğu’ya açıldık. Bugün gemi bakım-onarımda da dünyada hatırı sayılır bir yere geldik. Limanlarımız fevkalade çalışıyor. Deniz turizminden acentelere kadar her alanda alnımızın akıyla uluslararası arenada boy gösteriyoruz. Döviz bazlı ekonomik getirimiz, ülkemizin cari açığına olumlu katkı sağlıyor.”

Yurtdışı yatırımları artıyor

Son dönemde Türk denizcilik şirketlerinin yurt dışına yatırımlarını artırmasına yönelik değerlendirme yapan Kıran, “Denizcilik uluslararası bir iştir. Bu sektörde yer alan şirketler de uluslararası düşünmek, oyunu uluslararası kurallarla oynamak zorundadır. Bunun içinde yurt dışına gidip orada yapılanmak, yönetmek de vardır. Nihai faydalanıcı Türkiye’de yerleşik bir kurumsa ben bunun bir mahsuru olduğunu düşünmüyorum. Aksine küreselleşen dünyada bu adımlar teşvik edilebilir. Uluslararası arenada daha büyük bir oyuncu olabilmemiz için bu adımlara ihtiyaç var” diye konuştu.

Denizcilik sadece ekonomi değil, milli güvenlik meselesi

Tamer Kıran’ın 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı mesajı olarak ise; “Cumhuriyetimizin Mavi Vatanı olan denizlerde bağımsızlığın simgesi Kabotaj Bayramı’nın 99. yılını kutlamaktan gurur duyuyoruz. Denizcilik sadece ekonomi değil, milli güvenlik meselesidir. Mavi Vatan vizyonu, denizlerdeki haklarımızı kararlılıkla koruma iradesidir. Denizciliğe yapılan her yatırım, bağımsızlığımıza yapılan yatırımdır. Bu vesileyle Atatürk ve tüm denizcilerimizi minnetle anıyor, Kabotaj Bayramı’nı kutluyorum” ifadelerini kullandı.

Ciddi bir eğitim ordusu kuruluyor

Denizcilik sektörünün önündeki bir diğer büyük sınavın, sıfır emisyon hedefleri olduğuna dikkat çeken Kıran, geleceğin yakıtı konusundaki belirsizliklerin sürdüğünü söyledi. Bu durumun, yeni gemi siparişlerinde ve liman altyapısı yatırımlarında ciddi belirsizlikler yarattığının altını çizen DTO Başkanı Tamer Kıran, Türk denizcilik sektörün eğitim alanında da önemli başarılara imza attığını kaydetti.

Kıran, “Dünyada çok ciddi bir eğitim ordumuz var. 14 fakülte, 16 meslek yüksekokulu, 51 denizcilik meslek lisesinde 18 bin 480 öğrenci eğitim görüyor. Ancak bu yetmez, 85 milyon nüfuslu bir ülkede çok daha fazla ve kaliteli denizci yetiştireceğiz. Denizcilerimizin kalitesi her geçen gün dünya çapında kabul görmeye başladı. Çalışanıyla, armatörüyle, tersanesiyle denizcilikte bir ticari ordu olarak bir bütün halinde büyüyoruz. Ülkemizi en güzel şekilde dünyada temsil etmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Bunu Paylaşın