Tuğamiral Sinapi: IHO, denizcilikte stratejik güç olmalı

MDN İstanbul
  • |

MarineDeal News’un sorularını yanıtlayan IHO Genel Sekreterliği adayı Tuğamiral Luigi Sinapi, IHO’nun küresel denizcilik yönetiminde bilimi, politikayı ve diplomasiyi birleştirerek proaktif ve stratejik bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı

Yeşim Yeliz Egeli

Tuğamiral Luigi Sinapi, 58 yaşında, hem bilimsel hem de askerî alanda deneyimli bir hidrograf ve deniz subayı. Fizik ve uluslararası diplomasi alanlarında ileri derecelere, deniz jeomatiği ve denizcilik bilimleri gibi alanlarda yüksek lisansa ve IHO-FIG-ICA Kategori A Hidrografi sertifikasına sahip. İtalyan Donanması’nda çeşitli gemilere komuta etmiş, İtalyan Hidrografi Enstitüsü Direktörlüğü ve İtalya Ulusal Hidrografı olarak görev almış. 2020 yılından bu yana Uluslararası Hidrografi Örgütü (IHO)’nde Direktör olarak görev yapan ve şu ânda IHO Genel Sekreterliği’ne aday olan Sinapi, bilim, politika ve diplomasi alanlarında IHO’nun geleceğine ilişkin vizyonunu ve denizlerin stratejik yönetimi için gerekli yol haritasını MarineDeal News okurları için paylaştı.

Neden şimdi IHO Genel Sekreterliği’ne aday oldunuz ve IHO’nun bugün nasıl bir liderliğe ihtiyacı var?

Hidrografinin artık sadece teknik bir disiplin değil, küresel denizcilik yönetimi çerçevesinde stratejik bir kolaylaştırıcı olduğu bir dönemde adayım. Okyanuslar, seyir güvenliğinden kaynak rekabetine, iklim değişikliğinden sürdürülebilir mavi ekonomiye kadar jeopolitik dinamiklerin merkezinde yer alıyor. Bu değişen ortamda, Uluslararası Hidrografi Örgütü’nün Birleşmiş Milletler sistemi içinde ve Uluslararası Denizcilik Örgütü ile yakın iş birliği içinde anahtar bir aktör olması gerekiyor. Günümüzde IHO, bilimin, politikanın ve diplomasinin kesişiminde çalışabilecek bir liderliğe ihtiyaç duyuyor. Deniz operasyonları, bilimsel araştırma ve uluslararası yönetişimdeki deneyimim, bu alanlar arasında köprü kurmamı sağlıyor. Kuruluşun yalnızca standart belirleyen değil, aynı zamanda stratejik gündemi şekillendiren daha proaktif, görünür ve etkili bir aktör olması gerektiğine inanıyorum.

Hidrografların gerçek koşullarının IHO kararlarında duyulmasını ve yansıtılmasını nasıl sağlayacaksınız?

Denizcilik önceliklerinin bölgeler arasında önemli ölçüde farklılık gösterdiği bir jeopolitik ortamda, IHO’nun operasyonel gerçekliğe dayanması şart. Bu, gelişmiş denizci ülkelerden gelişmekte olan kıyı devletlerine kadar üye devletlerin çeşitliliği düşünüldüğünde özellikle önemlidir. Bölgesel Hidrografi Komisyonlarının rolünü güçlendirmek, yerel gerçeklikleri küresel karar alma süreçleriyle buluşturan gerçek stratejik platformlara dönüştürmek bu çabanın merkezinde olacak. Aynı zamanda, IHO’nun ulusal hidrografi ofislerine karşı duyarlılığını artırması, politikaların sadece teknik olarak değil, politik ve operasyonel olarak da uygulanabilir olmasını sağlaması gerekiyor. Bu dengeyi koruyarak, IHO üye devletleri etkin şekilde destekleyebilir ve uluslararası sistemdeki güvenilirliğini güçlendirebilir.

Günümüzde hidrografinin en önemli sorunu nedir ve IHO bu konuda nasıl yardımcı olabilir?

En acil sorun, hidrografik kapasitedeki dengesizliktir; bu da doğrudan deniz güvenliği, çevre koruma ve ekonomik fırsatlarda eşitsizliğe yol açar. Bu dengesizlik sadece teknik değil, aynı zamanda jeopolitiktir. Küresel deniz tabanının büyük bölümleri, özellikle stratejik ve çevresel açıdan hassas bölgelerde, hâlâ haritalanmamış durumda. Bu da iklim izleme ve sürdürülebilir okyanus yönetimi gibi önemli küresel sorunları ele alma yeteneğimizi sınırlar. IHO, uluslararası işbirliğini harekete geçiren, kapasite geliştirmeyi destekleyen ve BM ile diğer küresel aktörlerle ortaklıkları güçlendiren bir katalizör olmalı. Hidrografi, küresel istikrar ve kalkınma için kritik bir altyapı olarak tanınmalıdır.

Hidrografi dijital dönüşüme ayak uydurabiliyor mu?

Hidrografi ilerliyor, ancak bu ilerleme her yerde eşit değil. Bu eşitsiz tempo, teknolojik erişim ve kurumsal kapasitedeki küresel farklılıkları yansıtıyor ve deniz verisi sistemlerinde parçalanma riski oluşturuyor. Dijital bilginin denizcilik kararlarını desteklediği bir çağda, bu parçalanmanın stratejik sonuçları var. Bu nedenle IHO, dijital dönüşümün kapsayıcı, koordineli ve uluslararası çerçevelerle uyumlu olmasını sağlamalıdır. Dijitalleşme, denizcilik hizmetlerinin entegrasyonunu kolaylaştıran ve daha bağlı, dayanıklı bir küresel denizcilik alanı yaratan stratejik bir geçiş olarak anlaşılmalıdır.

S-100 çerçevesi denizcilik seyrüseferi ve hidrografik hizmetlerin geleceğini nasıl şekillendirecek?

S-100 çerçevesi, deniz verilerinin üretilme, paylaşılma ve kullanılma şeklinde yapısal bir dönüşümü temsil ediyor. Bu, IMO tarafından teşvik edilen geleceğin e-seyrüsefer mimarisinin temel taşı ve hidrografi ile denizcilik operasyonları arasındaki ilişkiyi kökten değiştirecek. S-100 sayesinde, hidrografik bilgi daha geniş bir dijital ekosistemin parçası hâline geliyor ve gerçek zamanlı karar alma, gelişmiş durumsal farkındalık ve entegre denizcilik hizmetlerini destekliyor. Ancak S-100’e geçiş, aynı zamanda siyasi ve ekonomik bir zorluktur. Koordineli yatırım, kapasite geliştirme ve sürekli uluslararası taahhüt gerektirir. IHO bu süreci netlik ve kapsayıcılıkla yönetmeli, tüm üye devletlerin bu dönüşüme katılabilmesini ve faydalanabilmesini sağlamalıdır.

Özel sektörle nasıl işbirliği yapacaksınız?

Özel sektör, özellikle teknolojik yenilik, veri toplama ve hizmet sunumunda hidrografide giderek daha önemli bir rol oynuyor. Ancak deniz verilerinin yönetimi, egemen ve hükûmetler arası bir sorumluluk olmaya devam ediyor. Zorluk, sektörün IHO tarafından tanımlanan ve uluslararası standartlarla uyumlu bir çerçevede etkili şekilde katkı sağladığı yapılandırılmış bir ortaklık kurmaktır. Bu, şeffaflık, karşılıklı güven ve rollerin net anlaşılmasını gerektirir. Böyle bir modelle, IHO özel sektörün gücünden yararlanabilirken, otoritesini koruyabilir ve küresel standartların üye devletlerin ortak çıkarına hizmet etmesini sağlayabilir.

Bazı kıyı devletleri hâlâ IHO üyesi değil. Üyeliği nasıl artıracaksınız?

Üyeliği artırmak hem kapsayıcılık hem de jeopolitik açıdan önemlidir. Bazı kıyı devletlerinin yokluğu, hidrografik çabaların küresel uyumunu zayıflatıyor ve uluslararası denizcilik yönetiminin etkinliğini sınırlandırıyor. IHO, üye olmayan devletlerle daha aktif şekilde iletişim kurmalı; diplomatik kanallar, bölgesel organizasyonlar ve BM çerçeveleri aracılığıyla hidrografinin stratejik önemini vurgulamalıdır. Üyelik sadece teknik bir avantaj olarak değil, ulusal güvenliğe, ekonomik gelişmeye ve çevresel korumaya katkı olarak sunulmalıdır. Daha temsilci bir IHO, küresel zorluklarla daha büyük meşruiyet ve etkiyle başa çıkabilen daha güçlü bir IHO demektir.

Sizce IHO’nun üyeliğini genişletmesi neden önemlidir ve bu süreçte nasıl bir yol izlenmelidir?

Üyeliğin genişletilmesi hem kapsayıcılık hem de jeopolitik açıdan önem taşımaktadır. Bazı kıyı devletlerinin yokluğu, hidrografik çabaların küresel bütünlüğünü zayıflatmakta ve uluslararası denizcilik yönetiminin etkinliğini sınırlamaktadır. IHO, üye olmayan devletlerle daha aktif bir şekilde iletişim kurmalı; diplomatik kanallar, bölgesel organizasyonlar ve Birleşmiş Milletler çerçevesinde hidrografinin stratejik önemini vurgulamalıdır. Üyelik, yalnızca teknik bir avantaj olarak değil, aynı zamanda ulusal güvenliğe, ekonomik kalkınmaya ve çevresel sorumluluğa katkı olarak sunulmalıdır. Daha temsilci bir IHO, küresel zorluklarla daha fazla meşruiyet ve etkiyle başa çıkabilen daha güçlü bir IHO’dur.

IHO’nun geleceği için vizyonunuz nedir ve bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için nasıl bir yol izleyeceksiniz?

Vizyonum, IHO’nun okyanus yönetiminin küresel sistemine tam olarak entegre olmuş bir kuruluş olmasıdır, yalnızca denizcilik güvenliğini destekleyen değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, güvenlik ve ekonomik kalkınma gibi daha geniş hedeflere de katkı sağlayan bir organizasyon. Bu vizyonda hidrografi, ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde karar alma süreçlerinin temelini oluşturan stratejik bir değer hâline gelir. IHO, bilim ile politika, ulusal çıkarlar ile uluslararası işbirliği arasında bir köprü görevi üstlenir. Bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için güçlü liderlik, etkili yönetim ve denizcilik alanındaki paydaşlarla sürekli işbirliği gereklidir. Ayrıca değişimi öngörebilmek ve kuruluşu bu değişime yönlendirebilmek de önemlidir. IHO’nun geleceği, liderlik etme, bağlantı kurma ve sonuç üretme kapasitesinde yatmaktadır. Bu da adaylığıma taşıdığım taahhüttür.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

Bunu Paylaşın