Ana sayfa Piyasa Ekonomi Swap, rezerv kayıplarını telafi eder mi?

Swap, rezerv kayıplarını telafi eder mi?

0
Swap
FED kararı sonrası dolar/TL’deki tansiyon düşmüş değil

Küresel piyasalar ABD Merkez Bankası FED’in ters köşe yapmasını önemli ölçüde sindirmişe benzerken, risk iştahının yeniden geri gelmeye başladığı yorumları da beraberinde geliyor. Hâl böyleyken, her ne kadar FED kararı sonrası bir ara 8,63 TL’ye kadar gevşese de dolar/TL’deki tansiyon düşmüş değil.

Ekonomistlere göre, 26 Haziran itibarıyla 8,80 TL seviyelerinde olan kurun gevşemesi için içeride atılması gereken adımlar söz konusu. Merkez Bankası, son iki yılda belirginleşen rezerv kayıplarını telafi etmek için diğer merkez bankaları ile swap anlaşmalarına yeniden yönelirken bu hamleler de kurda beklenen rahatlamayı şimdilik getirmemiş gibi görünüyor. Peki, uzmanlar Merkez Bankası’nın bu hamlelerini nasıl değerlendiriyor?

Geçmiş hatalardan ders alınmadığını gösteriyor 
Bankacılar, TCMB‘nin döviz rezervlerini artırması gerektiği konusunda hem fikir. Bunun içinse bilinen en klasik yöntemin döviz alım ihaleleri ya da reeskont kredileri olduğu ifade ediliyor. Uzun soluklu problemlerin kurda yarattığı baskıları rezerv satarak gidermeye çalışmanın baştan en büyük hata olduğunun altını çizen ekonomistler, bu hatanın sonucunda eriyen rezervleri swap yöntemi ile geçici olarak yerine koyma haberlerininse geçmişten ders alınmadığı endişesini tetiklediği için arzu edilen itibarı kazandırmadığının altını çiziyor.

Rezervler IMF standartlarının çok altında
IMFNet Uluslararası Yatırım Pozisyonu verilerinin yayımlanmasıyla birlikte IMF yöntemine dayalı rezerv yeterlilik oranının mart ayındaki yüzde 73,1 seviyesinden nisanda da gerileyerek yüzde 69,7’ye düştüğüne işaret eden ekonomistler; IMF’ye göre bu hesaplama sonucunun eğer sonuç yüzde 100-yüzde 150 arası ise ülke rezervlerinin yeterli rezerv seviyesi olarak tanımlanabildiğine dikkat çekiyor. Bu aralığın altının yetersiz rezerv düzeyi kabul edildiğini vurgulayan uzmanlar, bir diğer önemli rezerv yeterlilik göstergesi olan, rezervlerin kısa vadeli dış borca (kalan vadeye göre) oranının da aynı dönemde yüzde 48,8’den yüzde 46,1’e gerilediğini, burada da minimum rezerv yeterlilik oranının yüzde 100 olarak kabul edildiğini kaydediyor.

Tamamen geçici çözümler
Merkez Bankası’nın ikili swap hareketlerinin sorunlara kalıcı bir çözüm olmadığını ve bir can simidi gibi görülmemesi gerektiğinin altını çizen uzmanlar, FED, Avrupa Merkez Bankası ve Bank Of Japan hariç kiminle yapılırsa yapılsın bunların tamamının geçici çözümler olduğunu söylüyor. Bunun dışında swap yaptığımız zaman Türkiye’ye para girmediğini, sadece vitrine numune koyulduğunu belirten ekonomistler, bunun sadece vitrin süsü olduğunu ifade ediyor.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.