Suriye’de Kürtçeye ulusal dil onayı

MDN MEDIA
  • |

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi, birliklerin Fırat’ın batısından çekileceğini duyururken, Suriye geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara Kürtlere yeni haklar tanıyan bir kararnameyi yürürlüğe koydu. Halep’te yaşanan çatışmaların ardından ilan edilen düzenlemeler, Kürtlerin siyasi ve kültürel haklarını genişleten en kapsamlı adımlardan biri olarak kayda geçti.

16 Ocak’ta yayımlanan kararnamede Kürtlerin Suriye toplumunun ayrılmaz ve kurucu unsurlarından biri olduğu vurgulandı. Kürtçeye ulusal dil statüsü tanınarak eğitim sisteminde kullanılmasının önü açıldı. Nevruz resmî tatil ilan edilirken, uzun süredir vatandaşlık statüsünden yoksun olan Kürtlere de yurttaşlık hakkı verildi. Böylece Kürtlerin hakları, Suriye’nin 1946’daki bağımsızlığından bu yana en geniş çerçevede kabul edilmiş oldu.

Kararnameyi televizyon aracılığıyla duyuran Ahmed eş-Şara, Kürt halkına ülkenin geleceğinin inşasında aktif rol almaları çağrısında bulundu ve devletin haklarını güvence altına alacağını söyledi.

Suriye’nin kuzeydoğusunda faaliyet gösteren Demokratik Birlik Partisi (PYD) eski eş başkanı ve başkanlık konseyi üyesi Salih Müslim ise AFP’ye yaptığı açıklamada kararnamenin “Kürt halkının haklarını geçiştirme ve bölme girişimi” olduğunu savundu.

Halep hattında geri çekilme

SDG lideri Mazlum Abdi cuma günü yaptığı açıklamada, Halep’in doğusundan çekilme kararı aldıklarını duyurdu. Abdi, X hesabından yaptığı paylaşımda, dost ülkeler ve arabulucuların çağrıları doğrultusunda, entegrasyon sürecine yönelik iyi niyet göstergesi olarak ve 10 Mart anlaşmasının maddelerine bağlılık kapsamında, iki gündür saldırılara maruz kalan Halep’in doğusundaki temas hatlarından güçlerini, sabah saat 07.00 itibarıyla Fırat’ın doğusundaki bölgelere yeniden konuşlandırmak üzere çekeceklerini belirtti.

Suriye Savunma Bakanlığı, Abdi’nin açıklamasının ardından SDG’nin boşalttığı noktalara ordu birliklerinin konuşlandırılacağını açıkladı. Suriye ordusu, Kürt nüfusun yoğun olduğu iki mahalleyi aldıktan sonra pazar günü Halep’te kontrolü sağlamıştı.

Çatışmalar, merkezi yönetim ile SDG arasındaki siyasi müzakerelerin tıkandığı bir dönemde başladı. Ahmed eş-Şara yönetimindeki Şam liderliği, mart ayında SDG ile 2025 yılının sonuna kadar Suriye ordusuna entegre olmaları konusunda bir anlaşma imzalamıştı. Ancak birleşmenin yöntemi konusunda anlaşmazlıklar sürüyor.

Ankara, son haftalarda artan gerilimden SDG’yi sorumlu tutarken, Şam yönetimi yaşananların Mart 2025’te imzalanan ve SDG’nin devlet kurumlarına entegre edilmesini, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasını öngören anlaşmayla çeliştiğini savunuyor. Yönetim, SDG’yi anlaşma hükümlerini uygulamamakla suçlarken, Kürt yönetimi hükümetin taahhütlerini yerine getirmediğini öne sürüyor. ABD’nin taraflar arasında tansiyonu düşürmek için arabuluculuk yaptığı, ancak son görüşmelerden somut sonuç çıkmadığı belirtiliyor.

Aralık 2024’te eski Devlet Başkanı Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından kurulan yeni Suriye ordusunu oluşturan bazı gruplar, geçmişte Türkiye destekli silahlı yapılar arasında yer alıyordu ve Kürt güçlerle uzun süredir çatışma geçmişine sahipti.

Türkiye, SDG çatısı altında en faal ve hâkim konumda bulunan Halk Savunma Birlikleri’ni (YPG), Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) Suriye kolu olarak tanımlıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri daha önce YPG/SDG unsurlarına karşı Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı operasyonlarını düzenlemişti. PKK ise 28 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kurulmuş olup Avrupa Birliği, ABD, İngiltere, Fransa, Türkiye ve birçok ülke tarafından terör örgütü olarak kabul ediliyor.

Kararnamenin temel maddeleri

Kararnamede yer alan düzenlemeler özetle şu şekilde sıralandı: Kürt vatandaşların Suriye halkının asli bir parçası olduğu vurgulanarak kültürel ve dilsel kimliklerinin çok kültürlü Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz unsuru olduğu belirtildi. Devletin kültürel ve dilsel çeşitliliği koruma taahhüdü yinelendi; Kürtlerin miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme hakları güvence altına alındı.

Kürtçeye ulusal dil statüsü tanınarak, Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde devlet ve özel okullarda seçmeli ders ya da kültürel-eğitsel faaliyet olarak öğretilmesine izin verildi. 1962’de Haseke’de yapılan nüfus sayımından kaynaklanan istisnai uygulamaların kaldırıldığı, kaydı bulunmayanlar dahil tüm Kürt kökenli vatandaşlara tam eşitlik temelinde Suriye vatandaşlığı verileceği ifade edildi.

Nevruz Bayramı’nın 21 Mart’ta ülke genelinde ücretli resmî tatil ilan edilmesi karara bağlandı. Medya ve eğitim kurumlarının kapsayıcı bir ulusal söylem benimsemesi zorunlu tutulurken, etnik veya dilsel temelde ayrımcılık yasaklandı ve ulusal fitneyi körükleyenlerin mevcut yasalar çerçevesinde cezalandırılacağı belirtildi. İlgili bakanlıklar ise kararnamenin uygulanması için gerekli yürütme talimatlarını hazırlamakla görevlendirildi.

ETİKETLER: , , ,
Bunu Paylaşın