Suriye nereye gidiyor?

MDN İstanbul
  • |

2011 yılından itibaren Arap Baharı adı altında BOP’un hedefi haline gelen Suriye, 2024 yılı aralık ayında Esad rejiminin devrilmesi ile birlikte yeni bir istikrarsızlık sarmalına girdi.

Eski terörist, yeni devlet adamı eski Collani yeni Ahmed Eş Şara iktidarı ile yeni bir yapılanmaya giden Suriye üniter devlet yapısını yeniden kurmakta zorluklar yaşamaya başladı.

ABD ve dolayısıyla İsrail nezdinde kabul gören Şara yan kapıdan da olsa Beyaz Saray’a kabul edildi. Askerî açıdan yeniden yapılanmaya başlayan Suriye ordusu ile birlikte bölgesel birtakım müdahalelerde bulunmaktan imtina etmedi. Lazkiye ve Tartus bölgelerinde Alevilerin direnişlerine sert müdahalelerde bulundu. Güneyde bulunan Dürzi grupların Arap aşiretleri ile yaşadığı gerginliklere ise müdahale etme çabası İsrail saldırısı ile engellendi.

İlginizi çekebilir:

Şam güçleri Rakka’da SDG hedeflerini vurdu

Masada anlaşma arayışları da devam etti. 10 Mart 2025’te ABD’li komutanlar huzurunda imzalanan mutabakat ile terör örgütü YPG’nin merkezi hükûmete entegrasyonu için bir yol haritası çizildi. 2025 sonuna kadar bu entegrasyonun tamamlanması konusunda anlaşmaya varıldı.

YPG bu anlaşmaya uymayarak bölgenin yüzde 40’ına varan kısmı ile ekonomik olarak Suriye’nin önemli tesislerinin bulunduğu kısmına hâkim olmayı hak olarak iddia etti ve de facto olarak Suriye Doğu ve Kuzeydoğu Özerk Bölgesi olarak hareket etmeye başladı.

Suriye ile İsrail’in Paris Anlaşması ile İsrail/ABD’nin desteğini alan Şara Türkiye’nin de bu konudaki hassasiyetlerine uygun olarak YPG terör örgütüne karşı operasyonlara başladı. Askeri gücünün büyük çoğunluğunu bölgede bulunan Araplardan oluşturan YPG uzun yıllar ABD silahları ve araçları ile teçhiz edilmiş olmasına rağmen askerî yeteneklere haiz olamaması ve terör örgütü mantığından sıyrılamaması, bulunduğu bölgelerdeki Arap çoğunluğa tahakküm kurmaya çalışması nedeniyle beklenenden kısa bir sürede çözüldü.

Bundan sonra olacaklar YPG’nin giderek aleyhine gelişecek durumlardır. Ekonomik olarak önem taşıyan petrol sahaları ABD/İsrail’in çıkarları doğrultusunda Suriye Hükûmeti tarafından işletilmeye başlandığı andan itibaren Şara’nın konumu daha da güçlenecektir.

Daha önce de defalarca belirttiğim gibi ABD hiçbir zaman dinci, İslamcı veya siyasal İslamcı yönetimlerden rahatsız olmaz ve meşruiyet verir. Çünkü bu yönetimler hiçbir zaman ABD karşıtı politikalar izlemezler.

YPG için iki alternatif gözüküyor birincisi Şara hükûmetinin kendilerine takdir ettiği ne ise onunla yetinecekler yada direnç göstermeyi deneyerek terör örgütü olarak bölgede kaos yaratacaklar.   

ETİKETLER:
Bunu Paylaşın