• TR
  • ENG
MarineDeal News
  • Haberler
  • Yazarlar
  • Piyasa
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Deniz Ticareti
  • Deniz Savunma
  • Jeopolitik
  • Analiz
  • Çevre
  • Video Arşiv
Aa
Bildirim
Son yayınlananlar
Yunanistan, İsrail’den roket sistemi satın alıyor
Dünya Jeopolitik
Yunanistan sular altında kaldı!
Dünya
Derin deniz madenciliği denemeleri, canlıları etkiliyor
Çevre Dünya
Türkiye’nin F-35’e dönüşündeki Rusya engeli 4–6 ay içinde aşılabilir
Dünya
Komisyon’dan geçen 11’inci Yargı Paketi’nde kapsam daraltıldı
Genel
Aa
MarineDeal NewsMarineDeal News
  • ANA SAYFA
  • HABERLER
  • YAZARLAR
  • PİYASA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • DENİZ TİCARETİ
  • DENİZ SAVUNMA
  • JEOPOLİTİK
  • ÇEVRE
  • ENGLISH
Search
  • TÜM HABERLER
    • Piyasa
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Deniz Ticareti
    • Deniz Savunma
    • Jeopolitik
    • Çevre
    • English
  • YAZARLAR
    • Yeşim Yeliz Egeli
    • Meltem Aydın Süloğlu
    • Gökhan Esin
    • Barışcan Yücel
    • Atilla Yeşilada
    • Bartu Soral
    • Gürcan Elbek
    • Yüce Yöney
    • Emin Yaşacan
    • Cihangir Dumanlı
    • Serter Tuçaltan
    • Levent Akson
    • Haluk Mustafa Baybaş
    • Özhan Bakkalbaşıoğlu
    • Yaşar Canca
Bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi takip edin
  • MarineDeal News

‘Sürdürülebilirliği tam olarak merkeze aldık’

MDN İstanbul
  • MDN İstanbul
  • Yükleme Tarihi: 09.10.2025 10:42 | Son Güncelleme: 10.10.2025 16:45
Paylaş
Paylaş

RMK Marine Genel Müdürü Dr. Utku Alanç ile sektörün durumunu, geleceğini, zorluklarını ve sürdürülebilirliği konuştuk

RMK Marine Genel Müdürü Dr. Alanç, kurumun vizyon ve misyonunu değiştirdi. Organizasyonu, sürdürülebilirlik vizyonunu merkeze alarak geliştirdiklerini söyleyen Alanç; gerçekleştirdikleri değişim, sektörden beklentiler ve gelecekte yaşanabileceklere dair bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle nasılsınız? Hem okuyucularımıza hem dinleyicilerimize kendinizden bahsetmek ister misiniz?

Çok iyiyim, çok teşekkür ederim. Ayrıca buraya katılışımın tam olarak birinci sene-i devriyesinde ziyaret etmiş oldunuz. Bunun dışında taze bir doktorum. Geçen sene itibarıyla doktoramı tamamladım. Gemi inşa üretim yönetim ve pazarlama okudum. Ama çalışmalarım hep Türkiye’de gemi inşa sektörü üzerineydi. Deniz subayıyım, 2001 mezunuyum ve 2014 yılında da kendi isteğimle ayrılmaya karar verdim. Bu arada bir yüksek lisans dönemim oldu, ABD’de tedarik ve kontrat yönetimi üzerine bir yüksek lisans programına katıldım. Rahmetli Özden Örnek Amiral tarafından bizzat kurulmuş olan MİLGEM proje ofisinin ilk personellerindenim. Bu projeyi de hayata geçirdikten sonra 2010 yılında ayrıldım. Ondan sonra bu işin içinde kalmak istedim ve gemi inşa sektöründe, Türkiye sınırları içerisinde çalışmaya karar verdim. Uzun bir süre Antalya’da kaldım ve orada çok güzel projeler yaptık. Türk Sahil Güvenliği’ne birçok bot inşa ederek teslim ettik. Ve akabinde benim için büyük bir gurur, Koç Holding bünyesinde RMK Marine’de geçen yıl göreve başladım. 

RMK Marine’de göreve başladığınızda önceliğinizi hangi konulara verdiniz?

Değişim. Akademik araştırmalarımda da insan olarak da en çok önem verdiğim konu. Değişim öncelikli olarak bir insanı, bir kurumu, bir şirketi hayatta tutar ve daha üst noktalara taşır. RMK Marine elbette büyük bir marka. Benim amacım onu daha da yukarı taşımak oldu. Bu nedenle gelir gelmez ilk dokunduğum şey şirketin misyonu ve vizyonu oldu. Özellikle Koç Holding’in sürdürülebilirlik vizyonunu nasıl daha ileriye götürebilir, nasıl destekleyebilir oldu. Gözlem sürecinden sonra 2025 itibarıyla vizyonumuzu ve misyonumuzu değiştirdik. Sürdürülebilirliği tam olarak merkeze aldık. İnşa ettiğimiz gemiler zaten bunu destekliyordu. Bugün kabûlünü yaptığımız Yelkenli Ro-Ro gemisi bunun en büyük örneği. Dünyada da türünün ilk örneği. Bu sürdürülebilirlik vizyonunu merkeze koyduğumuzda içerideki organizasyonumuzu buna yönelik geliştirdik. Sadece yönetim organizasyonu değil; üretim altyapısından, kalite yönetim sistemlerinden, personelin bizzat kendisinden bahsediyorum. Mantaliteden, yeni yatırımlardan, planlardan bahsediyorum. Dolayısıyla aslında bir sene kısa bir süre ama çok hızlı ve büyük atılımlarla iddialı bir şekilde başladık. Şu anda daha fazla iletişim içerisindeyiz. Bu sadece müşteriyle değil, insanlarla ve toplumlarla daha fazla konuşuyoruz. Sosyal medyayı daha çok kullanıyoruz. Daha çok seyahatler, ziyaretler yapıyoruz. Müşteriye daha fazla dokunuyoruz. 

RMK Marine Genel Müdürü Dr. Alanç
Dr. Utku Alanç

RMK Marine’i nereye taşımayı hedefliyorsunuz?

Güzel bir soru teşekkür ederim. Bizim marka olarak bilinirliğimiz daha çok ticarî gemilerde. Hedefimiz öncelikle pazarı ve ürünlerimizi çeşitlendirmek. Bu yüzden hızlı şekilde seyahat ve ziyaretlere başladık. Elbette RMK Marine bugüne kadar başarılı şekilde tankerler inşa etmiş ve hâlen de devam ediyor ama burada sürdürülebilirlik ve iletişim devreye girdiğinde “niş” ürünler başlıyor. Yelkenli Ro-Ro gemisi, hemen arkasından aldığımız bir yelkenli konteyner gemisi, bir doğal fair yeşil enerji ve “net zero” hedefinde koşan bir başka ihracat projesi. Aslında hedef pazarımız da Kuzey Avrupa’ya doğru yönlendi. Net zero’ya en çok destekleyen, teşvik eden, net zero’yu en çok talep hangi ülkelerde varsa orada talep daha fazla oluyor. İsveç, Norveç, Finlandiya, Avrupa içinde de Fransa. Hedefimiz ürünlerimizi ve pazarlarımızı çeşitlendirmek. İyi olduğumuz alanlarda devam etmek.

Bu projelere sağlık, güvenlik ve çevre boyutlarını nasıl entegre ettiniz?

Biz Koç topluluğu olarak bu regülasyonlar konusunda oldukça sıkıyız. Hem RMK kendi iç denetimi olarak hem de Koç Holding bünyesinde çok sıkıyız. Bu müşteri tarafında özellikle İskandinav ülkelerinde ve Avrupa ülkelerinde çok önemsenen bir konu. Maalesef bizde bu bilinç yavaş yavaş oluşmaya başladı. Bize bu kabiliyetimiz ve bilincimiz iş dahi getiriyor. İlk ihale süreçlerinde bizi diğer firmalara göre daha ilk aşamada öne çıkartıyor. 

Tüm bu adımlar yıl sonunda kârlılık olarak size yansıyacak mı, ekonomik tabloyla ilgili beklentileriniz neler? Bu bir yılı nasıl geçirdiniz? Hem yurtiçi hem de yurtdışı açısından soruyorum. RMK kendisini nerede konumlandırıyor?

Öncelikle dünyadan başlayalım. Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkenin dünyadan aldığı payın daha fazla olması gerekiyor. Ama 2025 yılı çok zor ve maalesef kötü bir yıl oldu. Geçen yıla oranla Türkiye’nin gemi ihracatındaki daralma yüzde 60’ın üzerinde. Ancak RMK Marine olarak biz çok iyi durumdayız. Çünkü biz 2025 yılındaki ihracat sözleşmesini yürürlüğe koyduk. Ülke içinde bunun bir örneği bildiğim kadarıyla yok. RMK’yı 2024’e göre kıyaslarsak bütçe ve karlılık oranları anlamında çok çok yukarıdayız. Ama yeterli değil. Bizim ülke olarak da RMK olarak da bunun çok daha üstüne çıkmalıyız. Biz bunu daha önce yaptık. Yine yapabiliriz. Burada eksik olan ekonomik istikrar.

Sürdürülebilirlik vizyonu denizcilerin ve tersane çalışanlarının sağlığıyla nasıl bir bağ kuruyor?

Doğrudan ilişkili. Sürdürülebilir bir dünya tüm insanlık için şart. Denizciler için de, sektörün hizmet verdiği insanlar için de şart. Bu hem deniz canlılarını hem iklimi hem insanlar olarak bizleri hem de denizde çalışanları etkiliyor. 

Tuzla’daki RMK Marine tesisleri Türkiye’nin en büyüklerinden. Tersane çalışanlarının iş güvenliği ve sağlığı için hangi özel uygulamaları hayata geçiriyorsunuz? Sizi Türkiye ve dünyadaki rakiplerinizden ayıran ne gibi farklılıklar var?

Bu standartlar tüm dünyada aynı. Dolayısıyla bunun takibinin yanı sıra iş sağlığı ve güvenliği ekibimiz bizim kendi personelimiz. Taşeron kullanmıyoruz. Doktorumuzdan, sağlık memurlarımıza kadar iş güvenliği uzmanlarımız da aynı şekilde. Biz standartları gerçekten uyguluyoruz. Personelimiz her zaman işinin başında. Üretimin tüm aşamasında işinin başında. Personelimiz yemeğe giderken kullandığı güzergahta bile işinin başında. Gerçekten üretimi durdurma yetkileri var. Her ay iki günümüzü bu işe ayırıyoruz. Ve bir tam günümüzde, bizzat ben, diğer yönetici arkadaşlarımız ve iş güvenliği uzmanımızla tersanede köşe bucak geziyoruz. 

Gemi inşasında kullanılan yeni malzemeler iş güvenliği açısından farklı riskler barındırıyor. Bu riskler konusunda ne gibi bir yol izliyorsunuz?

İnsan sağlığını tehdit eden mesela asbest gibi malzemeler artık kullanılmıyor. Hammadde anlamında insan sağlığı için risk teşkil eden bir malzememiz yok. Tabiî ki kimyasallar var, bunlar uzun süreli mâruz kalındığında insan sağlığına ciddî zarar verebiliyor ama bizim her türlü malzemeyle çalışırken kullanılması için ekipmanlarımız var. Bunların kontrolü iş başında yapılıyor. 

Peki bunu nasıl denetliyorsunuz? Bununla ilgili yaptırım var mı?

Bizim kendi personelimizde bu ihlâlleri yaşamıyoruz. Ama tabiî ki alt yükleniciler ve işlerin dağılmasından sonra ihlâller olabiliyor, ama dediğim gibi her istasyonda iş güvenliği uzmanımız var. Bunların bir de teknisyeni var. Her iş başında mutlaka bulunuyorlar. Yaptırım var ve uyguluyoruz. Çok ciddî para cezalarımız var ve maalesef bunları uyguluyoruz. Bunu da hem RMK hem Koç Holding denetliyor. 

RMK ile Kuasar Marin’in yaptığı bir işbirliği var. Askerî gemilerin sadece teknik olarak değil aynı zamanda mürettabat için daha sağlıklı bir ortam oluşmasını nasıl sağlayacak?

Mühendislik geçmişlerini iyi bildiğimiz bir firma. MİLGEM projesinin yapısal tasarımından tutun yerleşimine kadar tecrübelerini çok iyi biliyoruz. Çok geniş bir ürün portföyleri var. Ortaklığımızın ana sebebi tecrübeleri. İş geliştirme faaliyetlerini beraber yürütmek çok daha akılcı geldi bize. Ürün portföyünü paylaşım söz konusu. Sorunuza gelince özellikle firmanın, ortaklarının ve çalışanların bir kısmının MİLGEM projesindeki tecrübelerini biliyoruz. Onlardan öğreneceğimiz ve katkı sağlayacağımız şeylerin olacağını düşündük. Detay tasarlamada çok iyiyiz ama askerî gemi alanında bir konsept tasarımı ve ürün geliştirme için Kuasar Marin’in tecrübesi yadsınamaz. İyi bir işbirliği olacak.

Yabancı kurumlar tersanenizde gemi inşa etmek istediklerinde ve kendi tasarımlarıyla geldiklerinde sizin yaklaşımınız nasıl oluyor?

Öncelikli yaklaşımımız ihracat yapabiliyor muyuz, ülkeye döviz geliyor mu? Burada bir katma değer sağlıyor ve o gemiyi inşa edip ihraç ediyorsak ve o döviz Türkiye’ye geliyorsa evet deriz. Her zaman kendi tasarımımızla inşa etmek isteriz ama her zaman öyle olmuyor. Çok güncel iki örnek verebilirim. Bugün teslimini gerçekleştirdiğimiz Ro-Ro gemisinin tasarımı yabancı bir firmaya ait çünkü müşteri bu tasarımı kendine göre geliştirtmiş. Öte yandan diğer yelkenli konteyner gemisinin tasarımı yerli bir tasarımcımız Delta Dizayn firmasına ait. Sonuçta ilk proje bize geldiği için ikinci proje bu referansla bize geldi. Bunun gerisi de gelir ve müthiş bir enerji tasarrufu olur.

Burada aynı anda kaç farklı tip ve gemi inşa edilebiliyor?

6 gemiyi aynı ânda inşa edebiliriz. 110 ve 140 metre arasında 6 gemiyi aynı ânda inşa edebiliriz. 2 farklı gemiyi kızaktan aynı anda suya indirebiliriz. Mesela şu an 5 farklı gemi inşa hâlinde.

Şu âna kadar girmediğiniz ama mutlaka olmalıyız dediğiniz bir pazar var mı? 

RMK’nın ihracatlarının tamamı Avrupa’da ancak Asya’ya erişmemiz lâzım. Asya diyerek genelliyorum, Güney Asya da buna dâhil, Orta Doğu da dâhil, hattâ Afrika da dâhil. Girişimlerimiz var. Afrika da ciddî bir pazar ve tümünün okyanuslara kıyısı var.

Uzun soluklu gemi inşa projelerinde personeller için psikolojik dayanıklılıklar önemli bir faktör. RMK Marine’de bunun için ne gibi bir kurum kültürü yaratmaya çalışıyorsunuz?

“İçinde Koç var.” Bu, Koç Holding’in personel yönetiminde ve motivasyonunda kullandığı slogandır. Koç kültürü bu konuda çok iyi, çok üst seviyede. Dünyanın en çok çalışılmak istenen grupları arasında. Sadece Türkiye’nin değil, Türkiye’de birinci zaten. Diğer sektörlere kıyasla gemi inşa uzun soluklu bir süreç. Belki üç yıl inşa süreci var; 5, hattâ garanti süreciyle 6 yıl sürüyor. Dolayısıyla zor, evet. Çok yıpratıcı ve yorucu olabiliyor. Bunu daha çekici hâle getirmek gerekiyor. Bunun hakkında sürekli bir faaliyet yapıyoruz. Meselâ holdingin spor şenlikleri, müsabakaları var. Bu hem takım ruhunu destekliyor hem de işi sevimli hâle getirmeye çalışıyoruz.

RMK Marine’in birçok sertifikası var. Bu belgeler iş sağlığı ve güvenliğinde ne gibi avantajlar sağlıyor?

Doğrudan ihâlelerde kalifikasyon olarak katkı sağlıyor. Olmasa bile, ona rağmen ihalenin değerlendirme aşamasında artı bir değer olarak dönüyor. Özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde bazı firmaların inanılmaz ağır iş sağlığı güvenliği standartları var. Uygulanabilir ancak ağır şartları var.

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durumun farkındayız. Siz bu süreçte nasıl dayanıyorsunuz? 

Keşke kolay olduğunu söyleyebilseydim. Büyük bir kısmını sözleşme görüşmelerinde çözmeye çalışıyoruz. Risk paylaşımı yapıyoruz. Bir takım finansal riskler var ama biz finansal olarak stabiliz. Öte yandan projeler 4-5 yıllık oluyor ve bu nedenle stabilize olmak bizi koruyamayabiliyor. Müşteri de risk alıyor biz de risk alıyoruz. Kur konusu bizim aldığımız bir risk. Teminat mektubu gibi bir problemimiz yok. Ama bunun bir masrafı var. Bu sektörün ve ülkenin kredi puanıyla ilgili, burada bir dezavantajımız var. Proje dâhilinde bizim bulunan marjlarımızdan feragat ederek rekabet edebiliyoruz. Kâr marjlarımızdan feragat etmek zorundayız. Ama Türk gemi inşa sanayii dünyada bir yer edinmiş durumda, bu pazarı bırakamayız. 

2026 ve 2027 yıllarını nasıl kotaracaksınız? RMK olarak stratejiniz nedir?

Daha önce başlayan ve şimdi teslim edilen projeler Covid sonrasına denk geldiği için o dönem yapılan mâliyet tahminleri maalesef gerçekleşmedi. Bu dönemde yapılan teslimatlarda kârlılık olmadı. Enflasyon oranında bir iyiye gidiş olduğu için sektör bu şekilde fiyatlıyor. Beklentileri fiyatlayarak daha umutluyuz ve daha iyi marjlarla çalışabileceğimizi düşünüyoruz.

Genç mühendis ve teknisyenlere yaklaşımınız nasıl? Nasıl bir cazibe merkezi olmaya çalışıyorsunuz?

Koç topluluğu şirketi bir cazibe yaratıyor zaten. Hem topluluk hem de RMK kendi içindeki dinamiklerinden ötürü bu mahallede daha çekiciyiz. Daha naif bir kurum olarak görülüyoruz. Gençler için cazibe merkeziyiz, stajyer talebine yetişemiyoruz. 

Dünyaya genel bir mesaj vermek isterseniz, geri çekilip baktığınız zaman neler söyleyebilirsiniz?

Burada vizyonumuzdan bahsetmek isterim. Biz emanetçiyiz, bizden sonra kaç nesil yaşayacak bilmiyoruz. O yüzden sürdürülebilirlik ekseninden gitmek isterim. Öncelikle devletlere ve ekonominin yönetiminde söz sahibi olan kurumlara, “net zero” hedeflerinin takip edilmesi konusunda destek vermelerini isterim. Covid’de hepimiz gördük, dünyadaki tüm gemiler seyir yapamadığı zaman her şey elimizden gitti. Lojistik gemiler üzerinden yürüyor. 

Yapay zekâ, üretimde var mı?

Henüz var diyemem. Gemi inşa sektöründe çok ilerlemedi. Üretim hattımızdaki gemilerin tamamına yakını hibrit ve köprü üstünde insansız özelliği olan gemiler. Ama insansız gemi yapmayacağız. O pazarda yeterince aktör var. Ar-Ge’ye yatırım yapıyoruz. RMK yatı piyasaya sürmek istiyoruz. Ciddî bir gayretimiz var, RMK Marine’den ayrıştırarak yapmaya çalışıyoruz. Burada Rahmi Bey’den bahsetmezsek olmaz. Rahmi Bey denizci, yelkenci, gemici ve dünya turu yapmış bir insan. Böyle bir motivasyonumuz var. Bu yüzden de bu yatırımları yapıyoruz. Yat inşasındaki yatırımımızı da artırmak istiyoruz. Burada 100 metreden büyük yat inşa edemiyoruz ama biz mega yatlar inşa etmek istiyoruz. Arazi aldık, inşası devam ediyor, 2026 sonunda faaliyete başlayacağını planlıyoruz. Bizim hedefimiz 50 metre ve üstü büyüklükteki yatlar. Bu alanda da dünyada ilk üç arasında yer alan bir dizayn firmasıyla anlaşmalar imzaladık. Orası için çekirdek bir kadro kurduk. Bir yat direktörümüz var o da bir senedir burada. O da kendi kadrosunu oluşturdu. Üretim başlayınca o kadro genişleyecek. Yatı satan konsept tasarımı ve altındaki imza. Savunma sanayiinde de devam edeceğiz ama yurtdışına. Buna Avrupa’yı dâhil etmiyorum bunun haricinde her yeri katabilirim. Ama henüz erken. Biz zâten bu faaliyetlere başlamıştık ama yetmez. Fuar konusunda da aynı şekilde. Biraz daha ilerlediğimizde daha geniş kitlelere ulaşmak için fuarlara katılacağız.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

Aşağıdakiler de ilginizi çekebilir

Komisyon’dan geçen 11’inci Yargı Paketi’nde kapsam daraltıldı

ABD, Venezuela’daki vatandaşlarına “Derhal ülkeyi terk edin” çağrısı yaptı

Kuraklık, İran’ı komşulardan su almaya zorluyor!

Türkiye’nin 6’ncı derin deniz sondaj gemisi Mersin’e ulaştı

Sina Akosman: Türkiye’de lider pozisyona geldik

ETİKETLER: Denizcilik, Dr. Utku Alanç, Koç Holding, Kuasar marin, MİLGEM, rmk marine, Ro-Ro, Türkiye
Bunu Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp LinkedIn Linki kopyala Yazdır
Paylaş
Web Banner

Yazara Ait Diğer Yazılar

Yunanistan, İsrail’den roket sistemi satın alıyor
05/12/2025

Yunanistan sular altında kaldı!
05/12/2025

Derin deniz madenciliği denemeleri, canlıları etkiliyor
05/12/2025

Avrupalı liderlerin görüşmesi sızdırıldı, “Ukrayna’yı bu adamlarla yalnız bırakmamalıyız”
04/12/2025

Çin, denizlere askeri gemilerini çıkarıyor
04/12/2025

Arama

Kategoriler

Arşivler

Legal

  • Kişisel Verileri Koruma Kanunu
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası
  • KVKK Başvuru Formu

MarineDeal News Künye

İmtiyaz Sahibi: MDN Yayıncılık, Matbaa, Reklam, Organizasyon ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına Yeşim Yeliz Egeli
Kuruluş: 1 Ocak 2008
Genel Yayın Yönetmeni: Yeşim Yeliz Egeli yesimegeli@marinedealnews.com
Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu): İlyas Öztürk mdn@marinedealnews.com
Video Editör: Halis Kılıç
Haber Merkezi: Yüce Yöney, Barış Özgür, Barışcan Yücel
Abonelik: asistan@marinedealnews.com
E-posta: mdn@marinedealnews.com
Tel: +90 (212) 343 2005
Adres: Merkez Mah. Perihan Sk. No.118/5 34360 Şişli, İstanbul, Türkiye

Bizi sosyal medyada takip edin

Okuma listesinden çıkartıldı.

Geri al
Welcome Back!

Sign in to your account

Üye ol Şifremi Unuttum