Küresel piyasalarda jeopolitik riskler, merkez bankalarının para politikaları ve enerji fiyatlarında artan oynaklık fiyatlamaların ana belirleyicileri olmaya devam ediyor. ABD-İran-İsrail hattındaki gelişmeler ve Hürmüz Boğazı üzerinden şekillenen enerji arzına ilişkin endişeler özellikle petrol ve değerli metallerde sert hareketlere neden olurken, ABD tarafında enflasyon ve istihdam verilerinin verdiği sinyaller Fed beklentilerini canlı tutuyor. Trump’ın İran’a yönelik açıklamaları da piyasalardaki risk algısını dönem dönem artırıyor. Bu nedenle önümüzdeki süreçte bazı ürünlerde kâr satışları görsek dahi, kısa vadeli düzeltmeler ile orta ve uzun vadeli ana trendi birbirinden ayırmak gerektiğini düşünüyorum.
Altında yön yukarı
Geçtiğimiz ay ons altında 4 bin dolar seviyesinden tepki alımlarının gelebileceğini vurgulamış ve 4 bin 700 dolar seviyesini kritik eşik olarak belirlemiştik. Ons altın ay boyunca güçlü bir yükseliş göstererek 4 bin 700 dolar seviyesine doğru hareket etti. Bu yükselişte jeopolitik risklerin yanında ABD Hazinesi’nin eski tahvilleri geri almasına yönelik borç yönetimi adımları ve tahvil piyasasındaki hareketlilik de değerli metallere yönelik talebi destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
Gelinen noktada ons altında bir miktar kâr satışı görülmesini olağan karşılıyorum. Özellikle 4 bin 350 dolar seviyesine doğru geri çekilmeler yaşanabilir. Ancak orta ve uzun vadeli görünümde yönün yukarı olduğunu düşünüyorum. Ons altının 4 bin 500-4 bin 750 dolar bandındaki fiyatlamalarının ardından 4 bin 350 dolar bölgesinden tepki alması ve devamında 4 bin 700 dolar üzerinde aylık kapanış gerçekleştirmesi yeni bir yükseliş hareketinin önünü açabilir. Bu senaryonun gerçekleşmesi hâlinde 5 bin-5 bin 400 dolar bandına doğru yükselişlerin devam etme ihtimalini kuvvetli görüyorum.
Gümüşte 65 dolar kritik
Gümüş tarafında ise yalnızca değerli metal talebini değil, endüstriyel kullanımın yarattığı yapısal talebi de dikkate almak gerekiyor. Çin kaynaklı arz ve ihracat gelişmeleriyle birlikte daha önce üç haneli seviyelerin üzerini sert biçimde test eden ve ardından düzeltmeye giren gümüşte yeniden bir toparlanma gördük.
Seanslık, günlük veya haftalık bazda kâr satışları devam edebilir. Ancak 65 dolar seviyesinin altında kalıcı bir fiyatlama beklemiyorum. 65 dolar seviyesinin test edilmesi ve kısa süreli aşağı yönlü sarkmalar yaşanması hâlinde bu bölgenin orta ve uzun vadeli perspektifte önemli bir alım fırsatı oluşturabileceğini düşünüyorum. Yukarıda ise 72 dolar üzerinde haftalık kapanış görmemiz önemli. Bu koşulun gerçekleşmesi hâlinde gümüş ons tarafında 88 dolar seviyelerine doğru yeni bir yükseliş potansiyeli oluşabilir.
Petrolde 85 dolar pivot
Petrol fiyatlarında oynaklık oldukça yüksek. Trump’ın açıklamaları, İran-İsrail-ABD hattındaki gelişmeler ve özellikle Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin her haber fiyatlarda farklı bir reaksiyona neden olabiliyor.
Daha önce petrolün 100 doların üzerine çıkmasında Hürmüz Boğazı’nın kapanması, mevcut petrolün pazara ulaştırılamaması ve lojistik ile tedarik zincirinin bozulmasına yönelik endişeler belirleyici olmuştu. Ancak bundan sonraki süreçte petrol arzında fiziksel bir bozulma yaşanmadığı, rafineriler ciddi zarar görmediği ve petrol kuyularının üretim kapasitesi kalıcı biçimde tahrip olmadığı sürece 100 doların üzerinde kalıcı bir fiyatlama beklemiyorum.
Bu nedenle yaşanabilecek yükselişlerde satıcıların yeniden devreye girebileceğini ve petrol fiyatlarında aşağı yönlü düzeltmenin devam edebileceğini düşünüyorum. 85 dolar benim için pivot seviye. Bu seviyenin altında gerçekleşecek haftalık kapanışlar, 72-75 dolar bandına doğru geri çekilmenin derinleşmesine zemin hazırlayabilir.
Bitcoin’de Düzeltme Riski
Bitcoin tarafında mevcut yüksek fiyatlamaların risk-getiri dengesini zayıflattığını düşünüyorum. Özellikle 72-75 bin dolar bandının üzerindeki fiyatlamalarda yeni pozisyon almak isteyen yatırımcıların daha dikkatli hareket etmesi gerektiği kanaatindeyim.
Bitcoin’in yeniden 60 bin doların altına doğru sert bir düzeltme gerçekleştirme ihtimali göz ardı edilmemeli. Orta ve uzun vadeli perspektifte yeni pozisyon açısından 60 bin dolar bölgesine doğru yaşanabilecek bir geri çekilmenin daha sağlıklı bir fiyatlama alanı oluşturabileceğini düşünüyorum. Dolayısıyla mevcut seviyelerde yükselişi kovalamaktan ziyade olası düzeltmeyi beklemek daha doğru olabilir.
Euro/dolarda hedef 1,21
Euro/dolar paritesinde 1,15 seviyesinin üzerinde kalıcılığın sağlanmasının ardından 1,17 seviyesine doğru yükseliş gördük. Bu bölgede hareketin hız kesmesi şaşırtıcı değil. Ancak 1,17 seviyesinin aşılması ve üzerinde kalıcılık sağlanması hâlinde daha önce ortaya koyduğumuz 1,21 hedefimize doğru yükselişin yeniden ivme kazanabileceğini düşünüyorum.
Seanslık veya günlük bazda geri çekilmeler yaşanabilir. Ancak bu hareketleri ana trend değişimi olarak değil, kâr satışları olarak değerlendiriyorum. Doların majör para birimleri karşısındaki değer kaybının devam edeceği beklentimi korurken, euro/dolar paritesinde de ana yönün yukarı olduğunu düşünüyorum.
Sterlinde 1,40 hedefi korunuyor
Sterlin/dolar paritesinde 1,35 seviyesinin üzerinde kalıcılık arayışı devam ediyor. Bu bölgede yaşanan dengelenmeye rağmen 1,40 seviyesine doğru yükseliş hedefimizi koruyoruz.
Sterlinde yaşanabilecek geri çekilmelerin Euro/dolara kıyasla daha sınırlı kalabileceğini düşünüyorum. Her iki paritedeki kısa vadeli düşüşleri de satış baskısından ziyade kâr realizasyonu olarak değerlendirmek gerekiyor. Hem sterlin/dolar hem de Euro/dolar tarafında yön yukarı, potansiyel yukarı ve ana trend güçlü görünümünü koruyor.
Borsa İstanbul’da yeni hedefler
Borsa İstanbul’da 14 bin psikolojik seviyesinin üzerine çıktıktan sonra bu bölgenin üzerinde tutunmayı başardık. İç piyasada veya küresel piyasalarda dengeleri ciddi biçimde bozacak yeni bir haber akışı oluşmadığı sürece Borsa İstanbul’un 14 bin seviyesinin altında kalıcı fiyatlamalar oluşturmasını beklemiyorum.
Yukarı yönlü görünümde 15 bin 150 birinci hedef, 16 bin 240 ikinci hedef ve 17 bin seviyeleri üçüncü hedef olarak radarımızda kalmaya devam ediyor.
Sektörel tarafta ise TCMB’nin repo ihalesiyle bankacılık sistemine sağladığı likidite önemli. 1 milyar TL’lik likidite adımı, politika faizinde doğrudan bir değişiklik yapılmasa da bankaların fonlama koşullarını destekleyebilecek bir gelişme. Finansal koşullardaki olası rahatlamanın devam etmesi hâlinde bankacılık, gayrimenkul ve otomotiv sektörlerinin pozitif ayrışabileceğini düşünüyorum.
Bunun yanında hâlihazırda güçlü yatırım temasına sahip enerji, özellikle alternatif ve yenilenebilir enerji ile savunma sanayii tarafındaki görünümü de pozitif değerlendirmeye devam ediyorum. Türkiye’nin bu alanlarda aldığı yatırımların, geliştirdiği teknolojik yetkinliklerin ve büyüyen uzmanlık kapasitesinin Borsa İstanbul’daki ilgili şirketleri orta ve uzun vadede desteklemeyi sürdürebileceğini düşünüyorum.
Özetle; değerli metallerde kısa vadeli kâr satışları, petrolde aşağı yönlü düzeltme ve Bitcoin’de daha belirgin bir geri çekilme riski görürken; euro/dolar, sterlin/dolar ve Borsa İstanbul tarafında orta ve uzun vadeli yukarı yönlü beklentimi koruyorum. Piyasaların yüksek oynaklıkla hareket ettiği bu dönemde, kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade ana trendi ve kritik seviyeleri takip etmenin daha sağlıklı olacağı kanaatindeyim.
Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.





