• TR
  • ENG
MarineDeal News
  • Haberler
  • Yazarlar
  • Piyasa
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Deniz Ticareti
  • Deniz Savunma
  • Jeopolitik
  • Analiz
  • Çevre
  • Video Arşiv
Aa
Bildirim
Son yayınlananlar
Tersan, LS Marine için inşa ettiği kablo döşeme gemisi için sac kesim töreni düzenledi
Gemi İnşa
“Posidonia 2026, dönüşümü nasıl yöneteceğimize odaklanıyor”
Haberler
Irak ve Azerbaycan’da İsrail askerleri var mı?
Jeopolitik Dünya
Hoyer VMS Group, Yunanistan’daki işbirliğini genişletiyor
Dünya Deniz Ticareti Ekonomi
Doğu Akdeniz Kompleksi’ne jeonarkotik bakış – 1
Genel
Aa
MarineDeal NewsMarineDeal News
  • ANA SAYFA
  • HABERLER
  • YAZARLAR
  • PİYASA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • DENİZ TİCARETİ
  • DENİZ SAVUNMA
  • JEOPOLİTİK
  • ÇEVRE
  • ENGLISH
Search
  • TÜM HABERLER
    • Piyasa
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Deniz Ticareti
    • Deniz Savunma
    • Jeopolitik
    • Çevre
    • English
  • YAZARLAR
    • Yeşim Yeliz Egeli
    • Meltem Aydın Süloğlu
    • Gökhan Esin
    • Barışcan Yücel
    • Atilla Yeşilada
    • Bartu Soral
    • Gürcan Elbek
    • Yüce Yöney
    • Emin Yaşacan
    • Cihangir Dumanlı
    • Serter Tuçaltan
    • Levent Akson
    • Haluk Mustafa Baybaş
    • Özhan Bakkalbaşıoğlu
    • Yaşar Canca
Bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi takip edin
  • MarineDeal News

Savaşın dumanı altında – 8 (ABD – İran masaya mı, savaşa mı?)

Murat Yıldız
  • Murat Yıldız
  • Yükleme Tarihi: 29.04.2026 17:08 | Son Güncelleme: 29.04.2026 17:08
Paylaş
Paylaş

“Trump’ın, bir günü diğerini tutmayan söylemleri nedeniyle İran Savaşı'yla ilgili net bir sonuç ortaya konulamıyor. Bu yüzden dünya her gün yeni bir gelişmeyle uyanıyor. ABD bundan sonra İran’a yaptırımlarla mı yüklenecek, yoksa sorunları savaş yoluyla mı çözmeye çalışacak?”

Yazar ve aynı zamanda asker olan (iyi bir topçu subayı olduğu belirtilir) Lev Tolstoy’un ünlü romanının adı adeta bir soruya dönüşmüş durumda: Savaş mı, barış mı?

İlk olarak şunu değerlendirmek gerekir; ABD kanunları başkana ne kadar süreyle savaşa müsaade ediyor? ABD kanunlarına göre başkanlar, Kongre üyeleri ve senatörlerin onayı olmadan 60 gün süreyle “başkomutan” sıfatıyla bir operasyon emri verebiliyor. Bunu da 48 saat içinde Kongre’ye bilgi vermek şartıyla yapabiliyor. Trump, 2 Mart tarihinde İran’la ilgili olası bir savaş konusunda Kongre’yi bilgilendirmişti. Dolayısıyla bu şartları şu ana kadar yerine getirdi.

Vietnam Savaşı sonrası kabul edilen bu yasaya göre, 1 Mayıs’ta bu süre doluyor. Başkan, bu süreyi bir defaya mahsus olmak üzere 30 gün uzatabiliyor. Daha sonra mutlaka Kongre üyeleri ve senatörler tarafından onay alınması gerekiyor. Cumhuriyetçilerin içinden dahi “İsrail’in dümen suyuna gitmekle” ilgili suçlamaların yapıldığı bir dönemde ve ABD kamuoyunda savaş karşıtlığının yüksek sesle dile getirildiği bir ortamda Trump’ın bu konuda yetki alması pek kolay görünmüyor. ABD’de kasım ayında çok önemli seçimlerin yapılacağı da göz önüne alındığında, savaşı tercih etmek çok da mantıklı görünmüyor.

İlginizi çekebilir:

Savaşın dumanı altında – 7 (Sadece savaş değil, terörle mücadele!)

ABD’nin İran’ı masada istediği çizgiye çekebilmek için yeni yaptırımlar uygulayacağı, ABD’li kaynaklardan yapılan açıklamalardan anlaşılıyor. ABD, “kara unsurlarının bölgeye sevki” yaklaşımından uzaklaşıp “yaptırım” çizgisine gelmiş gibi görünüyor. İran ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin temasları üzerinden diplomatik olarak güçlenip masaya daha güçlü dönmeyi hedefliyor. Arakçi bu doğrultuda önce Pakistan, ardından Umman ve son olarak Rusya’da temaslarda bulundu.

Savaşların genel tanımına baktığımızda, “siyasal hedeflere askerî yöntemlerle ulaşılması” esas kabul edilir. ABD, dünya devi süper güç ordusuyla Venezuela’daki gövde gösterisinin ardından çıktığı ikinci sahada çok da başarılı bir sınav veremedi. Askerî açıdan, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yıllardır süren savaşta zaman zaman alay konusu olmasına benzer bir durumla karşı karşıya kaldı. İran, ölümlerle askerî personel kaybederken ABD, zorunlu istifalarla üst düzey askerlerini kaybetti. Dolayısıyla ABD, askerî hedeflerine ulaşamadığı gibi siyasal hedeflerine de tam anlamıyla ulaşamadı.

AB ve İngiltere, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücreti talep etmesini uluslararası hukuka aykırı buluyor. Gerekirse boğazın kontrolü için savaş gemilerinden oluşan bir güç gönderme ihtimalini de gündeme getirmişlerdi. Şimdi ise uluslararası alanda kulis faaliyetleriyle girişimlerini sürdürüyorlar. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez’in BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı “Seyir özgürlüğü ilkesi pazarlık konusu değildir. Gemilerin dünya çapında engelsiz ve uluslararası hukuka uygun şekilde ticaret yapmasına izin verilmelidir.” açıklaması da AB ve İngiltere’nin bu yöndeki lobi çalışmalarının bir yansıması olarak görülebilir.

Bu savaştan ya da müzakere masasından ortak çıkarlara uygun bir anlaşma çıkıp çıkmayacağı da ayrı bir soru işareti. ABD ile İran masadan “Hürmüz Boğazı’nı birlikte kontrol etme” maddesiyle kalkarsa buna da şaşırmamak gerekir. Körfez ülkeleri böyle bir konuda ses çıkaracak politik ve askerî güce sahip olmadıkları için ABD’nin karşısında duramazlar. Bu, savaşın taraflarının savaşın faturasını savaşı seyredenlere kesmesi manasına gelir. Bu durumdan zarar görebilecek taraflar ise Çin, AB ve İngiltere olur. Bu ihtimal, masadaki alternatiflerden biri olarak değerlendirilmelidir.

İran’ın satranç vari diplomatik hamlelerine ABD’nin nasıl karşılık vereceği belirsizliğini koruyor. Trump’ın, ticari bir bakış açısıyla İran’dan elde edeceği sınırlı kazanımlar karşılığında gerilimi düşürmesi de ihtimaller arasında görülebilir.

ABD ile İran arasındaki gerilim sona erse bile bölgenin istikrara kavuşmayacağı açıktır. İsrail, yeni çatışma alanı olarak gördüğü Lübnan’da ilerlemeye devam ederken; Suriye ve özellikle Irak’ta yeni gerginlik ve çatışma bölgelerinin ortaya çıkması da olasıdır.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

Aşağıdakiler de ilginizi çekebilir

Butlan ağaç, Yeni Anayasa orman

Is the Blue Homeland (Mavi Vatan) frame sufficient for Türkiye?

Jeopolitik risk ve yeni düzen

Yapayı gelince doğalı köreliyor

Denizci devlete oramiral bir genelkurmay başkanı yakışır!

Bunu Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp LinkedIn Linki kopyala Yazdır
Paylaş
Web Banner

Yazara Ait Diğer Yazılar

Butlan ağaç, Yeni Anayasa orman
03/06/2026

“Mutlak butlan” yeni Anayasaya yol mu?
22/05/2026

Suudi Arabistan ile BAE ilişkisi nereye gidiyor? (Savaşın dumanı altında – 11)
22/05/2026

İsrail’in savaşı (Savaşın dumanı altında-10)
08/05/2026

Yeni saha Irak mı? (Savaşın dumanı altında – 9)
04/05/2026

Arama

Kategoriler

Arşivler

Legal

  • Kişisel Verileri Koruma Kanunu
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası
  • KVKK Başvuru Formu

MarineDeal News Künye

İmtiyaz Sahibi: MDN Yayıncılık, Matbaa, Reklam, Organizasyon ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına Yeşim Yeliz Egeli
Kuruluş: 1 Ocak 2008
Genel Yayın Yönetmeni: Yeşim Yeliz Egeli yesimegeli@marinedealnews.com
Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu): İlyas Öztürk mdn@marinedealnews.com
Video Editör: Halis Kılıç
Haber Merkezi: Yüce Yöney, Barış Özgür, Barışcan Yücel
Reklam: reklam@marinedealnews.com
Abonelik: info@marinedealnews.com
E-posta: mdn@marinedealnews.com
Tel: +90 (212) 343 2005
Adres: Merkez Mah. Perihan Sk. No.118/5 34360 Şişli, İstanbul, Türkiye

Bizi sosyal medyada takip edin

Okuma listesinden çıkartıldı.

Geri al
Welcome Back!

Sign in to your account

Üye ol Şifremi Unuttum