• TR
  • ENG
MarineDeal News
  • Haberler
  • Yazarlar
  • Piyasa
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Deniz Ticareti
  • Deniz Savunma
  • Jeopolitik
  • Analiz
  • Çevre
  • Video Arşiv
Aa
Bildirim
Son yayınlananlar
ABD’den “Uzaklaşma”ya başlayan ilk Avrupa ülkesi İspanya – 2
Genel
China opposes the militarisation of the Strait of Hormuz
English Edition Dünya
İran, Hürmüz Boğazı’nda bir gemiye el koydu
Deniz Güvenliği Deniz Ticareti
Commerzbank’tan Türkiye raporu
Genel
Savunma devi KNDS gözünü Mercedes’e dikti!
Jeopolitik
Aa
MarineDeal NewsMarineDeal News
  • ANA SAYFA
  • HABERLER
  • YAZARLAR
  • PİYASA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • DENİZ TİCARETİ
  • DENİZ SAVUNMA
  • JEOPOLİTİK
  • ÇEVRE
  • ENGLISH
Search
  • TÜM HABERLER
    • Piyasa
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Deniz Ticareti
    • Deniz Savunma
    • Jeopolitik
    • Çevre
    • English
  • YAZARLAR
    • Yeşim Yeliz Egeli
    • Meltem Aydın Süloğlu
    • Gökhan Esin
    • Barışcan Yücel
    • Atilla Yeşilada
    • Bartu Soral
    • Gürcan Elbek
    • Yüce Yöney
    • Emin Yaşacan
    • Cihangir Dumanlı
    • Serter Tuçaltan
    • Levent Akson
    • Haluk Mustafa Baybaş
    • Özhan Bakkalbaşıoğlu
    • Yaşar Canca
Bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi takip edin
  • MarineDeal News

Savaşın dumanı altında – 7 (Sadece savaş değil, terörle mücadele!)

Murat Yıldız
  • Murat Yıldız
  • Yükleme Tarihi: 14.04.2026 16:28 | Son Güncelleme: 15.04.2026 09:59
Paylaş
Paylaş

İran-ABD arasında Pakistan koordinatörlüğündeki görüşmeler devam ederken, bundan herhangi bir sonuç çıkmayacağı açıkça ortaya çıkmıştı. Pakistan’ın arabulucu rolü takdire şayandı. Pakistanlı devlet adamlarının ağırlığı, eğitimleri, vizyonist yaklaşımları, bilgi ve görgüleri toplantının önüne geçti.

İki tarafın ekipleri masadaydı: iyi eğitimli İran heyeti ile sürekli Trump’tan icazet bekleyen, babası dolandırıcı bir gayrimenkulcü olan Yahudi damadı Kushner, özel temsilcisi yine gayrimenkulcü Witkoff ve yardımcısı popülist J.D. Vance ile temsil edilen ABD heyeti.

J.D. Vance, görüşmeler esnasında 12 defa Trump ile görüşmüş. Yani Trump aslında toplantıdaymış; sadece uçakla Pakistan’a gelmemiş. İran, savaşı kazanan taraf edasıyla ve savaşın ilk gününde katledilen 168 kız çocuğunun fotoğrafının bulunduğu uçakla İslamabad’a gelerek mesajını ilk aşamada verdi. Savaş tazminatı istemesi ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerlerden, petrol varili başına ücret talep etmesi önemli mesajlardı.

“Biz savaştan geri adım atmıyoruz, katledilen çocuklarımızın intikamını alacağız; kazanan ve mağdur biziz, verilen zarar tazmin edilsin.” mesajıydı bu.

Görüşmelerden şimdilik sonuç alınamadı. Masada iki Yahudi olduğuna göre, İsrail’in de masada olduğu söylenebilir. Witkoff’u istemeyen İran heyetinin bir bildiği vardır. Karşılıklı Hürmüz Boğazı restleşmeleriyle ekipler ayrıldı. Bir daha buluşmaları yakındır. İki tarafı da memnun edecek “ekonomik” bir boyut bulunacaktır.

Önemli konulardan biri olarak, İsrail’in Lübnan’daki saldırıları da görüşmelerde ön plana çıkan başlıklardan biriydi. İsrail’in “terörle mücadele” olarak tanımladığı; İran’ın ise İsrail’i terörist bir devlet olarak nitelendirdiği, Şii oldukları için Arap ülkeleri tarafından sahiplenilmeyen ve terörist örgüt olarak görülen Hizbullah’ın İsrail’e karşı direnmeye çalıştığı bir savaş Lübnan’da devam ediyor. İsrail, bugüne kadar Lübnan’da işgal ettiği toprakları ilhak edeceğini açıkladı.

İlginizi çekebilir:

Savaşın dumanı altında – 6 (İran’ı ayakta tutan ne?)

Bakın, daha İsrail’in Lübnan işgali yokken, İran savaşı yeni başlamışken, bu serinin ikinci yazısında (Bkz. Savaşın dumanı altında – 2) ne yazmışım:

“Öncelikle, İsrail’in bölgede güçlü bir ülke olabilmesi ve savunmasını daha emniyetli bir şekilde sağlayabilmesi için ‘genişlemesi’ şart. Millî güç unsurlarından biri de malum, ‘coğrafi güç’tür. Yüzölçümü bu kadar küçük bir ülkenin askerî açıdan güçlü olabilmesi pek mümkün değil. Konya’nın yarısı kadar bir ülkeden bahsediyoruz; Türkiye’nin 38’de biri, İran’ın ise 80’de biri. Derinliği olmayan, savunma açısından büyük dezavantajları bulunan bir coğrafi konum. İsrail, Lübnan’a saldırılarıyla Hizbullah’ı yok etmeye çalışırken, aynı zamanda ilhak edeceği yeni topraklara da postalını basmış oldu.”

Evet, İsrail askerleri, Gazze’deki çocukların kanlarının izlerini taşıyan postallarıyla Lübnan’a, “terörist gruplarla mücadele etmek” adı altında girdi; çıkmamak üzere. Şimdi Lübnan ile masaya oturmaya hazırlanıyor. Muhtemelen, Litani Nehri’nin sınır olacağı bir anlaşma gündeme gelebilir.

İran Savaşı, ABD tarafından küresel ekonominin kontrolünü elinde bulundurmak maksatlı bir savaş olarak değerlendirilebilir; fakat İsrail açısından tali bir savaştır. İsrail’in ana hedefi genişlemektir. Önce Suriye iç savaşı sırasında, bölgenin su ve tarım kaynaklarını barındıran Golan Tepeleri’nin bir kısmı; sonra 41 km uzunluğunda, 6–12 km arası genişliği olan Gazze; şimdi ise Lübnan’ın 20–30 km içlerine kadar uzanan, Litani Nehri’ne kadar olan bölgede “güvenlik bölgesi” ya da “tampon bölge” adı altında işgal ettiği topraklar.

Bu kadarla kalacak mı? Hayır.

Sırada, tahliye etmeyi başarabilirse Batı Şeria ve bana göre bundan da önce Suriye’nin Suveyda bölgesi, İsrail toprağı olmaya aday yerlerdir. İsrail, bu işgallerin adını “terörle mücadele” olarak koyuyor. Bölgede terör estiren ve soykırımları meşru gösteren İsrail; yine aynı bahane ile bölgenin haritasını değiştirmeye devam ediyor. Yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı, varlığını sürdürebilmek için İsrail buna mecbur görünüyor.

“İsrail Türkiye ile çatışır mı?” sorusu, üzerinde çokça düşünülen ancak herkesin konuştuğu fakat kimsenin net bir cevap vermekten kaçındığı bir konudur. Ben cevaplayayım: ABD ağırlığını Türkiye’den yana koymaz ise, Suriye sahası esas olmak üzere küçük çaplı bir müdahale yaşanabilir.

Her türlü müdahaleyi bertaraf etmek, ulus-devlet bütünlüğü içinde mümkündür. Yüce Türk milleti bu güce sahiptir. Yeter ki yanlış yönetimler elinde, “çözüm süreci” benzeri uydurma hamlelerle birliğimize ve bütünlüğümüze zeval verilmesin.

NOT: Birinci harita mevcut İsrail sınırlarını; ikinci harita ise işgal ettiği ve edeceğini öngördüğüm topraklarla birlikte genişletilmiş “yeni İsrail” tasvirini göstermektedir.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

Aşağıdakiler de ilginizi çekebilir

ABD’nin İran saldırısı

Söylentiseverlerle dedikoduederlerin dünyası

İsrail’in savaşı (Savaşın dumanı altında-10)

Piyasalar için kritik viraj

Türk Donanması’nın devletin millî siyaseti içindeki serüveni

Bunu Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp LinkedIn Linki kopyala Yazdır
Paylaş
Web Banner

Yazara Ait Diğer Yazılar

İsrail’in savaşı (Savaşın dumanı altında-10)
08/05/2026

Yeni saha Irak mı? (Savaşın dumanı altında – 9)
04/05/2026

Savaşın dumanı altında – 8 (ABD – İran masaya mı, savaşa mı?)
29/04/2026

Meşruiyet
26/04/2026

Okul saldırıları ve siyaset
18/04/2026

Arama

Kategoriler

Arşivler

Legal

  • Kişisel Verileri Koruma Kanunu
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası
  • KVKK Başvuru Formu

MarineDeal News Künye

İmtiyaz Sahibi: MDN Yayıncılık, Matbaa, Reklam, Organizasyon ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına Yeşim Yeliz Egeli
Kuruluş: 1 Ocak 2008
Genel Yayın Yönetmeni: Yeşim Yeliz Egeli yesimegeli@marinedealnews.com
Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu): İlyas Öztürk mdn@marinedealnews.com
Video Editör: Halis Kılıç
Haber Merkezi: Yüce Yöney, Barış Özgür, Barışcan Yücel
Reklam: reklam@marinedealnews.com
Abonelik: info@marinedealnews.com
E-posta: mdn@marinedealnews.com
Tel: +90 (212) 343 2005
Adres: Merkez Mah. Perihan Sk. No.118/5 34360 Şişli, İstanbul, Türkiye

Bizi sosyal medyada takip edin

Okuma listesinden çıkartıldı.

Geri al
Welcome Back!

Sign in to your account

Üye ol Şifremi Unuttum