• TR
  • ENG
MarineDeal News
  • Haberler
  • Yazarlar
  • Piyasa
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Deniz Ticareti
  • Deniz Savunma
  • Jeopolitik
  • Analiz
  • Çevre
  • Video Arşiv
Aa
Bildirim
Son yayınlananlar
Navantia signs life-cycle support agreement for TCG Anadolu
English Edition Deniz Savunma
Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın gıda krizine yol açması bekleniyor
Lojistik Deniz Ticareti Ekonomi Enerji
Suriye sınırındaki 350 kilometrelik hat tren trafiğine açıldı
Dünya
ABD’den İran limanlarına abluka kararı
Genel
AİHM, Ekrem İmamoğlu davasında Türkiye’den savunma istedi
Genel
Aa
MarineDeal NewsMarineDeal News
  • ANA SAYFA
  • HABERLER
  • YAZARLAR
  • PİYASA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • DENİZ TİCARETİ
  • DENİZ SAVUNMA
  • JEOPOLİTİK
  • ÇEVRE
  • ENGLISH
Search
  • TÜM HABERLER
    • Piyasa
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Deniz Ticareti
    • Deniz Savunma
    • Jeopolitik
    • Çevre
    • English
  • YAZARLAR
    • Yeşim Yeliz Egeli
    • Meltem Aydın Süloğlu
    • Gökhan Esin
    • Barışcan Yücel
    • Atilla Yeşilada
    • Bartu Soral
    • Gürcan Elbek
    • Yüce Yöney
    • Emin Yaşacan
    • Cihangir Dumanlı
    • Serter Tuçaltan
    • Levent Akson
    • Haluk Mustafa Baybaş
    • Özhan Bakkalbaşıoğlu
    • Yaşar Canca
Bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi takip edin
  • MarineDeal News

Savaşın dumanı altında – 1

Murat Yıldız
  • Murat Yıldız
  • Yükleme Tarihi: 14.03.2026 10:11 | Son Güncelleme: 14.03.2026 10:11
Paylaş
Paylaş

İran’a karşı ABD/İsrail saldırıları yoğunluğu azalmış, şiddeti artmış bir şekilde devam ediyor. Savaşın nihayeti gözükmediği sürece yoğunluk ve şiddetinin paralel bir şekilde yükselerek sürmesi de muhtemel.

Savaş devam ederken bölgedeki ve Türkiye’deki gelişmeler yerinde saymıyor. Savaşın tozu dumanı arasında birileri bölgeyi şekillendirmeye devam ederken, Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye” sürecinde de bundan istifade etmeye çalışanlar tüm güçleriyle ortalığı ayağa kaldırmaya ve uç söylemlerde bulunmaya devam ediyor.

İran-ABD/İsrail Savaşı, son nesil hibrit savaşlar açısından da örnekler barındıracak şekilde sürüyor. 25 Şubat’ta Devrim Muhafızları’na bağlı Tasnim Haber Ajansı tarafından doğrulanan haberlere göre İslâm Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ile Şii-Marksist grup Mücahidin-i Halk (MEK) arasında, Dinî Lider Ayetullah Ali Hamaney’in Tahran’daki karargâhı yakınlarında çatışmalar yaşandı. Çatışmalarda 100 kadar MEK militanının öldürüldüğü Devrim Muhafızları tarafından açıklandı. MEK örgütü ise 150 militanın kayıp vermeden döndüğünü iddia etti. Bu, muharebe sahasının şekillendirilmesi faaliyetlerinden biriydi ve savaşın fiilen başladığının işaretiydi. Ancak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bir televizyon kanalında savaş olup olmayacağına ilişkin bir “öngörüde” bulunup “savaş beklemediğini” beyan etmişti.

28 Şubat’ta başlayan saldırılarda Hamaney’in öldürülmesi, yeni nesil savaşların “lideri imha et” prensibinin yerine getirilmesiydi. Tarihin en büyük yığınaklanmalarından birisini gerçekleştiren ABD, İran’ın millî güç unsurlarını çok iyi değerlendirememiş olmalı. Ve belki de askerî ve siyasî hedeflerini çok iyi seçememiş, hattâ netleştirememiş görünüyor. Olgular üzerinden bakarsak; savaş stratejilerinde yanlış giden bir şeyler var.

İran, 12 Gün Savaşı’ndan gerekli dersleri almış gibi. Askerî ve siyasî açıdan yönetim boşluğu doğmayacak şekilde tedbirler alınmış gözüküyor. Özellikle İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın cumhurbaşkanlığı yetkilerini valilere devretmesi ve dağınık yönetim sistemine geçmesi, savaşın seyri açısından çok önemli. ABD/İsrail’in şimdilik kara gücü olarak ayrılıkçı terörist Kürt gruplardan istifade etmekten vazgeçmesi ya da terörist grupların kara harekâtında yer almak için isteksiz durması, İran’ın dağınık komuta sistemini tercih etmesinin bir sonucu olabilir. Bu sistem hem iç ayaklanmalara hem de dışarıdan gelecek ani saldırılara karşı süratli ve etkili müdahale imkânı sağlayabilmektedir.

Savaşla ilgili iki konuyu daha belirtelim. Birincisi: Bu savaş ne zaman biter?

Gerçi televizyonlarda herkes stratejist olmuş, bol keseden atıp tutuyor. Biz verilere dayalı yaklaşalım. ABD/İsrail saldırılarının yaklaşık beşte ikisi füze saldırısı, diğerleri ise hava taarruzları (bombardıman ve savaş uçakları) ile İHA’lar şeklinde gerçekleşirken; İran buna karşılık çok daha geniş bir cephede ABD/İsrail’in üç saldırısına karşı bir saldırı ile karşılık vermiş. İran saldırılarının dörtte biri füze saldırısı, diğerleri ise İHA’lar ile yapılmış.

Sonuç itibarıyla ABD/İsrail’in 12 bini aşkın saldırısına karşılık İran 4 binin üzerinde karşılık vermiş. Bu da şunu gösteriyor: Savaşın bu ritmiyle uzun süre sürdürülebilirliği yok. Kara taarruzu ihtimâli ise oldukça düşük görünüyor. Belki klasik bir askerî deyimle ABD “istediği yer ve zamanda” bir bölgede “geçici” süre ile mevzi üstünlüğü elde edebilir. Fakat bu sürdürülebilir gözükmediği için ancak “geçici” olabilir. Vekâlet yoluyla da olmayacağı görülüyor. Batıdan ayrılıkçı Kürt teröristler, güneybatı ve güneyden ABD ve müttefikleri, İran içlerine özel kuvvetler ve hava indirme birlikleri çok uygulanabilir bir senaryo olarak gözükmüyor. Hele ki İsrail Hizbullah’ı bitirmek için Lübnan’da kara harekâtı yürütürken bu oldukça zor bir ihtimâl gibi duruyor.

Bu hâliyle savaş ne kadar sürer sorusuna cevabım: En fazla 20 gün daha devam eder. Normali mart sonu, uzarsa nisan ortası. Daha fazla uzaması mümkün değil. Kısa olur, uzun olmaz.

Tabii ki sınırlı bilgilerle bu sonuca varıyorum. Belki ara verip devam eder ya da henüz bilmediğimiz ya da kullanılmasını arzu etmediğimiz türden silâh ve mühimmatlar başka bir yere evrilmesine neden olur. Venezuela örneği unutulmamalı. Venezuela’da ne olduğu henüz tam olarak çözülmüş değil.

İkincisi: Türkiye taraf olsaydı (ki Allah göstermesin) İran kadar direnç gösterebilir miydi?

Jeopolitiği çok farklı iki ülke olduğu için mukayesesi zor. Ancak kamuoyunda konuşulduğu şekilde merak edilen askerî güç mukayesesi ise MarineDealNews’un YouTube kanalında da belirttiğim gibi havaya, denize ve yere bakan ortalama zekâya sahip bir kişi bunun cevabını verebilir. Yani askerî açıdan havada uçan, denizde yüzen ve yerde yürüyebilen ne varsa; bunları mukayese edebilen, söylenene değil mevcuda bakan bir kişi yaklaşık bir sonuçla bu sorunun cevabını bulabilir. 

Savaş sürdükçe İsrail’in savaşma yeteneğinin, savaşma azim ve kararlılığının giderek azalacak olması bizim için büyük bir kazanç. Sadece bizim için değil, bütün bölge ülkeleri için… Yıllarca ordusunu ve askerlik sistemini bunun için organize etmiş olsa dahi uzun süren çatışma ortamları, coğrafi olarak küçük, demografik olarak zayıf sayılabilecek bu tür ülkeler için sürdürülebilir değil. Ekonomik ve sosyal etkilerinin çok büyük olacağı açık.

Yazıya başlarken savaşın dumanı arasında Suriye ve Yüce Türk Milleti’ni derinden yaralayan “Terörsüz Türkiye” süreci ile ilgili tespitlerimi de yazacağımı belirtmiştim. Bu konuları aynı başlığın ikinci bölümünde sizlerle paylaşacağım.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.

Aşağıdakiler de ilginizi çekebilir

Savaşın dumanı altında – 6 (İran’ı ayakta tutan ne?)

“En yüce makam TBMM’dir”

Aman petrol canım petrol

Orta Doğu’yu sömürgeleştirme savaşının Türkiye stratejisine etkileri

Savaşma, seviş; her durumda öpüş

Bunu Paylaşın
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp LinkedIn Linki kopyala Yazdır
Paylaş
Web Banner

Yazara Ait Diğer Yazılar

Savaşın dumanı altında – 6 (İran’ı ayakta tutan ne?)
08/04/2026

Savaşın dumanı altında – 5 (Kim, nasıl faydalanıyor?)
02/04/2026

Savaşın dumanı altında – 4 (Kara harekâtı ama nereye?)
26/03/2026

Savaşın dumanı altında – 3
19/03/2026

Savaşın dumanı altında – 2
18/03/2026

Arama

Kategoriler

Arşivler

Legal

  • Kişisel Verileri Koruma Kanunu
  • Ziyaretçi Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası
  • KVKK Başvuru Formu

MarineDeal News Künye

İmtiyaz Sahibi: MDN Yayıncılık, Matbaa, Reklam, Organizasyon ve Tur. San. Tic. Ltd. Şti. adına Yeşim Yeliz Egeli
Kuruluş: 1 Ocak 2008
Genel Yayın Yönetmeni: Yeşim Yeliz Egeli yesimegeli@marinedealnews.com
Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu): İlyas Öztürk mdn@marinedealnews.com
Video Editör: Halis Kılıç
Haber Merkezi: Yüce Yöney, Barış Özgür, Barışcan Yücel
Reklam: reklam@marinedealnews.com
Abonelik: info@marinedealnews.com
E-posta: mdn@marinedealnews.com
Tel: +90 (212) 343 2005
Adres: Merkez Mah. Perihan Sk. No.118/5 34360 Şişli, İstanbul, Türkiye

Bizi sosyal medyada takip edin

Okuma listesinden çıkartıldı.

Geri al
Welcome Back!

Sign in to your account

Üye ol Şifremi Unuttum