Ana sayfa Haberler Deniz Savunma ‘SAHA EXPO bir sanayi ihtisas fuarıdır’

‘SAHA EXPO bir sanayi ihtisas fuarıdır’

0
SAHA EXPO

Savunma, Havacılık ve Uzay Savunma Sanayi Fuarı SAHA EXPO 10-13 Kasım’da İstanbul da gerçekleşecek. Fuarın yaratıcısı SAHA İstanbul. SAHA İstanbul ise İstanbul sanayisinin özellikle savunma sanayinde, katma değeri yüksek, teknolojik ürünler üretmesi amacı ile 2015 yılında kurulan bir kümelenme. SAHA İstanbul Genel Sekreteri İlhami Keleş ile hem kümelenmeyi hem de bu yıl üçüncü kez fiziki olarak düzenlenecek SAHA EXPO’yu konuştuk

SAHA İstanbul olarak çizmeyi amaçladığınız vizyondan kısaca bahseder misiniz?

Aslına bakarsanız savunma sanayi diye bir şey yoktur, sanayi ve teknolojinin savunma ürünleri vardır. Dolayısıyla siz aslında sanayinizi geliştiriyorsunuz, teknolojinizi geliştiriyorsunuz, bununla kendinizi koruyorsunuz ve ihraç ediyorsunuz. Ülke olarak, bulunduğumuz coğrafyadaki depremi, kırılan fay hatlarındaki kötü durumları bertaraf etmemiz için kendi sanayimize dayanmamız, gücümüzü kendi sanayimizden almamız lâzım. Şu anda, sürekli yenilenen ambargolarla uğraşıyoruz. Bu nedenle bir taraftan ülkeyi bir ve bütün tutmak için önemli bir argüman ortaya çıkarken, diğer taraftan ülkenin hem sanayisini hem de teknolojisini geliştirerek bu anlamda bir değer yaratmanız gerekiyor. Biz şu anda bunu yapıyoruz. Mesela pandemi oldu sınırlar kapandı. Baktık ki Sağlık Bakanlığı’nın hiçbir hazırlığı yok biz de bunun üzerine solunum cihazları üretmek adına çalışmalara başladık ve 47 yerli ürün ortaya çıktı. Bu sefer de Bakanlığın bunları envanterine nasıl ekleyeceğini bilmediğini öğrendik. Nasıl test edeceğini, nasıl belge vereceğini bilmiyorlardı. Çünkü hazır olanı dışarıdan almaya alışmışlardı.

Şimdi de orman yangınlarıyla ilgili bir çalışma yapıyoruz. Ben bir girişim başlatmıştım. YG Yangın diye bir firmamız var. Onları drone üreten ve ASELSAN ile Altınay’ın müşterek iştirakinden oluşan Dasal adında bir diğer firmamızla buluşturdum. 9-10 ay evvel drone’lar ile yangın alanlarına söndürme toplarının atılması konusunda bir işbirliği yapmalarını istemiştim. Bu projeyi en son IDEF’21’e getirmişlerdi (ALBATROS İHA). Ürün, 12 tane top taşıyabiliyor.

Ayrıca TÜBİTAK SAGE’ye de yönlendirdim. F16’ların taşıdığı genel maksat bombaları var, MK 82, MK-83 gibi. Onları bir çalışmaya yönelttim, İHA gibi platformlardan bunlar atılabilir mi diye. Bu bombaların kendi gövdesini kullandığınız zaman ayrıca bir belge almanız gerekmiyor. Siz sadece içindeki kimyayı değiştirip yangın söndürücü gaz koyuyorsunuz.

Bu projeler hakkında Orman ve Su İşleri Bakanlığı çekingen davrandığı için o dönem sürüncemede kaldı ancak ne zaman yangınlar başladı, o zaman herkes harekete geçti. O dönem Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile görüştüm, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’yla görüşüp harekete geçirdik. SAHA İstanbul bünyesine yeni katılan emekli Tuğamiral Levent Kerim Uça ile beraber bir konsept hazırladık. Bu, Genel Kurmay’ın müşterek resim konseptine benzer bir sistem. Sensörlerden alınan verilerin hem lokalden hem de merkezden izlenip gözlemlendiği, uzaktan müdahale için bir komuta kontrol sistemi kurduk. 5 ayrı kategoriye böldük. Söndürme ve gelişim süreçlerine ilişkin hem müdahale ile ilgili hususlar hem tespitle ilgili hususlar hem teşhisle ilgili hususlar hem yapay zekâyla yapılan analizlere ilişkin hususlar hem de simülasyona ilişkin hususlar. Tüm bunların tagsonomilerini çıkardık, firmalara ulaştırdık, firmaların taleplerini dinledik. Orman Bakanlığı’nı, SSB’yi ve bizim firmalarımızı bir araya getireceğiz. İkili görüşmelere sokacağız. Kimlerde hangi ürünler var, kimilerde hangi yetenekler var, kimlerin ürünleri birleştirilebilir diye çalışacağız. Orman Bakanlığı da bütçeyi sağlayacak.

SAHA EXPO Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nı öne çıkaran özellikler nelerdir?

Aslında bizim fuarımız tam bir mutfak fuarı. SAHA EXPO ile IDEF bir elmanın iki yarısı gibi.

Normalde tekli yıllarda IDEF çiftli yıllarda SAHA EXPO vardı. Pandemi nedeniyle fuar yılları çakıştı ama önümüzdeki dönemde normal düzene döneceğiz. IDEF ve SAHA EXPO birbirinden farklı fuarlar. SAHA EXPO sanayi ürünlerinin fuarı değil. Esasen bir sanayi ihtisas fuarıdır. Yani, sanayicilerin sanayicilerle sanayi üzerine konuştuğu bir fuardır. Mesela ASELSAN ve Roketsan oraya toplarıyla tanklarıyla gelmeyecekler. Tedarikçileriyle gelecekler. Fuarda yurtiçi ve yurtdışından firmalarla ‘‘kimin parçasını alayım, kime parça satayım, komponentleri kimden almalıyım’’ gibi görüşmeler yapacaklar.

Fuar’a az bir süre kaldı, katılım nasıl?

Şu an 30’un üzerinde ülkeden fiziki katılım var. Fuarımızda paneller olacak, ürün sunumları olacak. Özellikle dev ekranlarda spesifik sunumlar olacak.

SAHA İstanbul’a kayıtlı 18 üniversite var. Bu üniversitelerin teknoloji transfer ofislerinin elindeki projeler, TÜBİTAK projeleri ile ilgili sunumlar yapılacak. Ayrıca startup’ların da ayrı bir sunumu olacak.

Geçen yıl düzenlediğimiz sanal fuarla dünyada bir ilk idik, şimdi de savunma sanayinde hibrit fuar düzenleme konusunda bir ilke imza atıyoruz. Hem fiziki hem de sanal fuarı bir arada sunuyoruz katılımcıya. Bütün dünyayı analiz ettik. Burada kullanacağımız yazılım, içerik ve kapasite ile dünyanın en gelişmiş fuar yazılımını ortaya koyacağız. Bir önceki fuar 5 ay açık kaldı. Bu da çok büyük bir feedback sağladı. Yaklaşık 100 bin ziyaretçi katıldı. 42 bin tane yüz yüze görüşme yapıldı. Sanalda 720 tane sohbet odası vardı. Yatak odasından bile katılabilecekleri bir fuar sunuyoruz insanlara. Sanal fuarın en büyük avantajı muhatabınıza doğrudan ulaşabilmeniz ve günün her saati toplantı yapabilmeniz. Ürün katalogları bilgisayara kaydedilebilir. Fuara katılan sanayiciler bütün katılımcı verilerine de erişebiliyorlar. Sanal fuarı tamamen ücretsiz yapıyoruz.

Katılacak firmaları hangi kriterlere göre değerlendiriyorsunuz?

Katılımcı firmalar 51 değişik üretim dalından seçiliyor. Basın hariç hizmet sektörümüz yok. Üretici olma zorunluluğu var.

Aslında Türkiye uzun yıllardan beri terörle mücadele etmek zorunda olduğu için bu alanda ciddi bir bilgi birikimine ve tecrübeye sahip. SİHA ve İHA’ları geliştirmemizdeki en büyük etken terörle mücadele sürecimiz. Bugün 75 yaşına kadar olan her bir muvazzaf subay birebir çatışma tecrübesine sahip. Dünyada bu tecrübeye ve yetkinliğe sahip başka bir ülke yok.

Katılımcılar devlet desteklerinden faydalanabiliyorlar mı?

Evet, devlet desteğinden faydalanabiliyorlar. SAHA EXPO’ya katılanlardan sadece KOBİ’lere olmak üzere metrekare başına 500 TL destek sağlanıyor. Katılımcılarımız KOSGEB’den alacakları fuar desteği sonrasında neredeyse ücretsiz bir katılım sağlama düzeyine gelebilecekler. Bizim fuarımız oldukça ucuz bir fuar, fiyatlar metrekare başına 780-1,100 TL arası değişiyor. Bunun sebebi de SAHA EXPO A.Ş.’yi kurmamız. TOBB tarafından da gerekli tüm yetkileri aldık. Şimdi de uluslararası statüye geçme aşamasına geldik. İleride uluslararası fuar düzenleyen bir oluşum olmak istiyoruz.

SAHA İstanbul olarak denizcilik özelinde ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?

Denizcilik tarafında biraz zayıftık. Bunu değiştirmek için Levent Kerim Uça Amiralimizi istihdam ettik. Bundan sonra bu alanda kendisi görevli olacak. Denizde çok fazla alan var, bizim de bu işleri gerçekleştirmek için potansiyelimiz var. İTÜ ile de çalışmalar yürütüyoruz. Suüstü araçların silahlandırılması ve sualtı araçlarla ilgili çalışmalarımız var; SAS’lara yönelik sistemler, insansız sistemler, sürü halinde kullanılacak sistemler, uyutmaya terk edilebilecek ve gerektiği zaman harekete geçirilebilecek uzun süre sualtında kalabilecek sistemler üzerine çalışmalar yürütüyoruz. Bu konuda dünyanın da üzerinde çalıştığı geniş bir yelpaze var. SSB’nin de bu alandaki çağrısı mâlûm. Ancak önümüzdeki SAHA EXPO’ya yetişmesini beklemiyoruz.

SAHA İstanbul olarak projelere nasıl başlıyorsunuz, nasıl karar veriyorsunuz?

Bizim açımızdan müşterisi olan işlerle başlayıp proje yürütmek daha doğru oluyor. Projelerde 28 adımdan oluşan bir SAHA İstanbul Proje Yönetim Prosedürümüz var. Burdaki 28 adım şöyle: Projeyi yönetebilecek ana firmalarla ihtiyacın tanımlaması, proje özelinde çalışma metodolojisinin belirlenmesi, operasyonel konseptin oluşturulması, sistem gereksinim analizinin yapılması, projeye konu sistemin taksonominin çıkartılması, iş paketlerinin oluşturulması, her bir iş paketinin yetenek ihtiyacı, firmaların mevcut yeteneklerinin ihtiyaç ile eşleştirilmesi, mevcut yeteneklerle karşılanamayan ihtiyaçlar için hangi firmaların seçileceği, hangi firmanın mevcut hangi yeteneğinin ihtiyacı karşılayacak şekilde evrilebileceğinin belirlenmesi, fizibilitenin hazırlanması ve proje maliyeti ile finans ihtiyacının belirlenmesi, ihtiyaç duyulan yetenekleri konsolide edecek iş modelinin tanımlanması, iş zaman planının oluşturulması, iş modelinin hukuki yapısının tamamlanması, devlet desteklerinin koordine edilmesi ve destek projesinin yazılması, ön tasarımın yapılması, kritik tasarımın yapılması, proje kapsamında MVP üretim çalışmalarının başlatılması, bileşen doğrulama testleri, sistem doğrulama testleri, pazar analizlerine başlanması, sistem geçerleme testleri, belgelendirme süreçleri, prototipin seri üretime hazırlanması, sipariş oluşturma çalışmalarının başlatılması, seri üretim yatırımı çalışmasının ve kaynak tahsislerinin yapılması, seri üretim yatırımlarının gerçekleştirilmesi, seri üretimin başlatılması.

SAHA İstanbul kurulduğu andan itibaren hem yatayda hem dikeyde genişliyor. Firmalarımızın iş geliştirmeleri ve ticari avantaj sağlamaları için birlikten doğan kuvveti kullanmak adına bir takım destekler sağlıyoruz. Network sağlamak, B2B yaptırmak, alım duyurularını paylaşmak gibi.

SAHA, ticaretin hiçbir tarafında yok. Hiçbir ticari faaliyette taraf olmuyoruz. Bu sayede istediklerimiz konusunda daha keskin davranabiliyoruz.

SAHA İstanbul bünyesindeki firmalara kendilerini bir adım daha ileriye taşımaları için SAHA MBA’yı sunuyorsunuz. Nedir SAHA MBA?

Firmalarımızın önemli bir bölümü KOBİ. Yüzde 17’lik bir kesim KOBİ üstü. Ayrıca firmalarımızın yöneticilerinin önemli bir bölümü mühendis ya da üretimden gelen insanlar. Firma belirli bir yere geldikten sonra üretimden gelen insanların, üretimden gelen bilgileri yeterli olmuyor. Yönetime dair bilgiler de gerekiyor. Bir mühendisin bilmediği insan yönetimi, hukuk, uluslararası pazarlama gibi çok şeye maruz kalıyorlar. Eğitim almadıkları bu konularla karşılaştıkları zaman da ya firma güdük kalıyor ya da iflas ediyor.

Bir diğer konu da firmaların yönetimi aile bireylerine devretme geleneği. Örneğin makineci bir adam oğlu da makineci olsun diye makine mühendisliği okutuyor. Çocuk okulu bitiriyor geliyor ve birden patron oluyor. Ancak babasının portföyü, geliştirdiği ilişkileri ve tecrübesi kendisinde olmadığı için bocalıyor. Resmen çile çekiyor ve firma batıyor. Firmalarımızın sadece yüzde 3,5’i üçüncü kuşağa geçiyor. Bu yüzden bizden orman olmuyor, ancak çalılık oluyor ve de bu nedenle bizden bir dünya markası çok zor çıkıyor.

Biz de bu firmaları kurtarmak için yöneticilerini eksik oldukları alanlarda eğitme kararı aldık. Mâdem firmalarımız dünyayla yarışıyor, o halde gerekli yönetim becerileriyle donanımlı bir şekilde yönetilmeleri gerekiyor.

Bu hususta TÜBİTAK’la çalışma kararı aldık. Eğitim alanında bir dünya markası olmak hedefiyle TÜBİTAK ile TÜSSİDE MBA’i oluşturduk. Dünyadaki en iyi 15 eğitim modelini inceledik. TÜBİTAK ile çalışarak YÖK baskısından kurtulmak istedik. Diploma verme zorunluluğu taşımıyoruz. Bizim için sertifika vermek de yeterli. Ayrıca gerekli konuda en uzman kişiyi bulma gibi bir imkânımız da oluyor. Temel Kotil’in de aralarında bulunduğu 13 adet VIP hocamız var.

Harvard’ın kullandığı Finlandiya merkezli bir simülasyon yazılımı var. Yöneticilerin eğitimlerinde ondan faydalanıyoruz. Orada CEO, COO gibi unvanlara sahip oluyor ve bir takım kararlar alıyorsunuz. Firma gerçekte batacaksa batıyor. Raporlama işlemini ise Mckinsey & Company tecrübesi olan kişiler yürütüyor.

Ayrıca profesyonel mentorluk düşünüyoruz. Temel Kotil gibi, Haluk Görgün gibi sektör liderlerine öğrenciler zimmetleyeceğiz. Bu öğrencilerle mentorları 1 yıla yakın bir süre, sürekli iletişim halinde olacaklar.

Case Study modülleri de ekledik. Üç tane modül ekleyeceğiz. İkisi Harvard’ın modülleriyle birebir olacak. Bir tanesi ise yine Harvard’da bu konuda çalışmış Boğaziçi Üniversitemiz’den bir hocamız tarafından hazırlanan tamamen özgün bir modül olacak. İki sistemin de sonuçlarına bakıp daha faydalı olanla yolumuza devam edeceğiz.

Bu haberin/makalenin tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Kaynak gösterilse dahi aktif link verilerek kullanılabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayımlayanlar hakkında yasal işlem başlatılır.