Karadeniz'de ticari gemilere yönelik güvenlik riskleri artarken, Odesa açıklarında seyreden Alman işletmesindeki Emil isimli dökme yük gemisi Rus insansız hava araçlarının (İHA) saldırısına uğradı. Saldırı sonrası gemide yangın çıkarken, teknik sistemlerin devre dışı kalması nedeniyle mürettebat tahliye edildi.
Ukrayna'nın Odesa kentinin yaklaşık 21 deniz mili açığında çarşamba günü meydana gelen olayda, birden fazla İHA'nın isabet ettiği Emil gemisinde yangın çıktı. Hasar nedeniyle gemi manevra kabiliyetini kaybederken, mürettebatın güvenli şekilde tahliyesi için operasyon başlatıldı.
Tahliye çalışmaları devam ettiği sırada geminin bir kez daha saldırıya maruz kaldığı bildirildi. İlk belirlemelere göre olayda can kaybı veya yaralanma yaşanmadı. Yetkililer, gemide Alman vatandaşı mürettebat bulunmadığını açıkladı.
Geminin aldığı hasarın boyutuna ve yeniden seyre çıkıp çıkamayacağına ilişkin ise henüz resmî bir değerlendirme yapılmadı.
Liberya bayrağı taşıyor
Emil gemisi kamuoyunda “Alman gemisi” olarak anılsa da Liberya bayrağı altında faaliyet gösteriyor. Ticari işletmesi Almanya merkezli Blumenthal JMK GmbH & Co. KG tarafından yürütülen geminin kayıtlı sahibi ise Charm Marine Co. Ltd.
2012 yılında inşa edilen dökme yük gemisi yaklaşık 292 metre uzunluğa, 45 metre genişliğe ve 175 bin 463 ton taşıma kapasitesine sahip. Saldırı sırasında hangi yükü taşıdığına ilişkin ise doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
Rusya iki yük gemisini hedef aldığını açıkladı
Rusya Savunma Bakanlığı, çarşamba günü Karadeniz'de iki yük gemisine yönelik operasyon düzenlendiğini doğruladı. Bakanlık açıklamasında gemilerin isimleri ya da bayrakları paylaşılmazken, söz konusu gemilerin Ukrayna ordusuna silah ve askerî ekipman taşıdığı iddia edildi.
Emil gemisinin Rusya'nın açıkladığı iki gemiden biri olup olmadığı ise resmî makamlar tarafından henüz doğrulanmadı.
Karadeniz'de son haftalarda ticari gemilere yönelik saldırıların yoğunlaşması, deniz taşımacılığında güvenlik endişelerini artırıyor. Uzmanlar, bölgedeki risklerin sigorta maliyetlerini yükseltebileceği, gemilerin rota planlamasını değiştirebileceği ve küresel taşımacılık maliyetleri üzerinde yeni baskılar oluşturabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.






