ABD ile İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırılarının ardından Brent petrolün varil fiyatı 80 dolar seviyelerini test etti. Ancak küresel petrol piyasasında halihazırda bulunan arz fazlası ve Çin’in stratejik stokları, fiyatlardaki yükselişi sınırlayan başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor.
Uzmanlara göre asıl risk, Hürmüz Boğazı’nda haftalarca sürebilecek bir kesinti ihtimali. Böyle bir senaryoda Brent petrolün varil fiyatının 120 dolar seviyesine kadar tırmanabileceği belirtiliyor.
Uluslararası veri analitik şirketi Kpler’in Kıdemli Petrol Uzmanı Homayoun Falakshahi, mevcut tabloda petrol piyasasının doğrudan paniğe kapılmadığını ifade etti. Falakshahi, üretim sahalarının doğrudan hedef alınmamasının yatırımcıların ilk fiyat sıçramasını satışla karşılamasına yol açmış olabileceğini belirtti.
Panik havasının sınırlı kalmasında OPEC+ grubunun nisandan itibaren beklenenden daha yüksek üretim artışına gitmesinin de etkili olduğunu aktaran Falakshahi, zaten arz fazlası bulunan piyasada bu artışın fazlayı daha da büyüttüğünü vurguladı.
Çin’in son yıllarda olası arz şoklarına karşı agresif biçimde stratejik petrol stokları oluşturduğunu hatırlatan Falakshahi, gerektiğinde bu rezervlerin hızla devreye alınabileceğine dikkat çekti. Falakshahi, buna karşın yukarı yönlü risklerin güçlü olduğunu belirterek, ciddi tehdit altındaki bir İran yönetimi ve liderlikte yaşanabilecek zafiyetin çatışmanın haftalarca sürme olasılığını artırabileceğini söyledi.
Bu durumun jeopolitik risk priminin yüksek kalmasına neden olacağını ifade eden Falakshahi, hem üretim hem de taşımacılık altyapısına yönelik somut tehditlerin devam ettiğini kaydetti. Sigorta sertifikalarının geri çekilmesiyle fiilen kapanma noktasına gelen Hürmüz Boğazı’ndaki durumun bir süre daha sürebileceğini dile getirdi.
Falakshahi, çatışmanın haftaları aşmayacağı ve gerilimin azalmasıyla risk priminin ortadan kalkacağı varsayımıyla baz senaryoda fiyatların yeniden düşüşe geçmesini beklediklerini söyledi. 2026 boyunca günlük yaklaşık 1,7 milyon varillik arz fazlası öngördüklerini aktaran Falakshahi, bu koşullarda Brent petrolün hızla 60 dolar bandına gerileyebileceğini ifade etti. Uzmanın tahminine göre fiyatlar mart ayında varil başına yaklaşık 75 dolar seviyesinde kalabilir, ardından ise hızlı bir düşüşle yılın kalan 11 ayında ortalama 65 dolar civarında gerçekleşebilir.
Hürmüz kilit rol oynuyor
Falakshahi, Hürmüz Boğazı’ndaki kesinti veya kesinti tehdidinin mevcut fiyat oynaklığında belirleyici unsur olduğunu belirtti. ABD, İsrail ve İran arasında savaşın başlamasından iki gün sonra Boğaz’daki trafiğin neredeyse tamamen durduğunu aktardı.
İran’ın üç gemiye füze fırlattığını ancak trafikteki çöküşün büyük ölçüde ihtiyati nedenlerden kaynaklandığını kaydeden Falakshahi, armatörlerin gönüllü geri çekildiğini ve sigorta primlerinin keskin şekilde yükseldiğini ifade etti.
İran’ın kalıcı bir deniz ablukası sürdürebilecek kapasiteye sahip olmadığını belirten Falakshahi, donanmanın zayıf ve füze stoklarının sınırlı olduğunu söyledi. Ancak Tahran’ın geçişleri baskılamak için kalıcı bir ablukaya ihtiyaç duymadığını vurgulayan uzman, güvenilir tehditlerin dahi ticari trafiği dondurmaya yetebileceğini ifade etti.
Falakshahi, ABD’nin askeri üstünlüğü dikkate alındığında İran’ın operasyonel kapasitesinin önemli bölümünün kısa sürede etkisiz hale getirilebileceğini, bunun da akışların kademeli toparlanmasını sağlayabileceğini belirtti. Ancak normalleşmenin zaman alacağını, armatörlerin temkinli davranmayı sürdüreceğini kaydetti.
Çatışmanın uzaması ve Hürmüz Boğazı’nın haftalarca kapalı kalması halinde ise Brent petrol fiyatlarının Boğaz yeniden açılana kadar 120 dolar seviyesine yükselebileceğini söyledi.






