Dünyadaki verilerin büyük çoğunluğu (e-postalar, finansal işlemler, internet) okyanus tabanında uzanan ve birkaç dar geçitte birleşen fiber optik kablolarla taşınıyor. Telgraf döneminden bu yana kullanılan ve oldukça iyi işleyen sistem, Yemen'deki çatışmalar ve İran savaşı’nın etkisiyle sıklıkla aksamaya başladı. Hükümetler ve şirketler artık Kuzey Kutbu üzerinden geçen bir rota da dahil olmak üzere alternatif rotaları gündeme alıyor.
2024 yılında, Husi milisleri Yemen kıyılarındaki Bab-el-Mandeb Boğazı'nda bir kargo gemisine füzeyle vurmasının sonucunda gemi günlerce sürüklenerek, dar Kızıldeniz geçidine sıkışmış bir düzineden fazla denizaltı kablosundan üçüne hasar verdi. Kablo onarımı, kırık uçları sudan çıkarıp tekrar birleştiren özel gemiler tarafından gerçekleştiriliyor. Bu, deniz tabanında kancaları yavaşça sürüklemeyi ve fiber telleri birleştirilirken saatlerce çok hareketsiz kalmayı içeren hassas bir işve bunların hiçbiri savaş bölgesinde güvenli bir şekilde yapılamıyor.
Kızıldeniz'deki kesintiler, alternatif güzergâhlar arayışını hızlandırdı ve ilk olarak Hürmüz Boğazı tercih edildi. Ancak ABD ve İsrail’in İran'a yönelik saldırılarının ardından kablo projeleri durduruldu ve şimdi bir kez daha alternatif aranıyor. Ekonomilerini petrolden yapay zekâya kaydırmak amacıyla agresif bir şekilde veri merkezleri inşa eden Körfez ülkeleri, Suriye, Irak ve Umman üzerinden Avrupa'ya karayoluyla ulaşarak Kızıldeniz'den kaçınmayı hedefliyor. Ancak Avrupalılar, tekrarlanan kablo kesintileri nedeniyle kıtanın Arktik bölgesine yönelebileceğini düşünüyor.
“Polar connect” nedir?
Bu yılın başlarında, Avrupa Birliği'nin kablo dayanıklılığı üzerine oluşturduğu bir panel, Avrupa trafiğinin yüzde 90'ının şu anda geçtiği Kızıldeniz'den geçmeden Asya'ya bir rota bulmak için iki Arktik kablosu inşa edilmesini tavsiye etti. Kablolardan biri Kanada'nın Kuzeybatı Geçidi'nden geçecekti. Diğeri ise Kuzey Kutbu üzerinden doğrudan geçerek İskandinavya'yı Asya'ya bağlayacaktı.
Bu rotalardan ikincisi, planlama aşamasının başlarında bulunuyor. “Polar Connect” adı verilen bu proje, İskandinav akademik ağ operatörleri, İsveç'in kutup araştırmaları ajansı ve telekomünikasyon şirketi GlobalConnect Carrier tarafından yürütülüyor. Bu yıl AB, projeyi “Avrupa Çıkarları Kapsamındaki Kablo Projesi” olarak belirledi ve hazırlık çalışmaları için yaklaşık 9 milyon euro ayırdı. (AB raporunda toplam maliyetin yaklaşık 2 milyar euro olacağı tahmin ediliyor.) Bu yaz bir rota araştırması yapılması planlanıyor.
Polar projesi üzerinde çalışan telekomünikasyon şirketi GlobalConnect'in Kıdemli Başkan Yardımcısı Pär Jansson, “Bu durum karışıklıklardan önce başladı, ancak jeopolitik durum alternatif rotalar bulmaya olan ilgiyi artırdı” dedi. Grubun hazırladığı raporda, Avrupa'nın verilerinin Asya'ya şu anda üç rota üzerinden ulaştığı ve bunların hiçbirinin ideal olmadığı belirtiliyor: Kızıldeniz üzerinden, Rusya üzerinden veya ABD üzerinden, “Avrupa dışı kuruluşlar tarafından kontrol edilen uzun bir rota.” Jansson, kablonun Avrupa'nın veri altyapısını daha dayanıklı hale getireceğini, AB ile Asya arasındaki gecikmeyi azaltacağını ve “Avrupa'nın özerkliğini güçlendireceğini” söyledi ve ayrıca Arktik'in çevresel izlenmesinin daha iyi yapılmasını sağlayabileceğini ekledi.
Daha önce de Kuzey Kutbu'na kablo döşeme girişiminde bulunulmuş ancak başarılı olunamamıştı. En son 2016 yılında, Avrupa ve Asya arasında Kuzey Kutbu kablosu inşa etme girişiminde bulunulmuştu. Alaska'nın kuzey kıyısı boyunca Nome'dan Prudhoe Körfezi'ne uzanan bir bölümde gerçekleştirilen girişimde Haziran 2023'te deniz buzu nedeniyle kablo koptu. Girişimde bulunan şirketin buz kırıcı kablo gemileri olmadığı kabloyu onarabilmek için buzların erimesini beklemek zorunda kalınıldı. Ardından geçen yılın Ocak ayında bir buzdağı daha çarptı. Bu sefer kışın ortasında, sekiz ay boyunca kimse kabloyu onaramadı. Güzergâhın geri kalanı asla döşenmedi.






